DEM Müzecilik’in Türkiye’den yurt dışına taşıdığı ilk deneyim müzeciliği projesi Timewalk Exhibition, Londra’daki Immerse LDN’de kapılarını açtı. Göbeklitepe’den Babil’e, Antik Mısır’dan Maya ve Rapa Nui uygarlıklarına uzanan deneyim; insanlık tarihini görsel-işitsel teknolojiler, çok duyulu anlatım ve çağdaş hikâye tasarımıyla ele alıyor.
Bu yazıda ne okuyacaksınız?
DEM Müzecilik’in Türkiye’den yurt dışına taşıdığı ilk deneyim müzeciliği projesi Timewalk Exhibition’ın Londra’daki açılışını, proje için neden Londra’nın seçildiğini ve 250 kişilik ekibin hazırladığı çok duyulu anlatıyı okuyacaksınız. Göbeklitepe’den Babil’e, Antik Mısır’dan Maya ve Rapa Nui uygarlıklarına uzanan sergi; tarih, teknoloji, ses tasarımı ve çağdaş hikâye anlatımını aynı yolculukta buluşturuyor.
Ayasofya Tarih ve Deneyim Müzesi ile Efes Deneyim Müzesi’nin yaratıcısı DEM Müzecilik, uluslararası yolculuğunun ilk adımını Londra’da attı. Temmuz 2026 itibarıyla Immerse LDN’de ziyaretçilerini ağırlamaya başlayan Timewalk Exhibition, insanlık tarihinin bilinen en erken dönemlerinden kadim uygarlıkların kültürel ve düşünsel mirasına uzanan 12 bin yıllık bir anlatı sunuyor. Deneyim Londra’da beş yıl boyunca ziyarete açık kalacak.
Geleneksel sergileme yöntemleri yerine deneyim müzeciliğini merkeze alan Timewalk Exhibition; tarihsel araştırma, sinematik hikâye anlatımı, ses tasarımı, mimari kurgu, iki ve üç boyutlu sanat üretimi ile ileri görsel teknolojileri aynı deneyimde buluşturuyor. Ziyaretçiler, medeniyetlerin kalıntılarını uzaktan incelemek yerine onların şehirlerine, ritüellerine, inançlarına ve günlük yaşamlarına yakından tanıklık ediyor.

Timewalk Exhibition İçin Neden Londra Seçildi?
Dünyanın kültür ve deneyim merkezlerinden biri olan Londra, çok kültürlü ziyaretçi profili ve uluslararası görünürlüğü nedeniyle projenin ilk durağı olarak seçildi.

Londra’yı aslında biraz rekabeti de sevdiğimiz ve kendi farkımızı ortaya koymak için seçtik.
DEM Müzecilik CEO’su Eda Bildiricioğlu
İki yıla yaklaşan hazırlık sürecinin ardından açılan proje, 250 kişilik uluslararası ve çok disiplinli bir ekibin ortak çalışmasıyla hayata geçirildi. Tarihçiler, sanat tarihçileri, arkeologlar, küratörler, kreatif direktörler, senaristler, mimarlar, teknoloji uzmanları, 2D ve 3D sanatçılar anlatının farklı katmanlarında görev aldı.
DEM Müzecilik, uluslararası projelerde ele alınan tarihsel anlatıları ilgili coğrafyanın uzmanlarıyla birlikte geliştiriyor. Tarihçiler, arkeologlar ve kazı başkanlarıyla yürütülen çalışmalar, deneyimin görsel dünyasının akademik araştırmalarla uyumlu biçimde hazırlanmasını sağlıyor. Bu kapsamda, Göbeklitepe bölümünün danışmanları arasında Göbeklitepe ve Karahantepe Kazı Başkanı Prof. Dr. Necmi Karul da yer alıyor.
Göbeklitepe’den Başlayan Ortak İnsanlık Hikâyesi
Timewalk Exhibition’ın yolculuğu, insanların bir araya gelerek ritüeller, anlam sistemleri ve kolektif bir hafıza oluşturmaya başladığı en erken merkezlerden Göbeklitepe ile açılıyor. Deneyimin başlangıç bölümü, tarih boyunca iz bırakmış 21 uygarlığa kısa bir bakış sunarken; mevcut anlatı Göbeklitepe, Babil, Antik Mısır, Maya ve Rapa Nui’ye ayrıntılı olarak odaklanıyor.

Göbeklitepe’nin ardından ziyaretçiler; şehirleşmenin, düzenin ve yazılı bilgi sistemlerinin geliştiği Babil’e ilerliyor. Antik Mısır bölümü, ölümden sonraki yaşam, kozmik denge ve ölümsüzlük arayışını ele alırken Maya uygarlığı matematik, astronomi ve döngüsel zaman anlayışı üzerinden anlatılıyor. Yolculuğun Rapa Nui bölümünde ise Moai heykellerinin atalar, koruyucu figürler ve toplumsal hafıza içindeki anlamı inceleniyor.

