white banner
Nisan Ayında Göze Çarpanlar

Yazı Boyutu:

Nisan ayında markaların göze çarpan yeni tasarımlarını, iş birliklerini ve tüm gelişmelerini inceleyin.


Cream Co’nun Şişelenmiş Aura’sı ile Tanışın

Yakından çekilmiş fotoğrafta, parlak tenli genç bir kadın, yeni nesil güzellik ürünleri arasında yer alan, beyaz küresel kapaklı pembe renkli bir parfüm şişesini yüzüne yakın tutuyor ve bu özgün tasarım, COMMUNITÉ gibi deneyim odaklı alışveriş alanlarında sunulan niş parfüm seçeneklerini yansıtıyor.

Cream Co’nun ilk parfümü “Aura”, Aura Eau de Parfum, çok katmanlı yapısıyla ciltle bütünleşen ve kişiye özgü bir iz bırakan yeni nesil bir imza koku olarak öne çıkıyor. Kremsi vanilyanın sıcak ve pudralı dokunuşu, şekerin zarif tatlılığı ve pembe biberin ışıltılı notalarıyla açılış yaparken; zengin kaşmir ağacı ve pürüzsüz sandal ağacının dengeli karakteriyle derinleşiyor.

Üst notalarda şeker, pembe biber ve kırmızı elma; orta notalarda kaşmir ağacı, yasemin ve zambak; alt notalarda ise vanilya, benzoin, sandal ağacı ve ud yer alıyor. Katman katman gelişen bu kompozisyon, tende uzun süre kalıcı ve sofistike bir etki bırakıyor.

Ciltle uyum sağlayacak şekilde tasarlanan Aura Eau de Parfum, vegan ve cruelty-free formülüyle dikkat çekiyor.

Yeni Nesil Güneş Koruması: Bakım, Işıltı ve Yüksek SPF Tek Formülde

İki adet parlak limon yeşili ve beyaz renkli, yuvarlak uçlu, üzerinde Cream Co. Everyday Pink SPF 50, UVA + UVB ibareleri, 8 çeşit Hyaluronik Asit, Niasinamid, Peptitler ve Seramidler gibi içerik bilgileri yazan, 40 ml'lik güneş koruma ürünü şişeleri, cilt sağlığı için geliştirilen yeni tasarımları ve pratik çözümleri temsil ediyor.

Yeni nesil güneş koruyucu serisi, yüksek güneş korumasını günlük cilt bakımıyla bir araya getiriyor. SPF 50 PA++++ ile UVA ve UVB ışınlarına karşı geniş spektrumlu koruma sunan seri, su bazlı hafif dokusu ve akışkan likit yapısıyla ciltte ağırlık hissi yaratmadan hızla emiliyor. Beyazlık bırakmayan, non-komedojenik formülü sayesinde suya ve tere dayanıklılık sağlarken yağlı ya da yapışkan bir his bırakmıyor.

Cildi korumanın yanında nemlendiren, aydınlatan ve cilt bariyerini destekleyen seri, iki farklı seçenek sunuyor. Everyday SPF, görünmez formülüyle doğal ve nemli bir cilt görünümü sağlarken; Everyday Pink SPF, pembe tonu sayesinde cilt tonunu eşitleyerek daha aydınlık bir görünüm kazandırıyor.

Beyaz bir yüzeyde ters duran, üzerinde Cream Co. Everyday Pink SPF 50 yazan parlak yeşil bir tüpten dışarı akan açık pembe güneş koruyucu kremin dalgalı çizgiler oluşturduğu bu görsel, nisan ayındaki yenilikçi tasarımlar ve taşınabilir güneş koruması çözümlerini öne çıkarıyor.

Makyaj bazı olarak da öne çıkan her iki ürün, vegan formülleriyle günlük bakım rutininde pratik ve etkili bir alternatif sunuyor.

Avusturya’dan Gelen Taze Bakım: Ağız Hijyeninde “Yağ ve Balm” Dönemi

Nisan ayındaki marka yeniliklerini öne çıkaran bir görselde, Ringana'nın doğal ağız bakımı serisinden, üzerinde FRESH tooth balm yazan opak beyaz bir şişe ile FRESH tooth oil yazan şeffaf sarı bir şişe, yanlarında ahşap bir diş fırçasıyla aydınlık bir yüzeyde, yumuşak gölgeler eşliğinde dikkat çekiyor.

Geleneksel ağız bakım rutinleri, yerini doğal içeriklerin bilimsel formüllerle birleştiği daha bütüncül yöntemlere bırakıyor. Avusturya merkezli taze kozmetik markası RINGANA, diş macunu alışkanlığını değiştiren “diş yağı” ve “diş balmı” ikilisiyle Türkiye pazarındaki yerini sağlamlaştırıyor. Marka, yapay koruyucu içermeyen vegan formülleriyle ağız florasını dengelemeyi vaat ediyor.

