white banner

Şeflerin ve Seyahat Uzmanlarının Favorisi: Ayvalık'ın Saklı Adresleri

22.07.2026
image

Yazı Boyutu:

Ayvalık’ta gezilecek yerler, en lüks butik oteller, lezzet durakları ve plajlar. Ünlü şeflerin ve uzmanların önerileriyle hazırlanan Ayvalık gezi rehberi!

Bu Yazıda Ne Okuyacaksınız?

  • Mimarisi ve Atmosferi: Tarihi Rum evleri, Macaron Mahallesi’nin taş sokakları ve Kuzey Ege’nin büyüleyici atmosferini keşfedin.
  • Uzman ve Şef Önerileri: Şef Ulaş Durmaz ve Levent Gürçay’ın Ayvalık’a özel rota, kafe ve restoran tavsiyelerini inceleyin.
  • Gastronomi ve Konaklama: Cunda’nın simge lezzetlerinden lüks butik otellere ve lokal meyhanelere uzanan seçkin adresleri öğrenin.
  • Plajlar ve Gezi Rotaları: Şeytan Sofrası’ndan Badavut ve Cunda plajlarına kadar en popüler deniz ve seyir noktalarına ulaşın.

Zeytinyağlı mezeleri, taze deniz ürünleri ve Ege’nin en berrak sularıyla tanınan Ayvalık, hem gündüzü hem gecesi ayrı güzel bir Kuzey Ege cenneti. 1850’den fazla tescilli tarihi yapıyla adeta açık hava müzesini andıran taş sokakları, çevresini saran 24 adası ve Ayvalık’ın vazgeçilmez uzantısı Cunda Adası’yla ilçe, hem tarih hem doğa arayanlara aynı anda ev sahipliği yapıyor. Sıcak ama yakmayan Ege iklimi, Kaz Dağları’ndan gelen serin rüzgarlarla dengeleniyor; bu da yaz aylarında bile nefes alınabilir bir tatil ortamı yaratıyor.

Şehrin gürültüsünden uzaklaşıp birkaç günlük bir kaçamak ya da sakin bir yaz tatili planlıyorsanız, Ayvalık gezi rotanıza mutlaka eklenmeli. Cunda’nın meyhanelerinde yüzden fazla çeşidiyle ünlü Ayvalık mezelerini tatmadan, Şeytan Sofrası’ndan gün batımını izlemeden ya da tarihi sokaklarda amaçsızca yürümeden dönmemek gerek. Sarımsaklı ve Altınova gibi sığ ve kumlu plajlarında deniz keyfi yapıp, akşamları sahildeki balık restoranlarında zeytinyağı ağırlıklı bir sofraya oturduğunuzda, hayatın ne kadar güzel olabileceğini bir kez daha hatırlıyorsunuz.


Ayvalık’a Ne Zaman Gidilir?


Aslında yılın her günü bir Ayvalık günü olabilir. İlçe, güzel sahilleriyle akla hemen yaz tatilini getirse de, kocaman çınar ve zeytin ağaçlarının gölgesindeki kafelerinde her mevsim oturup Kuzey Ege’nin tadına varmak mümkün. Sonbahar ve kış aylarında kalabalıktan uzak, daha otantik bir Ayvalık yaşanırken; ilkbahar, taze havası ve çiçek açan zeytinliğiyle şehri keşfetmek için ideal bir zaman dilimi sunuyor.

Deniz tatili için Ayvalık’a gitmeyi planlıyorsanız, Haziran-Eylül aylarını değerlendirin. Bu dönem hem denize girmek hem de ilçenin canlı yaz atmosferini yaşamak için en uygun zaman aralığı. Şunu da unutmayın: Ayvalık ve çevresindeki deniz suyu, Ege’nin serin akıntıları nedeniyle yaz aylarında bile diğer sahil beldelerine göre daha soğuk kalabiliyor. Ani sıcaklık farkına hazırlıklı olmakta fayda var.

{38811}


Ayvalık’a Nasıl Gidilir?


Batan güneşin turuncu tonlarıyla parlayan Kuzey Ege sularında, Ayvalık'ın Cunda sahilinde demirli bir balıkçı teknesi ve uzaktaki adalar, gökyüzündeki dramatik pembe ve turuncu bulutlarla çevrili huzurlu bir gün batımı anını yansıtıyor.
Cunda

Ayvalık’a Uçakla Ulaşım

Balıkesir-Edremit Havalimanı, Ayvalık’a araçla yaklaşık 40 dakika (~39 km) mesafede bulunuyor ve şu anda Türk Hava Yolları ile İstanbul Havalimanı, AJet ile İstanbul Sabiha Gökçen ve Ankara Esenboğa hatlarından karşılıklı seferler alıyor. Yani yurt içinden ya da yurt dışından uçakla Ayvalık’a ulaşmak için İstanbul veya Ankara üzerinden aktarma yaparak Edremit’e inebilir, oradan kısa bir yolla Ayvalık’a geçebilirsiniz.

Ayvalık’a Karayoluyla Ulaşım

İstanbul’dan Ayvalık’a kendi aracınızla gelmek ortalama 4-4,5 saat sürüyor. Gebze’den sonra Osmangazi Köprüsü ve Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu’nu (O-5) kullanarak gelirseniz rahat ve hızlı bir yolculuk yapmış olursunuz. Köprü yerine alternatif bir güzergah isterseniz körfezi dolaşabilir ya da Eskihisar-Topçular feribotunu tercih edebilirsiniz. Bu seçenek biraz daha uzun sürse de yol yorgunluğunu azaltmak isteyenler için keyifli bir alternatif.

Kara ve hava yolu seçeneklerinin yanında, özellikle yaz sezonunda çevre koyları ve Ayvalık adacıklarını keşfetmek isteyenler için Ayvalık çevresine tekne kiralayarak ulaşmak deniz rotasını tatilin aktif bir parçası hâline getiriyor.


Michelin Genç Şef Ödülü sahibi ve Ayvalıklı olan şef Ulaş Durmaz diyor ki;

Şeflerin ve Seyahat Uzmanlarının Favorisi: Ayvalık'ın Saklı Adresleri
Ulaş Durmaz

Ayvalık’ta doğdum, büyüdüm. Ailem hala orada yaşıyor.
Her detayına bayıldığım Sofia en sevdiğim restoran.
Ayna, L’arancia ve Tik Mustafa’nın Yeri Ayvalık’a gidince mutlaka denenmesi gereken restoranlar.

Bir sabah Aşkın Büfe’de Ayvalık tostu ile kahvaltı yaptıktan sonra Macaron’a doğru sahilden bir yürüyüş yapılıp Mor Salkım’da bir koruk suyu içilmeli, Macaron Muhallebicisi’nde bir muhallebi yiyip tarihi sokakları gezmeli. Sonra çarşıya gidip Demirli Mandırası’nda keçi-koyun-inek karışık Bergama tulumu tadılmalı. Öğle yemeğini Paşa’da günün zeytinyağlılarından seçip, İmren Pastanesi’nden sakızlı dondurma-lor tatlısı yenmeli ve eşe dosta ikram etmek için Selanik gevreği alınmalı.

