preloader

Işıldayan Kadın Liderler: Özlem Yeşildere

13.09.2023
Işıldayan Kadın Liderler: Özlem Yeşildere

Yazı Boyutu:

YenidenBiz Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Özlem Yeşildere, toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine düşüncelerini paylaşıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği sizin için ne anlam taşıyor? Bu konuda kişisel ve/veya temsil ettiğiniz sivil toplum kuruluşunun duruşunu paylaşabilir misiniz?

Toplumsal cinsiyet eşitliği aslında temel bir insan hakkı. YenidenBiz Derneği olarak, kuruluş misyonumuz gereği iş hayatında cinsiyet eşitliğine odaklıyız, öncelikli hedefimiz Türkiye’de kadın istihdamını artırmak. Son TÜİK verilerine baktığımızda işsizlik oranı erkeklerde yüzde 7,7 iken kadınlarda yüzde 13,0 olarak gerçekleşti, işgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,5 iken kadınlarda yüzde 36,1 oldu. Yani neredeyse 2 katı bir dengesizlik söz konusu.

Oysa kadın ve erkekler iş hayatına neredeyse eşit sayıda başlıyorlar genelde. Ancak yıllar içinde kadın temsili oldukça azalıyor. Burada önemli sebeplerden biri hayat döngüsü içinde kadınların sosyal şartlar ve bazen de şartlanma ile hayat döngüsünün değişik dönemlerinde ara kullanma ihtiyacı. Bir kez ayrıldığında da ve bu ara da biraz uzadıysa, geri gelmek zor oluyor. Tepeye gittikçe de kadın oranı azalıyor. İngilizcede buna leaky pipe (kaçırgan boru) diyorlar. Çevrenize bakarsanız maalesef hem Türkiye’de hem dünyada çokça karşılaştığımız bir durum. Biz de bundan hareket ederek, iş hayatına ara verip geri dönmek isteyen kadınlara yön vermek ve değişen iş dünyasına uyum sağlamaları amacıyla YenidenBiz Derneği’ni kurduk. İş hayatına ara vermenin de dönmenin de hem kadınlar hem erkekler için hak olduğuna inanıyoruz.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin erkeklerin üzerindeki katı beklentileri yumuşatacağını onları da özgürleştireceğine inanıyorum.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için çalışmalarınızdan bahseder misiniz? Misyon ve taahhütleriniz nedir? Bugüne kadar elde ettiğiniz gelişmeleri paylaşır mısınız?

“Hazineleri gün ışığına çıkarmak” için çıktığımız yolumuza, her yıl daha da güçlenerek devam ediyoruz. Kadınlar işe geri dönebilsin diye Yönetim Kurulumuz, Danışma Kurulumuz, 100’den fazla gönüllümüz, kurumsal üyelerimiz, bireysel üyelerimiz, sponsor ve destekçilerimiz ile çalışıyor, yoğun emek veriyoruz.

Amacımız iş hayatına altı aydan uzun süre ara vermiş, eğitimli ve deneyimli kadınları iş hayatına tekrar hazırlamak ve farklı iş modelleriyle iş hayatına geri kazandırmak. Ayrıca bu yıl 6.sını düzenleyeceğimiz YenidenBiz Zirvesi ve Kadınlar Günü özelinde düzenlediğimiz kapsamlı etkinliklerimiz ile farkındalık yaratarak ve fikir önderliği yaparak Türkiye’nin sosyal ve ekonomik gelişimine ivme kazandırıyoruz.

Kurumlara da ihtiyaç duydukları uzman desteğine, ihtiyaç duydukları kadar ulaşma imkanı sunan yeni çalışma modellerini baz alarak oluşturduğumuz YenidenBiz Flex Danışmanlık Platformu gibi yenilikçi bakış açıları sağlıyoruz. Doğru adaylarla buluşmalarına imkan yaratıyoruz. Kurumların en büyük ihtiyacı olan yetenek havuzlarını farklı bakış açıları ile geliştiriyor, bir kazan-kazan ortamı yaratmayı hedefliyoruz.

