Seyahat yazarı ve tarihçi Saffet Emre Tonguç ile İstanbul’un ritmini, şehirde izini sürdüğü hikâyeleri ve kişisel favorilerini konuştuk.
Bir Bakışta Saffet Emre Tonguç ile Şehre Dönüş
- Şehre dönüş rotaları: İstanbul’un ritmini; kahve molasında Peninsula Hotel’i, şehir yürüyüşlerinde ise Kandilli, Rumelihisarı ve Galata’yı öne çıkarıyor.
- İstanbul’dan aldığı ilham: İnsanlardan, eski kapılardan, kitabelerden, dükkân tabelalarından ve şehrin sokaklarında karşısına çıkan hikâyelerden besleniyor.
- Yeni sezon ajandası: Seyahatlerinde biriktirdiği hikâyeleri kitap, televizyon, dijital içerik ve yeni seyahat rotalarına dönüştürmeye devam ediyor.
- Kişisel favorileri: Topkapı, Tulumbacılar, Ah Güzel İstanbul, Uzak, Anlat İstanbul, Beş Şehir ve Orhan Pamuk’un İstanbul’u öne çıkıyor.
Şehre Dönüş ve İstanbul Rotaları
İstanbul’dan uzak kaldığınızda en çok özlediğiniz şey nedir?
İstanbul’dan uzak kaldığımda en çok özlediğim şey aslında tek bir manzara değil, şehrin ritmi. Sabah vapurda çay içen insanlardan, bir köşe başında karşılaşan iki tanıdığa, sokaktan yükselen simitçi sesine kadar o kendine özgü hareketlilik. Dünyanın çok güzel şehirlerinde bulundum ama İstanbul’un insana sürekli bir hikâyenin ortasındaymış hissi vermesini başka hiçbir yerde bulamadım.
Şehre döndüğünüzde bir kahve molasının en keyifli adresi?
Benim için iyi kahve kadar önemli olan, kahveyi içerken şehri seyredebilmek. İstanbul’da kahve molası verdiğimde tercihim yalnızca kahvesi iyi olan değil, İstanbul’la temas kurabildiğim yerlerden yana. Bir fincan kahvenin yanında Boğaz’ı, eski bir sokağı ya da gelip geçen insanları seyretmek benim için ritüelin bir parçası. Peninsula Hotel bir numaram.

Lezzet haritanızın vazgeçilmez mekânları nelerdir?
İstanbul’da tek bir mutfaktan vazgeçmek mümkün değil. Geleneksel İstanbul mutfağını yaşatan esnaf lokantalarından Boğaz’daki balıkçılara, iyi bir kebaptan modern mutfağa kadar farklı durakları seviyorum. Benim için bir restoranı değerli yapan yalnızca yemeğin lezzeti değil; mekânın hikâyesi, insanı ve İstanbul’la kurduğu ilişki.
Bir şehri tanımanın en iyi yollarından birinin sofralarından geçtiğine inanıyorum. Zaaf, Arogan, Sen’den, The Red Balloon, Muutto, L’olivetto Ataşehir, Mürdüm Küçüksu sevdiğim adresler arasında.
Şehrin yeme-içme kültürüne yön veren adresleri detaylandırdığımız İstanbul’un gastronomi arşivimize göz atın.
Şehirde kendinizi en mutlu hissettiğiniz, gezmekten bıkmadığınız semt?
Çocukluğumun geçtiği Kandilli, şimdi yaşadığım Rumelihisarı ve Galata’da yürümekten hiç bıkmıyorum. Çünkü İstanbul’un katmanlarını en iyi buralarda görebiliyorum. Bir sokakta ahşap evler, diğerinde Ceneviz izleri, birkaç adım sonra Osmanlı, biraz ileride Levanten İstanbul, ardından Cumhuriyet ve bugünün İstanbul’u… Benim için iyi bir semt, tarih kitabı gibi okunabilen semttir.
İlham veren isimlerle yeni sezona ve şehrin dinamiklerine dair gerçekleştirdiğimiz tüm şehre dönüş sohbetlerini keşfedin.
İstanbul’da Kültür, Sanat ve İlham
İstanbul’u beyazperdeye taşıyan en sevdiğiniz filmler nelerdir?
İstanbul’u yalnızca güzel bir fon olarak kullanan filmlerden çok, şehri hikâyenin karakterlerinden biri hâline getiren filmleri seviyorum. Topkapı, Tulumbacılar, Ah Güzel İstanbul, Uzak ve Anlat İstanbul gibi filmler bu açıdan benim için özel. İstanbul sinemada da gerçek hayatta olduğu gibi tek bir şehir değil; farklı dönemlerin, insanların ve hikâyelerin üst üste yaşadığı bir dünya.
Size şehirde neler ilham verir?
Bana en çok insanlar ilham veriyor. Bir şehrin en güzel binasından çok, o binanın önünden geçen insanın hikâyesiyle ilgileniyorum. Eski bir kapı, duvardaki bir kitabe, bir dükkânın tabelası, vapurda yanımda oturan birinin konuşması… İstanbul’da ilham almak için özel bir yere gitmeye gerek yok. Sadece yürümek yeterli.
Ben İstanbul’da yürürken aslında araştırma yapıyorum.