Ayvalık'ın eşsiz gastronomik zenginliğini yansıtan, beyaz masa örtüsü üzerinde mum ışıkları ve çiçeklerle süslü bir akşam yemeği sofrasında, çeşitli mezeler, taze ekmekler ve içeceklerle çevrili insanların Kuzey Ege'nin tadını çıkararak keyifli anlar paylaştığı an.
Sofia
Ayvalık'ın taş döşeli tarihi sokaklarından birinde, Kuzey Ege'nin davetkar atmosferi eşliğinde, içinde taze çilek dilimleri ve kırıntı katmanları bulunan, üzeri bütün bir çilek yarısıyla süslü, şeffaf bir kupadaki lezzetli muhallebinin yakından görünümü.
Macaron Muhallebicisi
Ayvalık'ın tarihi dokusunu yansıtan taş duvarlar ve yemyeşil zeytin ağacının gölgesindeki L'Arancia restoranında, özenle hazırlanmış ahşap masada kristal kadehler ve mor renkli kuru çiçekler eşliğinde Kuzey Ege lezzetlerini bekleyen davetkar bir yemek ortamı.
L’arancia

Bay Nihat’ta “rakı-balık-Ayvalık” ile günü bitirmeli. Bizim ailede herkes aşçı ve Babam Vedat Usta, Muhtelif Ayvalık adında bir mekan açtı. Onun elinden çıkan mezeleri çok beğendiğim için en favori yerlerimden biri olacaktır.


Ayvalık’ta Nerede Kalınır?


Panjur’s Boutique Holiday

Beyaz bir otel binasının ve mavi panjurlu pencerelerin önünde yer alan, berrak suyuyla parlayan bir havuz ve şezlonglar, Kuzey Ege güzeli Ayvalık rehberindeki huzurlu bir tatil otelinin dingin atmosferini yansıtıyor.
Kuzey Ege'nin güzellikleriyle dolu Ayvalık'ta keyifli bir konaklama vadeden Panjur Otel'in, beyaz duvarlar ve taş detaylarla çevrili, güneşin parladığı turkuaz havuzunda muz yapraklarının gölgesiyle dinlenen şezlong, huzurlu bir kaçış sunuyor.

Tarihi taş evleri ve Arnavut kaldırımlı sokaklarıyla keşfedilmeyi bekleyen Cunda Adası‘nda, çam ağaçları arasında konumlanan Panjur Cunda, bahçesinden havuzuna, odasından dinlenme alanlarına kadar her detayı keyifli bir tatil için düşünülmüş butik bir otel. Deniz veya orman manzaralı odalarında, konforunuz göz önünde bulundurularak tasarlanmış bir ortamda, güne tatlı bir esintiyle uyanabilirsiniz.

Yöreye özgü bir kahvaltının ardından açık havuzda serinleyip güneşlenebilir, ferah dinlenme alanlarında hem lezzetli atıştırmalıkların hem de Ege’nin sakinliğinin tadını çıkarabilirsiniz. Cunda merkezine yürüme mesafesindeki otel, küçük ırk evcil dostlarınızla da konaklamaya açık; 0-4,99 yaş arası çocuklar için ücretsiz konaklama imkanı da sunuyor.

D-Resort Ayvalık Murat Reis

Ayvalık'ta, yemyeşil tepelerin eteğindeki modern tesis binası önünde uzanan sakin plajda, lacivert minderli şezlonglar ve açık mavi şemsiyeler, berrak Ege sularıyla bütünleşerek konforlu bir tatil daveti sunuyor.
Ayvalık'ta lüks ve konforlu bir tatil deneyimi sunan bir otelin yemyeşil çimlerle kaplı bahçesinde, beyaz modern dış mekan oturma grubu ve turkuaz yastıklarla donatılmış dinlenme alanı, uzun bir palmiye ağacı, rengarenk çiçekli çalılar ve bitkilerle çevrili, sakin bir Kuzey Ege akşamüstü manzarası eşliğinde huzurlu bir ambiyans sunuyor.

Ayvalık’ın en çok tercih edilen otellerinin başında D-Resort Murat Reis Ayvalık geliyor. Ayvalık merkeze 4 km, Sarımsaklı Plajı’na 3 km ve Cunda Adası’na 15 km mesafede, kendi özel plajıyla denize sıfır konumda yer alan otel, lüks ve konforu bir arada sunuyor. 91 odalık tesiste hem orman hem deniz manzaralı Comfort, Superior, Deluxe ve Süit oda seçenekleri bulunuyor.

Daha izole ve özel bir tatil isteyenler için villa ve bungalov seçenekleri de mevcut. Bahçe içindeki bungalovlar ayrıca evcil dostlarla konaklamaya da açık. Otelin en büyük artılarından biri ise gastronomi tarafı. Restoranındaki lezzetlere, Türk mutfağının önde gelen isimlerinden Şef Ömür Akkor‘un danışmanlığı damgasını vuruyor. Zeytinyağlı Ege lezzetlerinden taze deniz ürünlerine uzanan menü, Ayvalık’ın mutfak kültürünü yansıtıyor.

Güle Cunda

Cunda Adası'nda, geleneksel Rum mimarisine sahip Güle Otel'in cephesi, canlı pembe begonviller ve yemyeşil sarmaşıklarla bezenmiş, otelin mavi penceresiyle birlikte Ayvalık'ın karakteristik sıcak ve tarihi atmosferini yansıtan keyifli bir görüntü sunuyor.
İç mekandan, rengarenk vitray pencereli açık mavi bir kapı ve aralıklı duran açık yeşil bir kapının arasından görünen Arnavut kaldırımlı bir sokağa bakan, taş duvarlı eski Rum evleri ve yeşil bitkilerle dolu, Kuzey Ege'nin davetkar Ayvalık atmosferini yansıtan güneşli bir manzara.

Hem sıcak hem de tarihi bir dokuya ev sahipliği yapan bir yerde konaklamak istiyorsanız Güle Cunda tam size göre bir otel. 2010 yılında mimar Nüshet Ak tarafından tasarlanan otel, geleneksel Rum mimarisini ve Arnavut kaldırımlı sokakları yansıtan özgün detaylarıyla dikkat çekiyor. Girişteki ahşap basamaklı spiral merdiven ve yüksek tavanlı, ferah odalarıyla konfor ve sakinliği bir arada sunuyor.

Cunda merkezinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde yer alan otel, kıyıya sadece 150 metre mesafede. Yani sahile, balıkçı kahvelerine ve adanın meşhur restoranlarına yürüyerek ulaşmak mümkün. Cunda’nın dar sokaklarında bir gün geçirdikten sonra, otelin sakin avlusuna dönüp günü yavaşça noktalamak isteyenler için ideal bir konum.

Cunda Despot Evi

Gün batımında Ayvalık'ın Cunda Adası'nda yer alan tarihi Despot Evi, taş ve beyaz cephesiyle ışıklandırılmış, önündeki parlak mavi havuz ve çevresindeki şezlonglarla ziyaretçilerine eşsiz bir konaklama deneyimi sunan lüks bir otel görünümünde.
Kuzey Ege'nin güzelliğini sergileyen Ayvalık'taki Cunda Despot Evi'nin balkonundan, gün batımının sıcak tonlarıyla aydınlanan denize nazır, ferforje detaylı sandalyeler ve mermer masa ile huzurlu bir anı yansıtan etkileyici bir manzara.

