Modern sanat eserleriyle zengin bir görsel hafıza alanına dönüşen İstanbul Havalimanı’ndaki İGA ART sanat eserlerini keşfedin.
Bu derlemede, İGA İstanbul Havalimanı sanat eserleri arasında yıllar içinde yer almış ya da bugün hâlâ görülebilen modern çalışmalara dair kısa notlar ve küçük keşifler bulacaksınız. Bu eserler, yolculuk deneyimine eklenen beklenmedik dokunuşları hatırlatırken havalimanının zaman içinde biriktirdiği sanat atmosferine de ışık tutuyor.

İGA ART Koleksiyonunda Öne Çıkan Modern Sanat Eserleri ve Sergileri
Hayri Karay – İsimsiz

2023 yılında ikinci kez düzenlenen İGA ART Sanat Projeleri Yarışması’nı kazanan İsimsiz adlı eser, İGA İstanbul Havalimanı’nın merkezinde ziyaretçilerle buluşmaya hazırlanıyor.
Sanatçı Hayri Karay’ın imzasını taşıyan kinetik heykel, Anadolu kültürünün çeşitliliğini ve etnografik sosyalliğini ışık, gölge ve biçim ilişkileri üzerinden kurduğu görsel bir dansla aktarıyor.
Göğe doğru yükselen iki devasa paslanmaz çelik form, iç içe geçmiş geometrik ve organik yapılarıyla karşıtların uyumunu ve birlikte oluşturdukları ritmi temsil ediyor. Heykelin kendi ekseninde dönen parçaları, hem zıt hem de birbirini tamamlayan bir bütün oluştururken Anadolu’nun kültürel dokusunu, soyut bir anlatımla yeniden yorumluyor.
2026 yılı içerisinde tamamlanması planlanan eser, mekanın akışı içinde etkileyici bir durak niteliği taşırken ziyaretçileri de bu dönüşen forma tanıklık etmeye davet ediyor.
Sanatçı, yarı soyut yaklaşımıyla hazırladığı bu çalışmada değişkenlik, denge ve karşıtlık temalarını ön plana çıkarıyor. Karay, eserine dair düşüncesini şöyle aktarıyor:


Sanata katkılarından dolayı İGA ART’a çok teşekkür ediyorum. Cumhuriyetimizin 100. yılında böyle bir esere imza atmak benim için son derece onur verici. Eserimi, Cumhuriyetimizin 100. yılına ithaf ediyorum.
Hayri Karay

İsimsiz Hakkında
- Sanatçı: Hayri Karay
- Malzeme
- Dış yüzey: Ayna paslanmaz çelik levha
- İç konstrüksiyon: Çelik levha ve kaynaklı profil konstrüksiyon
- Yükseklik: 38,40 metre
İGA İstanbul Havalimanı, “İsimsiz” ile ziyaretçilerine yalnızca bir yolculuk noktası değil, aynı zamanda etkileyici bir kültür ve sanat deneyimi sunuyor.
Betül Kotil – Saya’nın Sesi
İGA ART Sanat Projeleri Yarışması ilk kez 2022 yılında düzenlendi ve yarışmanın birincisi, 221 katılımcı arasından seçilen Betül Kotil’in “Saya’nın Sesi” adlı eseri oldu.

Cumhuriyet’in 100’üncü yılına ithafen tasarlanan ve 1923 adet zili bir araya getiren “Saya’nın Sesi”, 4.050 metrekarelik alanı kaplayarak açık havada gerçekleştirilen en büyük sanat eserleri arasında yerini aldı. Eserin geniş yüzeyi boyunca ritmik bir düzende yerleştirilen bu metal unsurlar, rüzgâr ve hareketle birlikte farklı tonlarda sesler üreterek hem mekâna hem de ziyaretçinin deneyimine nefes alan bir yapı kazandırıyor.

Kotil, uzun yıllardır üzerinde çalıştığı bu projenin İstanbul Havalimanı’nda hayat bulmasının kendisi için taşıdığı anlamı şöyle ifade ediyor:
Saya’nın Sesi, uzun zamandır aklımda olan ama mekânını arayan bir projeydi. İGA İstanbul Havalimanı ve İGA ART sayesinde aradığı mekânı buldu. Yarışmayı kazandığımı öğrendiğimde Saya’nın bizden bir ses olduğunu söylemiştim. Bugün bu alanda Saya’nın Sesi’ni ziyaretçilerimize duyurabildiğimiz için çok mutluyum.
“İGA’nın Yüzleri/Bastığım Yerdeyim” Fotoğraf Sergisi
İGA ART Galeri’de 27 Ocak 2025’te açılan “İGA’nın Yüzleri / Bastığım Yerdeyim – The Faces of IGA / I Am Where I Stand” sergisi, 30 Nisan 2025’e kadar İstanbul Havalimanı’nda ziyaretçileri ağırladı. Sergi, İGA İstanbul Havalimanı’nın ağırladığı farklı kültürlerden 100 misafirin portrelerini bir araya getirdi.

Dış Hatlar İGA ART Galeri A–B kapıları alanında ziyaretçilere sunulan sergi, aynı gökyüzünün altında, aynı yeryüzünün üzerinde buluşan insanların hikâyelerini görünür kılan bir perspektif sunuyor. Farklı coğrafyalardan gelen yüzler, havalimanının dünya ile kurduğu bağlantının sembolü olarak ele alınıyor; her bir portre, umut, heyecan ve keşifle dolu kişisel yolculukların bir yansıması gibi okunuyor.


