preloader

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

25.02.2022
Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Yeşili, başka yerde bulunmayan temiz havası, tarihi ve köyleriyle Kaz Dağları mutlaka görülmesi gereken bir yer.

Orman manzaraları, şelaleleri, nehirleri, muhteşem havası ve tarih boyunca ev sahipliği yaptığı medeniyetleri ile Kaz Dağları çok kıymetli. Edremit’e bağlı Kaz Dağı haritada Balıkesir -Çanakkale sınırında kalıyor ve adı ilk duyulduğunda akıllara milli park gelse de aslında onun dışında çok geniş bir alanı ifade ediyor. Balıkesir’in ardından rotayı Kaz Dağları’na çevirdikten sonra, dağın eteklerinden itibaren mükemmel doğasını yaşatan bölge konumunun, güzelliğinin ve sakinliğinin avantajıyla hafta sonu kaçamaklarından uzun tatillere her mevsim tercih sebebi oluyor.

Kaz Dağları’nda doğanın tadını çıkarabileceğiniz sakin ortamda konaklamalardan harika fotoğraf kareleri verecek yürüyüşlere, güzelliği ile cezbeden köylerden tarihi yerlere zaman geçirebileceğiniz birçok şey var. Kaz Dağları’na gelmeden önce dikkat etmeniz gereken detay; bayram ya da resmi tatil günleri… Bu gibi özel zamanlarda bölge birçok şehre yakın olmasının avantajıyla da kalabalık olabiliyor.

Kaz Dağları ve Muhteşem Havası

Ormanlarından şelalelerine, yaban hayatından endemik bitkilerine kadar Kaz Dağları’nda görülmeye değer harika bir doğa var.

Mükemmel doğasıyla Kuzey Ege’nin en beğenilen tatil yerlerinden biri olan Kaz Dağları’nı şehirden kaçmak için harika bir yer haline getiren birkaç faktör var. Bunların ilki bölgede havanın çok temiz olması. Kaz Dağları’nın eteklerinden itibaren havanın güzelleştiğini ve şehrin kokusunun geride kaldığını hissedebiliyorsunuz. Aralarında endemik türlerin de olduğu sayısız bitkiye, yabani hayvanlara ev sahipliği yapan Kaz Dağları’nın genç bitki örtüsü, denizden gelen nem ve dağ yosunları havasının bu kadar temiz olmasını sağlıyor.

Kaz Dağları’na Nasıl Gidilir?

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: İda Blue Instagram

Kuzey Ege’de, Biga Yarımadası’nın güneyinde yer alan Kaz Dağları’na arabanızla gidecekseniz İstanbul’dan giden en kısa yol (İzmir-İstanbul Otoyolu olarak da bilinen) O5 Otoyolu. Eğer bu yolu seçerseniz -ve trafiğe yakalanmazsanız- dört saatte ulaşabilirsiniz. Alternatif olarak Bursa-Yenikapı feribotu, Yalova-Topçular feribotu ya da Tekirdağ-Gelibolu-Çanakkale güzergahı da seçilebilir. Anadolu’nun diğer yerlerinden gelirken de Balıkesir-Edremit yolu takip edilebilir.

Kaz Dağları’na yol tarifi almak için tıklayın: Google MapsYandex Maps

Balıkesir Koca Seyit Havalimanı’ndan her gün İstanbul ve Ankara’ya karşılıklı, aktarmasız uçuşlar oluyor. Diğer ülke ve şehirlerden de İstanbul ve Ankara üzerinden aktarmayla gelinebilir; havaalanından transferle Kaz Dağları’na ulaşılabilir. Havalimanındaki firmalardan araç kiralama seçeneğini de mutlaka değerlendirin. Çünkü çevredeki köyleri ve güzellikleri görmek için kendinize özel arabanın olması iyi olacaktır. Uçak dışında farklı otobüs firmaları da her gün çevredeki otogarlara düzenli sefer yapıyor. Edremit, Akçay, Altınoluk otogarlarından birine ulaştıktan sonra servisler ya da kişiye özel transferlerle Kaz Dağları’na ulaşabilirsiniz.

Kaz Dağları’na Ne Zaman Gidilir?

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Aykut Kaysı Instagram

Yılın 12 ayı da Kaz Dağları’nı ziyaret etmek için mükemmel zaman. Yazın yüksekliğin etkisiyle şehir hayatına göre çok daha serin oluyor. Edremit Körfezi’ne yaklaşık bir saat mesafede olduğu için de yazın hem deniz hem de dinlenme tatili yapmak mümkün. Soğuk havalarda ise dağ havası eşliğinde sonbaharın ya da kışın tadı çıkarılabilir. Çok fazla kar yağışı alan bir yer olmasa da yolun bazı kesimleri kıvrımlı dağ yolu olduğu için kışın Kaz Dağları’na gelirken hava durumunu kontrol etmekte ve araçlara kış lastiği takarak yola çıkmakta fayda var. İlkbaharda canlanan doğa ve sonbaharda sararan yaprak eşliğindeki manzaranın tadı ise bir başka.