Işıldayan Kadın Liderler: Özlem Yeşildere

Cinsiyetler arası eşitsizliği çözmek, kadın istihdamını artırmak ve kadınları güçlendirmek için hayata geçirdiğimiz “100. Yılda 1000 Kadın” Projemiz ile Cumhuriyet’in 100. Yılında 1000 Kadının iş hayatına geri dönmesine katkı sağlamayı ve hayatına dokunduğumuz kadın adaylar ile geleceğe ilham olmayı hedefliyoruz. Eğitim ve gelişim programları, 8.sini düzenlediğimiz mentorluk programı, istihdam fırsatları, kurumlarla buluşmalar, staj ve mülakat koçluğu gibi çok değerli programlardan oluşan ve büyük yol kat ettiğimiz bu projenin en önemli ayaklarından biri de “Teknoloji Eğitimleri”miz oldu. Yeni beceriler kazanma (reskill) ve beceri arttırma (upskill) amaçlı programlarımız dahilinde adaylarımız kariyerlerinde değişime de adım attılar.

Bu eğitimlerden mezun olan adaylarımızı yenilikçi “Yeniden Staj” programımıza dahil ettik. Staj denilince sadece iş hayatının başında okul döneminde gençler düşünülmesi yerine ara vermiş geri gelmek isteyen deneyimli ve donanımlı kadınları da düşündürmek istedik. İngilizce staj “internship”ten esinlenerek buna yurtdışındaki nadir örneklerden de esinlenerek “returnship” diyoruz.

“100. Yılda 1000 Kadın” Projesine hepimizi çok üzen 6 Şubat depremleri sonrası depremden etkilenmiş kadınları önceden çalışma koşulu olmadan dahil ettik. Bu kapsamda “Yeniden Başla” Deprem Destek Programı ile de 600’den fazla kadın depremzede ile iletişime geçtik, onları iş hayatına hazırlayarak istihdama katılmaları konusunda da destekliyoruz.

Kadınlara fırsat eşitliği sağlanması daha neler yapılabilir? Örneğin bu konunun gündemde tutulmasının, tartışılmasının ve iş birliklerinin önemi nedir?

146 ülke kapsamında gerçekleştirilen WEF (World Economic Forum) raporu pandeminin cinsiyet eşitliğine kavuşma hayallerimizi 32,5 yıl erteleyeceğini ortaya çıkardı. Rapora göre cinsiyet eşitliğinin sağlanması için artık 99,5 yıl yeterli değil, şimdi eşitlik için bu kadar emek sonrası bile hala 132 yıla ihtiyacımız var. Yani böyle giderse eşitliği bırakın torunlarımızı, neredeyse onların torunlarının nesli görecek. O da tabii konu ile ilgili hızımızı kesmezsek. WEF Raporunda işgücündeki cinsiyet farklılıklarını olumsuz etkileyen faktörler; sosyoekonomik ve teknolojik dönüşüm, ekonomik krizler ve uzun süredir devam eden yapısal engeller olarak karşımıza çıkıyor. Toplumsal beklentiler, işveren politikaları, yasal ortam ve kadınların bakım sorumluluğu ne yazık ki hala kadın işgücü için oldukça zorlayıcı şartların devam ettiğini de gösteriyor.

İş yerlerinde kreş imkanı çok önemli. Çocuk yetiştirmenin sadece kadının sorumluluğu olmadığını, bir paylaşım olduğunu göstermesi adına uzun süreli babalık iznini de çok kıymetli buluyorum.

Bunların yanı sıra anahtar konulardan birisi de kadınların kendilerine güvenmelerine ve iş hayatında varım demelerine ihtiyacımız var. Her şeyi yapmak, süper kadın, süper anne olmak çok kolay mümkün olmuyor. Eşlerden ve aileden destek istemek, networkleri etkin kullanmak önemli. Kadınları, iş hayatına aktif katılım için el kaldırmaya davet ediyorum. Bu geri dönüşün birinci şartı. Kadınların elini kaldırmasına, aday olmasına ihtiyacımız var.

