Bir sanat fuarında hangi isimlerin görünür olacağına kim karar verir? Frieze London 2026 bu soruya iki ayrı cevap veriyor: Genç galerilerin sıkı bir komite elemesinden geçtiği Focus ve tanınmış sanatçıların bir meslektaşını aday gösterdiği Artist-to-Artist.
14–18 Ekim 2026’da düzenlenen Frieze London boyunca Regent’s Park’ta kurulan çadıra girenleri ilk karşılayan stantlar, fuarın köklü galerilerine değil yeni isimlere ait. Genç galerilere ayrılan Focus birkaç yıldır fuarın girişinde yer alıyor; 2023’te başlayan Artist-to-Artist de ziyaretçilerin ilk uğradığı bölümler arasında. Bu yıl iki bölüm toplam 42 sunumla fuarın en canlı alanını oluşturuyor.
İki bölümü asıl ilginç kılan ise yeni isimleri nasıl buldukları. Biri galerilerin başvurularını değerlendiren bir komiteye, diğeri sanatçıların birbirine duyduğu güvene dayanıyor.
Komite mi, Meslektaş mı? İki Seçim Modeli

Focus‘ta söz önce galerilerin. Bölüme yalnızca en fazla 12 yıllık galeriler başvurabiliyor. Başvuruları bu yıl üç kişilik bir danışma kurulu değerlendirdi: Bordeaux’daki CAPC’nin baş küratörü Cédric Fauq, Beyrut’taki Marfa’nın kurucusu Joumana Asseily ve Londra’daki Ginny on Frederick’in kurucusu Freddie Powell. Frieze’in paylaştığı rakamlara göre bölüm, resmî partner Stone Island’ın desteğiyle 2023’ten bu yana 136 galeriyi ve 246 sunumu ağırladı. Bu yıl 17 ülkeden 35 galerinin katıldığı listede Mumbai, Şanghay ve Lima’dan galeriler de var.
Komiteye bu yıl katılan Powell, Frieze’le yaptığı söyleşide bu görevin sandığından çok daha fazla sorumluluk gerektirdiğini anlatıyor. Galerisinin gelişiminde Focus’un önemli rol aldığını söyleyen Powell’a göre komitenin işi, başvuranlara tek bir “doğru” galeri modeli dayatmak değil. Galerilere tavsiyesi de net: Sanatçınızı, fuar standında nasıl görünmesi gerektiğini düşündüğünüz bir kalıba sokmayın. Powell, komitenin görevini yalnızca kaliteyi denetlemekle sınırlamıyor; galerileri cesaretlendirmeyi ve sunumlarını geliştirmelerine destek olmayı da önemsiyor.

Artist-to-Artist’te ise katılımcılar, tanınmış sanatçıların meslektaşlarını aday göstermesiyle belirleniyor. Dördüncü edisyonunda Tiffany & Co. desteğiyle düzenlenen bölümde, uluslararası alanda tanınan yedi sanatçı, daha geniş bir görünürlüğü hak ettiğini düşündüğü bir meslektaşını solo sunum için aday gösteriyor. Bu yılın aday gösterilen sanatçıları arasında Yinka Shonibare, Otobong Nkanga, Firelei Báez, Jeffrey Gibson, Ayoung Kim, Gala Porras-Kim ve Louise Giovanelli var.
Frieze London Direktörü Eva Langret, Frieze Week dergisine bölümün çıkış noktasını anlatıyor: Bir sanatçının işi hakkında en ilginç şeyleri çoğu zaman yine sanatçılar söylüyor. Langret’e göre Artist-to-Artist, fuarın seçim süreçlerine bakışını da değiştirdi: “Bir sanat fuarında kimin görünür olacağına karar verirken farklı sesleri dahil etmenin doğal bir yolu.”
Fuarın diğer bölümleri, öne çıkan galeriler ve ziyaret bilgileri için Frieze London 2026 rehberimize göz atın.
Artist-to-Artist: Bir Meslektaşın Gözünden