Cunda Despot Evi, hem tarihiyle hem mimarisiyle adeta büyülü bir yer. Yunanistan’ın bağımsızlığını kazandığı günlerde doğum yeri Cunda’ya dönen bir “Despot” (din adamı), 1862 yılında sarımsak taşından bu evi inşa ettirdi. Yıllar içinde bina büyük bir dönüşüm geçirdi. Osmanlı döneminde hükümet binası, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren ise öksüzler yurdu ve ilkokul olarak kullanıldı. Yeşilçam sinema tarihinde de önemli bir yere sahip olan yapı, Hayat Bayram Olsa, Kambur ve Av Zamanı gibi filmlere ev sahipliği yaptı.

1980’de terk edilip yıllarca deprem, yangın ve yağmalamalara maruz kalan bina, 2015’te başlayan titiz bir restorasyonun ardından 2019 yılında otel olarak yeniden hayata döndü. Bu özenli dönüşüm, 2020’de A’ Design Award’da “Kültürel Miras ve Kültür Endüstrisi Tasarımı” kategorisinde altın ödülle taçlandı. Bugün bünyesindeki 1862 Restaurant ve Yund Spa ile misafirlerini ağırlayan Cunda Despot Evi, hem anın tadını çıkarmak hem de 150 yılı aşkın bir tarihe tanıklık etmek isteyenler için eşsiz bir konaklama sunuyor.

Ayvalık’ın kendi ruhunu hissedeceğiniz bir yerde kalmak istiyorsanız eski Rum konaklarından birini konaklama için seçebilirsiniz. Macaron Konağı, CavlıHane, Saatli Konak, Cunda Fora, Fikret Bey Konağı, Ziyabey Konağı bunun için en beğenilen alternatiflerden. D-Resort Murat Reis, Ortunç, Grand Temizel, Parna ise Ayvalık’ın hizmet odaklı otellerinden.

Four Seasons Otelleri Eski Yöneticisi Levent Gürçay diyor ki;

Şeflerin ve Seyahat Uzmanlarının Favorisi: Ayvalık'ın Saklı Adresleri
Levent Gürçay

Ayvalık daimi olarak gittiğim ve her detayıyla çok sevdiğim bir yer. Buraya geleceklere Ayvalık’ı gerçekten yaşamak için önerilerimi şöyle sıralayabilirim:

Ayvalık'ın tarihi dokusunu yansıtan, kırmızı kiremit çatılı eski Rum evlerinin ve görkemli Taksiyarhis Anıt Müzesi'nin öne çıktığı bir manzarada, Kuzey Ege'nin masmavi suları, yeşil adacıklar ve küçük teknelerin bağlı olduğu uzun bir iskele ile buluşuyor.
Ayvalık Rahmi Koç Müzesi

Ayvalık’ta gezilip görülebilecek yerler:

Ayvalık Ayazması, Rahmi Koç Müzesi, Cunda’da Taksiyarhis Rahmi Koç Müzesi, Necdet Kent Kitaplığı.

Ayvalık’ta Alışveriş:

Küçükhan’daki dükkanlar, Sanatçı Tulya Madra’nın Santimetre Kronometre‘si, Sabuncugil Zeytinyağ, Dem Green Zeytinyağ, tasarımlarını geri dönüşüm ürünlerle yapan Çöp (M) Adam Ayvalık’tan hatıra almak için ideal yerler.

Ayvalık’ın Kafeleri:

Güneşli bir Ayvalık sabahında, mermer bir masanın üzerinde serinletici bir buzlu kahve, üzerine limon kabukları serpilmiş kremalı bir dilim cheesecake, tarçınlı bir kek ve lavanta dalları, Kuzey Ege'nin keyifli anlarını yansıtıyor.
Nona Cunda

Melin Cafe, AİMA Teras’taki Soul Food, limonlu cheesecake’i ile mutlaka denenmesi gereken Nona Cunda, koruk suyu meşhur olan Şeytanın Kahvesi ve Macaron’daki şeker kafeleri güzel ve rahat zaman geçirmek için önerebilirim.

Favori Ayvalık Restoranlarım:

Şeflerin ve Seyahat Uzmanlarının Favorisi: Ayvalık'ın Saklı Adresleri
Pizza Teo

Karina, Cunda Ayna, Bay Nihat, Teo’s, Cleto’s, Küçükhan’daki Pizza Teo. Kürşat Zeytinyağı Müzesi‘ndeki yerel ev yemekleri ve özellikle Fatma Kürşat’ın aile yadigarı tarif ile yapılan lor tatlısı denenmeli.

{15406}


Ayvalık’ta Ne Yenir? Restoranlar ve Kahveler


Ayvalık Tostu

Cunda'da bulunan Taş Kahve'de servis edilen, bol malzemeli ve kocaman ekmekli iki adet Ayvalık tostu, üzeri salam, sucuk, erimiş peynir, mayonez ve ketçapla doluyken, yanındaki ince belli çay bardaklarıyla bu Kuzey Ege lezzeti Ayvalık'ta keyifli bir kahvaltı deneyimini yansıtıyor.

Ayvalık tostu, bol malzemesi ve kocaman ekmeğiyle Ayvalık’ın en meşhur lezzeti. Buraya gelip bunu tatmadan dönmemek gerek. Ancak dikkat: Bölgedeki her tostçunun elinden aynı lezzet çıkmıyor, o yüzden doğru adresi bilmek önemli.

Ayvalık merkezinde Tadım Tost Evi, Avşar Tost, Aşkın Tost Evi, Olay Tost ve Titiz Büfe; Cunda Adası‘nda Nesos ve Taş Kahve; Edremit‘te ise Tostçu Muro, Ayvalık tostu konusunda en beğenilen ve güvenle önerebileceğimiz adresler arasında.

Ayvalık Tostu

Papalina

Ayvalık’a Temmuz-Ekim ayları arasında gelirseniz, bölgenin en özel lezzeti papalina balığını mutlaka denemelisiniz. Dünyada sadece Ayvalık ve Cunda Adası arasındaki sularda yetişen bu küçük balık, aslında sardalyanın yavrusu. boyut olarak hamsiye benzese de tamamen farklı bir tada sahip. En büyük özelliği, temizlenmeden, kılçığı ve kafasıyla birlikte zeytinyağında kızartılıp çerez gibi yenmesi. En taze ve bol haline Ağustos ayında rastlanıyor, çünkü av mevsimi bu dönemde başlıyor.

Papalinanın yanı sıra diğer deniz ürünleri de Ayvalık mutfağının vazgeçilmezi. Deniz mahsulleriyle donatılmış bir sofra kurmadan Ayvalık’tan ayrılmamak gerek. Bu konuda Tik Mustafa’nın Yeri ve Ayvalık Deniz Yıldızı Restoran en beğenilen adresler arasında.

Papalina

Ayvalık'ın nefis yemeklerinden biri olan, zeytinyağında kızarmış meşhur papalina tavası, yanında taze limon dilimleri, kırmızı soğan ve domateslerle süslenmiş beyaz bir tabakta, Kuzey Ege sofrasının davetkar atmosferini yansıtan ahşap bir masada iştah açıcı bir şekilde duruyor.

