Paris Design Week 2026: Görülmesi Gereken Sergiler ve Tasarım Rotaları

16.09.2026
Paris Design Week 2026: Görülmesi Gereken Sergiler ve Tasarım Rotaları

Yazı Boyutu:

10-19 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşen Paris Design Week, genç tasarımcıların üretimlerinden tarihi yapılara yerleşen anıtsal işlere, “collectible design” galerilerinden şehrin yeni yaratıcı adreslerine uzanıyor. Programın tamamını takip etmek neredeyse imkânsız; bu nedenle Paris rotanızı oluştururken öncelik vermeniz gereken sergileri ve adresleri seçtik.

Bir Bakışta Paris Design Week 2026

  • Tarih: 10-19 Eylül 2026
  • Ana bölgeler: Le Marais, Saint-Germain-des-Prés, Opéra ve Bastille
  • Öne çıkan rotalar: Factory, Design sur Cour, uluslararası kültür merkezleri, yeni tasarım adresleri ve collectible design
  • Konferans günü: 16 Eylül 2026, Musée de la Chasse et de la Nature
  • Web sitesi: Paris Design Week
  • Instagram: @parisdesignweek

Paris Design Week 2026, çağdaş tasarımı Paris’in tarihi yapılarının mimarisi ve geçmişiyle buluşturuyor. Program, genç tasarımcıların çalışmalarını köklü markaların yeni koleksiyonlarıyla aynı rotada keşfetme fırsatı sunuyor. Factory seçkisindeki prototipleri inceledikten sonra Cassina’nın 2026 koleksiyonunu görmek veya Pierre Frey’in yeni mobilya alanını ziyaret etmek mümkün. Böylece şehirdeki her durak, tasarımın farklı bir yönüne bakma imkânı veriyor.

Paris Design Week 2026 Ne Zaman ve Nerede?

Paris Tasarım Haftası kapsamında, Joseph Walsh'un görkemli altın rengi kıvrımlı heykeli, tarihi taş bir binanın önündeki çakıllı bahçede ziyaretçilerin ilgi odağı olurken, yeşil çitler ve ağaçlar etrafı süslüyor.
Joseph Walsh – Paris Design Week 2026
Fotoğraf: © Grégoire Sevaz

Paris Design Week 2026, 10-19 Eylül tarihleri arasında düzenleniyor. Galeriler, kültür kurumları, tasarım stüdyoları, okullar ve tarihi yapılar Le Marais, Saint-Germain-des-Prés, Opéra ve Bastille başta olmak üzere şehrin farklı bölgelerinde programa katılıyor.

2025 edisyonunda 360 mekân, 543 tasarımcı ve 23 ülke yer almıştı. Bu yıl program daha fazla uluslararası seçkiye, yeni açılan tasarım adreslerine ve Paris’in tarihi yapıları için hazırlanan mekâna özgü projelere odaklanıyor.

Louvre Müzesi eserleri, Antik Yunan’dan Rönesans’a uzanan dünyanın en önemli sanat hazinelerini bir araya getiriyor. Öne çıkan başyapıtları keşfedin.

Yeni İsimleri Keşfetmek İçin: Factory

Geniş ve aydınlık bir galeride, Lagos Tasarım Haftası sergisi kapsamında sunulan, farklı tasarımlara sahip modern mobilya parçaları ve soyut heykelsi objeler mavi podyumlar üzerinde sergilenirken, ziyaretçiler bu özgün ve yenilikçi eserleri dikkatle inceliyorlar.
Factory – 116 rue de Turenne
Fotoğraf: © Grégoire Sevaz

Factory, genç tasarımcıları görmek ve tasarımın hangi yöne ilerlediğini anlamak için programın en doğru başlangıç noktası. Jean-Baptiste Durand ve Simon Geringer küratörlüğündeki rota, Le Marais’de dört farklı adrese yayılıyor.

Espace Commines’de yaklaşık 40 katılımcının işleri, klasik fuar stantları yerine mekân için hazırlanan ortak bir senografi içinde sergileniyor. Seçkinin tasarım, sanat ve zanaat arasındaki katı ayrımları önemsememesi burada özellikle anlamlı. Sonuç, birbirinden kopuk ürünlerin sıralandığı bir sergi değil; farklı üretim pratiklerinin yan yana okunabildiği daha özgür bir alan.