Yolculuğumuzda baştan beri iş birliklerine çok önem verdik. Öncelikle kadın konusunda çalışan STK’lar ve destekçi kurumların yanımızda olmaları ile güçleniyoruz. “100. Yılda 1000 Kadın” projesi ile 1000 kadının işe dönüşüne katkıda bulunurken iş dünyasından ve TÜSİAD ve PERYÖN gibi değerli sivil toplum kuruluşlarından çok güzel destekler aldık, bu desteklerin daha da artmasını bekliyoruz. Bu süreçte el birliği ile çalışmamız, kadın istihdamına yönelik sivil toplum kuruluşları ile birlikte aynı amaca doğru yol almamız çok önemli.

Gelin iş dünyası, kamu, sivil toplum örgütleri, adaylar kol kola girelim ve iş hayatımızda cinsiyet eşitliği için ortak dönüşümü beraberce yapalım.

Kadınların iş gücüne katılımı ve liderlik pozisyonlarında daha fazla temsil edilmesi için rol modellerinin önemine inanıyor musunuz?

Işıldayan Kadın Liderler: Özlem Yeşildere

Kesinlikle, gerçek hayattan örnekler, rol modeller arttıkça bu konuda motivasyonun da arttığını görüyoruz. Biz de dernekte gerçek örnekleri yaygınlaştırarak hem yeni aday kazanıyoruz hem de mevcut adaylarımızı harekete geçiriyoruz. Çalışma yaşamı, bir yandan kadının ekonomik özgürlüğünü ve toplumsal değerini arttırırken diğer yandan geleneksel değer ve tutumların sürmesi nedeniyle birçok sorunu da beraberinde getiriyor.

Teknoloji eğitimlerimiz esnasında “Bu yaştan sonra yeni kariyer olur mu?” soruları ile çok karşılaşıyoruz. İş hayatına ara verip dönmek isteyip de zorlanan kadınlar kendilerine güvenlerini yitirebiliyor. Bunun sadece onlara has problem olmadığını, beraberce bunun üzerine çalıştığımızı bilmek bile pozitif bir enerji yaratıyor. Madeleine Albright’ın dediği gibi “Kadınlara yardım etmeyen kadınlar için cehennemde özel bir yer var.”

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de kadınların temel rolünü, anne, eş ve ev kadını olarak çizen genel görüş, kadının işgücüne katılımının sınırlarını da belirliyor. Çocuk büyütme ve aile sorumlulukları, kadının istihdamını ve işte yükseltilmesini engelliyor. Pek çok kadın evlenip çocuk doğurduğu zaman işlerini kaybediyor veya terk ediyor. Bir süre sonra işe geri dönse de vasıf seviyesi düşük oluyor. Kadın ailede ve evde rol çatışması yaşıyor ve bundan ciddi olarak etkileniyor.

İş dünyasında yer alan kadınlar, şirketlere ve iş yaşamına kattıkları bakış açıları ve akılları ile fark yaratıyorlar. Kadınlar dünya nüfusunun yarısına yakın bir kısmını oluştursa da kurumsal hayatta ayrımcılığa uğruyor ve hak ettikleri yeri elde edemiyorlar.

Yeni jenerasyonların iş hayatındaki oranının artması ve teknolojinin gelişmesiyle oluşan yeni denklemde, çalışan ve üst düzey yöneticiler dahil hepimizin çeşitlilik ve fırsat eşitliği ile ilgili olarak elimizi taşın altına daha çok koymamız gerektiği görülüyor.

Ayrıca, özellikle yönetim gücü açısından yetenekli kadınların önünün açık olacağını düşünüyorum. Pandemi sonrasında Ipsos ve McKinsey’nin de katkılarıyla yaptığımız araştırmada yeni çalışma düzeninde sosyal ve duygusal becerilerin öne çıktığı, kadın yöneticilerin esnek çalışmanın geleceğine daha sıcak baktığı ve kadınların yeni çalışma modellerinden olumlu bir şekilde faydalanacakları görülüyor.

