Carrie Bradshaw’un Manolo’larından Chanel slingback’e moda tarihine yön veren 11 ikonik ayakkabı modelini ve zamansız tasarım kodlarını keşfedin.
Bir Bakışta İkonik Ayakkabılar
- Moda tarihine yön veren Manolo Blahnik Hangisi, Chanel slingback ve Louboutin Pigalle dahil 11 kült ayakkabının tasarım kökenleri.
- Popüler kültür ikonları, sinema sahneleri ve kırmızı halıyla özdeşleşen model hafızası.
- 2026 podyumlarına ve sessiz lüks trendine yön veren zamansız yatırımlık ayakkabı kodları.
- Bir Bakışta İkonik Ayakkabılar
- 1- Manolo Blahnik, Hangisi (2008)
- 2- Christian Louboutin, Pigalle (2004)
- 3- Chanel, Ballet Flats
- 4- Valentino, Rockstud (2010)
- 5. Chanel, İki Tonlu Slingback Modelleri (1957)
- 6- Gucci, Horsebit (1953)
- 7- Roger Vivier – Trompette
- 8- Ferragamo – Vara Bow (1978)
- 9- Tod’s – Gommino Loafers
- 10- Repetto – Cendrillon (1947)
- 11- Stuart Weitzman –Nudist (2013)
1- Manolo Blahnik, Hangisi (2008)
- Tasarımcı/Marka: Manolo Blahnik
- Tasarım Yılı: 2008 (İlkbahar/Yaz koleksiyonu)
- Kült Kültür Eşleşmesi: Sex and the City (2008 sinema filmi). Mr. Big’in Carrie Bradshaw’a evlilik teklifi sahnesi.
- Öne Çıkan Detay: Kristal tokalı kobalt mavisi saten. İsmi Türkçe “hangisi” kelimesinden geliyor
Manolo Blahnik’in Hangisi modeli, 2008 yapımı Sex and the City filminde Mr. Big’in Carrie Bradshaw’a evlilik teklif ettiği unutulmaz sahneyle popüler kültürde zirveye taşınsa da, tasarımın kökleri çok daha derin bir sanat tarihi ilhamına dayanıyor. Blahnik, modeli İtalyan portre ressamı Giovanni Boldini’nin 19. yüzyıl sonu Avrupa sosyetesi kadınlarını resmettiği bir sergiyi ziyaret ettikten sonra tasarladığını anlatmış; ressamın tablolarındaki tokalı ayakkabılardan esinlendiğini söylemişti. Ayrıca Eugène Delacroix’nın resmettiği geleneksel babuş terliklerinin de tasarıma yansıdığı biliniyor. “Hangisi” ismi de Türkçe kökenli. Blahnik’in bu ismi bilinçli olarak seçtiği aktarılıyor.
İnce topuğu, kristal tokası ve aristokrat siluetiyle model, 2008 ilkbahar/yaz koleksiyonunda pembe, siyah ve yeşil saten renklerle piyasaya sürüldü. Yıllar içinde 100’den fazla farklı materyal ve renk varyasyonuyla yeniden yorumlandı. 2018’de tasarımın ve filmin 10. yıl dönümünde Blahnik, New York’un farklı noktalarına (Central Park, Washington Square Park, markanın kendi mağazası) atıfta bulunan sınırlı sayıda özel baskılı bir koleksiyon çıkardı.
Son yıllarda Blahnik’in gelinlik ve gece koleksiyonlarında Hangisi’nin farklı saten, kadife ve kristal yorumları öne çıkmaya devam ediyor. Bu da modelin on yılı aşkın süredir hâlâ güncel ve zamansız bir couture simgesi olarak konumunu koruduğunu gösteriyor.
2- Christian Louboutin, Pigalle (2004)

- Tasarımcı/Marka: Christian Louboutin
- Tasarım Yılı: 2004 (Sonbahar/Kış 2004-2005 koleksiyonu)
- Kült Kültür Eşleşmesi: 2010’lar “power dressing” ve feminen güç estetiği. Kırmızı taban markanın küresel imza unsuru
- Öne Çıkan Detay: Sivri burun, derin vamp dekoltesi ve karakteristik kırmızı lakumlu taban. Adını Paris’in Pigalle semtinden alıyor
Pigalle, Christian Louboutin’in kırmızı taban imzasını taşıyan ayakkabılarından biri. Louboutin, modeli Sonbahar/Kış 2004 koleksiyonu için tasarladı ve adını, Moulin Rouge kabaresi ve tiyatrolarıyla ünlü, tasarımcının en sevdiği mahallelerden biri olan Paris’in Pigalle semtinden aldı. Louboutin’e göre Pigalle, kariyerini özetleyen tasarım. Sade çizgisiyle aslında en zor üretilen modellerden biri. Çünkü süsleme olmadan formun kusursuz olması gerekiyor!
