white banner

Londra'nın 2026 Sanat Takvimi: Kaçırılmaması Gereken Sergiler

•
16.10.2026
Londra'nın 2026 Sanat Takvimi: Kaçırılmaması Gereken Sergiler

Yazı Boyutu:

2026 yazında Londra’da görülebilecek en dikkat çekici sergiler, Kına Demirel’in seçkisiyle bir araya geliyor.

Londra, 2026 yazında yine dünyanın en güçlü sanat rotalarından birini sunuyor. Mimeda Genel Müdürü ve sanat koleksiyoneri Kına Demirel, bir haftalık Londra seyahatinde ziyaret ettiği sergiler ile bir sonraki gezisi için not aldığı önemli durakları OGGUSTO okurları için derledi. Tate Modern, V&A, Barbican, Saatchi Gallery ve Royal Academy başta olmak üzere şehrin öne çıkan sergilerini, dikkat çeken eserleri ve kişisel değerlendirmelerini bu rehberde bulabilirsiniz.

Hazırlayan: Kına Demirel / Mimeda Genel Müdürü ve Sanat Koleksiyoneri

Londra, sanat başkentlerinden biri olmanın hakkını vermeye devam ediyor. Bir haftalık Londra tatilimde gezdiğim ve ilerisi için not aldığım sanat sergilerini OGGUSTO için yazdım.

Tate Modern: Frida Kahlo, Ana Mendieta, Tracey Emin

Frida Kahlo'nun koyu renk saçları omuzlarından aşağı dökülen, karakteristik tek kaşı ve hafif bıyıklarıyla doğrudan izleyiciye bakan otoportresinde, kırmızı bluzun üzerine sarı desenli bir şal giymiş olarak, solunda sarkan yeşil yapraklı bir bitkiyle resmedildiği bu eser, Londra'daki Tate sergisinin öne çıkan parçalarından biri.
Görsel: Frida Kahlo, Self-Portrait with Loose Hair 1946.
Private collection.
Ana Mendieta'nın Imagen de Yagul eserinden bir karede, vücudunun çoğu minik beyaz çiçekler ve yeşil saplarla örtülmüş, toprağa uzanmış bir insan figürü, çürüyen kaya ve toprakla çevrili doğal bir oyukta, bedenin doğayla bütünleşmesini çağrıştıran performans sanatı.
Ana Mendieta, Imágen de Yágul, 1973.
Görsel: © The Estate of Ana Mendieta Collection, LLC. Licensed by Artist Rights Society (ARS), New York / DACS, 2026. Courtesy Marian Goodman Gallery and Alison Jacques, London.
Tate galerisinde koyu mavi bir duvara asılı, gri, kırmızı ve pembe kumaş katmanlarından oluşan Tracey Emin'in A Second Life adlı büyük tekstil eserinin üst kısmında renkli harflerle alfabe, orta kısmında LEARNING equals SQUEAKELS ve EXPERIENCE MEEKQUALES yazıları, alt kısmında ise The Last of the Gold ifadesi, el yazısı notlar ve desenli kumaş parçaları yer alırken, iki ziyaretçi arkadan eseri dikkatle inceliyor.
Tracey Emin: A Second Life sergisinde, The Last of the Gold (2002) yerleştirmesinden bir görünüm.
Fotoğraf © Tate (Sonal Bakrania)

Bu yaz Tate Modern’i gezerseniz 20. yüzyılın en ikonik 3 çağdaş kadın sanatçısının eserlerini aynı anda görebilirsiniz: Frida Kahlo, Ana Mendieta, ve Tracey Emin. Üç sanatçı da hayatlarında yaşadıkları trajik kazaları; taciz, kürtaj gibi dramatik olayları cesurca sanat pratiklerine uygulayıo, konuşulmayanı görünür hale getirmişlerdir.

Karanlık bir galeride, beyaz çarşafları dağınık duran bir yatağın etrafında boş şişeler, oyuncak ayı ve kirli mendiller gibi kişisel eşyalarla çevrili Tracey Emin'in çığır açan My Bed enstalasyonu; yatağın üstündeki duvarda ise parlayan neon harflerle It's not me that's Crying It's my Soul yazısı bu sanatsal yatağı tamamlıyor.
Tracey Emin: A Second Life sergisinde My Bed (1998) ile It’s Not me That’s Crying its my Soul (2001) eserlerinin yer aldığı sergi görünümü.

