Yaklaşık 20 yıldır Lucca mutfağının bir parçası olan Şef Tuncay Uçar ile değişen mutfak anlayışını, Bodrum’un gastronomi dünyasındaki dönüşümünü ve Lucca Beach’in gün boyu devam eden yeme-içme deneyimini konuştuk.
Lucca’nın yıllar içinde oluşan mutfak hafızasının arkasındaki isimlerden Şef Tuncay Uçar, yaklaşık 20 yıldır markanın mutfağında değişime, yeni fikirlere ve farklı dönemlere tanıklık ediyor. Bugün mutfağa yaklaşımının merkezinde sürdürülebilirlik, mevsimsellik, yerel üretici ve ürüne mümkün olduğunca doğru şekilde dokunmak var.
Bodrum ise bu yaklaşımın farklı bir yorum kazandığı adreslerden biri. Bölgenin zeytinyağı, otları, deniz ürünleri ve pazarlarından beslenen Lucca Beach mutfağı, Lucca’nın yıllardır koruduğu karakteri Bodrum’un daha hafif, yerel ve kıyıyla iç içe ritmiyle buluşturuyor.
Şef Tuncay Uçar ile Lucca’nın değişen mutfak anlayışından iyi bir restoranı unutulmaz yapan detaylara, ekip kültüründen Bodrum’un gelecekteki gastronomi potansiyeline ve Lucca Beach’in uzun öğle yemeklerinden gün batımına uzanan deneyimine kadar pek çok konuyu konuştuk.
- 📌 Şef Tuncay Uçar ile Kısa Kısa
- Yaklaşık 20 Yıllık Lucca Yolculuğunda Değişen Mutfak Anlayışı
- Lucca’nın Mutfak Hafızasını Geleceğe Taşımak
- Bir Restoranı Unutulmaz Yapan Duygu
- Bodrum’un Ürünleri Lucca Mutfağını Nasıl Şekillendiriyor?
- Bir Tabakta İlk Kriter: Lezzet
- Mutfakta Gelişmenin Anahtarı: Dinlemeyi Bilmek
- Yoğun Bir Servisin Ardındaki Ortak Başarı
- Mauro Colagreco ile Aynı Mutfağı Paylaşmak
- Bodrum’un Gastronomi Kimliği Nereye Gidiyor?
- Lucca Beach’te Uzun Öğle Yemeklerinden Günbatımına
📌 Şef Tuncay Uçar ile Kısa Kısa
- Yaklaşık 20 Yıllık Lucca Yolculuğu: Tuncay Uçar’ın mutfağa bakışını en fazla değiştiren dönemlerden biri pandemi ve sonrası oldu. Sürdürülebilirlik, yerel üretici, mevsimsellik ve daha az malzemeyle özenli tabaklar hazırlamak bu süreçte daha fazla önem kazandı.
- Lucca’nın Mutfak Hafızası: Yeniliğe açık olmak ve kendini tekrar etmemek kadar, Lucca’nın yıllar içinde oluşan güçlü mutfak hafızasını ve ruhunu korumak da Uçar’ın yaklaşımının önemli bir parçası.
- Lezzet Her Zaman İlk Sırada: Şef Tuncay Uçar için sunum önemli olsa da bir tabağın temelinde lezzet var. Misafiri yeniden restorana getiren unsurun da güçlü ve dengeli bir lezzet olduğuna inanıyor.
- Bodrum’un Yerel Ritmi: Zeytinyağı, bölgenin otları, taze deniz ürünleri ve Bodrum pazarlarında bulunan ürünler Lucca Beach menüsünü doğrudan şekillendiriyor.
- Bodrum Gastronomisinin Geleceği: Uçar’a göre Bodrum’un potansiyeli yalnızca uluslararası markalarda değil; kendi karakterini koruyan yerel restoranlarda, üreticide, toprakta, denizde ve bölgenin özgün ürünlerinde yatıyor.
- Lucca Beach Deneyimi: Lucca Beach’te gastronomi tek bir öğüne sıkışmıyor. Hafif beach tabaklarıyla başlayan gün, uzun öğle yemekleri, aperitivo ve kokteyllerle devam ederek gün batımında akşam sofrasına dönüşebiliyor.
Yaklaşık 20 Yıllık Lucca Yolculuğunda Değişen Mutfak Anlayışı
Yaklaşık 20 yıldır Lucca mutfağının bir parçasısınız. Bugün geriye dönüp baktığınızda, mutfağa bakış açınızı en çok değiştiren dönem hangisiydi?
Lucca’da bunca yıl içinde birçok şey değişti ama bakışımı en çok pandemi dönemi ve sonrası değiştirdi. Sürdürülebilirliği mutfağın her aşamasında daha fazla düşünmek, yerel üreticiyi desteklemek, mevsiminde ve doğru ürünü kullanmak, daha az malzemeyle daha özenli tabaklar çıkarmak benim için çok daha önemli hale geldi. Lucca’da da bu yaklaşımı mutfağımızı sürekli geliştiren ve ileri taşıyan bir anlayışın parçası olarak görüyoruz. Misafirlerin de sadece iyi yemek değil, güven ve samimiyet aradığını o dönemde çok net hissettim.
Bodrum tatilinizi gastronomiden koylara, otellerden keşif rotalarına kadar planlamak için hazırladığımız kapsamlı Bodrum Seyahat Rehberi içeriğimizi inceleyebilirsiniz.
Lucca’nın Mutfak Hafızasını Geleceğe Taşımak
Bir menü hazırlarken sizi en çok ne heyecanlandırıyor; yeni bir ürün keşfetmek mi, tanıdık bir lezzeti yeniden yorumlamak mı?