116 rue de Turenne yeni tasarımcıların işlerine ayrılırken 16 rue des Minimes’de prototip ile tamamlanmış ürün arasındaki üretim süreci izlenebiliyor. 10 rue de Turenne’deki China Creative Pavilion ise “BON GOÛT! GOOD TASTE!” sergisiyle çağdaş Çin tasarımına bakıyor. Malzeme, gastronomi ve estetik beğeni arasındaki ilişkiyi araştıran sergi, Factory rotasının uluslararası duraklarından biri.

Mobilier National’de 9-13 Eylül tarihleri arasında görülen “Vivement demain \#5” de n yeni mezunların çalışmalarını Prix Jeune Création Mobilier national 2026 finalistleriyle yan yana getirmişti.

Michelin Yıldızlarından Gizli Bistrolara: Paris’in En İyi Restoranları

Paris’in Tarihi Yapılarında Çağdaş Tasarım

Design sur Cour programı, 2026 edisyonunun en güçlü rotası. Buradaki projeler Paris’in anıtsal yapılarına sonradan eklenmiş dekorlar gibi davranmıyor; mekânın mimarisi, tarihi ve ölçeğiyle karşı karşıya geliyor.

Grand Palais’de Le Grand Bouquet

Julien Sebban’ın kurduğu Uchronia, Grand Palais’nin Rotonde d’Antin bölümüne “Le Grand Bouquet” adlı anıtsal bir yerleştirme hazırlıyor. Yapının tarihi çiçek bezemelerinden hareket eden çalışma, Uchronia’nın renkli ve teatral dünyasını Grand Palais’nin görkemiyle karşılaştırıyor. Fransız zanaat evleriyle üretilen objeler de yerleştirmenin daha küçük ölçekli uzantıları olarak Grand Palais Design ve Métiers d’Art butiğinde görülebiliyor.

Musée Bourdelle’de Anthony Guerrée

Bourdelle Müzesi'nin parke zeminli, koyu renkli duvarlara sahip tarihi bir salonunda, klasik heykellerin ve büyük sentor heykelinin ortasında Paris Tasarım Haftası için sergilenen modern tasarım objelerini dikkatle inceleyen bir ziyaretçi.
Musee Bourdelle – Paris Design Week 2026
Fotoğraf: © Grégoire Sevaz

Anthony Guerrée’nin “Conterpoint” sergisi, Antoine Bourdelle’in heykellerine yeni işler eklemek yerine onlarla ölçülü bir konuşma kurmayı seçiyor. Ahşap, cam, tekstil ve kil kullanılarak hazırlanan formlar müzenin iç mekânından bahçesine doğru ilerliyor. Atelier Toporkoff, Atelier Monier, La Chance, Tissages de Charlieu ve Fornace Brioni ile gerçekleştirilen iş birlikleri, sergiyi aynı zamanda güncel zanaat üretiminin dikkat çekici bir portresine dönüştürüyor. Sergi 9-27 Eylül tarihleri arasında ziyaret edilebilir.

Hôtel de la Marine’de Hanjimania

Geleneksel Kore kâğıdı hanji etrafında şekillenen “Hanjimania”, Fransa ve Kore arasındaki 140 yıllık diplomatik ilişkinin kültürel tarafına bakıyor. Studio KO, Pierre Yovanovitch, Constance Guisset, Aline Asmar d’Amman, Jérémy Pradier-Jeauneau ve Harry Nuriev’in Koreli ustalarla ürettiği işler, Hôtel de la Marine’in tarihi salonlarına yerleşiyor.

Aynı yapının Cour de l’Intendant bölümündeki “Astre Mobile” ise otomobili hareketli bir merak kabinesi olarak yorumluyor. Maison Lacmé’nin sanat direktörü Antoine Tauvel; deri, porselen, oniks ve lake işçiliğini tek bir nesnede topluyor. Otomobil tasarımıyla dekoratif sanatlar arasındaki bu beklenmedik karşılaşma 9-27 Eylül arasında görülebilir.