“İGA’nın Yüzleri / Bastığım Yerdeyim” sergisi, farklı kültürleri bir araya getirerek ortak bir yolculuk deneyimi sundu ve ziyaretçileri çok kültürlü bir atmosferde yeniden düşünmeye davet etmeyi amaçladı.
Fahrelnissa Zeid ile Karşılaşma: SOLO
İGA ART Galeri’nin “Solo” serisinin ilk sergisi olan “Fahrelnissa Zeid ile Karşılaşma: SOLO”, sanatçının bir eserinin yanı sıra Zeid’in yaşamı ve üretim pratiğine dair belge ve videolara yer vererek ziyaretçilere kapsamlı bir buluşma alanı sundu. Dış Hatlar A-B kapılarında yer alan İGA ART Galeri’de açılan sergi, 20 Kasım 2025 tarihine kadar görülebildi.
Fahrelnissa Zeid: Hayatı, Eserleri ve Bilinmeyenleri

Sergi, 20. yüzyılın en önemli kadın sanatçılarından biri olarak kabul edilen Türk ressam ve heykeltıraş Fahrelnissa Zeid’in, 1960 yılında ürettiği ve özel bir koleksiyonda bulunan yağlıboya eserinin etrafında şekillendi. Zeid’in soyut dilinin katmanlı yapısını yansıtan bu çalışma, sanatçının hem Doğu hem Batı estetiklerinden beslenen özgün ifade gücünü izleyiciye hatırlatıyor.

İGA ART Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Marcus Graf, SOLO serisinin yaklaşımını şöyle aktarıyor:
İGA ART’ın SOLO serisi, sade ama güçlü bir fikre dayanıyor. Her sergide yalnızca bir sanatçının tek bir özgün eserine yer veriyoruz. Amacımız, o tek eserin etrafında bir anlam evreni kurmak. Görsel yoğunluk ve dikkat dağınıklığının hüküm sürdüğü bir çağda, izleyiciyi yavaşlamaya, dikkatle bakmaya ve gerçekten bağ kurmaya davet ediyoruz.
Jesus Briceno Reyes – İstanbullular
Küratörlüğünü Zarastro Art’ın üstlendiği Venezuelalı sanatçı Jesús Briceño Reyes’in “İstanbullular” sergisi, kentin gündelik yaşamına ve bu yaşamı oluşturan insan hikâyelerine odaklandı.

Reyes’in gözünden İstanbul’un çok katmanlı insan manzaralarını bir araya getiren sergi, 5 Haziran – 31 Temmuz 2024 tarihleri arasında İGA İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali A–B kapılarındaki İGA ART Galeri’de ziyaretçilerle buluştu.
Sanatçı Sohbetleri: Jesús Briceño Reyes

Sanatçı, İstanbul’un iç ve dış kamusal alanlarında dikkati çeken anları fotoğraf aracılığıyla yakaladıktan sonra, bu sahneleri narin bir malzeme olan kâğıt üzerinde siyah beyaz resimlere dönüştürüyor. Siyah beyaz tercihi, hem karşıtlıkları vurguluyor hem de hayatın çetin şartlarının neden olduğu kırılganlıkları görünür kılıyor. Reyes, eskizden bilinçli biçimde kaçınarak sezgisel ve doğaçlama bir üretim sürecini benimsiyor; resimlerinde bıraktığı boş alanlar ise izleyicinin hayal gücünü devreye sokarak sahnelere zamansız bir alan açıyor.

Briceño Reyes, serginin amacını şu sözlerle aktarıyor:
‘İstanbullular’ sergisiyle durup düşünmemizi, insan deneyimine, farklı kültürlere ve dünyaya daha derinlemesine bakmamızı sağlamayı amaçladım. Megakentin sakinlerinin gündelik yaşamını yansıtan bu sergide, İstanbulluların birbirleriyle ve şehirle olan etkileşimlerine yakından bakabilirsiniz.
Mehmet Kavukçu – Doğa
Sanatçı Mehmet Kavukçu’nun farklı dönemlerde gerçekleştirdiği performans çalışmalarından seçilmiş görseller ile Hatay deprem bölgesinden toplanan objelerin yerleştirmelerinden oluşan bu sergi, “Doğa” başlığı altında insan ile doğa arasındaki çelişkili ilişkiyi görünür kılmayı amaçladı.

Kavukçu’nun beden, mekân ve doğa arasındaki gerilimleri uzun yıllara yayılan üretim pratiği üzerinden ele alan sergi, insanın çevresiyle kurduğu kırılgan bağları estetik ve düşünsel bir düzlemde tartışmaya açtı.
Mayıs 2023’te açılan sergi, üç ay boyunca ziyaretçileri ağırladı.

Kavukçu, bu sergiye yön veren yaklaşımını şu sözlerle ifade ediyor:
İnsan aletsiz, araçsız ve yalnızdır. Her şeyi kendi gücüyle toplamakta, koparmakta ve taşımaktadır. Bulunduğu doğadan koparabildiklerini kimi zaman kent merkezine, kimi zaman ise bilinmez bir yere doğru sürükler.
Deniz Sağdıç – “0” Sıfır Noktası
İstanbul Havalimanı’nın hayata geçirdiği “0” Sıfır Noktası projesi kapsamında sanatçı Deniz Sağdıç, İstanbul Havalimanı Atık Yönetim Merkezi’nde ayrıştırılan ve keşfedilen atık malzemeleri yeniden değerlendirerek onları sanat eserlerine dönüştürdü.

Sağdıç’ın sürdürülebilirlik odağındaki üretim anlayışını yansıtan bu proje, atığın dönüşüm potansiyelini yaratıcı bir yorumla görünür kılmayı amaçladı.

Farklı milletlerin karakteristik özelliklerini taşıyan portrelerden oluşan sergi, sanatçının ekibiyle birlikte yürüttüğü yaklaşık dört aylık atölye çalışmasının ürünü. Eserler, üç ay boyunca İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Bosphorus alanında ziyaretçilerle buluştu.