Ajandanızda bu sezon gitmeyi planladığınız etkinlikler hangileridir?
İstanbul’a döndüğümde özellikle sergileri, müze programlarını, tiyatro ve konserleri takip etmeyi seviyorum. Seyahatlerim nedeniyle İstanbul’da olmadığım dönemlerde kaçırdığım sergileri telafi etmek de benim için ayrı bir keyif. Özellikle İstanbul’un geçmişiyle bugünü arasında bağ kuran, yeni bir bakış açısı getiren etkinlikler ilgimi çekiyor.
Saffet Emre Tonguç İçin Yeni Sezon ve İş Ajandası
Şehre döndüğünüzde hayata geçireceğiniz projeleriniz nelerdir? İş ajandanızda neler öne çıkıyor?
Benim için her yeni seyahat, aslında İstanbul’a dönüp anlatacağım yeni bir hikâyenin hazırlığı. Şehre döndüğümde biriktirdiğim hikâyeleri kitap, televizyon, dijital içerik ve yeni seyahat rotalarına dönüştürmeye devam edeceğim.
Özellikle İstanbul’u yalnızca geçmişiyle değil, yaşayan ve sürekli değişen bir şehir olarak anlatan projeler üzerinde çalışıyorum.
Dünyayı gezdikçe İstanbul’a başka gözlerle bakıyor, İstanbul’a döndükçe de dünyadaki şehirleri daha iyi anlıyorum. Şu anda Trans Sibirya treninden sonra geldiğim Moğolistan’dayım ama önce bir Bodrum’a tatile gideceğim.
Saffet Emre Tonguç’un Favorileri ve İlham Kaynakları
Hayatınızda iz bırakan kitaplar?
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları insanın bakışını değiştirir. Benim hayatımda iz bırakanlar ikinci gruptakiler. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Beş Şehir’i, Orhan Pamuk’un İstanbul’u, dünya edebiyatından ise beni farklı kültürlerin ve insanların dünyasına götüren romanlar benim için özel bir yere sahip. İyi bir kitap bittiğinde insanın dünyaya bakışı biraz değişiyorsa, o kitap görevini yapmış demektir.
Kütüphanenize yeni soluklar getirecek düzenli olarak güncellenen kitap önerileri listemize göz atın.
İlham aldığınız yazarlar / sanatçılar / müzisyenler?
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın şehir ve zaman duygusundan, Orhan Pamuk’un İstanbul’a bakışından, Yahya Kemal’in şehri ve geçmişi algılayışından çok şey öğrendim. Sanatın farklı disiplinleriyle ilgilenmemin nedeni de bu.
Mimari, edebiyat, fotoğraf, resim ve müzik birbirinden ayrı dünyalar değil; aynı şehri farklı dillerle anlatmanın yolları. Ben de İstanbul’u anlatırken bu dillerin hepsinden besleniyorum.
Takip ettiğiniz podcast serileri neler?
Podcastleri özellikle seyahat ederken ve yürürken dinlemeyi seviyorum. Tarih, kültür, şehirler, biyografiler ve güncel dünyayı anlamaya yardımcı olan içerikler ilgimi çekiyor. Benim için iyi bir podcast, yalnızca bilgi veren değil, bittikten sonra insanı başka bir konuyu araştırmaya yönlendiren podcast. Nilay Örnek keyifle takip ettiğim isimlerden biri.
Dinleme listenize ekleyebileceğiniz podcast önerilerini keşfedin.
Vazgeçemediğiniz aplikasyonlar hangileridir?
Benim telefonum biraz da seyahat ofisim. Harita, uçuş ve seyahat uygulamaları, WhatsApp, Instagram, çeviri ve fotoğraf uygulamaları günlük hayatımın vazgeçilmezleri. Özellikle Google Maps benim için yalnızca yol bulma aracı değil; bir şehri araştırırken, yeni bir mahalle keşfederken ve seyahat planlarken kullandığım bir tür dijital rehber. Piri’yi de şehir keşifleri için tavsiye ederim.
Hayatınızda iz bırakan filmler?
Bazı filmler hikâyesiyle değil, hayatınızın hangi döneminde karşınıza çıktığıyla iz bırakıyor. Benim için sinema biraz da hafıza demek. İstanbul’u, insan ilişkilerini, seyahati ve hayatın kendisini farklı biçimlerde anlatan filmler bende daha kalıcı bir iz bırakıyor. İyi bir film bittiğinde yalnızca hikâyesini hatırlamıyorsanız, dünyaya bakışınızda küçük bir pencere açmışsa gerçekten iz bırakmış demektir.
İzleme listenizi zenginleştirecek film ve dizi önerilerine göz atabilirsiniz.
Saffet Emre Tonguç ile geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirdiğimiz şehre dönüş sohbetini videomuzda izleyebilirsiniz.
Künye
- Röportaj: Senem Bal Ay
- Fotoğraf: Ayten Alpün
- Styling: Hakan Öztürk
- Saç: İbrahim Junior
- Makyaj: Sevinç Gençdoğan
- Video: Hakan Sözmen
- Fotoğraf Asistanı: Doruk Uğurluer
- Styling Asistanı: Fırat Gençdoğan
- Mekan: Halas 71
Kapak Fotoğrafı: Nurdan Usta