Hôtel de Sully’de Joseph Walsh

Tarihi taş binanın önündeki çakıllı zeminde, devasa altın rengi, halka şeklinde bir heykelin etrafında toplanmış kalabalık bir izleyici grubu, sanat eserini hayranlıkla inceliyor; heykelin yüzeyinde detaylı kabartma desenler fark ediliyor.
Joseph Walsh
Fotoğraf: © Grégoire Sevaz

Paris Design Week 2026’nın konuk tasarımcısı Joseph Walsh, Hôtel de Sully’nin avlusuna, bahçelerine ve limonluğuna yerleşiyor. İrlandalı tasarımcının dişbudak ağacından ürettiği Gestures ve Enignum serileri, ahşabı neredeyse yer çekiminden kurtaran kıvrımlarıyla tanınıyor. Bu organik hareketin Hôtel de Sully’nin katı geometrisiyle yan yana gelişi, programın görsel açıdan en güçlü karşılaşmalarından biri olmaya aday.

Arc de Triomphe’da La Tempête

Jérémy Pradier-Jeauneau, “La Tempête” için Arc de Triomphe’un tabanından seyir terasına uzanan bir rota hazırlıyor. Anıtın içinde ilerleyen ziyaretçi, birbirini takip eden çalışmalar aracılığıyla yapının tarihini ve mimarisini farklı açılardan görüyor. Sergiyi ilginç kılan, tasarımı bitmiş bir objeden çok mekânda hareket etme biçimi olarak ele alması.

Bastille’de Kullanılmış Giysilerden Anıtsal Bir İş

Gökyüzünde beyaz bulutlar ve ufukta binalar ile yeşil ağaçların önünde, ahşap direklere asılmış, ABD, Japonya, İran gibi birçok ülkeye ait farklı renk ve desenlerdeki çok sayıda bayrak hafifçe dalgalanarak küresel çeşitliliği ve uluslararası birliği gözler önüne seriyor.
Re-Prise de la Bastille
Fotoğraf: © Grégoire Sevaz

Studio 5.5, Festival du Monde ve Refashion iş birliğiyle Place de la Bastille’de kullanılmış giysilerden anıtsal bir yerleştirme kuruyor. “La Re-prise de la Bastille”, tekstil atıklarını meydanın devrim ve kolektif hafıza çağrışımlarıyla yan yana getiriyor. Sürdürülebilirlik temasını soyut kavramlarla değil, kent ölçeğinde görünür olan dev bir malzeme yığını üzerinden tartışması projeyi benzerlerinden ayırıyor.

London Design Festival‘da Görülmesi Gereken 10 Sergi ve Enstalasyon

Paris’te Dünyanın Farklı Tasarım Sahneleri

Koyu kırmızı, kahverengi ve altın tonlarında, stilize ağaçlar ve su manzaralarıyla zengin desenli, dokulu bir duvar kağıdının önünde duran, bambu görünümündeki altın metalden yapılmış, üstünde oval bir ayna ve alt kısımlarında üç şeffaf raflı bölmeleri olan zarif ve oymalı bir etajer, Tajan'ın Paris'teki müzayedelerinde görülebilecek eşsiz bir dekoratif obje sunuyor.
Tajan – Paris Design Week 2026

Uluslararası kültür merkezleri bu yıl yan etkinlik olmaktan çıkıp programın ana damarlarından birine dönüşüyor. Polonya, Danimarka, İsveç, Çin, Kore ve Arap dünyasından seçkilerin yanı sıra Japonya ve AlUla’ya odaklanan sergiler, Paris Design Week’e farklı üretim kültürleri taşıyor.

Polonya’dan Yeni Collectible Design

Polonya Kültür Enstitüsü’nün sunduğu “The Matter of the Earth: A New Generation of Polish Collectible Design”, malzemeyi tasarım sürecinin çıkış noktası olarak gören yeni kuşak Polonyalı tasarımcılara ayrılmış. Toprak temelli malzemeler, üretim süreçleri ve sanatçı filmlerinden oluşan üç bölümlü sergi, Polonya tasarımını alışıldık endüstriyel modernizm çerçevesinin dışında görme fırsatı veriyor.