Lucca mutfağında yeniliğe açık olmak, kendimizi tekrar etmemek ve misafirlerimize yeni favoriler yaratmak her zaman önemli oldu. Bir yandan Lucca’nın yıllar içinde oluşmuş güçlü bir mutfak hafızası var, diğer yandan da o mutfağı sürekli ileri taşımaya çalışıyoruz. Benim için ikisi de aynı ölçüde heyecan verici. Yeni bir ürün keşfetmek vizyon açıyor; tanıdık bir lezzeti bugüne taşıyıp ona yeni bir yorum katmak ise duygu katıyor.
Beni besleyen şey de tek bir yerde değil; bazen pazarda gördüğüm bir ürün, bazen ekibin içinden gelen bir fikir, bazen de patronumuz Cem Mirap’ın gastronomiye olan ilgisi ve vizyoner yönlendirmeleri yeni fikirlerin önünü açıyor. İlhamın çoğu zaman birlikte düşünmekten doğduğuna inanıyorum. Benim için mesele, bütün bunları doğru bir dengede buluşturup Lucca’nın ruhunu korurken mutfağını her zaman bir adım ileriye taşıyabilmek.
Bir Restoranı Unutulmaz Yapan Duygu
Sizce iyi bir restoranı unutulmaz yapan şey tabaklar mı, atmosfer mi, yoksa misafirin oradan ayrılırken hissettiği duygu mu?
Benim için unutulmazlık şatafatta değil, histe. Bir misafir tekrar geliyorsa ve içeri adım attığında “Ben burada rahatım” diyorsa, bu benim için en büyük başarı. Misafirin kendini evinde hissetmesi, yıllardır korumaya çalıştığımız bir durum. İyi yemek ve atmosfer elbette çok önemli ama günün sonunda insanın hafızasında kalan, oradan nasıl bir duyguyla ayrıldığı oluyor.
Bodrum’un Ürünleri Lucca Mutfağını Nasıl Şekillendiriyor?
Bodrum’un gastronomi sahnesi son yıllarda sizce nasıl değişti? Misafirlerin beklentilerinde en çok ne farklılaştı?


Bodrum’da geçirdiğim yıllar mutfağımızı ister istemez daha yerel ve daha hafif bir çizgiye taşıdı. Zeytinyağı, bölgenin otları, taze deniz ürünleri ve Bodrum pazarlarında karşımıza çıkan ürünler menüyü doğrudan besliyor. Ne taze ve iyiyse onu mümkün olduğunca sade ve doğru şekilde sunmaya çalışıyoruz. Buradaki iklim de daha sıcak. Misafirlerin tercihlerinde deniz ürünleri, salatalar, carpaccio’lar ve daha hafif tabaklar öne çıkıyor. Restoranın yanında kendi küçük bahçemizi de kurduk. Fesleğen, reyhan, biberiye, domates, biber yetiştiriyoruz. Bir ürünü topraktan başlayarak takip etmek ve büyüdüğünü görmek insanın o ürüne bakışını değiştiriyor. Lucca’nın ruhunu korurken Bodrum’un doğasına, ürünlerine ve ritmine uyum sağlamak benim için işin en keyifli taraflarından biri.
Bodrum’da güne uzun ve keyifli bir sofrayla başlamak isteyenler için yarımadanın öne çıkan adreslerini bir araya getirdiğimiz Bodrum’un En İyi Kahvaltı Mekanları rehberimize göz atabilirsiniz.
Bir Tabakta İlk Kriter: Lezzet
Bir tabak masaya gitmeden önce son kez baktığınızda ilk kontrol ettiğiniz şey lezzet mi, sunum mu, yoksa hissettirdiği duygu mu?