Diğer Lezzetler

Ayvalık’ın yerel lezzetleri listesi burada bitmiyor. Damla sakızlı dondurma, damla sakızlı kurabiye, lor tatlısı, lor kurabiyesi ve bademli muhallebi, Ayvalık’a gidip de tatmadan dönülmemesi gereken tatlılar arasında.

Ayvalık rehberi içeriğinde bahsedilen meşhur lezzetlerden biri olan, şerbetle parıldayan, üzeri hafif çatlak dokulu ve alt kısımları tatlı şerbete batırılmış, tepside yan yana dizilmiş iştah açıcı birçok yuvarlak lor tatlısı, Kuzey Ege'nin özgün tatlarını yansıtan bir görsel sunuyor.

Bu lezzetlerin adresi de belli: Ayvalık Macaron mahallesindeki Macaron Muhallebicisi, bademli ve sakızlı muhallebileriyle; 1954’ten bu yana hizmet veren İmren Pastanesi ile 1942 kurulan Güler Tatlıhanesi, sakızlı dondurma ve lor tatlısıyla; Cunda Adası’ndaki Karadeniz Pastanesi ise lor tatlısı, lor kurabiyesi ve sakızlı kurabiyesiyle öne çıkıyor.

Lor Tatlısı

Ayvalık’tan ve yemeklerinden bahsedince mezeden bahsetmemek olmaz. Tamam Meyhane, Lal Girit Mutfağı, Cunda Meze Dünyası en lezzetli mezeleri tadacağınız restoranlardan.


Ayvalık’ın En İyi Restoranları


D-Resort Ayvalık, NESİL 1970

Ahşap bir masada servis edilmiş iki lezzetli Ayvalık yemeği: üstteki tabakta filiz yeşillikleri ve yoğurt sosuyla mücver benzeri çıtır mezeler, alttaki tabakta ise ızgara limon, yeşillik ve kurutulmuş domates eşliğinde kızarmış taze balık fileto, Kuzey Ege'nin zengin deniz mahsullerini ve özgün lezzetlerini vurguluyor.
Kuzey Ege'nin incisi Ayvalık'ın meşhur sofralarını yansıtan ahşap bir masada, üzerinde yeşil zeytinler, cevizli ezme, taze peynir çeşitleri ve domateslerle süslenmiş, zeytin dallarıyla zenginleştirilmiş iştah açıcı birçok meze tabağı görülüyor.

D-Resort Ayvalık’ın deniz kenarındaki restoranı NESİL 1970, otelin 1970’lerden gelen mirasını günümüze taşıyan bir gastronomi durağı. Restoran, Ayvalık halkının kuşaktan kuşağa aktardığı geleneksel tarifleri modern bir bakış açısıyla yorumluyor. Menüde kullanılan ürünlerin tamamı yöredeki yerel tedarikçilerden temin ediliyor. Öğle saatlerinde hafif yemekler ve atıştırmalıklarla, akşamları ise Ege ve Akdeniz mutfağının seçkin lezzetleriyle hizmet veren mekan, “sürdürülebilir mutfak” anlayışını benimsiyor.

NESİL 1970’te zeytin ağaçlarının gölgesinde kurulan masalar ve otelin denize sıfır konumu, yemeğin kendisi kadar atmosferi de deneyimin bir parçası haline getiriyor.

İki Kişilik Restoran

Ayvalık'ın karakteristik çatıları, tarihi Rum evleri ve pırıl pırıl deniziyle büyüleyici Kuzey Ege manzarasına nazır şirin bir terasta, desenli ceketli ve kırmızı pantolonlu bir beyefendi kollarını kavuşturmuş dururken, yanında özenle hazırlanmış Ayvalık sofrası, güneş batımına karşı eşsiz bir deneyime davet ediyor.

Dünyanın ilk iki kişilik restoranı unvanıyla tanınan İki Kişilik Restoran, Ayvalık’ta açıldığı günden bu yana yoğun ilgi görmeye devam ediyor. Şef Can’ın imzasını taşıyan mekan, sıra dışı konseptinin yanı sıra lezzetli yemekleri ve eşsiz manzarasıyla da öne çıkıyor. Romantik bir buluşma ya da özel bir kutlama için akılda kalıcı bir deneyim arayanlara hitap ediyor. Restoran, pop-up işbirlikleriyle Bursa ve Kapadokya‘da da misafirlerini ağırlıyor.

L’Arancia

Ayvalık Rehberi makalesinde bahsedilen L'Arancia restoranının tarihi taş avlusunda, misafirlerin zeytin ağacının gölgesinde Kuzey Ege'nin yöresel lezzetlerini deneyimlediği samimi ve huzurlu bir yemek alanı.
Cunda'nın Egeli ve İtalyan mutfağını birleştiren L'Arancia restoranında, turuncu narenciye desenli Amerikan servisleriyle bezenmiş masada, rose ve beyaz şarap kadehleri, carpaccio benzeri bir başlangıç, taze yeşil salata ve çeşitli mezelerle donatılmış, keyifli bir Ayvalık Kuzey Ege akşam yemeği sahnesi.

Cunda’nın hem Egeli hem İtalyanı L’Arancia, yaz menüsüyle konuklarını benzersiz bir lezzet yolculuğuna davet ediyor. Restoran, dünyanın birçok yerini gezen, Cunda’ya tutkun ve İtalyan mutfağına hayran olan Merve ve Özden Avcı çiftinin hayaliyle 2019 yılının Mayıs ayında kapılarını açtı. Ayvalık’ın ve Sicilya’nın ortak özelliklerini yansıtan dekorasyonu, mekanı Cunda’nın en karakterli gastronomi duraklarından biri haline getiriyor.

Mutfakta, bölge üreticilerinden temin edilen taze yerel ürünler; karides, ahtapot, papalina gibi deniz ürünleri, kabak çiçeği, peynir, zeytin ve zeytinyağı katkısız ve en doğal haliyle, İtalyan pişirme teknikleriyle buluşuyor. Cunda’ya özgü papalina balığının kızartma yorumu, menünün en çok konuşulan lezzetlerinden biri. L’Arancia hafta içi öğleden sonra 13:00’ten, hafta sonu ise sabah 10:00’dan itibaren açık; erken saatte gidenler L’Arancia’nın kendi ürünleriyle hazırlanan özel kahvaltısını da tadabilir.

Nona Cunda

Kuzey Ege güzeli Ayvalık'ın Cunda Adası'ndaki Nona Cunda kafesinde, yeşil yapraklı bir ağacın beyaz badanalı gövdesinin gölgesinde, pembe çiçeklerle süslenmiş taş döşemeli bir alanda bekleyen küçük yuvarlak masa ve iki sandalyenin görüldüğü davetkar bir bahçe köşesi.
Beyaz mermer bir masada, Ayvalık'ın Cunda Adası'nda yer alan Nona Cunda'dan bir dilim limonlu cheesecake, buzlu kahve, tarçınlı bir muffin ve küçük bir cam vazo içinde kuru lavanta buketinin güneş ışıkları altında keyifli bir anını yansıtan kare.