Diş Temizleme Yağı: FRESH Tooth Oil

Ağız çalkalama suyuna doğal bir alternatif olarak öne çıkan FRESH Tooth Oil kürünün odak noktası, ağız boşluğunu mikroplardan arındırırken nemli bir his bırakmak.

  • İçerik Gücü: Manuka yağı ve zerdeçal özü hijyen sağlarken; nane ve okaliptüs ferahlık veriyor.
  • Kullanıcı Deneyimi: 10 günlük kullanım testine katılanların %96’sı ürünü başkalarına tavsiye edebileceğini belirtiyor.

Çok Yönlü Koruma: FRESH Tooth Balm

Klasik diş macunlarından krem dokusuyla ayrılan FRESH Tooth Balm, diş minesi ve diş eti sağlığını bir arada sunuyor.

  • Mikrobiyom Desteği: İçeriğindeki lactobacillus fermenti ve inülin, ağız içindeki yararlı bakterileri koruyarak doğal florayı dengeliyor.
  • Çürük Karşıtı: Sodyum florür ve altın başak özü ile plak oluşumunu en aza indirmeyi hedefliyor.

K-Beauty’den Pratik Çözüm: Çantada Taşınabilir Güneş Koruması

Şeftali rengi bir havlu üzerinde hasır şapka, güneş gözlüğü ve palmiye yaprağı gölgeleriyle birlikte duran Korecos Cica+Hyaluronic Acid SPF 50+ Matte Sun Stick, markaların Nisan ayındaki yeni tasarımları ve güzellik alanındaki gelişmelerini temsil ediyor.

Güzellik dünyasında yükselen K-Beauty akımı, güneş korumasını zahmetli bir adım olmaktan çıkarıp günlük rutinin pratik bir parçası haline getirmeye odaklanıyor. Bu anlayışın son örneklerinden biri olan Korecos Matte Sun Stick, özellikle gün içinde tazeleme sorununa odaklanan stick formuyla dikkat çekiyor.

Geleneksel güneş kremlerinin yarattığı yapışkan his ve beyaz tabaka sorunu, yeni nesil formüllerde yerini şeffaf ve mat bitişlere bırakıyor. Kolmar iş birliğiyle üretilen ürün, içeriğindeki CICA ve Hyaluronic Acid sayesinde cildi korurken aynı zamanda nem dengesini korumayı hedefliyor.

Öne Çıkan Özellikler:

  • Makyaj Üstü Uygulama: Stick formu sayesinde el sürmeden, makyajı bozmadan tazeleme imkanı sunuyor.
  • Parlama Kontrolü: Yağlı his bırakmayan yapısı, gün içindeki parlamayı dengeleyen mat bir bitiş sağlıyor.
  • Hafif Doku: Cilt bariyerine saygılı, ağırlık yapmayan “görünmez” koruma katmanı oluşturuyor.

Tüketici alışkanlıklarının “tek seferlik uygulama”dan “sürdürülebilir koruma”ya evrildiği bu dönemde, bu tür taşınabilir formatlar güneş korumasını her an erişilebilir kılıyor.

Lorenzo Antinori İstanbul’da: The Townhouse’ta Tek Gecelik Kokteyl Deneyimi

İstanbul’un gastronomi takviminde nadir rastlanan buluşmalardan biri, 15 Nisan akşamı Suadiye’de gerçekleşiyor. The Townhouse, uluslararası kokteyl sahnesinin en dikkat çekici isimlerinden Lorenzo Antinori’yi ağırlamaya hazırlanıyor.

Turuncu-kahverengi bir arka plan üzerinde, silindir şapkalı, papyonlu ve önlüklü iki stilize edilmiş aslanın zeytinli martini kadehleri ile kadeh kaldırdığı görselde, Bar LEONE'nin sunduğu Kokteyller ve Yiyecekler ile The Townhouse Restoran & Bar yazıları yer alıyor.

Hong Kong merkezli Bar Leone’nin kurucu ortağı olan Antinori, klasik kokteyl kültürünü yalın ama karakterli dokunuşlarla yeniden yorumlayan yaklaşımıyla tanınıyor. “Cocktail popolari” felsefesiyle, kokteyli ulaşılabilir ama bir o kadar da rafine bir deneyime dönüştüren Antinori, bu özel gecede yalnızca İstanbul’a özel hazırladığı dört kokteyl ile konukların karşısına çıkacak.

