Art Basel 2026’da hangi bölümler öne çıkıyor, hangi sanatçılar takip edilmeli? Unlimited’dan Zero10’a uzanan bu seçkiyle Basel haftasının en çok konuşulacak duraklarını keşfedin.
İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenen Art Basel, 1970’ten bu yana uluslararası sanat dünyasının en önemli buluşma noktalarından biri olmayı sürdürüyor. 43 ülke ve bölgeden 290 galeriyi bir araya getiren Art Basel 2026, sanat tarihinin farklı dönemleri ile güncel üretimleri aynı çatı altında buluşturuyor. Basel Exclusive ve Zero10 gibi yeni programların programa eklendiği bu yılki edisyon, Unlimited’dan Statements’a uzanan bölümleriyle fuarın değişen dinamiklerine de işaret ediyor. Bu yazıda, Art Basel 2026’nın öne çıkan bölümlerini, takip edilmesi gereken sanatçılarını ve Basel haftasının kaçırılmaması gereken sanat duraklarını bulabilirsiniz.
Hazırlayan: Melike Bayık
Art Basel 2026 Hakkında Kısa Bilgiler
- Yer: Messe Basel, Basel, İsviçre
- Genel Ziyaret Tarihleri: 18–21 Haziran 2026
- VIP ve Ön İzleme Tarihleri: 16–17 Haziran 2026
- Detaylı Bilgi ve Biletler
Basel Exclusive: İlk Karşılaşmanın Etkisi

Art Basel’in bu edisyonundaki yeniliklerinden biri olan Basel Exclusive, sanat eserlerinin ilk kez izleyiciye sunulmasını merkeze alan yeni bir girişim olarak kurgulanıyor. Katılımcı galerilerin özgün ve önemli bir seçkisinden oluşan eserler, fuarın açılışına kadar görünmez kalıyor ve heyecanlı bir ilk karşılaşma deneyimi olarak izleyici karşısına çıkıyor.
Dijital ön izlemelerin ve erken satış süreçlerinin yaygınlaştığı günümüzde Basel Exclusive, sanat eserinin fiziksel karşılaşma anını yeniden merkeze taşıyor. Gagosian, Hauser & Wirth, Pace Gallery ve David Zwirner gibi galerilerin yer aldığı program, sanat piyasasının değişken dinamikleri açısından dikkat çekici bir yönelime işaret ediyor.
Bu bölümde gözünüzü ayırmamanız gereken isimler:
- Pierre Huyghe
- Amy Sherald
- Rashid Johnson
- Nairy Baghramian
- Sabine Moritz
Son yıllarda müze sergileri ve uluslararası görünürlükleriyle öne çıkan bu sanatçılar, fuarın en çok takip edilen isimleri arasında yer alıyor.
Art Basel 2026’yı daha verimli gezmek için bilmeniz gereken tüm detaylar burada.
Unlimited: Ölçek ve Sınırsızlığın Alanı

Art Basel‘in en ikonik bölümü Unlimited, bu yıl ilk kez MoMA PS1 Baş Küratörü Ruba Katrib tarafından kurgulanıyor. 66 galeri tarafından hazırlanan 59 büyük ölçekli proje, fuarın ticari yapısının ötesinde müze ve bienal ölçeğinde etkileyici bir deneyim yaratıyor.
Heykel, yerleştirme, performans ve video çalışmalarını bir araya getiren bölümde politik dönüşümler, toplumsal hafıza, ekolojik krizler ve günümüzün kırılganlıkları üzerine yoğunlaşan eserler öne çıkıyor.
Bu yılki Unlimited, sanat tarihinin ağır toplarını, bir kısmı özellikle bu bölüm için üretilmiş yeni çalışmalarla bir araya getiriyor. Savaş sonrası dönemden günümüze uzanan seçkide sanatçılar, farklı estetik yaklaşımlar aracılığıyla politik ve toplumsal dönüşümlere yanıt veriyor. Eserler, çoğu zaman ancak geriye dönüp bakıldığında fark edilebilen ayrıntılara, inceliklere ve koşullara sanatçıların ne kadar duyarlı biçimde yaklaşabildiğini ortaya koyuyor. Bu karşılaşmalardan doğan diyaloglar ise hem düşündürücü hem de zaman zaman beklenmedik sonuçlar üretiyor.
Ruba Katrib