Cunda sokaklarını dolaşırken biraz nefes almak ve nefis kahvelerin tadını çıkarmak için Nona‘ya uğrayabilirsiniz. Bahar Sokak’taki ufak ve sakin mekan, sıcak-soğuk kahve çeşitlerinin yanı sıra ev yapımı tatlıları, granola ve raw tatlı gibi sağlıklı atıştırmalık seçenekleriyle de dikkat çekiyor. Adanın arka sokaklarındaki konumu, kalabalıktan kaçıp huzurlu bir mola vermek isteyenler için tam isabet.

Nona’nın tatlıları arasında limonlu cheesecake, favorimiz. Tuzlu zeytinli kek ve meyveli tartlar da damaklarda iz bırakan diğer lezzetler.

Ayna Cunda

Ayvalık'ın tarihi dokusunu yansıtan bir restoranda, güneş ışıklarıyla aydınlanan beyaz örtülü uzun bir yemek masası, her tabağın üzerindeki taze zeytin dalları ve Kuzey Ege'nin zeytinyağı kültürünü çağrıştıran şişelerle sade ve davetkar bir ziyafet ortamı sunuyor.
Ahşap bir masa üzerinde, Ayvalık'ın zengin mutfağını ve Kuzey Ege lezzetlerini yansıtan enginar ve patatesli zeytinyağlı bir yemek, yoğurtlu mantı ve köfteli sebzeli çorba gibi iştah açıcı seçenekler, yanlarında fırınlanmış kek, kurabiyeler ve taze biberiye ile dolu bir gastronomik şölen.

Ayna Cunda, hem sağlıklı hem yerel tatları keşfetmek için Cunda’nın en iyi restoranlarından biri. Ezgi Güven ve Nihal Sayın ikilisinin yaklaşık 10 yıldır işlettiği mekan, Akdeniz ve Girit mutfağının özgün tatlarını Ege’nin organik sebze ve deniz ürünleriyle harmanlıyor. Menünün simgesi haline gelen ve kalamar mürekkebiyle, tamamen yerli deniz ürünleriyle pişirilen Şımarık Pilav denenmeli. Cunda’nın özetini sunan Zeytinyağlı Tabağı da sofranızda olsun.

Cunda Luna

Beyaz cepheli, taş çerçeveli girişinde ay şekilli U harfiyle LUNA food & cocktail tabelasının bulunduğu Cunda Luna, Ayvalık Rehberi'nde öne çıkan keyifli mekanlardan biri; kapının iki yanında yükselen yeşil fidanlar ve içerideki bol çeşitli bar görüntüsüyle davetkar bir atmosfer sunuyor.
Ahşap bir masada, çeşitli şarküteri ürünleri, peynirler, incir, ceviz ve siyah üzümle donatılmış iştah açıcı bir sunum tabağının, kırmızı şarap kadehleri ve ferahlatıcı salatayla birlikte Kuzey Ege'nin zengin Ayvalık sofralarından keyifli bir an.

Bütün yorgunluğunuzu alıp götürecek kokteylleri ve yemekleriyle bilinen Cunda Luna‘nın harika ambiyansında keyifli vakit geçirmeniz mümkün. 2018 yılında açılan ve yerel malzemelere modern yorumlar getiren restoran; deniz mahsullü pizza, lokum bonfile, siyah mürekkep hamurlu deniz mahsüllü lahmacun ve istakozlu makarna gibi imza tabaklarıyla dikkat çekiyor. Sokrat, ananas-limon ve tatlı/acı Luna gibi özgün kokteylleri de menünün öne çıkan lezzetleri arasında.

Cunda Adası’na gittiğinizde, değişmeyen ve taze lezzetleri tatmanız için en uygun mekanlardan biri.

Cunda Uno Pizza

Cunda Uno Pizza restoranının önünde, ahşap piknik masalarının yer aldığı taş döşeli bir alanda, gün batımı ışıklarıyla aydınlanmış beyaz binanın üzerinde tam bir gökkuşağı beliriyor; bu Kuzey Ege güzeli Ayvalık'ta unutulmaz anlar vadeden keyifli bir sahne.
Ayvalık'ın zengin mutfağını farklı lezzetlerle taçlandıran Cunda Uno Pizza'dan, fırından yeni çıkmış, kenarları çıtır, üzerinde bolca taze roka, ince dilimlenmiş füme et ve rendelenmiş peynir bulunan iştah açıcı bir pizza, mutfak tezgahında servis edilmeye hazır bekliyor.

Yöresel malzemelerle farklı bir pizza anlayışı geliştiren Cunda Uno Pizza, farklı tatlar arayanlar için tam isabet. 1991 yılında Nazik ve Yusuf Somay çifti tarafından 9 masayla kurulan ve bugün oğulları İsmet ve Ali Haydar Somay tarafından sürdürülen bu aile işletmesi, 30 yılı aşkın süredir Cunda’nın en köklü lezzet duraklarından biri.

Menünün öne çıkan lezzeti, yerel otlarla hazırlanan ve Cunda’ya özgü hale gelen lorlu-otlu pizza; bunun yanı sıra dana carpaccio’lu pizza, çeşitli burgerler ve makarnalar da tercih edilenler arasında. Nefis pizzalar, burgerler ve makarnalar eşliğinde keyifle yemeğinizin tadını çıkarabilirsiniz.

Güler Tatlıhanesi

Kuzey Ege'nin güzide durağı Ayvalık'ın geleneksel lezzetlerinden Güler Tatlıhanesi'ne ait, üzerinde işletmenin geçmişini yansıtan nostaljik bir fotoğrafın yer aldığı, bol şerbetli ve cevizli, baklava dilimleriyle dolu parlak bir tepsi.
Bir tepsi dolusu parlak şerbetli tatlının üzerinde, geçmişte bu lezzetli Ayvalık tatlılarından yiyen iki adamı gösteren eski bir siyah beyaz fotoğrafı tutan bir el, Kuzey Ege’nin köklü mutfak mirasından gelen tatlı kültürünü vurguluyor.

Güler Tatlıhanesi, 1942’den bu yana Ayvalık çarşısında lezzetli ve geleneksel tatlılar üretiyor. Özellikle lor baklavası ve sakızlı dondurmasıyla tanınan mekan, Ayvalık’ta yerel tatlıları keşfetmek isteyenler için ilk durak olmayı hak ediyor. Zeytinyağlı hamurlu lor baklavasının tatlı-tuzlu dengesi ve sakızlı dondurmanın eşsiz kıvamı, ziyaretçilerin en çok övdüğü detaylar arasında.

Pekmezli kurabiye, lor kurabiyesi, Ayvalık güzeli ve daha birçok geleneksel tatlı çeşidiyle burada harika bir tatlı yiyebilirsiniz.

Macaron Muhallebicisi

Ayvalık'ın Macaron Mahallesi'ndeki tarihi ve samimi atmosferli Macaron Muhallebicisi'nin içinden, geleneksel ahşap masalar, hasır sandalyeler ve dışarıdaki hareketli sokağı gösteren kırmızı çerçeveli pencerelerle dolu bu keyifli mekanda Kuzey Ege'nin tadını çıkarabileceğiniz bir köşe görülüyor.
Ayvalık'ın meşhur Macaron Muhallebicisi'nde, zarif bir kasede sunulan bademli muhallebi ve yanında demli bir çay, Kuzey Ege'ye özgü huzurlu bir ortamda, arka planda görünen desenli minderler ve samimi atmosfer eşliğinde unutulmaz bir lezzet deneyimini gözler önüne seriyor.