Bölümün en güçlü yanı, aday gösterenle aday gösterilen arasındaki bağın sunumlara da yansıması. Aşağıdaki dört isim, bu bağın farklı biçimlerini gösteriyor.
Eilen Itzel do Espírito Santo (Bolanle Contemporary), Firelei Báez’in adayı. Londra’da yaşayan Afro-Dominik kökenli Amerikalı sanatçı, Báez’le ilk kez onun South London Gallery’deki sergisinin açılışında tanışmış. Frieze Week’e anlattığına göre, ailesiyle aynı ülkeden gelen Báez’le o gün sanattan çok üretme süreci üzerine konuşmuşlar. İki sanatçının ortak noktası da belli: Her ikisi de Afrika diasporasının tarihine, soy geçmişine ve sömürgeciliğe kafa yoruyor. Sunumunda, Yoruba geleneğindeki Ifá ile kurduğu manevi bağdan beslenen resimler ve hamilelik sürecindeki deneyimlerinin de yansıdığı pastel boya çizimler bir araya geliyor. Standının fuar girişinde ilk uğranacak yerlerden biri olacağını bilen sanatçı, ziyaretçiyi karşılamanın ne anlama geldiğini de düşünmüş.
Otobong Nkanga’nın aday gösterdiği Jota Mombaça (Galeria Jaqueline Martins), bölümün en iddialı yerleştirmelerinden birini getiriyor. Doğal kaynakların, toprağın ve sömürünün tarihini işleyen Nkanga’nın bu seçimi tesadüf değil. Mombaça’nın süregelen projesi MUD/EMBANKMENT; resimleri, yeni seramik heykelleri ve yüklü miktarda ham toprağı bir araya getirerek insan toplulukları ile gezegenin döngüleri arasındaki ilişkiyi sorguluyor.
Yinka Shonibare ise bu yıl Unathi Mkonto‘yu (Goodman Gallery) aday gösterdi. Shonibare, 2024’te de Nengi Omuku’yu seçerek bölümde yer almıştı. Mkonto’nun kayın ağacından ince işçilikli heykelleri, son sergisi “If Joburg had a beach, who would go?”dan besleniyor. Sanatçı mimariyi yeniden düşünürken doğadaki organik sistemleri bir yapı modeli olarak ele alıyor.

Viyana’da yaşayan Paul Robas (Alice Amati) ise ressam Louise Giovanelli’nin adayı. Robas, mürekkep, enkostik ve yağlı boyayı katman katman kullandığı küçük resimlerinde hafızanın geçiciliğini, yaşanmış ve hayal edilmiş anlar arasındaki gidip gelmeleri işliyor. Bölümün en sakin, belki de en kişisel sunumu.

Regent’s Park’taki sanat keşfini fuarın dışına taşımak için Frieze Sculpture 2026’yı küratörü Fatoş Üstek’in anlatımıyla keşfedin.
Focus: Galerilerin Gündemi

Focus’ta sanatçıların işleri, onları temsil eden genç galerilerin programları ve önerileri üzerinden izleyiciyle buluşuyor. Bu yılın öne çıkan isimleri ise kaybolan mekânlardan emeğin görünmeyen hikâyelerine, bugünün meselelerine odaklanıyor.
Varşova ve New York’ta mekânları bulunan Wschód’un sunduğu Laurie Smith, yeni resimlerini Huddersfield’daki gey kulübü Gemini Club’ın gerçek hikâyesi üzerine kuruyor. Kulübe yönelik polis baskıları, ulusal Onur Yürüyüşü’nün 1981’de dayanışma amacıyla Huddersfield’da düzenlenmesine yol açmıştı.

Bölüme bu yıl ilk kez katılan Mumbai’deki Chemould CoLab ise Jayeeta Chatterjee‘yi getiriyor. Sanatçı, geri dönüştürülmüş sari kumaşlarına yaptığı ağaç baskılar ve Nakshi Kantha işlemeleriyle Bengalli kadınların çalışma hayatını, özellikle ev içini merkeze alarak anlatıyor. Chatterjee’nin sunumu, Powell’ın da altını çizdiği gibi Hindistan, Çin ve Peru’ya doğru genişleyen Focus coğrafyasının somut bir örneği.
Powell’ın kendi galerisi Ginny on Frederick ise Londralı ressam Okiki Akinfe‘yi sunuyor. Galerinin dört yıllık geçmişinde ilk kez resim sergilediği stantta, Akinfe’nin yeni resimleri heykel niteliğindeki ışıklı kutularla birlikte yer alıyor. Bu yıl ilk kez hayata geçirilen Dasha Shenkman Focus Fonu, Akinfe’nin üç çalışmasını Kendal’daki Abbot Hall koleksiyonuna kazandırdı.
Milano’daki eastcontemporary’nin sunduğu Anastasia Sosunova ise Baltık’ın en büyük yapı market zinciri üzerine uzun süreli araştırmasından doğan Preppers yerleştirmesiyle “kendin yap” kültürünü hem bir hayatta kalma yöntemi hem de çağdaş kapitalizmin bir miti olarak ele alıyor.
İki Yol, Ortak Bir Hedef: Bir Sanatçıyı Görünür Kılan Nedir?

Focus ile Artist-to-Artist farklı yollardan yanıtlıyor bu soruyu. Focus’ta cevap, sanatçısının arkasında yıllarca duran genç bir galeri; Artist-to-Artist’te ise bir sanatçının meslektaşına gösterdiği güven. Fuarın girişinde yan yana duran bu iki bölüm, sanat dünyasında kimin öne çıkacağını yalnızca piyasanın belirlemediğini hatırlatıyor. Bazen bir galericinin inancı, bazen de bir sanatçının meslektaşına uzattığı el yetiyor. Bu da genç sanatçılar için umut verici, çünkü inanan biri olduğunda yeni bir ses er ya da geç duyuluyor.
Londra’daki sanat rotanızı genişletmek için şehirde görülmesi gereken sergiler seçkimize göz atın.


