white banner

Tam Program Açıklandı: 30. İstanbul Tiyatro Festivali’nde Neler İzleyeceğiz?

slider item

Tiyatro

Çeşitli sahneler

Konumu Göster

22 Ekim 00:00 - 3 Aralık 00:00

Şehir: İstanbul (Avrupa Yakası)

Yazı Boyutu:

30. İstanbul Tiyatro Festivali, açılış oyunu Lacrima, uluslararası yapımları ve "Bu İşte Bir Kadın Var" seçkisiyle yeni sezona iddialı bir başlangıç yapıyor.

Festival boyunca Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından sanatçılar; tiyatro oyunları, koreografiler ve çağdaş dans gösterileriyle izleyici karşısına çıkacak. İstanbul’un farklı mekânlarında gerçekleşecek etkinlikler, kentin kültürel çeşitliliğini sahne sanatlarıyla buluşturacak.

İstanbul Tiyatro Festivali 2026 Programı

Ön planda, karanlık bir sahne ortamında, iskeletimsi desene sahip koyu renk bir üst ve pantolon giyen, kararlı ve yoğun bakışlı bir kadın sanatçı, ellerini beline dayayarak güçlü bir duruş sergilerken, arkasındaki dinamik hareket bulanıklığı efektleri bu tiyatro festivali performansının enerjisini vurguluyor.
Nederlands Dans Theater - The Big Crying
Fotoğraf: Rahi Rezvani

Festivalin programı, uluslararası prodüksiyonlarla yerli yapımları bir araya getiriyor. Festivalin açılışını yapacak Lacrima, İngiliz kraliyet ailesi için hazırlanan bir gelinliğin üretim sürecinden hareketle sahne arkasındaki görünmeyen emeğe odaklanıyor. Ramesh Meyyappan’ın fiziksel tiyatro yapımı Veda Ritüeli ise babasının kaybıyla yüzleşen sağır bir karakteri merkezine alıyor.

Uzun bir aranın ardından İstanbul’a dönen Nederlands Dans Theater (NDT 2), Marco Goecke, Jiří Kylián ve Noé Soulier imzalı üç koreografiyi aynı programda sunacak.

Odeabank tema sponsorluğunda altıncı kez hazırlanan “Bu İşte Bir Kadın Var” seçkisinde de Bir Bebek Evi ile Sanatçısı Belirsiz* İvi Buradaydı yer alıyor. Henrik Ibsen’in klasik eserini hipergerçekçi kuklalarla sahneye taşıyan Bir Bebek Evini Yngvild Aspeli ve Paola Rizza yönetiyor. Zeynep Özden ve Elif Sözer’in hazırladığı Sanatçısı Belirsiz* İvi Buradaydı ise İstanbul doğumlu Rum ressam İvi Stangali’nin yaşamına ve çalışmalarına odaklanıyor.

Festivalin tam programı şu şekilde:

GösteriTarihMekân
Lacrima22–23 EkimZorlu PSM Turkcell Sahnesi
Kafes Arkası Günahkârları: Silahşör Kızı Rabia Hanım24–25 EkimPhebus Müzayede Evi
Rüzgâr Ağacı24–25 EkimAKM Tiyatro Salonu
Bir Çeyiz Sözleşmesi30–31 Ekim, 1 KasımYeniköy Panayia Kilisesi
Ve Ateş Bizi Tüketiyor31 Ekim–1 KasımBakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
İvi Buradaydı3–4 Kasım, 17 KasımArter Karbon / Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
Elizabeth Costello4–5 KasımParibu Art
Veda Ritüeli7–8 KasımParibu Art
Requiem11–12 KasımHarbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
En Son Neyi Unuttuğumu Hatırlamıyorum13–14 KasımAlan Kadıköy
Bir Bebek Evi14–15 KasımHarbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi
Anna K18–19 KasımAlan Kadıköy
İstanbul Mon Amour: Aşk > Nefret < Aşk21–22 KasımKadıköy
Aksak Deliryum24–25 KasımAlan Kadıköy
Nederlands Dans Theater (NDT 2)27–28 KasımZorlu PSM Turkcell Sahnesi
Dil Broblem Değil (Language: No Broblem)28–29 KasımAlan Kadıköy
Dorian Gray’in Portresi3 AralıkZorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi

İstanbul Tiyatro Festivali Nedir?