Gece, sadece bar tarafıyla değil, mutfak kurgusuyla da dikkat çekiyor. The Townhouse mutfağı, Bar Leone’nin bar odaklı yemek yaklaşımından ilham alarak hazırladığı menüyle deneyimi tamamlıyor. Mortadella Sando’dan Lobster Roll’a, Smoked Mascarpone Dip’ten paylaşım tabaklarına uzanan seçki, kokteyllerin estetiğiyle uyumlu bir bütünlük sunuyor.

Deneyimi farklı kılan detaylar ise atmosferde saklı. Yarı The Townhouse, yarı Bar Leone imzalı bardak altlıkları, İtalyan ve Roma esintileri taşıyan servis detayları ve geceye özel tasarlanan sunumlar, bu buluşmayı yalnızca bir davet değil, çok katmanlı bir deneyime dönüştürüyor.

Perakendede Yeni Dönem: COMMUNITÉ ile Deneyim Odaklı Alışveriş Yaklaşımı

Boyner Grup imzasını taşıyan yeni nesil deneyim alanı COMMUNITÉ, Nisan ayında radarımıza giren en güçlü perakende dönüşümlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Koyu ahşap panelli duvarlar ve tavanın hakim olduğu geniş, modern bir mağazada, beyaz podyumlarda sergilenen çeşitli markaların yeni tasarımlarını giyen mankenler ile Communite giriş alanı görülürken, bu görüntü markaların Nisan ayındaki gelişmeleri ve iş birliklerini temsil ediyor.

İstinyePark’ta açılan ve kısa süre içinde Galataport İstanbul ile Bağdat Caddesi’ne yayılacak bu çok katmanlı konsept, klasik çok markalı mağaza anlayışını geride bırakarak hikâye odaklı kürasyon, beklenmedik ürün eşleşmeleri ve keşif duygusu etrafında şekilleniyor; moda ile sanat kitaplarını, sneaker ile tasarım objelerini, niş parfüm ile analog kamerayı aynı deneyim kurgusunda buluşturuyor.

Modern mağaza içinde, ahşap kutu desenli uzun bir tezgahın üzerinde sergilenen sarı Winnie the Pooh oyuncağı, kitaplar, şık çantalar ve dekoratif eşyalar gibi çeşitli markaların yeni ürünlerini içeren, ferah bir alışveriş ortamı.

400’ün üzerinde markayı, büyük ölçüde Türkiye’de ilk kez erişilebilir kılan seçkisi; Comme des Garçons’tan JW Anderson’a uzanan güçlü moda evlerini, yükselen bağımsız tasarımcıları ve yerel markaları aynı çatı altında toplarken, La Mer’den Goop’a uzanan beauty & wellness katmanı ve Gusina Pizza Bar gibi sosyal buluşma noktalarıyla alışverişi bir yaşam alanına dönüştürüyor. Kısacası COMMUNITÉ, yalnızca bir mağaza değil; kültür, stil ve topluluk fikrini yeniden tanımlayan dinamik bir ekosistem.

Cem Boyner, modern bir perakende alanında, arkasında sergilenen Ann Demeulemeester ve Simon Miller gibi markaların yeni tasarımları olan ayakkabılar eşliğinde, bir marka gelişimleri veya özel iş birliği etkinliğinde konuşma yaparken diğer katılımcılar onu dinliyor.
Soldan sağa: Boyner Grup CEO ve Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, COMMUNITÉ Üründen Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sebla Refiğ Devidas, COMMUNITÉ CEO’su Polat Uyal

The Clumsies İstanbul’da: Lucca ile Global Kokteyl Deneyimi

İstanbul'daki popüler mekan Lucca'da ustalıkla hazırlanan kırmızı renkli, parçalanmış buzlu ve kiraz garnitürlü bir kokteylin, parlak bir shakerdan özel kadehe doldurulduğu an; barmenin eli ve hareketli içecek görüntüsüyle dikkat çekiyor.
Şeffaf bir kadehte, berrak sıvı tabanı üzerinde canlı kırmızı bir katman bulunan ve üzerinde LUCCA yazılı büyük kare bir buz küpüyle servis edilmiş serinletici bir kokteyl görünüyor, kadehin kenarına gümüş bir boncukla süslenmiş tek bir koyu renk üzüm şişlenmiş, tüm bunlar Lucca İstanbul'daki atmosferi yansıtan hafif bir arka plan üzerinde duruyor.
Açık renkli bir yüzey üzerinde, büyük kare buz küpleri ve portakal kabuğuyla süslenmiş, Lucca'nın özel sunumunu yansıtan canlı kırmızı bir kokteylin yakın çekimi; arka planda şık bir menü ve kavisli bir dekoratif obje seçiliyor, İstanbul'un dinamik atmosferini çağrıştırıyor.