Tracey Emin’in ikonik The Bed eserini, alamet-i farikası olan battaniyelerini ve yıllar sonra tekrar başladığı yağlı boya eserlerini görüyorsunuz.

Londra sanat sergileri arasında yer alan, Mary McCartney'nin Tracey Emin'i ikonik kadın sanatçı Frida Kahlo olarak yatakta, saçında çiçekler ve parmaklarında çok sayıda gösterişli yüzüklerle tasvir ettiği çerçeveli fotoğrafı, arkasında tarihi portrelerle birlikte güçlü bir duruş sergiliyor.
Eser: Mary McCartney, Being Frida, London 2000. © Mary McCartney. Courtesy the artist.

Frida sergisinde ise sadece 13 Frida Kahlo tablosu var. Kendi tablolarından ziyade, ondan etkilenerek yapılan eserleri ve “Fridamania” denilen ticari ürünleri inceliyorsunuz.

Yine de benim en sevdiğim eserlerinden biri olan “dikenli kuş kolyeli kişisel portresi” ve Mary McCarthy’nin Tracey Emin’in Frida kıyafetli fotoğrafını görmek anlamlıydı.

Tate galerisinin mavi tonlarda aydınlatılmış geniş bir salonunda, arkası dönük şapkalı bir ziyaretçi, kumlu bir sahilde suya yansıyan, kolları açık, beyaz bir insan figürünü gösteren Ana Mendieta'nın etkileyici büyük boyutlu video eserini odaklanmış bir şekilde seyrediyor.
Ana Mendieta’nın Bird Run (1974) eserinin Tate Modern’deki 2026 sergisinden bir görünüm.
Artwork © The Estate of Ana Mendieta Collection, LLC. Licensed by Artist Rights Society (ARS), New York. DACS 2026. Fotoğraf © Tate (Yili Liu).

Ana Mendieta’nın sergisini gezme fırsatını ise ne yazık ki bulamadım. 34 yaşında trajik bir şekilde hayatını kaybeden Amerikalı-Kübalı performans sanatçısı Ana Mendieta’nın özellikle vücudunu doğanın bir parçası olarak sergilediği ikonik eserlerinin görülebileceği sergiyi gezmenizi tavsiye ederim.

OGGUSTO Notu: Eğer müzeyi gezerseniz en üst kattaki teras restorandan ikonik Londra manzarasını izlemeyi unutmayın.

Schiaparelli’ye özgü sürrealist yüz nakışı ve omuzlarda pembe çiçek aplikeleriyle tasarlanan siyah elbise; el işçiliği detaylarıyla moda ve sanat arasındaki bağı yansıtan sergi parçası.
© 2025 ADAGP DACS Comite Cocteau, Paris.
Fotoğraf © Emil Larsson
  • Ziyaret Tarihleri: 28 Mart – 8 Kasım 2026

Diğer bir ikonik kadın, Elsa Schiaparelli’nin hayatını ve yarattığı moda tasarımlarını sergileyen V&A sergisinin biletleri kısa sürede tükendi. Yaklaşık 400 farklı tasarımın yer aldığı sergi, moda evinin 1920 yılındaki kuruluşundan itibaren sizi adım adım Elsa Schiparelli ile tanıştırıyor.

Elsa’nın ilk tasarladığı fiyonk motifli örgü kazaktan, Jean Cocteau ile birlikte tasarladığı; uzaktan bir vazo, yakından bakıldığında ise insan profilini çağrıştıran özel cekete ve imza rengi fuşyayı öne çıkaran tasarımlarına kadar birçok eseri bir arada görebiliyorsunuz.

Elsa’nın yaratıcı dehası, Salvador Dalí gibi dönemin yaratıcı isimleriyle yaptığı iş birlikleri sayesinde Istakoz Elbisesi gibi moda tarihine geçen ikonik tasarımlara dönüştü. Sergide bu eserleri, Dalí’nin ünlü Istakoz Telefonu ile birlikte görebiliyorsunuz.

Kristal bir avizenin altında, hacimli fildişi rengi, eteği koyu damla taşlarla süslü ve duvaklı başlığıyla dramatik bir Schiaparelli elbise giyen bir model, Londra'daki gösterişli bir defile podyumunda adımlar atıyor.
Fotoğraf © Giovanni Giannoni. Photo courtesy Patrimoine Schiaparelli, Paris

İkinci bölümde ise Schiaparelli’nin bugün yeniden dünya gündemine taşınmasını sağlayan kreatif direktör Daniel Roseberry’nin tasarımları yer alıyor.

