white banner

Ferruh Karakaşlı ile Multiplicism Üzerine: Yeni Bir Sanat Dilinin Hikâyesi

25.06.2026
Ferruh Karakaşlı ile Multiplicism Üzerine: Yeni Bir Sanat Dilinin Hikâyesi

Yazı Boyutu:

Türk-Avusturyalı sanatçı Ferruh Karakaşlı, MULTIPLICISM SS26 sergisiyle resim, heykel ve tasarımı bir araya getirirken yeni sanat yaklaşımını ilk kez kapsamlı biçimde izleyiciyle buluşturuyor.

Ferruh Karakaşlı’nın Artopol Art Gallery’de açılan MULTIPLICISM SS26 sergisi, sanatçının uzun yıllardır geliştirdiği görsel dili ilk kez “Multiplicism” kavramı etrafında bir araya getiriyor. Resim, heykel, ipek baskı ve limited edition üretimlerden oluşan seçki, sanat ile modayı ortak bir zeminde buluşturuyor. Röportajımızda Karakaşlı, Multiplicism’in ortaya çıkışını, Human Density kavramını ve bu yeni yaklaşımın geleceğini kendi sözleriyle anlatıyor.

Ferruh Karakaşlı “MULTIPLICISM SS26” Sergisi

  • Yer: Artopol Art Gallery, Polat Piyalepaşa Çarşı, Beyoğlu
  • Tarih: 23 Haziran – 5 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı–Cumartesi 11.00–19.00 | Pazartesi ve Pazar randevu ile
  • Instagram

Türk-Avusturyalı sanatçı ve tasarımcı Ferruh Karakaşlı’nın MULTIPLICISM SS26 başlıklı sunumu, çağdaş sanat ile yaratıcı moda üretimini aynı zeminde buluşturuyor. Tuval çalışmaları, heykeller, limited edition üretimler, ipek baskılar ve ayna üzeri baskılardan oluşan seçki, sanatçının 2026 yılında ortaya koyduğu “Multiplicism” yaklaşımını ilk kez kapsamlı biçimde izleyiciyle buluşturuyor. Karakaşlı, çağdaş kültürün giderek sadeleşen ve tek tipleşen estetik anlayışına karşı; duygu, hafıza ve insan yoğunluğunu yeniden görünür kılan bir üretim dili öneriyor.

Serginin merkezinde yer alan Human Density kavramı, figürlerin, anıların ve duyguların üst üste biriktiği canlı kompozisyonlar üzerinden şekilleniyor. Sanatçı, çoğulluğu bir karmaşa değil, yaşamın doğal ritmi olarak ele alıyor. Moda ile sanat arasındaki sınırların geçirgenleştiği bu sunumda ipek yüzeyler, heykelsi formlar ve resimler ortak bir anlatının parçalarına dönüşüyor. Ferruh Karakaşlı’nın tanımıyla MULTIPLICISM, bir sezon estetiğinden çok daha fazlasını ifade ediyor: İnsan deneyiminin yoğunluğunu, görsel kalabalığın içindeki duygusal katmanları ve birlikte var olmanın enerjisini sanatın yüzeyine geri çağıran kültürel bir öneri sunuyor.

Collection Arije Paris’te Bir Türk Ressam: Ferruh Karakaşlı’nın Avrupa Yürüyüşü

Multiplicism Nasıl Ortaya Çıktı?

Multiplicism’i 2026’da ilan ettiniz ancak eserlerinize baktığımızda bu dilin çok daha eskiye uzandığını görüyoruz. Multiplicism yepyeni bir başlangıç mı, yoksa yıllardır yaptığınız şeyin adını koyduğunuz bir eşik mi?

Multiplicism aslında bir başlangıçtan çok bir farkındalık anı. Bugün Multiplicism dediğim şeyin izleri yıllardır yaptığım resimlerde vardı. İnsan kalabalıkları, hayvanlar, gözler, hafıza katmanları, duygusal yoğunluk… Bunların hepsi zaten üretimimin içindeydi.

2026’da değişen şey resimler değil, onları bir araya getiren düşüncenin görünür hale gelmesiydi. Bir gün dönüp geçmiş işlerime baktığımda şunu fark ettim: Ben hiçbir zaman yalnız bir figürü değil, insanlığın toplam hikâyesini resmetmeye çalışmışım. Multiplicism bu farkındalığın adı oldu.

Multiplicism’i minimalizme karşı bir cevap olarak konumlandırıyorsunuz. Multiplicism’in en çok hangi yerleşik kabule itiraz ettiğini düşünüyorsunuz?

Multiplicism sadeliğe karşı değildir. Benim itiraz ettiğim şey, boşluğun zamanla erdem gibi sunulmasıdır. Çağımızda birçok görsel dil, insanı, hikâyeyi ve duyguyu yüzeyden uzaklaştırdı.

Oysa hayat böyle değil. Hayat sessiz değil, steril değil, düzenli değil; hayat çelişkili, yoğun ve kalabalık. Multiplicism’in temel itirazı şudur: İnsanlığın karmaşıklığını azaltarak hakikate ulaşamayız. Bazen hakikate ancak çoğullukla ulaşabiliriz.