Bu bölümde öne çıkan isimler:
- İnci Eviner: Türkiye’den ilk kez Dirimart’ın sanatçısı olarak Unlimited’a büyük ölçekli bir video yerleştirmesiyle katılıyor.
- Isa Genzken: Uçak pencereleri ve terk edilmiş yolcu koltuklarından oluşan yerleştirmesiyle çağdaş yaşamın kırılganlıklarına ve hareket hâline odaklanıyor.
- Bruce Nauman: Mekân algısını dönüştüren ikonik yerleştirmesiyle bölümün önemli isimleri arasında yer alıyor.
- Helen Marten: Sinematik üretimiyle gündelik nesneler ve anlatılar arasında katmanlı ilişkiler kuruyor.
- Theaster Gates: Ritüel ve kolektif hafıza üzerine kurguladığı büyük ölçekli yerleştirmesiyle öne çıkıyor.
- Tracey Emin: Kişisel tarih ile kırılganlık arasında kurduğu anlatıyla izleyiciyi daha içsel bir karşılaşmaya davet ediyor.
- Alfredo Jaar: Medyanın politik gücüne odaklanan eseriyle güncel tartışmalara güçlü bir perspektif sunuyor.

Unlimited, Basel’in yalnızca sanat piyasasının merkezi değil, aynı zamanda deneysel, müze ve bienal ölçeğindeki sanat eserlerinin en görünür platformlarından biri olduğunu yeniden çarpıcı biçimde hatırlatıyor.
Parcours: Kamusal Alana, Kente Sızan Sanat

Art Basel’in kamusal sanat bölümü Parcours, bu yıl Swiss Institute Direktörü Stefanie Hessler küratörlüğünde gerçekleştiriliyor. Basel kentinin tarihi yapıları, sokakları, çeperleri, kısacası kamusal alana yayılan üretimler, fuarın fiziksel sınırlarını etkili bir ölçekte genişletiyor.
Parcours, kamusal alan ve ortak kullanım alanlarından yurttaş yaşamını şekillendiren mekânsal yapılara kadar, birlikte nasıl yaşadığımıza dair tartışmaların merkezinde yer alıyor. Bu yılki sunum, Basel kentinin dokusuna yayılan sanatsal müdahaleler aracılığıyla ‘birlikte yaşama kültürü’ (conviviality) kavramının hem vaatlerini hem de karmaşıklıklarını araştırıyor. Büyük bölümü yeni ve yakın dönem üretimlerden oluşan seçki, önemli tarihsel çalışmalarla bir araya gelerek ekoloji ve emek, sanatsal topluluklar ve kuşaklar arası aktarım, mitolojiler ile ekonomik ve politik yapıların temelindeki değer sistemleri gibi konuları çok katmanlı bir kentsel koreografi içinde ele alıyor.
Stefanie Hessler

Toplumsal ve kültürel yaşam, ekoloji, hak ve emek, topluluklar, gündelik deneyimler ve kent hafızası gibi konular etrafında şekillenen bölümde öne çıkan isimler şöyle:
- Kader Attia
- Haegue Yang
- Amol K Patil
- Pélagie Gbaguidi
Attia’nın iyileşme ve onarım kavramları üzerine geliştirdiği pratiği ile Haegue Yang’ın mekân ve hareket ilişkisini ele alan yerleştirmeleri bu yılın görmeye değer eserleri arasında izleniyor.
Katar’ın son yıllardaki kültürel dönüşümünü, Art Basel Qatar 2026 üzerinden yeniden değerlendirin.
Kabinett: Odaklanmış Karşılaşmalar