Institut du Monde Arabe’da Yeni Tasarımcılar

Institut du Monde Arabe Design Prize’ın dördüncü edisyonu; Yakın Doğu, Orta Doğu ve Mağrip’ten tasarımcıların malzeme, zanaat ve gündelik yaşam üzerine geliştirdiği projeleri öne çıkarıyor. Yükselen Yetenek, Çağdaş Zanaat, Etki Ödülü ve Büyük Ödül kategorilerindeki finalistlerin işleri 3-13 Eylül tarihleri arasında sergilendi.

AlUla ve Paris Arasında The Life of Forms

Lafayette Anticipations; Arts AlUla, Design Space AlUla, AFALULA ve Villa Hegra ile “The Life of Forms” sergisini hazırlıyor. AlUla’daki tasarım rezidanslarından çıkan çalışmalar, Lafayette Anticipations koleksiyonundaki eserlerle birlikte gösteriliyor. Çöl coğrafyası ile Paris’in deneysel sanat ortamı arasındaki mesafe, serginin malzeme ve dönüşüm üzerine kurduğu anlatıyı daha da ilginç kılıyor.

Le Bon Marché’de Japonya Yorumu

Le Bon Marché Rive Gauche’un sonbahar sergisi “The Call of the Archipelago”, Japon tasarımını tek bir estetik formüle indirgememeye çalışıyor. Sınırlı üretimler, yeni marka iş birlikleri ve genç tasarımcıların işleri, gerçek ve hayalî Japonya arasında kurgulanan pavyonlara dağılıyor. Özellikle dekoratif klişelerden uzak durması, bu geniş ölçekli mağaza sergisini görülmeye değer kılıyor.

Paris Tasarım Haritasına Eklenen Yeni Adresler

Paris Design Week geçici sergiler kadar şehirde kalıcı olacak yeni mekânları görmek için de iyi bir fırsat.

  • Pierre Frey, 14 rue du Mail’de mobilyaya ayrılmış 500 metrekarelik yeni alanını açıyor. Sandrine Sarah Faivre tarafından tasarlanan mekânda Garnier & Linker, Studioparisien, Christian Haas ve Elisabetta Freda’nın yeni koleksiyonlarının yanı sıra markanın malzeme kütüphanesi bulunuyor.
  • Studio Andrée Putman ise 7. bölgede, gizli bir bahçe içindeki eski okul yapısını galeriye dönüştürdü. “Éléphant” bankın yeniden üretimi, arşiv parçaları ve Christofle, Lalique ve Gien iş birlikleri; Putman’ın mirasının nostaljik bir sergiden çok yaşayan bir tasarım arşivi olarak ele alınacağını düşündürüyor.
  • Aynı bölgede açılan Galerie Emma Donnersberg, collectible design ile çağdaş sanatı birlikte sergiliyor. Paslanmaz çelikten üretilen Ribbon koleksiyonu; bank, daybed, yan sehpa ve konsol gibi farklı işlevlere uyarlanırken heykelsi karakterini koruyor.
  • İlk kez kapılarını açan House of Cassandre da 29 boulevard Raspail’de ziyaret edilebilir. Heykelsi tekstiller, doğal pigmentler, objeler ve koku kürasyonuyla hazırlanan showroom, klasik ürün sergileme düzeninden çok duyulara seslenen bir iç mekân deneyimi sunuyor.