Ferruh Karakaşlı: ‘Renklerin Adamı’ Sanatı da Renklendiriyor

İnsan, Hafıza ve Sanatın Ortak Dili

Çalışmalarınızda göz motifi sık sık karşımıza çıkıyor. Göz sizin evreninizde neleri temsil ediyor?

Göz benim için sadece görmek değildir. Hatırlamaktır, tanıklık etmektir, vicdandır. Bazen bir insanı, bazen bir toplumu, bazen de insanlığın ortak hafızasını temsil eder. Resimlerimdeki gözler çoğu zaman izleyiciye bakmaz. İzleyicinin içine bakar. Çünkü Multiplicism’de asıl mesele ne gördüğümüz değil, neyi görmezden geldiğimizdir.

Yıllarca insan bedenini giydirdiniz, bugün ise onu resim yüzeyinde yeniden kuruyorsunuz. Bu geçiş size insan figürüne dair ne öğretti?

Moda bana insanın dış hikâyesini öğretti; resim ise iç hikâyesini. Yıllarca insanların nasıl görünmek istediğini gözlemledim. Ressam olarak ise insanların aslında kim olduklarını anlamaya çalışıyorum. Sonunda şunu gördüm: Kıyafet değişiyor, trendler değişiyor, kimlikler değişiyor ama insanın korkuları, umutları, yalnızlığı ve aidiyet ihtiyacı değişmiyor.

Bu yüzden bugün resimlerimde insan figürü bir beden değil, bir duygu taşıyıcısıdır.

Moda dünyasından aşina olduğumuz SS26 ifadesini serginin başlığına taşıdınız. Bu tercih Multiplicism’in sanat ve moda arasında kurduğu ilişki hakkında bize ne söylüyor?

Ben sanat ve modayı hiçbir zaman ayrı disiplinler olarak görmedim. İkisi de insanı anlatma biçimidir. SS26 ifadesi bilinçli bir tercih. Çünkü Multiplicism yalnızca galerilerde yaşayacak bir fikir değil. Resimde yaşayacak, objelerde yaşayacak, tekstilde yaşayacak, moda içinde yaşayacak.

Tıpkı Bauhaus’un sadece mimarlık olmaması gibi, Multiplicism de yalnızca resim değildir. Bir kültürel dil olmayı hedefliyor.

MULTIPLICISM SS26’dan Sonra Ne Var?

Bu sergide yer alan eserler arasında sizin için dönüm noktası sayılabilecek işler bulunuyor mu?

Evet, bu sergide bazı eserler yalnızca yeni işler değil, bir dönüşümün belgeleri. Özellikle ilk kez görülen Multiplicism eserleri benim için önemli. Çünkü bu işler artık yalnız bir sanatçının üretimi olmaktan çıkıp bir düşüncenin taşıyıcısı haline geliyor. Bazı eserler geçmişimi temsil ediyor, bazıları ise geleceğimi.

Bu sergiden sonra Multiplicism için nasıl bir yol haritası düşünüyorsunuz?

Multiplicism’i bir sergi olarak görmüyorum. Bu yalnızca ilk kamusal deklarasyon. Önümüzdeki dönemde uluslararası sergiler, yayınlar, sanat objeleri, tekstil projeleri ve farklı disiplinlerle iş birlikleri planlıyorum.

Ancak en büyük hedefim şu: Multiplicism’in bir sanat akımı olarak kendi hayatını yaşamaya başlaması.

Çünkü gerçek bir hareket, kurucusundan daha büyük hale geldiğinde var olur. Ben Multiplicism’i başlattım ama umarım bir gün Multiplicism bana ihtiyaç duymadan da yaşamaya devam eder.

Minimalizm bir dönemin ruhunu anlattı. Multiplicism ise içinde yaşadığımız dünyanın gerçeğini anlatıyor. Çünkü hayat minimal değil. Hayat çoklu.

Ferruh Karakaşlı

İstanbul’daki güncel sergiler, öne çıkan sergi durakları ve müze programlarını keşfedin.

Sıkça sorulan sorular
Ferruh Karakaşlı kimdir?

Ferruh Karakaşlı, Türk-Avusturyalı sanatçı ve tasarımcıdır. Resim, heykel ve tasarım disiplinlerini bir araya getiren üretimleriyle tanınır. 2026 yılında duyurduğu Multiplicism yaklaşımıyla insan, hafıza ve çoğulluk kavramlarını odağına alan yeni bir sanat dili ortaya koymuştur.

Multiplicism nedir?

Multiplicism, Ferruh Karakaşlı'nın 2026 yılında tanımladığı sanat yaklaşımıdır. İnsanın duygu, hafıza ve kimlik katmanlarını çoğulluk fikri üzerinden ele alan bu yaklaşım; resim, heykel, moda ve tasarım gibi farklı disiplinleri ortak bir çatı altında buluşturmayı amaçlar.

MULTIPLICISM SS26 sergisi nerede ve ne zamana kadar gezilebilir?

Ferruh Karakaşlı'nın MULTIPLICISM SS26 sergisi, 23 Haziran–5 Temmuz 2026 tarihleri arasında Beyoğlu'ndaki Artopol Art Gallery'de ziyaret edilebilir. Sergide resimler, heykeller, ipek baskılar ve limited edition eserlerden oluşan kapsamlı bir seçki yer alıyor.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için