Ayvalık’ın tarihi Macaron Mahallesi‘nde bulunan Macaron Muhallebicisi, bademli ve sakızlı muhallebileriyle biliniyor. Mahallenin ismi de aslında kendine has bir hikaye taşıyor. “Macaron“, Rumca kökenli bir kelime olup mercanköşk (marjoram) bitkisinden geliyor. Bölgede eskiden bu bitki bolca yetiştirildiği için mahalleye bu ad verilmiş.

Ayvalık’ı keşfederken, tarihi Rum evlerinin ve dar sokakların büyüsüne kapılıp gezerken küçük bir mola vermek için ideal bir durak. Bademli muhallebinin yanına reyhan şerbeti isteyin. Menüdeki San Sebastian cheesecake de denemeye değer bir başka lezzet.

Cunda Karadeniz Pastanesi

Kuzey Ege'nin güzeli Ayvalık'ın tarihi dokusunu yansıtan Cunda Karadeniz Pastanesi'nin, taş duvarlarını saran kırmızı güller, mor begonviller ve yeşil sarmaşıklarla bezeli, sarı-ahşap dış mekan masalarıyla dolu davetkar girişi.
Ayvalık'ın davetkâr atmosferinde, Kuzey Ege'nin misafirperverliğini yansıtan bir masada, parlak kırmızı kirazlarla süslenmiş katmanlı zarif bir tatlı ile çıtır kabuklu bir cheesecake dilimi, keyifli bir molaya çağırıyor.

Cunda Adası’nda, Çarşı Caddesi No:10‘da bulunan Karadeniz Pastanesi, lor tatlısı, lor kurabiyesi, sakızlı kurabiye, Kavala kurabiyesi ve bademli keşkül gibi yöresel lezzetleriyle biliniyor. Sarmaşıklarla kaplı mor panjurlu taş binası, renkli çiçekleri, büyük hasır lambaları ve minik renkli masalarıyla mekan görsel atmosferiyle de dikkat çekiyor.

Adanın en çok ziyaret edilen pastanelerinden biri olduğundan yaz aylarında masa bulmak zorlaşabiliyor. Bu yüzden özellikle öğleden sonraları erken saatte uğramanız önerilir.

Natürköy Sapanca Yöneticisi Irmak Tuğmaner Çelen diyor ki;

Ağzına kadar çeşitli zeytinler, reçeller, peynirler ve taze sıkılmış portakal sularıyla dolu taş duvarlı bir mekanda Ayvalık'ın yöresel lezzetlerini sunan zengin bir kahvaltı sofrası, Sural Çiftliği'ne özel zeytinyağı şişesiyle Kuzey Ege'nin misafirperverliğini yansıtıyor.
Kırmızı beyaz kareli örtülü, ağaç gölgeleri altında kurulan bir masada zeytinyağı, sıcak çaylar, börekler, çeşitli peynirler ve zeytinlerle zenginleştirilmiş geleneksel bir Ayvalık kahvaltısı sunulurken, arka planda ahşap salıncaklar ve sandalyelerle doğal Kuzey Ege güzelliği hissedilen huzurlu bir çiftlik ortamı görülüyor.

Yılın her zamanı çok sevdiğim; yazları geçirmekten ayrıca keyif aldığım Ayvalık’a gelenlere önerim mutlaka Sural Çiftliği‘nde kahvaltı yapmak için zaman ayırmaları. Doğanın içerisinde enfes kahvaltı yapmak isteyen harika bir yer olan çiftlikte, kahvaltının ardından buradaki hayvanlarla zaman geçirebilirsiniz. Kahvaltı eşliğinde mutlaka denemeniz gereken ise Sural Çiftliği’nin inanılmaz lezzetli karadut suyu.

Altınova Mah. Yukarı Karayer Küme Evleri, No: 9, Ayvalık/Balıkesir; 05423058240

Lokmacı Mustafa

Cunda’da tam adıyla Lokma İmparatoru Saki & Mustafa’nın Yeri olarak bilinen bu mekan, 1987 yılından bu yana hizmet veriyor. Cunda’da mutlaka uğranıp lokmasının tadılması gereken duraklardan biri. Mekanın ustası Saki Bey, lokma yapmayı Girit göçmeni anneannesinden öğrenmiş. Sıcak, hafif ve şerbetli lokmalarıyla yıllardır hem yerel halkın hem turistlerin uğrak noktası.

Lezzetli lokmaların tadına bakmanın yanı sıra, ustanın inanılmaz hızla lokma dökme performansını izlemek de başlı başına bir olay. Sahildeki bu küçük dükkanın önünde günün her saati uzun bir kuyruk oluşuyor.

{38811}


Ayvalık’ın En Güzel Sahilleri & Plajları & Beach Club’ları


Ayvalık Sahilleri

Kuzey Ege'nin güzelliklerinden Ayvalık'ın Badavut sahilinde, gün batımının altın sarısı ve soluk mavi tonlarıyla aydınlanan gökyüzü altında, dalgaların ve rüzgarın milyonlarca yılda şekillendirdiği katmanlı, oyuklu kayalık oluşumları ve denize doğru uzanan doğal bir patikada yürüyen küçük insan siluetleri büyüleyici bir manzara sunuyor.
Badavut

Haritaya göz attığınızda Ayvalık’ın çevresinde birçok sahil göreceksiniz. Kuzeyde Assos‘tan (yaklaşık 2-2,5 saat) başlayarak Küçükkuyu, Altınoluk, Akçay, Pelitköy üzerinden güneye doğru ilerledikçe, Gömeç (~15 km, en yakın komşu ilçe), Altınova, Kabakum ve hatta Dikili‘ye kadar uzanan geniş bir sahil şeridinde sayısız plaj seçeneği bulabilirsiniz. Bu noktaların bir kısmı Ayvalık’a çok yakın, bir kısmı ise saatlerce sürecek bir yolculuk gerektiriyor.

Ayvalık ve yakın çevresinde ise deniz için hem hizmet alabileceğiniz plajlar hem sakin koylar hem de kamp yapabileceğiniz alanlar mevcut: Sarımsaklı, Kapri, Duba, Ören, Pateriça, Çataltepe, Badavut ve Şirinkent, şezlong, şemsiye ve gün içi ihtiyaçlarınız için hizmet sunan tesisli plajlardan.

Ayvalık'ta, Kuzey Ege'nin güzelliklerini yansıtan Ortunç Koyu'nda, güneşin berrak gökyüzünde parladığı, çakıllı ve kumlu sığ kıyı şeridiyle birleşen sakin denizi ve çam ağaçlarıyla bezeli kayalık yamaçları gösteren huzurlu bir manzara.

Daha sakin, kendi eşyalarınızla gelebileceğiniz bir yer isterseniz Onurkent Plajı, Ortunç Koyu, Karaağaç Sahili ve Altınkum‘u değerlendirebilirsiniz. Cunda Adası’nın batısında yer alan Ortunç Koyu, temiz denizi ve Mavi Bayrak ödüllü plajıyla öne çıkarken; Şeytan Sofrası yoluna yakın konumdaki Altınkum ise ormanla denizin iç içe geçtiği doğal bir koy. Ancak tuvalet, duş gibi tesisleri bulunmadığından hazırlıklı gitmekte fayda var.