Lady Gaga, Zendaya, Dua Lipa, Beyoncé, Ariana Grande ve Doja Cat gibi isimlerin tercih ettiği bu tasarımlar da serginin öne çıkan bölümleri arasında. Sergi 8 Kasım’a kadar devam ediyor.

Elsa Schiaparelli’nin sürrealist vizyonunu ikonik couture tasarımlarından sanatçılarla kurduğu yaratıcı ortaklıklara taşıyan Schiaparelli: Fashion Becomes Art, moda ile sanat arasındaki sınırların nasıl bulanıklaştığını gösteriyor: V&A’deki Büyüleyici Schiaparelli Sergisine Yolculuk Rehberi

Gülümseyen bir kadın, Anish Kapoor'un Hayward Gallery'deki sergisinde, tavandan sarkan devasa, canlı kırmızı ve dokulu bir heykelin altında duruyor; arkasında da büyük kırmızı küreler görünüyor.
Kına Demirel
  • Ziyaret Tarihleri: 16 Haziran -18 Ekim 2026

Uzun yıllar sonra tekrar Hayward Gallery’de sergi açan ünlü İngiliz- Hint asıllı sanatçı, karşımıza onunla özdeşleşen içbükey eserlerinden çok farklı bir tarzla çıkıyor. Referans aldığı dini metinlerden yola çıkarak dini ritüelleri devasa heykellerle ve kendi imzası olan kırmızı renkle temsil ediyor.

Eserlerin büyüklüğünden etkilenmeniz ama kırmızının verdiği histen ürkmeniz de olası. Ama hiç merak etmeyin; Kapoor’un mekan algısını büken, formları çarpıtan ve izleyicinin yön duygusunu sarsan ikonik heykellerini de sergide halen bulabiliyorsunuz.

OGGUSTO Notu: Teras katına yerleştirilen en son heykeli sayesinde yine çok güzel bir Londra manzarası görebilirsiniz.

Royal Academy of Arts: Summer Exhibition

Londra Royal Academy binasının heybetli ön cephesinin önünde, üzerindeki büyük RA Summer Exhibition pankartı altında, koyu renk, pembe çiçek desenli bir elbiseyle kameraya gülümseyen bir kadın duruyor; güneşli havada arka planda açık hava kafesinde oturan insanlar görülüyor.
Kına Demirel
Londra Royal Academy Sergisi'nde, sarı saçlı ve pembe hırkalı genç bir kadın, yüksek tavanlı, altın varaklı bir galeride, tavandan sarkan, koyu renk çerçeveli ve gittikçe küçülen, dışbükey aynalardan oluşan göz alıcı bir enstalasyona hayranlıkla bakıyor.
Londra’daki Royal Academy of Arts’ta düzenlenen Summer Exhibition 2025’ten sergi görünümü.
Fotoğraf: © Royal Academy of Arts, London / David Parry.
Londra Royal Academy sergisinde, çeşitli yaş gruplarından ziyaretçiler yüksek bir duvara boydan boya asılmış yüzlerce tablo ve heykelciği inceliyor; ön plandaki kıvırcık saçlı bir kadın, ilgi çekici bir esere doğru parmağıyla işaret ederek diğerlerinin de bakmasını sağlıyor.
Londra’daki Royal Academy of Arts’ta düzenlenen Summer Exhibition 2025’ten sergi görünümü.
Fotoğraf: Kına Demirel
  • Ziyaret Tarihleri: 28 Haziran – 26 Ekim 2026

Londra’da 2026 yazının yıldızı RA’nın yaz sergisi oluyor. Bu organizasyon, 1769’dan beri her sene düzenlenen dünyanın en eski açık başvurulu sanat sergisi. Özel bir jüri, 18 bin farklı eser arasından sadece 1850 eser seçiyor ve eserler o yaz sergileniyor. Yaz sergisi ilk bakışta sanki genç sanatçıları keşif sergisi gibi algılansa da aslında çok ünlü sanatçılarla genç sanatçıların aynı anda sergilendiği bir alan.

2026 edisyonunda koordinatör sanatçı Ryan Gander’ın belirlediği ana tema “Interconnectedness (Birbirine Bağlılık)” oldu. Heykel, fotoğraf, baskı, mimarlık ve enstalasyon gibi farklı disiplinlerde bir araya getirerek insanların, doğanın, teknolojinin ve fikirlerin birbirine görünmez bağlarla bağlı olduğunu sorguluyor.