Benim için lezzet her zaman ilk sırada. Sunum misafiri masada karşılar ama onu tekrar getiren şey lezzettir. Son dokunuşta tabağın dengesine, malzemenin kendini doğru ifade edip etmediğine bakarım. Güzel görünen bir tabak elbette önemlidir ama lezzeti güçlü değilse benim için her zaman eksik kalır.
Ege otlarından deniz ürünlerine, klasiklerden yaratıcı yorumlara uzanan sofraları keşfetmek için Bodrum’un En İyi Meze Restoranları seçkimizi inceleyebilirsiniz.
Mutfakta Gelişmenin Anahtarı: Dinlemeyi Bilmek
Mutfakta bugüne kadar sizi en çok geliştiren eleştiri neydi? O an canınızı sıksa da sonradan “iyi ki duymuşum” dediğiniz bir yorum var mı?


Beni en çok geliştiren şey ekip içinde aldığım samimi ve dürüst geri bildirimler oldu. Mutfakta kimse tek başına mükemmel olamaz; bazen ekip arkadaşının fark ettiği küçük bir detay tabağı bambaşka bir yere taşıyabiliyor. Eleştiri duymak her zaman kolay değil ama zamanla şunu anladım: büyümenin anahtarı savunmaya geçmek değil, dinlemeyi bilmek. Bugün hâlâ en çok değer verdiğim şeylerden biri, ekibimden açık ve dürüst geri bildirim alabiliyor olmak.
Yoğun Bir Servisin Ardındaki Ortak Başarı
Yoğun bir servis sonunda sizi gerçekten mutlu eden şey nedir? Ekibinizle göz göze geldiğiniz o an mı, yoksa misafirlerden gelen tek bir cümle mi?

Yoğun bir servisin sonunda beni en çok mutlu eden şey, ekibimle göz göze geldiğimizde aynı duyguyu paylaşmak. Çünkü mutfakta hiçbir başarı tek bir kişiye ait değil. İyi bir ekip birbirine güvenir, birbirine saygı duyar, birbirini tamamlar ve aynı hedef için emek verir. Misafirlerimizin restorandan mutlu ayrıldığını görmek ve tekrar bizi tercih etmeleri ise bütün o emeğin en güzel karşılığı. O anda hepimiz birlikte başarmış olmanın tatminini yaşıyoruz. Bence mutfaktaki en büyük motivasyon da tam olarak bu ortak başarı duygusu.
Mauro Colagreco ile Aynı Mutfağı Paylaşmak
Bir günlüğüne dünyanın herhangi bir şefiyle aynı mutfağı paylaşma şansınız olsa kimi seçerdiniz? Günün sonunda ondan en çok ne öğrenmek isterdiniz?
Daha önce Lucca by the Sea’de Mirazur’un şefi Mauro Colagreco ile bir gün birlikte menü hazırlama ve aynı mutfağı paylaşma şansım oldu. O kısa deneyim bile benim için çok değerliydi. Yerel ürüne yaklaşımı, doğayla kurduğu bağ ve sadeliğin içindeki mükemmeliyet beni en çok etkilemişti. Bir gün daha aynı mutfakta olma şansım olsa yine Mauro Colagreco’yu seçerdim. Ondan yeni bir tarif öğrenmekten çok, bir malzemeye nasıl baktığını, o malzemenin potansiyelini nasıl gördüğünü ve bu düşünce biçimini ekibine nasıl aktardığını gözlemlemek isterdim.
Bodrum’un gastronomi dünyasına farklı bir perspektiften bakmak için The Bodrum EDITION’ın restoranlarını ve şeflerin mutfak yaklaşımlarını ele aldığımız The Bodrum EDITION Restoranları ve Şef Röportajları içeriğimizi keşfedebilirsiniz.
Bodrum’un Gastronomi Kimliği Nereye Gidiyor?
Bodrum’un gastronomi sahnesi son yıllarda sizce nasıl değişti? Misafirlerin beklentilerinde en çok ne farklılaştı?