Collectible Design Rotasında Dikkat Çekenler

  • Collectible design seçkisinin en şiirsel karşılaşmalarından biri Galerie BSL’de. “Organic Frequencies”, Pia Maria Raeder’in deniz anemonlarını hatırlatan biyomorfik çalışmalarını Zbeul Studio’nun arkeolojik kalıntılar gibi görünen Archeologia oturma elemanlarıyla yan yana getiriyor.
  • Onuncu yılını kutlayan galerie SCÈNE OUVERTE ise geriye dönük bir yıldönümü sergisi hazırlamak yerine temsil ettiği sanatçıların yeni işlerine yer veriyor. Vincent Dubourg’un alüminyum ayna heykelleri, KRJST Studio’nun nakışlı duvar halıları ve Studio Biskt’in mimariyle heykel arasındaki işleri, galerinin son on yılda kurduğu çizginin bugünkü karşılıklarını gösteriyor.
  • Studio MVE’nin geri dönüştürülmüş alüminyum, yerel ahşap ve şantiyelerden elde edilen malzemelerle hazırladığı MVE Collection da rotanın dikkate değer projelerinden. Yeniden kullanımı işlerin arkasına eklenmiş bir sürdürülebilirlik söylemi olarak değil, koleksiyonun biçimini ve yüzeyini belirleyen temel tasarım kararı olarak ele alıyor.
  • Cassina cephesinde ise Patricia Urquiola’nın 2026 koleksiyonu için tasarladığı Ardys öne çıkıyor. Yumuşak döşemesi, geniş oranları ve farklı kullanımlara uyarlanabilen modüler yapısı, son yıllarda oturma gruplarında görülen daha rahat ve esnek yaşam anlayışını iyi yakalıyor.

Paris Design Week 2026 İçin Editörün Seçimi

Gri kıvırcık saçlı bir kadın, zarif bir şekilde oyulmuş büyük ahşap bir heykelin yanında dururken, açık yeşil gömlekli ve bej ceketli sanatçı Josep Walsh'a dönük bir şekilde cep telefonu tutuyor; Walsh ise eliyle canlı bir jest yaparak konuşuyor, arka planda farklı tonlarda yeşil duvar panelleri dikkat çekiyor.
Joseph Walsh
Fotoğraf: © Grégoire Sevaz

Programı birkaç güne sığdırmak gerekiyorsa üç rotaya öncelik verilebilir. Yeni isimleri görmek için Factory ile başlayın. Ardından Grand Palais, Musée Bourdelle ve Hôtel de Sully üzerinden Design sur Cour rotasını takip edin. Son günü ise Saint-Germain-des-Prés ve 7. bölgedeki yeni galerilere ayırın.

Bu yılın programında en çok merak uyandıran konu, tasarımın tarihi mekânlarla kurduğu ilişki. Joseph Walsh’un ahşap formlarından Uchronia’nın teatral çiçeklerine kadar pek çok proje, Paris’in mimari mirasına saygılı davranırken onun karşısında fazla çekingen kalmıyor. Paris Design Week 2026’yı görülmeye değer kılan da şehrin geçmişiyle güncel tasarım arasındaki bu cesur gerilim.

Milano Design Week 2026: Öne Çıkan Markalar ve Sergilere göz atın.

Kapak Görseli: Maison Kyka Hotel des Possibles – Fotoğraf: © Grégoire Sevaz

Sıkça sorulan sorular
Paris Design Week nedir?

Paris Design Week, tasarımcıları, markaları ve kültür kurumlarını Paris’in farklı noktalarında buluşturan bir tasarım etkinliği. Programda mobilya, aydınlatma, dekoratif objeler ve çağdaş zanaata odaklanan sergiler, yerleştirmeler ve koleksiyon sunumları yer alıyor.

Paris Design Week ile Maison&Objet arasındaki fark nedir?

Maison&Objet, markaların ve sektör profesyonellerinin buluştuğu bir ticaret fuarı. Paris Design Week ise galeriler, mağazalar, tasarım stüdyoları ve kültür kurumlarına yayılan etkinlikleriyle tasarımı şehir içinde keşfetme fırsatı sunuyor.

Paris Design Week’i gezmek için kaç gün ayırmalı?

Seçtiğiniz sergilere ve ilgi alanlarınıza göre iki veya üç günlük bir rota oluşturabilirsiniz. Aynı bölgedeki adresleri birlikte gezmek ulaşım süresini azaltır. Plan yaparken her mekânın ziyaret saatlerini ve sergi tarihlerini ayrı ayrı kontrol etmek gerekir.

Çiğdem Hasanoğlu
Çiğdem Hasanoğlu Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için