Kaz Dağları’nda Konaklama

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Casa Mila Instagram

Temiz havanın tadını çıkarıp uzun yürüyüşler yapabileceğiniz, akşamları şömine karşısında oturup sadece doğanın sesini dinleyebileceğiniz çok güzel konaklama seçenekleri Kaz Dağları’nın eteklerinde bulunabiliyor. Şehrin karmaşasından uzak, sıcacık konsepti olan butik oteller sakinliğin tadını çıkarabileceğiniz türden. Sadece serin havalarda değil yaz günlerinde de manzaralarıyla cezbeden kaçamak için harika oteller bulabilirsiniz. Farklı dekorasyon konseptleriyle hazırlanan odalar, yetenekli şeflerin yönettiği restoranlar ve doğanın dinginliğinin tadını çıkarabileceğiniz ortamlarıyla birkaç gün için harika konaklama seçenekleri bulabilirsiniz.

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

@Simurg Inn

Kaz Dağları’nda çok sayıda butik otel, termal spa’lar, bungalovlar, kamp alanları, pansiyonlar yer alıyor. Tüm bunların dışında sayısı çok olmasa da bölgenin doğal hayatına uygun mimarisi olan evler de kiralanabilir.

Kaz Dağları’nın En Beğenilen Restoranları

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Margu Restaurant Instagram

Ege’nin en güzel köylerinin yer aldığı Kaz Dağları’nda keşfedilecek birbirinden güzel restoranlar var. Doğayla uyumlu mimari içerisinde servis veren restoranların çoğunda ‘topraktan tabağa’ anlayışının benimsendiğini göreceksiniz.

Zeytinbağı Hotel

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Daha az tüketip daha çok üretilen bir yaşam tarzı benimseyen sahipleri olan Zeytinbağı Hotel’in mutfağı dışarıdan gelen misafirlere de açık. Erhan Şeker’in annesinin mutfağında başlayıp uluslararası yemek okullarında devam eden mutfak yolculuğunun yansıması olan Zeytinbağı’nda yerel üreticilerden alınan malzemelerle harika tatlar hazırlanıp sunuluyor. Otelde zaman zaman mantar avı, ekşi maya, Ege otları, Ege balıkları gibi atölyeler de yapılıyor.

Nadas Kaz Dağları

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Sabah kahvaltısından akşam yemeğine Nadas’ın mutfağı kesinlikle tadılmaya değer. Şeflerin sezona özel, taze malzemeleri baz alarak hazırladığı menüsünde dünya mutfağından seçimler bulmak mümkün. Bölgede yetişen meyve sebzelerle yaratılan tatlarla zenginleşen mutfaktan çıkan her bir tabak özgün reçetelerle hazırlanıyor.

Hünnaphan

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Adatepe’de 18’inci yüzyıldan kalma eski bir konağın avlusuna kurulu Hünnaphan adını bahçesindeki 200 yıllık hünnap ağacından alıyor. Çok çeşitli serpme kahvaltısıyla göz dolduran Hünnaphan, günün her saatinde bir şeyler yemek ya da atıştırma yapmak için seçilebilir.

Margu Restaurant

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Adatepe’nin en güzel manzaralarından birine sahip olan Margu Restaurant set set düzenlenmiş oturma alanı ile her misafirinin bu mitolojik görünüme doymasını sağlıyor. Akdeniz ve dünya mutfağından yemeklerle hazırlanan menüsünde organik malzemeleri yıldız yapıyor. Lokal ürünlerin dünya lezzetlerine dönüşmesini sağlayan Margu’da yılın her günü göz doyuran bir menü var.

Radika Kafe

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Kaz Dağları gezinizde ev yemekleri tadında bir yer ararsanız rotanızı ilk çevireceğiniz yer Radika Kafe olsun. Taze kahvaltısının yanı sıra günlük hazırlanan dolma ve sarmalar, mantılar, gözlemeler, zeytinyağlılar ve sıcak yemekleri sıcacık ortamında sunan kafede ev yapımı tatlılar da bir harika.

Trattoria Leo

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Yeşilyurt Köyü’ndeki Casa Mila’da bulunan Trattoria Leo, adından da anlaşılabileceği gibi imzalaşan İtalyan lezzetleriyle menüsünü hazırlıyor. Türk ve İtalyan kahvaltılarının yanı sıra, aperatifler, günlük hazırlanan yemekler, taze makarnalar, özel fırında pişen pizzalar ve kokteyller göz dolduruyor.