Sivri burun, derin dekolteli vamp ve ince, uzun topuk dengesiyle Pigalle, 12 santimetrelik orijinal versiyonuyla Louboutin’in ilk kez büyük ölçekte satılan 5 inçlik topuklu modeli oldu. Zamanla Pigalle Follies (daha sivri burunlu, farklı renk ve desen seçenekleriyle) gibi türevleriyle genişledi ve 2010’lar boyunca feminen gücün ve “power dressing” estetiğinin sembolü haline geldi.
Sonbahar-Kış 2025 sezonunda sivri burunların ve ince topukların moda gündemine geri dönüşüyle Pigalle estetiği yeniden podyumlara taşındı. Özellikle Paris defilelerinde modern yorumlarını görmek mümkün.
3- Chanel, Ballet Flats

- Tasarımcı/Marka: Chanel (Coco Chanel’in 1957 tasarımı; babet versiyonu Karl Lagerfeld, 1980’ler)
- Tasarım Yılı: 1957 (orijinal iki tonlu slingback), 1984-1986 civarı (babet versiyonu)
- Kült Kültür Eşleşmesi: Brigitte Bardot, Jackie Kennedy dönemi ikonları; “quiet luxury” (sessiz lüks) estetiği
- Öne Çıkan Detay: Bej gövde-siyah burun ucu kontrastı; ayağı küçük, bacağı uzun gösteren optik tasarım
Chanel’in iki tonlu tasarım dili, aslında Coco Chanel’in “lüks ve konforlu” vizyonunun ayakkabıdaki karşılığı. Bu tasarımın kökeni, 1957’de ünlü Parisli ayakkabı ustası Raymond Massaro ile birlikte tasarlanan iki tonlu slingback topuklu ayakkaıya dayanıyor. Bej gövde bacakları uzun gösterirken, siyah burun ucu ayağı küçük gösterecek şekilde hesaplanmıştı. Elastik arka bant ise dönemin tokalı ayakkabılarına kıyasla devrim niteliğinde bir rahatlık sunuyordu.
Sabah bu ayakkabıyla çıkar, akşam yemeğine ve kokteyle de yine bu ayakkabıyla gidersiniz.
Coco Chanel
Bugün ikonik hale gelen düz tabanlı babet versiyonu ise Coco Chanel’in değil, markanın yaratıcı yönetimini 1983’te devralan Karl Lagerfeld‘in imzasını taşıyor. Babet, 1980’lerin ortasında koleksiyona eklendi ve 1957 slingback’inin günlük, rahat bir yorumu olarak tasarlandı.
Son yıllarda Chanel defilelerinde babetlerin daha yumuşak deriler, metalik yüzeyler ve logo minimalizmiyle yeniden yorumlandığını görüyoruz. Sessiz lüks trendinin de vazgeçilmezi olan Chanel babetler ikonikliğini koruyor. Özellikle iki tonlu ayakkabıların daha sık görüleceği 2026 sezonunda yatırımlık bir parça arıyorsanız, Chanel babetler doğru bir seçim olabilir.
Yılın en iyi babet modelleri, hakiki deri ve sivri burun seçenekleriyle OGGUSTO’da! Gün boyu konfor sağlayan babet seçim rehberini keşfedin.
4- Valentino, Rockstud (2010)
- Tasarımcı/Marka: Valentino. Pierpaolo Piccioli ve Maria Grazia Chiuri (2010 lansmanı); Alessandro Michele (2026 yeniden yorumu)
- Tasarım Yılı: 2010 (Sonbahar/Kış 2010 koleksiyonu)
- Kült Kültür Eşleşmesi: 2010’ların “indie sleaze” estetiği; The Devil Wears Prada 2 filminde Miranda Priestly giydi.