Art Basel’in en rafine bölümlerinden biri olan Kabinett, galerilere ana stantları içerisinde küratöryel olarak kurgulanmış odaklı sunumlar gerçekleştirme imkânı yaratıyor. Tek bir sanatçıya, belirli bir tarihsel pratiğe ya da kavramsal bir çerçeveye ayrılan bu projeler, fuarın yoğun temposu içerisinde daha derinlikli ve araştırmaya dayalı karşılaşmalar sunuyor.
Kabinett, sanat tarihinin farklı dönemleri arasında kurduğu diyaloglar ve bağlantılarla dikkat çekiyor. Bölümde yer alan sunumlar, Pop Art’tan fotoğraf tarihine, modernizmden güncel sanatın deneysel yaklaşımlarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor.
Bu bölümde öne çıkan isimler arasında:
- Roy Lichtenstein: Gray Gallery’nin kapsamlı seçkisi, sanatçının çizim pratiğinin Pop Art içerisindeki belirleyici rolünü görünür kılıyor.
- Gordon Parks: Jenkins Johnson Gallery, sanatçının Muhammad Ali portrelerine odaklanarak sanat, medya ve kültürel tarih arasındaki ilişkiyi yeniden gündeme taşıyor.
- Klara Kristalova: Perrotin, 2026 Venedik Bienali’nde İskandinav ülkelerini temsil edecek sanatçının yeni seramik ve bronz heykellerini bir araya getiriyor.
- Jacolby Satterwhite: Kadel Willborn’un sunduğu proje, dijital kültür, kimlik ve kişisel mitolojiler etrafında şekillenen çarpıcı bir deneyim sunuyor.
- Ali Eyal: ChertLüdde’nin kişisel sunumunda yer alan sanatçı, hafıza, göç ve parçalanmış tarih anlatıları üzerine geliştirdiği görsel diliyle öne çıkıyor.
Dünyadaki sergiler arasında öne çıkan 2026 duraklarını keşfedin ve sanat takviminizi oluşturun.
Feature: Sanat Tarihini Yeniden Okumak

Art Basel’in sanat tarihsel araştırmalara odaklanan bölümü Feature, bu yıl modern ve çağdaş sanat tarihinin farklı coğrafyalardan gelen sanatçıları bir araya getirerek yeniden izlenme ve keşif için ayrıcalıklı bir alan sunuyor. Kişisel sanatçı sunumları ve tarihsel eşleştirmelerden oluşan bu bölüm, müze ölçeğindeki projeleriyle fuarın en araştırmacı ve akademik bölümlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Feature, yirminci yüzyıl sanat tarihinin kanonik isimleri ile uzun yıllar yeterince görünür olmamış sanatçıları aynı çerçevede ele alarak modernizmin farklı coğrafyalardaki gelişimini yeniden değerlendirmeye açıyor. Latin Amerika konstrüktivizminden Avrupa avangardına, Arte Povera’dan Afrika modernizmine uzanan seçki, sanat tarihine daha çoğul ve küresel bir perspektiften bakmayı öneriyor. Bölümde yer alan projeler, modern ve çağdaş sanat tarihinin nasıl yazıldığına, hangi isimlerin merkezde yer aldığına ve hangi anlatıların yeniden düşünülmesi gerektiğine dair sorular ortaya koyuyor.
Bu bölümde öne çıkan isimler:
- Joaquín Torres-García: Sanatçının konstrüktivist yaklaşımını farklı dönemlerden eserlerle ele alan kapsamlı sunum, Latin Amerika sanat tarihinin uluslararası modernizm içerisindeki yerini yeniden değerlendirme imkânı sunuyor.
- Oskar Schlemmer & Kurt Schwitters: Bauhaus ve Dada hareketlerinin kesişim noktalarını ele alan bu tarihsel eşleşme, modernizmin deneysel karakterini farklı bir açıdan okumaya davet ediyor.
- Souleymane Keita
- Gulammohammed Sheikh
Feature’in en güçlü yanlarından biri de Avrupa merkezli sanat tarihi anlatısının dışına çıkarak farklı modernizm deneyimlerine alan açması. Bu noktada Feature, dünyanın farklı kutuplarının modern anlatılarını üretimlerine taşıyan heyecan verici sanatçıları tarihin içinden çıkarıp burada izleyici ile buluşturuyor.
Senegalli sanatçı Souleymane Keita ile Hint sanatının en önemli figürlerinden Gulammohammed Sheikh, modernizmin yalnızca Batı merkezli bir hikâye olmadığını hatırlatan isimler arasında yer alıyor. Her iki sanatçı da mutlaka izlenmesi gereken kendi kültürel bağlamlarından hareketle geliştirdikleri özgün görsel dilleriyle bölümün tarihsel çeşitliliğini güçlendiriyor.
Premiere: Güncel Üretim ve Yükselen Sesler