Refika Kafe

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Kaz Dağları hakkında hem mitolojide hem de yakın geçmişte çeşitli efsaneler duymak mümkün. O efsanelerden biri de bundan yıllar önce Adatepe köyünde yaşamış, güzelliği dillere destan olan Rum asıllı Refika. Refika burada yaşadıktan sonra mübadeleyle Yunanistan’a yerleşmek zorunda kalsa da adı hâlâ anılmaya devam ediyor. İda Blue’nun içerisinde yer alan kafe de ismini burada yaşamış olan Refika’dan alıyor. Bölgeden toplanan taze mahsullerle hazırlanan kahvaltısı, çok sevilen tostu ve akşam yemekleriyle Refika denenmeye değer.

Kaz Dağları ve Mitoloji

Kaz Dağları’nı iki dakikada hızlıca gezmeye ne dersiniz? Seyahat yazarı Saffet Emre Tonguç Kaz Dağları’nın gezilmeye değer yerlerini bu videoda özetliyor.

Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi dokuz bin yıllık tarihe sahip Kaz Dağları da birçok mitosa sahip. Bir diğer adı İda olan bölgenin bu adı almasının nedeni mitolojide Tanrıların Kralı olarak bilinen Zeus’un burada doğduğuna ve süt annesinin İda olduğuna inanılması.

Aşk tanrıçası Afrodit, evlilik tanrıçası Hera, zekâ tanrıçası Athena arasında düzenlenen ilk güzellik yarışması da İda Dağı’nda yapılmış. Thetis ve Peleus’un düğününe çağrılmayan karmaşa tanrıçası Eris’in, düğün yerine üzerinde ‘en güzel için’ yazan bir altın elma bırakması bu güzellik yarışmasının yapılmasını sağlamış. Afrodit, Hera ve Athena arasında çıkan ‘en güzel benim’ tartışmasında birinin karar vermesi için Zeus’a sorulmuş ama Zeus geriye kalan tanrıçaların hiddetinden çekindiği için ölümlü olan Paris’in seçim yapmasını istemiş. Paris, ona dünyanın en güzel kadının aşkını vadeden Afrodit’in teklifi karşısında kayıtsız kalamamış ve altın elmayı Afrodit’e vererek onun ilk güzellik yarışmasının birincisi olmasını sağlamış.

Homeros’un İlyada Destanı’nda da anlattığı İda Dağı, ırmakları, yaşayan hayvanları ve farklı güzelliği ile büyüleyen bir yer olarak betimlenmiş. Yunan mitolojisinde tanrıların evlerinin olduğu, Zeus’un doğduğu ve ilk eşi Hera ile evlendiği, Paris’in öz babası tarafından terk edildiği ve yabani hayvan tarafından büyütüldüğü, Truva savaşının izlendiği, şeytanın İda’dan kaçarken ayak izlerinden birini bıraktığı İda Dağı yani Kaz Dağları bu anlamda da değerleniyor. Türk mitolojisinde Kaz Dağları ile ilgili en çok anlatılan iki hikâye var: İlki Hasan ile Emine’nin aşkı (Hasan Boğuldu Göleti’ne adını veren), ikincisi ise güzelliği dillere destan olan Sarıkız’ın uğradığı iftiralardan sonra kendini bu dağlarda izole bir hayata bırakması.

Kaz Dağları’nda Görülecek Yerler

Dinlenmenin, uzun yürüyüşlerle doğanın tadını çıkarmanın yanı sıra Kaz Dağları’nda görülemeye değer çok güzel köyler ve yerler de var. Kaz Dağları’nın en tepesine çıkmak -yol olmadığı için- zor bir ihtimal. Otellerin hemen hemen hepsi ve yerleşim olan köyler dağın güney eteklerine kurulu.

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Instagram

Hasan Boğuldu Göleti

Işıl ışıl akan suyu ve gökyüzünü bile kapatan ağaçlarıyla Hasan Boğuldu Göleti buraya gelince mutlaka uğranması gereken yerlerden bir tanesi. Doğası harika olsa da iki farklı köyde yaşayıp aşık olan Hasan ile Emine’nin hüzünlü hikâyesini taşıyor. Hasan, Emine’nin ailesine kendini kabul ettirmek için çalışırken çıkan fırtınada dere kenarında boğulur; Emine da ona kavuşmak için derenin hemen yanındaki çınar ağacına kendini asar. O günden beri şelalenin ve minik göletin adı Hasan Boğuldu, hemen yanındaki ağacın adı da Emine Çınarı olarak anılır. Hasan Boğuldu aynı zamanda piknik alanı olduğu için sabah erken saatlerde buraya gelmekte fayda var.