İstanbul’un ikonik buluşma noktalarından Lucca, dünyanın en prestijli kokteyl barlarından Atina merkezli The Clumsies ile eşsiz bir iş birliğine imza atıyor. The World’s 50 Best Bars listesinde uzun yıllardır üst sıralarda yer alan The Clumsies, yaratıcı reçeteleri ve deneyim odaklı servisiyle global kokteyl sahnesinin öncü isimlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Nisan Ayında Göze Çarpanlar

17 Nisan’da Lucca İstanbul’da gerçekleşecek tek gecelik takeover’da, The Clumsies’e özgü kokteyller, Lucca’nın enerjik atmosferiyle birleşerek şehre nadir rastlanabilecek bir deneyim sunacak. Serinin ikinci ayağında ise 29 Nisan’da Lucca ekibi, Atina’da The Clumsies’in sahnesini devralarak iki şehrin karakterini aynı deneyimde buluşturacak.

Bu özel etkinlik, İstanbul ve Atina arasında yaratıcı bir köprü kurarken, kokteyl tutkunlarına sadece içki değil, iki farklı şehrin ruhunu aynı bardakta deneyimleme fırsatı sunuyor. The Clumsies ve Lucca buluşması, sezonun en çok konuşulacak bar etkinliklerinden biri olmaya aday.

CoinTR’den İlham Veren Buluşma: Arda Güler ve Rüya Takımı Bir Araya Geldi

Genç yeteneklerin hayallerini gerçeğe dönüştürmek amacıyla yola çıkan CoinTR, Real Madrid ve Türkiye A Milli Takımı’nın yıldızı Arda Güler ile “Rüya Takımı” projesinde buluştu. Projede, 1.000 başvuru arasından özenle seçilen 11 kişi, CoinTR ve Arda Güler ile bir araya gelerek unutulmaz bir deneyim yaşadı.

CoinTR x Arda Güler ve Rüya Takımı Buluşması yazılı, genç futbolcu Arda Güler'in büyük bir portre fotoğrafının da yer aldığı beyaz ve yeşil renkli bir pankart önünde, takım elbiseli bir yetkili ile Arda Güler gülümseyerek samimi bir şekilde el sıkışıyor.

“Her hamlede hız, her adımda güven” mottosuyla başlatılan proje, farklı yaş ve alanlardan gençlerin başarı hikâyelerini paylaşabilecekleri bir platform olarak tasarlandı. Spor, sanat, girişimcilik, kişisel gelişim, finans ve sosyal sorumluluk gibi pek çok alandan katılımcılar, hayallerine attıkları ilk adımı CoinTR’ye iletti. Başvurular arasından seçilen 60 hikâye halk oylamasına sunuldu, en çok oy alan 30 hikâyeyi ise Arda Güler bizzat değerlendirerek 11 kişilik “Rüya Takımı”nı belirledi.

CoinTR’nin marka yüzü Arda Güler, Rüya Takımı ile buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Bu hikâyeleri okuduğumda her birinde kendimden bir şeyler buldum. Hayallerinin peşinden giden ve zorluklardan yılmayan insanların hikâyeleri beni çok etkiledi. Bu projenin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum” ifadelerini kullandı.

Sekiz ayakta duran ve bir tekerlekli sandalyede oturan toplam dokuz genç, arkalarında CoinTR logosu, Arda Güler'in başının hafifçe göründüğü büyük bir fotoğrafı ve Rüya Takımını Bulma etkinliği yazılarının yer aldığı beyaz pankartın önünde kameraya gülümseyerek poz veriyor.

Toplantıda CoinTR CEO’su Ali Eşelioğlu, projenin amacını şöyle özetledi: “Arda’nın sahadaki başarısını, hayatın her alanında gençlere ilham verecek bir projeye dönüştürmek istedik. ‘Rüya Takımı’ sadece bir iletişim çalışması değil, gençlerin başarı hikâyelerini görünür kılan bir platform.” Rüya Takımı üyeleri, FODER Başkanı Zekeriya Öztürk’ten finansal okuryazarlık eğitimi aldı ve CoinTR, önümüzdeki dönemde farklı konu başlıklarını kapsayan bir eğitim programı da hazırlayacak.

“Rüya Takımı” projesi, sadece Arda Güler ile buluşmakla kalmayıp, gençlerin hayallerini keşfetmelerine ve bu yolculukta desteklenmelerine olanak tanıyor. CoinTR, bu proje ile hem finansal teknoloji alanındaki güvenilirliğini pekiştiriyor hem de toplumsal etkisi yüksek bir vizyon ortaya koyuyor.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için