Sergide hiçbir eserin yanında sanatçının ismini göremiyorsunuz bu yüzden sergiye girerken size verilen rehberle gezmeniz gerekiyor. Her bir eserin numarasıyla sanatçının ismine ve eserin fiyatına ulaşabiliyorsunuz. Benim favori odam, serginin girişinde olan Katherine Jones tarafından doğanın ön planda olduğu kısım oldu. Aynı anda doğanın bir çok renginin sergilendiği resimi görmek ruhunuza iyi geliyor.

Sergide gözüme çarpan ve beni gururlandıran bir diğer detay da Türk sanatçı Güler Ateş‘in fotoğrafı oldu.

Henry Moore Sergisi

Henry Moore’un Kew Gardens’ta sergilenen anıtsal bronz heykellerinden biri, peyzajla bütünleşen organik form
Henry Moore’un Kew Gardens’taki Monumental Nature sergisinden bir heykel
  • Ziyaret Tarihleri: 31 Ocak 2027

Gitmesem de kendime not aldığım iki sergiden biri, Londra’nın biraz dışında yer alan Kew Gardens’daki dünyaca ünlü İngiliz heykeltıraş Henry Moore sergisi. Henry Moore’un bugüne kadar düzenlenen en kapsamlı açık hava sergisi olarak gösterilen etkinlikte, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bahçelere yayılan 30 anıtsal heykelin yanı sıra Shirley Sherwood Gallery’de 90’dan fazla çizim, baskı ve küçük ölçekli eser sergileniyor. Böylece Moore’un yaklaşık 70 yıla yayılan üretimini takip etmek mümkün. Sergi 31 Ocak 2027’ye kadar devam ettiğine göre, belki bir sonraki ziyaretimde görebilirim.

London Art Fair 2026‘dan öne çıkan detayları inceleyin.

Londra’daki Diğer Sergiler

The 90s: Art and Fashion – Tate

Tate Modern'deki 90'lar sergisi alanında, çeşitli yaşlardan ziyaretçilerin dönemin dinamik sanat eserlerini ilgiyle incelediği, minimalist enstalasyonların ve renkli tabloların öne çıktığı, yüksek tavanlı ve aydınlık bir galeri ortamı.
Juergen Teller, Young Pink Kate, London 1998 © Juergen Teller

Londra’daki bu sergi, 2026 sergileri içinde popüler kültür ile çağdaş sanatı aynı anlatıda buluşturan nadir örneklerden biri. The 90s, Britanya’da 1990’ların yarattığı kültürel kırılmayı; sanat, moda, müzik ve fotoğrafın birbirine karıştığı bir dönem olarak ele alıyor.

Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve ekonomik toparlanmayla birlikte ortaya çıkan özgürlük ve deneme isteği, bu on yılda güçlü bir görsel dile dönüşüyor. Edward Enninful küratörlüğündeki sergi; Juergen Teller, Nick Knight, David Sims ve Corinne Day’in fotoğraflarını, Damien Hirst, Gillian Wearing ve Yinka Shonibare’in işleriyle yan yana getiriyor. Vivienne Westwood, Alexander McQueen ve Hussein Chalayan’ın tasarımları ise 90’ların estetik cesaretini tamamlıyor.

Sergi, yüksek sanat ile popüler kültür arasındaki sınırların çözüldüğü bu dönemin bugüne uzanan etkisini görünür kılıyor.

  • Tarih: 3 Ekim 2026 – 31 Ocak 2027
  • Yer: National Gallery, Sainsbury Wing, Londra
  • Detaylı bilgi: National Gallery

Londra’nın sonbahar sergi takviminde öne çıkan duraklardan biri, National Gallery’de düzenlenen Renoir and Love. Pierre-Auguste Renoir’ın 1860’ların ortasından 1880’lerin ortalarına uzanan üretimine odaklanan sergi, sanatçının aşk, arkadaşlık, flört, aile ve sosyal hayatı ele aldığı eserlerini bir araya getiriyor. Sergide Renoir’ın insan ilişkilerine ve gündelik hayata bakışını farklı yönleriyle takip etmek mümkün.