Bodrum son yıllarda çok hızlı bir dönüşüm içinde. Dünyaca bilinen restoranlar ve markalar geliyor, yeni yatırımlar ve turizm projeleri hayata geçiyor. Bence bu hareketlilik çok değerli; rekabet arttıkça herkes daha iyisini yapmak zorunda kalıyor ve bu da gastronominin genel kalitesini yukarı taşıyor.
Ama artık sadece uluslararası bir markayı Bodrum’a getirmek tek başına yeterli değil. Hatta bugün özellikle uluslararası misafirin aradığı şeyin giderek daha fazla özgünlük olduğunu düşünüyorum. Dünyanın birçok yerinde iyi restoranlara ulaşabiliyorlar; Bodrum’a geldiklerinde ise burada başka yerde bulamayacakları bir deneyim yaşamak istiyorlar. Bu nedenle güçlü yerel markaların, kendi karakterini ve kültürünü koruyan restoranların çok daha değerli hale geleceğine inanıyorum.
Lucca’da da yıllardır bunu görüyoruz. Eğlencesi ve sosyal atmosferi Lucca’nın çok güçlü bir parçası ama bugün misafirlerimizin bizi tercih etmesindeki en önemli çekim noktalarından biri de mutfağımız. İnsanların yalnızca eğlenmek için değil, sevdiği bir yemeği tekrar yemek ya da yeni favorilerini keşfetmek için Lucca’ya gelmesi bizim için çok kıymetli. Biz de bu nedenle mutfağımızı her sezon ileri taşımaya, Bodrum’un ürünlerinden ve kıyı kültüründen beslenirken Lucca’nın kendi karakterini korumaya devam ediyoruz.
Bence Bodrum’un gerçek potansiyeli de tam burada: uluslararası standartları yakalamak ama bunu yaparken kendine benzemeye devam etmek. Buranın üreticisini, toprağını, denizini, zeytinyağını, otlarını ve mevsimini merkeze koyduğumuzda çok daha güçlü ve dünyada karşılığı olan bir gastronomi kimliği yaratabiliriz. Daha katetmemiz gereken yol var ve bence heyecan verici olan da bu. Doğru yatırımlar, iyi yetişmiş ekipler, sağlıklı rekabet ve yerel ürüne duyulan saygıyla Bodrum’un önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü bir gastronomi destinasyonu olacağına inanıyorum.
Yarımadanın öne çıkan gastronomi adreslerini keşfetmeye devam etmek için klasikleşen mekanlardan yeni açılanlara uzanan Bodrum’un En İyi Restoranları rehberimize göz atabilirsiniz.
Lucca Beach’te Uzun Öğle Yemeklerinden Günbatımına
Lucca Beach’te sizin için ideal bir günün gastronomi açısından akışı nasıl? Misafirler en çok hangi lezzetleri seviyor?

Lucca Beach’te yemek deneyimini günün tek bir saatine sıkıştırmıyoruz. Bodrum’un ruhunda zaten uzun sofralar var; bizim de en sevdiğimiz şeylerden biri öğle yemeğinin acele etmeden, paylaşarak ve sohbet ederek uzaması. Misafirler bazen denizden çıkıp hafif bir şeyler yemek istiyor, bazen de doğrudan restorana yalnızca iyi bir öğle yemeği için geliyor. Bu yüzden bu sezon beach ve restoran için iki ayrı menü hazırladık. Beach menüsünde gün boyu rahatça yenebilecek daha hafif, fresh ve paylaşılabilir tabaklar var; restoran tarafında ise ürün, mevsimsellik ve pişirme tekniklerinin daha fazla öne çıktığı kapsamlı bir mutfak deneyimi sunuyoruz.
Misafirlerimizin favorilerine baktığımızda Çanakkale Ahtapot Carpaccio, Bodrum Seafood Ceviche, Nektarin Salata, Ege Pizza, Otlu Antep Peynirli Pide, Kızarmış rotiseri tavuk gibi tabaklar öne çıkıyor. Ama benim için en güzeli, her sezon bu favorilerin yanına yeni favoriler ekleyebilmek.
Öğleden sonra sofranın aperitivo ve kokteyllerle biraz daha sosyal bir hale gelmesini, ardından gün batımıyla birlikte erken akşam yemeğine doğal biçimde bağlanmasını seviyoruz. Lucca’nın ruhu da biraz burada; iyi yemek, iyi içki ve iyi müzik birbirinden ayrı deneyimler değil. Uzun bir öğle yemeği birkaç aperitivo ile devam edip gün batımında akşam sofrasına dönüşebiliyor. İnsanların saate bakmadan masada kalmak istemesi, bence Lucca Beach’te yaratmaya çalıştığımız deneyimi en güzel anlatan şey.