Cunda Adası’ndan hareket eden tekne turlarını da Ayvalık ve çevresindeki en güzel ve bakir koylarda yüzmek için tercih edebilirsiniz.

{45753}

Ayvalık’ın En Güzel Plajları

MŌLA Cunda Hotel & Beach

Cunda'da, denizin berrak sularına nazır, şemsiyelerle donatılmış çimenlik alanı, iskele ve su içi salıncaklarıyla sakin bir tatil cenneti sunan MŌLA Cunda Hotel & Beach'in kuşbakışı görüntüsü, Ayvalık rehberimizin huzurlu tatil önerilerinden birini gözler önüne seriyor.

Mola Cunda, adını bölgeyle özdeşleşen değirmenlerin Latincesi “MŌLA“dan alıyor ve mimarisiyle de bu değirmen konseptini yaşatıyor. Tarihi izler taşıyan yapısı, çevre dostu malzemelerle inşa edilmiş binası ve doğa dostu ısıtma/soğutma sistemleriyle farklılığını ortaya koyan otel, geniş avlusu, ferah bahçesi ve serinleme havuzuyla harika bir mola noktası olmuş.

Yörenin en taze ürünleriyle hazırlanan açık büfe Ege kahvaltısıyla güne başlayabilir, Cunda değirmeni formunda tasarlanmış barında özel kokteyller içebilirsiniz. Otelin kendi mavi bayraklı plajına ücretsiz servisle (~15 dakika) ulaşmak mümkün; şezlong, şemsiye ve havlu da sunuluyor. Cunda merkezine sadece 300 metre mesafede olan otel, kalabalıktan uzak ama merkeze yakın, sessiz ve keyifli bir tatil sunuyor.

Otel Sobe

Mor begonvillerin gölgelediği, ahşap iskelenin masmavi denize uzandığı, hasır şemsiyeler ve şezlonglarla donatılmış Otel Sobe'nin huzurlu sahilinde Ayvalık'ın keyfini çıkarabileceğiniz dinlendirici bir Kuzey Ege manzarası.

Cunda Adası’nın en sakin bölgelerinden biri sayılan Pateriça 2. Köyü‘nde bulunan özel plaj, yaz aylarında gitmek için harika bir yer. Yemyeşil bir çevreyle kaplı plajda yüzme keyfinin yanında koyu ziyaret eden yunusları izleyebilir, deniz dibindeki pinaları (deniz kabuklu canlıları) gözlemleyebilirsiniz.

Plaj, Otel Sobe‘ye ait. 19. yüzyılda bir şaraphane olarak kullanılan taş bir binadan dönüştürülen, Cunda merkezinde yer alan bu butik otelin, merkeze ~7-8 km uzaklıktaki Pateriça bölgesinde kendi özel plajı var. Otelden plaja servis mevcut; plaj her gün 11:00-19:00 saatleri arasında hizmet veriyor. Kontenjanı sınırlı olduğundan, otelde konaklamıyorsanız gitmeden önce plaj bölümü için rezervasyon yaptırmanızı öneririz.

Cunda Sakin Plaj

Ayvalık'ın Cunda Adası'ndaki sakin bir plajda, yemyeşil çimlerin üzerinde uzanmış iki ahşap şezlong, arkalarında turkuaz renkli berrak denizin ve uzakta yüzen küçük iskelelerin oluşturduğu dingin manzarayı sunuyor, bu Kuzey Ege güzelliği ziyaretçilerine huzur vadediyor.

Cunda merkezden yaklaşık 20 dakika mesafede, Pateriça Koyu‘nda yer alan Sakin Plaj, kafanızı dinlemek için muhteşem bir yer. Sadeliğin yanında sağladığı konforla sakin bir gün geçirebileceğiniz bu plaj, çalışanlarının güler yüzlülüğü ve profesyonel hizmetiyle de adından sıkça bahsettiriyor.

Plaj, 12 yaş üstü misafirleri kabul ediyor. Bu yüzden özellikle sessiz ve huzurlu bir deniz deneyimi arayan çiftler ve yetişkin gruplar için ideal bir tercih. Plajın yanı sıra bünyesinde bir guesthouse, restoran ve pub da bulunuyor. Yolunuz Cunda Adası’na düşerse mutlaka değerlendirmeniz gereken plajlardan biri.


Ayvalık’ta Gezilecek Yerler


Ayvalık, denizi kadar sokakları ve içinde ziyaretçilerini bekleyen güzelliklerle de görmeye değer bir yer. Coğrafi güzellikleri, adının kullanımı MÖ 330’a (4. yüzyıl) dayanan köklü tarihiyle ve hâlâ dokusunu koruyan Rum mimarisi izleriyle Ayvalık’ta görmeniz gereken pek çok yer var. Antik çağda Kydonia olarak anılan yerleşim, Helenistik ve Roma dönemlerinde önemli bir merkez oldu. Bugünkü Ayvalık ise 1430-1440 yılları arasında, limana hakim bir tepe üzerinde kuruldu.

Şeytan Sofrası

Ayvalık'ın güneyindeki Sarımsaklı Yarımadası'nda yer alan Şeytan Sofrası'ndan görülen, Kuzey Ege'nin turkuaz sularına dağılmış yemyeşil adacıklar ve uzakta ufukta beliren kıyı yerleşimlerinin büyüleyici panoramik görünümü.

Sarımsaklı Yarımadası‘nda, Ayvalık’ın güneyinde, Küçükköy Mahallesi’ne bağlı tepe, adalar manzarasıyla güneşin batışını izleyebileceğiniz en güzel yerlerden biri. Eski bir efsane yüzünden yüksek bir sofraya benzetilen ve üzerindeki “şeytanın ayak izi” adı verilen şekil yüzünden bu adı almış olsa da, yerin şeytanla gerçek bir bağlantısı yok.

İlginç olan şu ki, bu tepenin iki farklı efsanesi var. İlkine göre, 16. yüzyılda burada yaşayan Penelope adında bir Rum münzevi, kiliseye karşı gelmesi nedeniyle halk tarafından “şeytan” ilan edilip kovulmuş ve bu tepeye yerleşmiş. İkinci ve daha mitolojik anlatıma göre ise, gazeteci-yazar Saffet Emre Tonguç‘un aktardığı üzere, Zeus’un süt annesi ve Kaz Dağları’na adını veren İda, oğlunu korumak için şeytanı gökyüzünden kovmuş; üç ayaklı olduğuna inanılan şeytan kaçarken bıraktığı izlerden birini bu tepeye, birini Kaz Dağları’na, birini de Midilli’ye bırakmış.

Aslında artık aktif olmayan yanardağların lavlarının soğurken bıraktığı şekil yüzünden kocaman bir ayak izini andıran bu oluşuma çaput bağlayarak dilek dilemek, Şeytan Sofrası’na geldiğinizde yapabileceğiniz hoş geleneklerden.

Aşıklar Tepesi

Kuzey Ege güzeli Ayvalık'ta, Cunda Adası'ndaki Aşıklar Tepesi'nden masmavi denizi ve adaları kucaklayan manzaraya hakim, taş yapılı eski bir yel değirmeni, kuru otlar ve topraklı patika eşliğinde berrak gökyüzü altında tüm ihtişamıyla yükseliyor.