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Sarıkız Tepesi

Sarıkız Tepesi

Kaz Dağları’ndaki üç tepeden birinin adı 1726 rakımdaki Sarıkız Tepesi. Annesini çok küçükken kaybeden ve çok güzel olan Sarıkız, kendisine talip olanlarla evlenmeyince köylülerin iftirasına uğrar. Yaşadığı dönemde iftiraya uğrayan her kadın gibi babası Sarıkız’ı öldürmeye kalkar ama kızına kıyamaz ve onu yanında birkaç tane kaz ile dağın tepesine bırakır. Tepedeki kalıntıların Sarıkız’dan kaldığına inananlar var. Öyle ki her yıl 15 Ağustos’ta Güre’nin Kavurmacılar Köyü’nde Sarıkız hayrına yemek dağıtılıyor. Efsane ne kadar doğru bilinmez ama Sarıkız Tepesi’nin Edremit Körfezi manzarasıyla görülmeye değer olduğu gerçek.

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Instagram

Şahindere Kanyonu

Zamanla aşınan kayalar arasında dibindeki taşları pırıl pırıl gösteren Şahindere Kanyonu 27 km uzunluğunda. Harita üzerinde Altınoluk’a bağlı olsa da Kaz Dağları Milli Parkı içerisinden girilebilen Şahindere Kanyonu yamaçlarıyla etkileyici bir görüntüye sahip. Kanyon içerisindeki 586 metre yükseğe kurulan cam terastan manzarayı seyretmek ise ayrı bir macera.

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Instagram

Kaz Dağları Milli Parkı

Kaz Dağları Milli Parkı, bölgenin küçük bir kısmı olsa da görülmeye değer. Piknik yapmak için buraya gelmek bölgenin güzelliğine ve ender bulunan bitki çeşitliliğine haksızlık olur. Onun yerine sabah erken saatte Kaz Dağları Tanıtım Ofisi’nden rehber ayarlayarak gezmek ya da en azından tanıtım broşürünü alarak parkı gezmek çok daha güzel olacaktır. Bin yıllar öncesinden kalan köprüsü ve değirmeniyle Başdeğirmen, sıcak günlerde yüzülebilen ve minik kanyon içerisindeki Mıhlı da görülebilecek yerlerden.

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Instagram

Zeus Altarı

Kaz Dağları’na gelindiğinde görülmesi gereken yerlerden biri de Adatepe Köyü’ndeki Zeus Altarı. Efsaneye göre Zeus’un Truva Savaşı’nı izlediği Zeus Altarı, kaya parçasına oyulmuş taht’a benzeyen ve birkaç basamak merdivenle çıkılan bir yapıya sahip. Bölgedeki en güzel manzaralardan birini de sunan Zeus Altarı yıllarca ve farklı medeniyetler tarafından kutsal kabul edilmiş.

Kaz Dağları’nın En Güzel Köyleri

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Instagram

Adatepe Köyü

Her bir noktanın güzel olduğu Kaz Dağları’na geldiğinizde mutlaka köyleri görmek için vakit ayırmalısınız. Bu köylerin en bilineni Adatepe. Hem konaklamak hem de yemek için mekânlar da bulunan köyde sokaklarda gezmek, evlerin yapısını izlemek bile çok keyifli. Eski bir Rum köyü olan Adatepe, nüfusunun hepsini kaybetmek üzereyken yıllar önce bir grup kişi tarafından görülüp adeta yeniden keşfedilmiş ve restorasyonlarla bugünkü halini almış. Adatepe’ye giderken yol üzerinde bulunan Zeytinyağı Müzesi ise zeytinin gıdadan çok kültür olduğunu düşünenler için mutlaka görülmesi gereken bir yer.

Mükemmel Doğasıyla Kaz Dağları Gezi Rehberi

Görsel: Instagram

Yeşilyurt Köyü

Yeşilyurt Köyü’nün de ilginç bir hikâyesi var. İstanbul’un fethedilmesinde yardımcı olan Türkmenlere, yerleşik hayata geçmeleri için Fatih Sultan Mehmet tarafından bu bölge hediye edilmiş. İlk defa yerleşik hayata geçecek olan Türkmenler köylerinin güzel olması için karşı kıyıda yaşayan Rum taş ustalarından yardım alarak köylerini inşa ettirmişler. Zamanla köy hem Türk hem de Rumlar’a ev sahipliği yapmaya başlamış. Eskiden yapılan taş evler hâlâ duruyor ve yeni yapılan yapılar da köye özgü mimariye göre şekilleniyor. Hatta evlerin birçoğu butik otel olarak hizmet veriyor.

Kübra Haniç İnce

Kübra Haniç İnce