- Öne Çıkan Detay: Roma’daki palazzo binalarının “bugnato” taş detaylarından ilham alan kare metal çivi motifi
Rockstud, Valentino’nun Sonbahar/Kış 2010 koleksiyonunda o dönemin eş-kreatif direktörleri Pierpaolo Piccioli ve Maria Grazia Chiuri imzasıyla tanıtıldı. Kare metal çivilerin şerit kayışlar boyunca sıralandığı motif, aslında Roma’daki palazzo tarzı binaların “bugnato” (rustik taş kaplama) detaylarından ilham alıyor. Düşük topuklu bir slingback olarak piyasaya çıkan model, feminen zarafeti punk tavırla birleştirerek anında ticari bir fenomen haline geldi. Lansmandan kısa süre sonra markanın satışları ikiye katlandı.
2010’ların başının “indie sleaze” ruh haline ve yükselen boho etkisine denk gelen Rockstud, hızla sokak stili, editörler ve ünlüler arasında dönemin en tanınan aksesuarlarından biri oldu. Piccioli, 2020’de modelin 10. yıl dönümünü Valentino Garavani Rockstud X projesiyle kutladı. Craig Green gibi tasarımcılarla iş birlikleri bu kapsamda gerçekleşti.
2024’te markanın kreatif direktörlüğüne gelen Alessandro Michele ile birlikte Rockstud, daha teatral ve maksimalist bir dile evriliyor. Motifin yeniden gündeme gelmesinde, The Devil Wears Prada 2 filminde Meryl Streep’in canlandırdığı Miranda Priestly karakterinin kırmızı bir Rockstud giymesi de rol oynadı. 2026 Pre-Fall koleksiyonlarında yeni formuyla dikkat çeken Valentino Rockstud’lar, metal detayların ve süslemelerin artışıyla, neden hâlâ ikonikliğini koruyor.
Valentino Pre-Fall 2026 koleksiyonundan yeni tasarımıyla öne çıkan Rockstud modelleri



Görseller: Valentino
5. Chanel, İki Tonlu Slingback Modelleri (1957)

- Tasarımcı/Marka: Coco Chanel & Raymond Massaro (orijinal 1957 tasarımı); Matthieu Blazy (2025-2026 güncel yorumu)
- Tasarım Yılı: 1957
- Kült Kültür Eşleşmesi: Matthieu Blazy’nin İlkbahar/Yaz 2026 debut koleksiyonu ve Métiers d’art 2026 sunumu
- Öne Çıkan Detay: Bej gövde-siyah cap-toe kontrastı; elastik slingback bandı. Blazy yorumunda örgü doku ve mimari “sock heel” versiyonları
1957’de Coco Chanel’in Parisli ayakkabı ustası Raymond Massaro ile birlikte tasarladığı iki tonlu slingback, kısa topuklu ve feminen siluetiyle kadınların gündelik hayatına özgürlük getiren modellerden biri oldu. Bej gövde bacakları uzun gösterirken siyah burun ucu ayağı küçük gösteriyor, elastik arka bant ise dönemin tokalı ayakkabılarına kıyasla büyük bir rahatlık sağlıyordu.
Chanel’in yaratıcı direktörlüğüne Aralık 2024’te atanan ve İlkbahar/Yaz 2026 koleksiyonuyla Ekim 2025’te debut yapan Matthieu Blazy, 1957 tasarımını kendi ilk koleksiyonunun merkezine yerleştirdi. Blazy, klasik cap-toe (burun kapaklı) ayakkabının oranlarıyla oynayarak bazı versiyonlarda burun aksanını küçülttü, farklı renk kombinasyonları denedi. Bunlardan biri, Coco Chanel ve Massaro’nun orijinal paletini yansıtan bej-siyah kontrastıydı. Koleksiyonda ayrıca mimari çizgilere sahip “sock heel” (çorap topuk) versiyonları da yer aldı. Bu, iki tonlu Chanel ayakkabısının şimdiye kadarki en modern yorumu olarak nitelendirildi.
Blazy’nin ilk Métiers d’art koleksiyonunda da (Chanel’in 2002’den bu yana her yıl markanın olağanüstü Fransız zanaatkârlığını kutladığı özel koleksiyon serisi) slingback’lerin iki renkli, nude-siyah kontrastlı ve örgü dokulu versiyonları öne çıktı.