Aşıklar Tepesi

Ayvalık’ın manzara izleme noktalarından biri olan Aşıklar Tepesi, Cunda Adası’nda bulunuyor. Biraz yokuş çıkmayı gerektirse de tepedeki manzara kesinlikle buna değiyor. Adanın meşhur yel değirmenlerinden biri de bu tepede yer alıyor.

Tepedeki Agios Yannis Kilisesi, doğal aşınma ve 1944 depreminin verdiği hasarla harap hale geldi ancak 2006 yılında Rahmi Koç tarafından restore edilerek 2007’de Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı adıyla ziyarete açıldı. Kütüphanenin ismi, emekli büyükelçi Necdet Kent ve eşi Sevim Kent’ten geliyor. Kitap koleksiyonu ise oğulları Muhtar Kent tarafından bağışlandı İçeride nadir bulunan kitapların yanı sıra Meryem Ana ve İsa’ya ait olduğu düşünülen freskleri de görebilirsiniz. Kilisenin terasındaki küçük kafe, tırmanışın ardından mola vermek için ideal bir nokta.

Taksiyarhis Anıt Müzesi

Dar, güneşli bir taş sokak, eski Rum evlerinin ve yeşil bitkilerin arasından, Ayvalık'ın tarihini yansıtan Cunda Adası'ndaki görkemli, krem rengi Taksiyarhis Kilisesi'ne ve belirgin kubbelerine doğru uzanıyor.

Taksiyarhis Kilisesi

Taksiyarhis Kilisesi‘nin 1400’lü yıllarda küçük bir şapel olarak yapıldığı tahmin ediliyor. Bugünkü haline ise 1873 yılında, o dönem yaklaşık 10 bin kişilik Rum nüfusuna sahip Ayvalık halkının katkılarıyla kavuştu. Neoklasik üslupta, tek kubbeli bazilika planıyla inşa edilen kilise, yörenin meşhur sarımsak taşından örülü.

Yıllar içinde harap hale gelen yapı, 2011 yılında Rahmi Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından restore edilerek 2014’te müze olarak ziyarete açıldı. Kilisenin içindeki mimari detaylar, işlemeler ve renkler mutlaka görülmeye değer. Dar ama yorucu olmayan bir yokuşun ardından ulaşılan kiliseyi ziyaret etmek için küçük bir giriş ücreti ödemeniz gerekiyor (Müzekart geçerli).

Taş Kahve

Cunda'daki meşhur Taş Kahve'nin kemerli, renkli vitray detaylı pencerelerinden Kuzey Ege'nin masmavi denizine nazır dış mekanda keyifli vakit geçirenlerin göründüğü aydınlık ve davetkar iç mekanı, Ayvalık'ın özgün atmosferini yansıtıyor.
Kuzey Ege güzeli Ayvalık'ın Cunda adasındaki Taş Kahve'de, güneşi kucaklayan taş binanın önünde, markanın logosunu taşıyan fincanda geleneksel bir kahve tutan el, bölgenin eşsiz atmosferinde yaşanılan huzurlu anları gösteriyor.

Taş Kahve

Ayvalık’a gelince mutlaka uğramanız ve kahvesinin tadına bakmanız gereken bir yer Taş Kahve. Hikaye aslında Girit’te başlıyor: Giritli Hüseyin Bey, babası Nuri Bey ile birlikte Resmo’da (Rethymno) aynı adı taşıyan bir kahvehane işletiyordu. 1923’teki nüfus mübadelesiyle Girit’ten koparılan Hüseyin Bey, babasının vefatının ardından annesi Adile Hanım’la birlikte Cunda’ya yerleşti ve 1927 yılında, eski Girit’teki kahvesine benzeyen bu sarımsak taşı binayı satın alarak Taş Kahve’nin bugünkü hikayesini başlattı.

Bugün üçüncü kuşak tarafından işletilen kahvede, dedelerinin mübadele sırasında Girit’ten getirdiği 150 yıllık dibek taşında günde 10 bin kez dövülerek öğütülen geleneksel dibek kahvesi hâlâ aynı yöntemle hazırlanıyor. Yüksek tavanlı, sarımsak taşıyla inşa edilen mekanın bahçesindeki ahşap sandalyelere oturup denize karşı bu kahveyi yudumlamak son derece keyifli.

Taş Kahve’nin asıl güzelliği taşıdığı tarihi ve mirası olsa da, Ayvalık’a gelince yolunuzu buraya düşürüp mutlaka kahvesini içmelisiniz.

Ayvalık Sokakları

Ayvalık'ın tarihi dokusunu yansıtan taş döşeli dar sokakta, fuşya rengi begonvillerle süslenmiş, koyu renk kepenkli eski Rum evleri Kuzey Ege'nin davetkar atmosferini gözler önüne seriyor.

Hiçbir plan yapmadan, Ayvalık sokaklarını adımlayacağınız bir gün mutlaka ayırın. Eski Rum evleri ve konakları, denize çıkan taş sokakları, begonvilleriyle özellikle bahar aylarında Ayvalık’ın sokakları tadına doyulmaz güzellikte oluyor. Ayvalık ve Cunda’da bugün hâlâ ayakta duran, çoğu tescilli yaklaşık 1.700-1.850 tarihi yapı bulunuyor. Bu da kenti adeta bir açık hava müzesine dönüştürüyor. Bu evlerin en güzel örneklerini Zeki Bey Mahallesi ve Macaron Mahallesi’nde görebilirsiniz. Yolunuz buraya düştüğünde Macaron Muhallebicisi‘ne ve ev yapımı lezzetleriyle tanınan Pino‘ya (Zeki Bey Mah., 13 Nisan Cad. No:27) uğramayı ihmal etmeyin.


Ayvalık’tan Ne Alınır?


Parlak mavi bir Ayvalık gökyüzünün altında, yörenin zenginliğini ve Kuzey Ege'nin güzelliğini simgeleyen, olgunlaşmaya başlamış yemyeşil zeytinlerle dolu bereketli zeytin ağacı dalları yakın çekim görünüyor.

Konu Ayvalık olunca akıllara ilk olarak zeytin geliyor. Kaz Dağları’nın bol oksijenli havası ve bölgenin toprak yapısı sayesinde Türkiye’nin en kaliteli zeytinyağlarından birini üreten Ayvalık’ta, yerel üreticilerden istediğiniz asiditeye sahip, farklı tekniklerle üretilen (soğuk sıkım gibi) zeytinyağını bulabilirsiniz. Özellikle erken hasat zeytinyağı (henüz yeşilken toplanan zeytinlerden, 27°C altında sıkılarak üretilen, yoğun meyvemsi aromalı ve yüksek polifenol içerikli bir tür) bölgenin en aranan ürünlerinden.

Birbirinden lezzetli zeytin ve zeytinyağı dışında, temiz içerikle ve yine yerel üreticinin emeğiyle ortaya çıkmış zeytinyağlı sabunlara da göz atmalısınız. Ayvalık’ın en meşhur pastanelerinden Güler Tatlıhanesi (1942) ve İmren Pastanesi‘nin (1954) lor kurabiyesi de eve dönerken yanınıza alabilecekleriniz arasında.

Kapak Görseli: iStock

white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için