Karanlık bir sahnede, yukarıya doğru uzanan sayısız ışık noktasıyla dolu bir projeksiyonun önünde, açık renk giysili bir sanatçı sırtını kavisli bir şekilde uzatarak başını geriye atmış ve yukarıya bakıyor; bu sahne Veda Ritüeli Tiyatro Festivali kapsamında sergilenen bir performansın derin anını betimliyor.
Veda Ritüeli (Last Rites / Ad Infinitum)
Fotoğraf: Mihaela Bodlovic, Manipulate Arts, 2024.

İstanbul Tiyatro Festivali, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen uluslararası bir sahne sanatları etkinliğidir. Festival, hem yerli hem de yabancı toplulukların oyunlarını seyirciyle buluştururken, panellerden söyleşilere, atölyelerden farklı yan etkinliklere kadar pek çok içerikle zenginleşir. Böylece katılımcılara yalnızca oyun izleme değil, farklı tiyatro anlayışlarını tanıma ve sanatçılarla doğrudan temas kurma fırsatı sunar.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin Tarihçesi ve Önemi

İstanbul Tiyatro Festivali, 1989 yılında İKSV tarafından ilk kez düzenlendi. O günden bu yana, hem Türkiye’nin hem de dünyanın önde gelen tiyatro etkinliklerinden biri hâline geldi. Festival, İstanbul’u ulusal sahnenin yanı sıra uluslararası toplulukların da buluşma noktası yaparak şehrin kültür hayatına büyük katkı sağladı.

Yıllar boyunca Türk tiyatroseverler, Peter Brook ve Robert Wilson gibi dünya çapında tanınmış yönetmenlerin oyunlarını; Comédie-Française gibi köklü toplulukların eserlerini izleme şansına erişti. Bu özelliğiyle festival, farklı kültürlerden doğan tiyatro geleneklerini bir araya getirerek güçlü bir kültürel köprü rolü üstlendi.

Festival, yalnızca sahnelenen yapımlarla sınırlı değildir. Atölye çalışmaları, paneller, söyleşiler ve özel projelerle tiyatro sanatına yeni boyutlar kazandırır. Genç sanatçılar, öğrenciler ve izleyiciler için ilham kaynağı olurken, oyunculuk, yönetmenlik ve sahne tasarımı gibi alanlarda yeni yeteneklerin ortaya çıkmasına da katkıda bulunur.

Her edisyonunda unutulmaz anlar yaşatan festival, klasik metinlerin çağdaş yorumlarını olduğu kadar deneysel çalışmaları da seyirciyle paylaşır. Belirlenen temalar aracılığıyla her yıl tiyatroya yeni bir bakış açısı kazandırarak izleyicilerin sanatı farklı açılardan keşfetmesine imkân verir.

İstanbul Tiyatro Festivali 2026 Nerede ve Ne Zaman Yapılacak?

Uykusuz Tiyatro Festivali sahnesinde, başını yukarı çevirmiş güçlü ve üstsüz bir erkek dansçı, dizleri bükülü pozisyonda, kollarını ve bacaklarını zarifçe uzatmış, baş aşağı duran kadın dansçıyı ustaca havada tutarak denge ve gücün büyüleyici bir modern dans anını sunuyor.
Nederlands Dans Theater - Sleepless
Fotoğraf: Joris Jan Bos

Festival, 22 Ekim 2026 tarihinden itibaren bir ayı aşkın süreyle İstanbul’un farklı sahnelerinde gerçekleşecek. Bu dönemde şehir, tiyatro sanatının farklı disiplinlerini aynı çatı altında buluşturan uluslararası bir merkez hâline gelecek.

Oyunlar, Zorlu PSM, İBB Şehir Tiyatroları Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Moda Sahnesi, Alan Kadıköy, Paribu Art gibi önemli salonlarda; ayrıca Haliç’teki tarihi bir han ve İMÇ gibi alternatif mekânlarda sahnelenecek. Böylece festival, izleyicilere hem klasik salonlarda hem de alışılmışın dışında sahnelerde farklı deneyimler yaşatacak.

Sonbaharın kültürle iç içe atmosferi, festivali yalnızca bir tiyatro etkinliği olmaktan çıkarıp tüm şehre yayılan bir sanat şölenine dönüştürüyor. Gündüz şehrin keyfini çıkarıp akşam uluslararası toplulukların ve Türkiye’den güçlü yapımların oyunlarını izlemek, katılımcılar için unutulmaz bir deneyim olacak.

Eğer siz de tiyatronun büyüsüne kapılmak ve çağdaş sahne sanatlarının farklı yorumlarını keşfetmek istiyorsanız, bu tarihleri mutlaka takviminize ekleyin.

white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için