6- Gucci, Horsebit (1953)

- Tasarımcı/Marka: Gucci
- Tasarım Yılı: 1953
- Kült Kültür Eşleşmesi: 1960’lar la dolce vita ve jet-set kültürü; Demna’nın Sonbahar/Kış 2026 “Primavera” koleksiyonunda Tom Ford dönemi Gucci’sine referans
- Öne Çıkan Detay: İmza dizgin tokası (horsebit) detayı; binicilik ekipmanlarından ilham alan tasarım
Horsebit loafer, 1953’te Gucci’nin binicilik mirasından doğdu. Kurucu Guccio Gucci’nin oğulları Aldo, Rodolfo ve Vasco Gucci, babalarının atlara olan tutkusuna bir saygı duruşu olarak imza gem tokası tasarımını yarattılar. Model, New York’ta Savoy-Plaza Hotel’deki ilk mağazanın açıldığı döneme denk gelen 1953’te piyasaya sürüldü ve dönemin popüler mokasen tarzlarına (Bass Weejuns gibi) daha şık, resmi bir alternatif olarak konumlandırıldı. 1969’a gelindiğinde Gucci, ABD’de yılda 84 bin çift horsebit loafer satıyordu. JFK gibi isimlerin de tercihiyle model kısa sürede jet-set ve elit çevrelerin simgesi haline geldi.
Markanın kreatif direktörlüğüne Mart 2025’te atanan ve ilk resmi podyum koleksiyonunu Şubat 2026’da (Sonbahar/Kış 2026, “Primavera” temalı) sunan Demna, horsebit mirasına bağlı kalmadı. Yeni loafer tasarımlarının bazılarında imza toka çıkarılırken, bazı modellerde (özellikle kürklü mule versiyonlarında) korundu. Bu da horsebit’in artık markanın tek anlatısı olmaktan çıkıp, Demna’nın daha geniş “Tom Ford dönemi Gucci’si” ve 2000’ler gece hayatı estetiğine referans veren vizyonu içinde yeniden konumlandırıldığını gösteriyor.
7- Roger Vivier – Trompette
- Tasarımcı/Marka: Roger Vivier (Choc topuk, 1963); Gherardo Felloni (günümüz kreatif direktörü)
- Tasarım Yılı: 1963 (Choc topuk); Belle Vivier siluet 1965
- Kült Kültür Eşleşmesi: Catherine Deneuve, Brigitte Bardot, Kraliçe II. Elizabeth’in taç giyme töreni ayakkabıları (1953); Yves Saint Laurent’ın 1965 defilesi
- Öne Çıkan Detay: Kavisli “Choc” topuk; gravürlü metal toka detayı; kare burun
Trompette, Roger Vivier’in imza “Choc” topuğu üzerine kurulu bir model. Bu topuk, markanın 1963’te yarattığı, kadın bacağının doğal eğrisine uyum sağlayan kavisli (virgül biçimli) siluetiyle tanınıyor. Aslında dönemin hakim stiletto trendine bir alternatif olarak tasarlanmıştı. Roger Vivier’in kariyeri zaten devrim niteliğindeydi. 1953-1963 arası Christian Dior için tasarımlar üreten Vivier, modern stiletto topuğun mucidi kabul ediliyor. 1953’te Kraliçe II. Elizabeth’in taç giyme törenine özel yakut süslemeli ayakkabıları da onun imzasını taşıyor.

Markanın 1960’lara damgasını vuran gerçek ikonu ise krom kaplama büyük tokasıyla tanınan Belle Vivier ayakkabı. Bu model 1965’te Yves Saint Laurent defilesinde tanıtıldı. 10 yılın en çok talep edilen ayakkabılarından biri haline gelmişti. Bugün “Belle Vivier Trompette” adıyla satılan versiyonlar, o dönemin tokalı mirasını Choc topuğuyla birleştiriyor. Kare burun ve gravürlü toka detayı model imzasının değişmeyen unsurları.
Son yıllarda retro feminenliğin geri dönüşüyle birlikte, markanın kreatif direktörü Gherardo Felloni önderliğinde Vivier’in karakteristik toka detayları ve heykelsi topuk formları yeniden gündemde. Bu da Trompette gibi modellerin çağdaş dolap tercihlerinde yeniden öne çıkmasını sağlıyor.