Şafakta uyanan kentlerden gece ışıldayan tapınaklara, Nil Nehri üzerindeki yolculuklardan Babil’in kent kapılarına uzanan sahneler, antik uygarlıkları yaşayan dünyalar hâlinde ele alıyor. Timewalk Exhibition böylece medeniyetlerin nasıl kurulduğunu, dünyayı nasıl anlamlandırdığını ve geliştirdikleri fikirlerin bugüne uzanan izlerini görünür kılıyor.
Göbeklitepe bir başlangıç bizim açımızdan. O da insanlığın başlangıcı.
DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin
Londra’ya Taşınan Kültürel Miras
Timewalk Exhibition, DEM Müzecilik’in yurt dışında hayata geçirdiği ilk proje olmasının yanı sıra Türkiye’nin kültürel mirasını uluslararası ziyaretçilerle buluşturan yeni bir kültür köprüsü kuruyor.

DEM Müzecilik Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Uğur Esin, Göbeklitepe başta olmak üzere Anadolu ve Mezopotamya’nın tarihsel birikimini yurt dışında anlatmalarını “kültür ihracı olarak addedebileceğimiz bir konu” sözleriyle tanımlıyor. Projenin amaçlarından biri, ziyaretçilerde bu uygarlıkların doğduğu coğrafyaları görme ve kültürel miras alanlarını yerinde keşfetme merakı uyandırmak.

Bu yaklaşım, Timewalk Exhibition’ı farklı uygarlıkların hikâyelerini aynı çatı altında buluşturan bir deneyim hâline getirirken Göbeklitepe’nin ve Anadolu’nun insanlık tarihindeki konumunu uluslararası ölçekte görünür kılıyor.
Tarih Çocuklara “Çocuk Dili” ile Anlatılıyor
Timewalk Exhibition, farklı yaş gruplarının anlatıyla ilişki kurabilmesi için 25 dilde sesli rehber seçeneği sunuyor. Türkçe sesli rehber anlatımını Selçuk Yöntem ve Devrim Yakut seslendirirken, diğer dil seçeneklerinde de ilgili dilin önde gelen isimleri yer alıyor. Çocuklar için hazırlanan ayrı anlatıda ise tarihsel bilgiler daha anlaşılır, akıcı ve hikâye odaklı bir dil aracılığıyla aktarılıyor.

Çocuklara, tarihi hikâyeleştirerek anlatıyoruz. Bu da 25 dilin üstüne bir de ‘çocuk dili’ diyoruz buna, onu kattı.
Eda Bildiricioğlu
Çocuklara özel sesli anlatım, tarihsel bilgilerin yaş grubuna uygun bir kurgu içinde sunulmasını amaçlıyor. Projenin eğitim yaklaşımı, öğrenme ve eğlenceyi bir araya getiren “edutainment” modeli üzerinden şekilleniyor. Görsel sahneler, ses tasarımı ve hikâyeleştirme yöntemi, geçmişe ilişkin bilgilerin daha kalıcı biçimde aktarılmasına yardımcı oluyor.

Görsel, İşitsel ve Çok Duyulu Bir Deneyim
Timewalk Exhibition’da her uygarlık, kendine özgü atmosferi ve kültürel kodlarıyla ele alınıyor. Görsel efektler, çevresel sesler, müzikler, anlatıcı sesleri, mimari yerleştirmeler, mapping uygulamaları ve replikalar; ziyaretçinin hikâyeyle duygusal bir bağ kurmasını sağlayan ortak bir kompozisyon içinde kullanılıyor.

Deneyimin teknolojik altyapısı da projenin sürekliliği açısından önem taşıyor. DEM Müzecilik, farklı ülkelerdeki sistemleri İstanbul’daki ağ operasyon merkezi üzerinden takip ederek görsel ve işitsel bileşenlerin kesintisiz çalışmasını gözetiyor. Teknolojik gelişmelere bağlı güncellemeler ve içerik yenilemeleri, deneyim müzeciliğinin uzun vadeli yapısının parçaları arasında yer alıyor.

Şirketin sinema salonlarının dijitalleşme sürecinden kültür komplekslerine uzanan 35 yılı aşkın görsel-işitsel teknoloji deneyimi, Timewalk Exhibition’ın teknik ve yaratıcı altyapısına eşlik ediyor. DEM Müzecilik, Ayasofya ve Efes deneyim müzeleriyle bugüne kadar 15 uluslararası ödüle layık görüldü.
“Dijital Sergi” Yerine Deneyim Müzeciliği
DEM Müzecilik, Timewalk Exhibition’ı tanımlarken “deneyim müzeciliği” kavramına özellikle vurgu yapıyor. Şirket, “dijital” ifadesinin projenin tarih araştırması, hikâye anlatımı, sanat, mimari, ses, teknoloji ve ziyaretçi etkileşiminden oluşan çok katmanlı yapısını yeterince karşılamadığını belirtiyor.

Timewalk Exhibition’ın kurgusu da bu terminoloji doğrultusunda ilerliyor. Ziyaretçi, ekrana dayalı bir sunumu izlemek yerine anlatının içinde hareket ediyor; farklı duyulara seslenen sahneler aracılığıyla medeniyetlerin dünyasına adım atıyor. Tarihsel bilgi, görsel gösterinin arka planında kalan bir unsur olarak değil, deneyimin bütününü belirleyen temel katman olarak ele alınıyor.

Londra’da başlayan Timewalk Exhibition, Göbeklitepe’den Rapa Nui’ye uzanan ortak insanlık hikâyesini çağdaş bir anlatım diliyle sunarken Türkiye’den dünyaya açılan yeni bir kültürel yolculuğun da ilk adımını oluşturuyor.