40 x 32 in. 101.6 x 81.3 cm. Edition of 3 (#1/3) (JBo_210). Courtesy, Magenta Plains.
2025 yılında başlatılan ve Art Basel 2026‘da genişletilen Premiere bölümü, Art Basel’in yakın dönem üretimlere odaklanan alanlarından biri. Bölüm, galerilere tek sanatçıya ayrılmış sunumlardan üç sanatçılı tematik projelere kadar uzanan küratöryel formatlar sunarken, özellikle kariyerlerinin yükseliş dönemindeki sanatçıların ve orta ölçekli galerilerin uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyor. Bu yıl katılımcı sayısını 10’dan 17 galeriye çıkaran Premiere, 34 sanatçıyı bir araya getirerek fuarın en dinamik ve heyecan verici bölümlerinden biri hâline geliyor.
Bu yılın Premiere seçkisinde farklı kuşaklardan sanatçılar arasında kurulan diyaloglar göze batıyor.
- Magenta Plains, Jennifer Bolande, Liza Lacroix ve Josephine Meckseper bir araya gelerek görüntü üretimi, tüketim kültürü ve toplumsal cinsiyet temalarını tartışmaya açıyor.
- Galería Ehrhardt Flórez: İspanyol çağdaş sanatının temsilcilerinden June Crespo’nun yeni heykellerine odaklanan kişisel bir proje sunuyor.
- Laveronica Gallery: Dora García projesiyle Walter Benjamin düşüncesi üzerinden tarih ve kolektif hafıza üzerine yoğunlaşıyor.
- Selma Feriani Gallery: Kuzey Afrika çağdaş sanatının temsilcilerini bir araya getirerek kültürel miras, süreklilik ve kırılma kavramlarını ele alıyor.

Türkiye açısından bölümün mühim gelişmelerinden biri ise Öktem Aykut’un Art Basel’e yıllar sonra yeniden katılan ilk İstanbul galerilerinden biri olması. Galeri, Türkiye çağdaş heykel sanatının yaşayan en önemli isimlerinden Koray Ariş‘in çalışmalarına odaklanan özel bir sunumla fuarda yer alıyor.
Ahşap, deri, metal ve farklı doğal malzemelerle kurduğu özgün heykel diliyle üretimlerini sürdüren Ariş, yaklaşık altmış yılı aşan pratiğinde heykeli nesne olmaktan çıkararak mekânsal ve duyusal bir deneyime dönüştürüyor. Premiere bölümünde sergilenen işleri, sanatçının uzun yıllardır sürdürdüğü dokunma, ses, hareket ve maddesellik araştırmalarını güncel bir perspektifle yeniden ele alırken, uluslararası izleyicilere Türkiye çağdaş sanatının en özgün figürlerinden birini yakından görme fırsatı sunuyor.
Koray Ariş’in Basel’deki bu varlığı, yalnızca bireysel kariyeri açısından değil, Türkiye çağdaş sanat alanının uluslararası dolaşımı açısından da bir temsil niteliği taşıyor.
Statements: Genç Üretimler ve Yeni Anlatılar