8- Ferragamo – Vara Bow (1978)

- Tasarımcı/Marka: Ferragamo
- Tasarım Yılı: 1978
- Kült Kültür Eşleşmesi: Salvatore Ferragamo, Hollywood yıldızlarının markası.
- Öne Çıkan Detay: Grogren fiyonk, aile imzalı oval metal toka ve yuvarlak burun ve alçak topuk
1978’de tanıtılan Vara ayakkabı, zarafetin yüksek topukla sınırlı olmadığını kanıtlayan nadir tasarımlardan biri. Model, Salvatore Ferragamo’nun kendisi tarafından değil, büyük kızı Fiamma Ferragamo tarafından tasarlandı. Fiamma, 16 yaşında okulu bırakıp babasının işine katılmış ve şirketin ayakkabı tasarım ve üretiminde önemli bir figür haline gelmişti. Vara, dönemin butik koleksiyonunda hem gündelik hem şık olabilecek bir modelin eksikliğine cevap olarak doğdu. Alçak topuk, yuvarlak burun ve konforlu bir kalıp üzerine, atölyede bulunan bir parça grogren kurdele ile improvize edilmiş bir fiyonk… Aslında bu fiyonuğun deri olması planlanmıştı ama bir yanlış anlaşılma sonucu grogren olarak üretime geçti. Moda tarihinin en şanslı “hatalarından” biri!
Salvatore Ferragamo’nun Hollywood yıllarından miras kalan konfor anlayışı, Vara’da feminen bir siluet ve ikonik grogren fiyonk detayıyla birleşti. Kısa topuğu ve yuvarlatılmış burun formuyla günlük şıklığı yeniden tanımladı. Oval metal toka üzerine kazınan aile imzası da modelin değişmeyen bir detayı.
O günden bu yana 1 milyondan fazla çift üretilen Vara, yıllar içinde kraliyet ailelerinden First Lady’lere uzanan geniş bir stil hafızasının parçası hâline geldi. 2025’te marka, Bianca Balti ve Paloma Elsesser gibi isimlerin yer aldığı yeni bir “Vara Bow” kampanyasıyla modelin mirasını tazeledi. Slingback, Mary Jane ve sandalet gibi farklı yorumlarıyla günümüz kadınına hitap etmeye devam ediyor. Zamansız bir lüks dili konuşan Vara Bow, bugün hâlâ Ferragamo’nun en tanınan ayakkabı modellerinden biri olarak gardıroplardaki yerini koruyor.
9- Tod’s – Gommino Loafers
- Tasarımcı/Marka: Tod’s
- Tasarım Yılı: 1970’lerin sonu
- Kült Kültür Eşleşmesi: “Quiet luxury” (sessiz lüks) estetiğinin öncüsü; Miu Miu ve Prada’nın güncel loafer trendleriyle paralel yükseliş
- Öne Çıkan Detay: Tabanda 133 adet küçük kauçuk (Gommino ismi buradan geliyor); 2026’da tanıtılan “Bubble Sole” güncellemesi
Tod’s’un imza modeli Gommino, İtalyan zanaatkârlığının yorumu ve markanın tarihini tanımlayan bir tasarım. Kökleri 1920’de Filippo Della Valle’nin bir bodrum katında kurduğu küçük ayakkabı atölyesine uzanan marka, 1970’lerin sonunda spor araba kullanan erkeklerin klasik ayakkabılarının pedal üzerinde topuklarını aşındırdığını fark ederek, yumuşak, esnek ve 133 küçük kauçuk yumrudan oluşan tabanıyla özel bir “sürüş ayakkabısı” tasarladı. “Gommino” ismi İtalyanca’da “küçük kauçuk yumru” anlamına geliyor. Modelin en tanınan imza unsuru da bu detay.
El yapımı dikişleri, penny loafer ön yüzü ve mokasen burnuyla Gommino, sadeliğiyle “sessiz lüks” estetiğinin öncülerinden biri sayılıyor. Son sezonlarda Miu Miu ve Prada defilelerinde de loafer’ların yükselişi, Tod’s estetiğinin neden yeniden trend olduğunu açıklıyor. Materyalleri ve renkleri sezonlara göre değişse de minimal tasarımı popülerliğini her zaman koruyor.