Özenle hazırlanmış gurme bir yemeğin servis edildiği, parlak gümüş çatal bıçaklar, pırıl pırıl kristal kadehler ve narin bir çiçek aranjmanıyla süslenmiş zarif bir masa, şehirdeki unutulmaz gurme deneyimlerinden birini sunan lezzet duraklarını vurguluyor.
Dance at the Moulin de la Galette
Pierre-Auguste Renoir
1876
Musée d’Orsay, Dist. RMN-Grand Palais / Patrice Schmidt

Paris’in kafelerinde, tiyatrolarında, bahçelerinde ve dans salonlarında geçen sahneler; sanatçının yakınlık, neşe ve sosyal etkileşimi resmetme biçimini ortaya koyuyor. Özellikle Bal au Moulin de la Galette (1876), serginin öne çıkan eserlerinden biri. Musée d’Orsay koleksiyonundan gelen bu ikonik tablo, Birleşik Krallık’ta ilk kez sergileniyor.

Renoir’ın yalnızca izlenimci üslubunu değil, 1880’lerde değişmeye başlayan resim anlayışını da takip edebileceğiniz sergide, sanatçının insan ilişkilerine duyduğu ilgiyi farklı dönemlerden eserler üzerinden görmek mümkün. Sergi, National Gallery’nin 2007’den bu yana Renoir’a adadığı ilk sergi olmasıyla da dikkat çekiyor.

Tim Walker'ın Londra'daki sergisinden alınan bu karede, bembeyaz bir galeri duvarında asılı duran devasa, çerçeveli bir fotoğraf, masalsı bir atmosferde abartılı kostümlü bir figürü ve canlı renklerin hakim olduğu düşsel bir sahneyi detaylıca gözler önüne seriyor.
  • Tarih: 9 Ekim 2026 – 7 Şubat 2027
  • Yer: National Portrait Gallery
  • Detaylı bilgi: National Portrait Gallery
  • Küratör: Susanna Brown

National Portrait Gallery, Tim Walker’s Fairyland sergisiyle İngiliz moda ve portre fotoğrafçılığının önde gelen isimlerinden Tim Walker’ın masalsı dünyasını Londra’ya taşıyor. Vogue, Vanity Fair ve W gibi dergiler için hazırladığı fotoğraflarla tanınan sanatçı, bu kez queer kimlik, topluluk ve sevgi kavramlarını odağına alıyor.

Walker’ın beş yıl boyunca aktivistler, sanatçılar, yazarlar ve performans sanatçılarıyla gerçekleştirdiği çekimlerden oluşan sergi, fantastik manzaraları ve dikkat çekici portreleri bir araya getiriyor. Lady Gaga, Chappell Roan ve Hunter Schafer gibi isimleri de fotoğraflayan sanatçının kendine özgü görsel dili, Fairyland sergisinde bireysel özgürlük ve kendini ifade etme temaları etrafında şekilleniyor.

Bu sergi kimler için ideal?: Moda ve portre fotoğrafçılığına, fantastik görsel dünyalara ve çağdaş fotoğraf sanatına ilgi duyanlar ile Tim Walker’ın çalışmalarını yakından takip edenler için Londra’nın 2026 sonbaharındaki dikkat çekici sergilerinden biri.

Londra’nın öne çıkan duraklarını Saffet Emre Tonguç’un önerileriyle keşfedin.

Kapak Görseli: Tracey Emin, A Second Life enstalasyonu, Tate Modern, 2026. Fotoğraf: © Tate / Jai Monaghan

Sıkça sorulan sorular
Londra'da en çok ziyaret edilen sanat galerileri hangileri?

Londra'da Tate Modern, National Gallery, Royal Academy of Arts, Serpentine Galleries ve Victoria and Albert Museum (V&A), yıl boyunca düzenledikleri sergiler ve kalıcı koleksiyonlarıyla en çok ziyaret edilen sanat kurumları arasında yer alır.

Londra'daki sergiler için biletleri önceden almak gerekir mi?

Popüler sergilerde yoğunluk yaşanabildiği için biletleri önceden satın almak önerilir. Özellikle hafta sonları ve kapanış dönemine yaklaşan sergilerde erken rezervasyon avantaj sağlar.

Londra'da ücretsiz gezilebilecek sanat müzeleri var mı?

Evet. Tate Modern, National Gallery, British Museum ve V&A gibi birçok müzenin kalıcı koleksiyonları ücretsiz ziyaret edilebilir. Geçici sergiler ise genellikle ücretlidir.

Londra'da sanat rotası planlarken hangi bölgeler öne çıkar?

South Bank, Mayfair, Kensington, Bloomsbury ve Trafalgar Square çevresi; müzeler, galeriler ve kültür kurumlarının yoğunlaştığı başlıca bölgeler arasında yer alır.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için