Art Basel’in genç ve yükselen sanatçılara odaklanan bölümü Statements, çağdaş sanatın geleceğini şekillendiren yeni üretimleri keşfetmek için fuarın ana platformlarından biri olmayı sürdürüyor. Tamamı kişisel sunumlardan oluşan bölüm, sanatçıların kariyerlerindeki kritik eşiklerde uluslararası görünürlük kazanmalarına olanak tanırken, koleksiyonerler, küratörler ve kurumlar için de yeni isimlerle ve çarpıcı eserlerle tanışma fırsatı yaratıyor. Bu yıl bölümde yer alan galerilerin yarısından fazlasının Basel’e ilk kez katılıyor olması, Statements’ın hâlâ küresel sanat sahnesine giriş yapan galeriler ve sanatçılar için önemli bir keşif alanı olduğunu gösteriyor.
2026 edisyonunda öne çıkan projeler, kimlik, aidiyet, hafıza, toplumsal dönüşüm ve ekolojik kırılmalar gibi güncel meseleleri farklı estetik yaklaşımlarla ele alıyor.
- Monica Mays: İsviçre merkezli Blue Velvet Gallery tarafından sunulan sanatçı, Batı mitolojilerini, sömürge tarihini ve kültürel dolaşımı yerleştirmeler aracılığıyla yeniden kurguluyor.
- Hana El-Sagini: Kahire merkezli Gypsum Gallery’nin sanatçısı, kişisel deneyimlerden yola çıkarak dayanıklılık, hastalık ve iyileşme süreçlerini şiirsel bir mekânsal dile dönüştürüyor.
- ikkibawiKrrr: Bölümdeki projelerden biri de Endonezya merkezli kolektif ikkibawiKrrr tarafından gerçekleştirilen çok katmanlı yerleştirme. Video, ses ve heykeli bir araya getiren proje, kaybolan yerel hafızalar, kolektif ritüeller ve toplulukların deneyimleri üzerine yoğunlaşıyor.
- Rithika Merchant: Mitoloji, kozmoloji ve kolektif bilinç üzerine kurduğu görsel evreniyle izleyicileri bekliyor.

- Ramón Saturnino: Meksikalı sanatçı; sınırlar, göç hareketleri ve bölünmüş coğrafyalar üzerine geliştirdiği mekânsal çalışmasıyla günümüz dünyasının politik gerçekliklerine odaklanıyor.
- Emilie Louise Gossiaux: Bir diğer görülecek isim ise aynı zamanda 2026 Whitney Bienali’ne davet edilen Gossiaux. Sanatçı, görme engellilik deneyimi, karşılıklı bağımlılık ve rehber köpeğiyle kurduğu ilişki üzerinden geliştirdiği son çalışmalarında beden, bakım ve empati kavramlarını son derece kişisel bir dille ele alıyor.
- Sylvie Hayes-Wallace: Kişisel hafıza, psikolojik durumlar ve gündelik yaşamın kırılganlıklarını heykel ve yerleştirme aracılığıyla araştırıyor.
Bu bölümdeki sanatçıların üretimlerinde, kişisel deneyimler, toplulukların yaşam akışları ve farklı anlatı biçimleri ortak bir zeminde buluşuyor.
Edition: Geleceğe Taşınan Baskı
Edition bölümü, baskı ve edisyon üretimlerinin çağdaş sanat içerisindeki önemini yeniden hatırlatıyor. Gemini G.E.L.’nin altmışıncı yılını kutlayan sunumu, Robert Rauschenberg ve Julie Mehretu gibi sanatçılarla kurduğu tarihsel iş birliklerine ışık tutarken; Carolina Nitsch Gallery’nin Louise Bourgeois ve Simone Leigh’i bir araya getiren seçkisi dikkat çekiyor. Susan Sheehan Gallery’nin Picasso, Helen Frankenthaler ve Jasper Johns’un nadir kâğıt işleri üzerine kurduğu sunum ise savaş sonrası dönemin baskı üretimlerine ve tarihselliğine odaklanan örneklerden biri.

Zero10: Dijital Çağın Dijital Üretimleri
Bu yılın yeniliklerinden biri olan Zero10, ilk kez Basel’deki ana fuarın bir parçası olarak izleyiciyle buluşuyor. Trevor Paglen ve Eli Scheinman küratörlüğünde gerçekleşen program, dijital çağın günümüz sanat üretimi üzerindeki etkilerini kapsamlı biçimde ele alıyor.
Yapay zekâ, hesaplamalı sistemler, generatif sanat, veri kültürü ve dijital imgelerin yaşamımız üzerindeki etkileri etrafında şekillenen bölüm, Basel’in bugüne kadarki en kapsamlı dijital sanat sunumlarından.
Hauser & Wirth, Marian Goodman, Esther Schipper, Sprüth Magers ve Almine Rech gibi galerilerin yanı sıra Art Blocks, bitforms ve Fellowship gibi dijital sanat odaklı platformlar da programa katılıyor. Trevor Paglen’in dijital çağın görünmez altyapılarını sorgulayan yaklaşımı, Zero10’u fuarın geleceğe dönük ve merak uyandıran bölümlerinden biri hâline getiriyor.
Art Basel Awards: Yeni Bir Kurumsal Model
Art Basel Awards, bu yıl yalnızca başarıyı ödüllendiren bir program olmanın ötesine geçerek yeni üretimleri destekleyen bir yapıya evriliyor. 2025 Altın Ödül sahipleri Nairy Baghramian ve Ibrahim Mahama’nın Basel’de hayata geçireceği kamusal projeler, ödül programının ilk büyük komisyonlarını oluşturuyor.
Basel Belediye Sarayı’nda gerçekleşecek konuşma programlarında Arthur Jafa, Maria Magdalena Campos-Pons, Mercedes Vilardell ve Precious Okoyomon gibi isimler yer alacak. Böylece ödüller, görünürlüğün ötesinde; üretim, araştırma ve düşünsel paylaşım etrafında şekillenen bir buluşma alanına dönüşecek.