Kadının daha sevecen, daha şefkatli, daha çok boyutlu, daha insanı düşünen birçok şeyi aynı anda yapabilme gücüne sahip yapısı yöneticilik vasıfları anlamında çok öne çıkacak. Bugün geldiğimiz noktada en büyük avantajımız kadınsı yeteneklerimiz. Bunları olabildiğince geliştirmeliyiz.

Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sizin en çok ilham aldığınız kadın lideri öğrenebilir miyiz?

ANNEM! Annem gerçek anlamıyla idealist bir cumhuriyet öğretmeniydi. İnanılmaz sevecen bir şekilde her çocuğa mutlaka fırsat verilmesi gerektiğine inanır, bunu tüm davranışlarıyla da sergilerdi. Sadece öğrencilerine değil, sokakta gördüğü hiç tanımadığı çocuklara da aynı ilgiyi gösterir, onlara kendilerini değerli hissettirirdi. Toplumun refahının artması ve çocukların daha da mutlu olması için hayatın dengeli paylaşımına inanırdı. Kadınların kendi ayaklarının üzerinde durmasına önem verir ve ancak bu haliyle toplum olarak ileri gidebileceğimizin altını çizerdi. Bizleri de yetiştirirken bu inancı aşıladı. Onun vizyonu sayesinde şu an bulunduğum noktadayım. Emekli olduktan sonra da üretmeye devam etti. Hem bana hem yüzlerce öğrencisine hem de dokunduğu herkese örnek oldu.

İstihdama katılan her kadının önce kendisinin sonra da çevresindekilerin ışıltısına şahit oldukça ben de ışıldıyorum.

Sizce ‘Işıldayan Kadın’ın tanımı ve kriterleri nedir?

Her kadının ürettikçe ışıldadığına inananlardanım. YenidenBiz olarak iş hayatına ara vermiş, deneyimli ve donanımlı hazineleri gün ışığına çıkarmayı, ışıltılarına ışıltı katmayı hedefliyoruz. Bir kadının kendi ayakları üzerinde durması, ekonomik özgürlüğüne sahip olması, sosyal anlamda da çoğalarak katlanan etki yaratıyor. İstihdama katılan her kadının önce kendisinin sonra da çevresindekilerin ışıltısına şahit oldukça ben de ışıldıyorum.

Peki toplumsal cinsiyet eşitliğine inanan, savunan, kadınları ışıldatmak için aksiyon alan kadın/erkek lider, kurum, platform ve olayları söyleyebilir misiniz?

Edebiyat tutkularımdan. Yakın zamanda daha önce bir türlü sebebini bilemeden okuyamamış olduğum Anna Karanina’yı okudum. Ve gördüm ki bir miktar ilerlesek de konular hala maalesef geçerli. Bunca yıldır kodlarda olan bakış açılarını değiştirebilmek için ortak hareket etmemizin çok önemli olduğuna inanıyorum. Bu doğrultuda çalışmalar yapan her kurumdan, her bireyden ilham alıyorum ve bu beni daha da güçlendiriyor. Böylece birlikte başaracağımıza daha da inanıyorum. Bir Afrika atasözü “Bir çocuğu yetiştirmek için bir köy dolusu insana ihtiyaç vardır” diyor. Bizim de bu yolda her bireye, her kuruma ihtiyacımız var. Zaman zaman çok kadın derneği var gibi serzenişler de duyuyorum. Ancak hepimizin bu yolculukta bir rolü var. Erkeklerin gönülden destek verdiği çalışmaların da özellikle önemli olduğunu düşünüyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin erkeklerin üzerindeki katı beklentileri yumuşatacağını onları da özgürleştireceğine inanıyorum.

Özlem Güsar
Özlem Güsar Tüm Yazıları