2026’nın başında marka, klasik Gommino’nun üst kısmını koruyup tabanını güncelleyen bir “Bubble Sole” versiyonunu piyasaya sürdü. Daha kalın, yastıklı ve sneaker’a yakın bir taban sunan bu yeni yorum, moda çevrelerinde hem “zekice bir modernizasyon” hem de “ikonik bir tasarımı bozan bir müdahale” olarak değerlendirilerek tartışma yarattı.
10- Repetto – Cendrillon (1947)

- Tasarımcı/Marka: Repetto
- Tasarım Yılı: 1956
- Kült Kültür Eşleşmesi: Brigitte Bardot, Ve Tanrı Kadını Yarattı (1956); balletcore trendi
- Öne Çıkan Detay: “Dikip-çevirme” el işçiliği tekniği; hafif, esnek yapı
Repetto’nun hikâyesi 1947’de başlıyor: Rose Repetto, dansçı oğlu Roland Petit’nin ders sonrası ayaklarının acımasından şikâyet etmesi üzerine, Paris Operası yakınındaki bir atölyede ilk bale ayakkabılarını tasarladı ve markanın imzası haline gelen “dikip-çevirme” tekniğini geliştirdi. Taban önce ters çevrilerek dikiliyor, sonra düzeltilerek esnek ve hafif bir yapı elde ediliyordu.
Markanın gerçek dönüm noktası ise 1956’da geldi: Eski bir bale dansçısı olan Brigitte Bardot, Rose Repetto’dan bale terliği kadar hafif ve rahat ama sokakta giyilebilecek bir ayakkabı istedi. Bu talep üzerine doğan Cendrillon (Fransızca “Külkedisi“), Bardot’nun Et Dieu… créa la femme (Ve Tanrı Kadını Yarattı, 1956) filminde giymesiyle bir bale ayakkabısından küresel bir moda fenomenine dönüştü ve babet kategorisini fiilen icat etti. Model o dönemden bu yana Audrey Hepburn ve Jackie Kennedy gibi isimlerin de gardırobunda yer aldı.
Balenin romantik dünyasından çıkan Cendrillon, balletcore trendinin yükselişiyle yeniden gündemde. İlkbahar-Yaz 2025 defilelerinde görülen yumuşak formlar ve pastel tonlar, Repetto’nun DNA’sıyla birebir örtüşüyor.
11- Stuart Weitzman –Nudist (2013)
- Tasarımcı/Marka: Stuart Weitzman
- Tasarım Yılı: 2013
- Kült Kültür Eşleşmesi: Diane Kruger’in ilk kez giymesi; Jennifer Lawrence ve dönemin kırmızı halı ikonlarının tercihi
- Öne Çıkan Detay: İnce, neredeyse görünmez bantlar; minimal ayak dekoltesi; iddialı stiletto topuk
Resort 2013 koleksiyonunda tanıtılan ve ilk kez oyuncu Diane Kruger‘ın ayağında görülen Nudist sandalet, modern gece ayakkabısının kurallarını yeniden yazdı. Gereksiz her detayı ortadan kaldıran ultra-minimal formu, neredeyse görünmez incelikteki bantları ve iddialı stiletto topuğuyla Nudist, ayakkabının “varlığını hissettirmeden etki yaratabileceğini” kanıtladı.
Model kısa sürede Jennifer Lawrence, Olivia Wilde gibi isimlerin de tercihiyle kırmızı halının vazgeçilmezleri arasına girdi. 2014’te Jennifer Lawrence ve yaklaşık 40 ünlünün çeşitli etkinliklerde giymesinin ardından 25 bin çift sattı. Elbise, siluet ve bacak hattını gölgede bırakmak yerine onları öne çıkaran nadir parçalardan biri olarak konumlandı. Markanın “SW x You” kişiselleştirme programıyla da 12 farklı materyal ve renk seçeneğiyle özelleştirilebilir hale geldi.
Tek parça elbiselerden haute couture stillere kadar geniş bir alana uyum sağlayan Nudist, bugün hâlâ modern gece sandaletlerinin referans noktası kabul ediliyor; 1990’ların minimalizminin 2010’lardaki yeniden yorumunun da simgelerinden biri olarak anılıyor.
Kapak Görseli: Manolo Blahnik

