Fotoğraf: Harold Cunningham/Getty Images
Liste Art Fair Basel: Deneysel ve Radikal Sanatçılar ile Galerileri
Basel’in uydu fuarlarından biri olan Liste Art Fair Basel, küresel sanat ekosisteminde “yeni nesil keşif alanı” olarak kabul ediliyor. Özellikle genç galerilere ve kariyerinin başındaki bağımsız sanatçılara uluslararası ölçekte bir vitrin sunan fuar, küratörler, koleksiyonerler ve sanat uzmanları için henüz keşfedilmemiş yeteneklerle ve geleceğin büyük isimleriyle ilk kez karşılaşma fırsatı yaratıyor.
Messe Basel’de (Hall 1.1) gerçekleşecek fuar, bu yıl kapılarını daha geniş bir seçkiyle açıyor. 36 farklı ülkeden 105 galeriyi ağırlayacak organizasyonda, 41 galeri ilk kez katılımcı olarak yer alıyor. Sanat dünyasının güncel nabzını tutmak ve yarının sanat üretimine bugünden tanıklık etmek isteyenler için Liste, Basel haftasının en ilgi çekici duraklarından biri olmayı sürdürüyor.
Türkiye’den son yıllarda Liste’ye katılan Pilot, bu yıl da İrem Tok ve Hamra Abbas’ın sunumlarıyla fuarda yer alıyor. Bir diğer Türkiye galerisi olan Özgören Galeri ise Liste Art Fair Basel’e ilk kez katılarak sanatçısı Yaz Taşçı ile kişisel bir seçki sunuyor.
Basel’de Görülmesi Gereken Diğer Sanat Durakları

- Liste Art Fair Basel: Genç galerileri ve yükselen sanatçıları keşfetmek isteyenler için Basel haftasının en heyecan verici duraklarından biri.
- Basel Social Club: Performanslar, müzik ve sohbetlerle sanat fuarı temposuna alternatif bir ritim kazandıran sosyal buluşma noktası.
- MAZE/Design Basel: Koleksiyonluk tasarım objeleri ve uluslararası galerileri bir araya getiren tasarım odaklı bir adres.
- Kunstmuseum Basel: Helen Frankenthaler ve Cao Fei sergilerinin yanı sıra dünyanın en köklü kamu sanat koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor.
- Kunsthalle Basel: Çağdaş sanatın güncel meselelerine odaklanan, genç ve deneysel üretimlere imkân tanıyan bir etkinlik.
- Fondation Beyeler: Pierre Huyghe’nin İsviçre’deki ilk büyük kişisel sergisini görmek için kısa tramvay yolculuğuna değer.
- Basel Galerileri: Hauser & Wirth, Gagosian ve MASSIMODECARLO gibi galerilerin Art Basel haftasına özel sergilerine göz atabilirsiniz.
- Kulturstiftung Basel H. Geiger (KBH.G): Chloe Wise’ın sinematik dünyasına adım atan etkileyici bir kurum sergisi sunuyor.
Art Basel haftasının en güzel yanı, sanatın Messe Basel’in duvarlarından taşarak tüm şehre yayılması. Birkaç ek durak, Basel seyahatinizi çok daha unutulmaz hale getirebilir.
Basel’de nerede kalınır, ne yenir, hangi müzeler görülür? Basel gezilecek yerler rehberimize göz atın.
Kapak Görseli: Harold Cunningham/Getty Images


