10. yılını “Geçicilik” temasıyla kutlayan Bozcaada Caz Festivali’nin kurucu ekibiyle festival programını, jam session’ları ve adanın müzikle bağını konuştuk.
4-6 Eylül 2026’da 10. kez düzenlenecek Bozcaada Caz Festivali öncesinde festivalin kurucu ekibiyle bir araya geldik. Çağıl Özdemir, Murat Sezgi, Doğukan Çokşeker ve Yusuf Demirdağ, festivalin 10 yılda nasıl değiştiğini, bu yılın “Geçicilik” temasını ve Bozcaada’nın festivaldeki yerini anlattı.
🎵Bir Bakışta Bozcaada Caz Festivali
- Tarih: 4-6 Eylül 2026
- Yıl / Tema: 10. yıl — “Geçicilik / Impermanence”
- Konum: Bozcaada, Çanakkale
- Mekanlar: Ayazma Manastırı, Habbele Beach, Salhane Sahnesi
- Öne çıkan isimler: Gevende, Çağıl Kaya, Korhan Futacı, Danae Palaka, Mackwood, Pınar Tatlıkazan Quartet, Kuş Kolektifi
- KEŞİF programı: Adanın farklı noktalarında 30’dan fazla etkinlik
- Bilet: Bilet Al
- Ulaşım ve konaklama: Bozcaada Gezi Rehberimize göz atabilirsiniz.
Bu yılın sahne programı
| Tarih | Program |
|---|---|
| 4 Eylül Cuma | Çağıl Kaya • Korhan Futacı “BCF10” • Photons (FR) • 10th Year Jam Session hosted by Tolga Böyük (Islandman) ft. Suzan Veneman • Too Tight • Emir Üründül • Jamie S • Memo Garan • Ögem Yılmaz |
| 5 Eylül Cumartesi | Danae Palaka • Gevende • İmajiner Zet: Selçuk Ergen & Cem Malak & Cem Aksel • Mackwood (UK) • Sista Sound Presents: Da Sistas | Roots, Jazz, Reggae • 10. Yıl Dansı: Salih Saka • Childplay • Gülnihal • Hemi • Kaan Düzarat |
| 6 Eylül Pazar | Bova Presents: 3pillie • Kuş Kolektifi • Pınar Tatlıkazan Quartet (DE) • 10th Year Jam Session hosted by Önder Focan • Bayram Özcan • BDNoise • Ezgi |

Bu yılın teması “Geçicilik”. Birçok festival yıldönümlerinde kalıcılığı kutlamayı seçerken siz tam tersine anın değerini öne çıkarıyorsunuz. 10. yıl için neden böyle bir tema seçtiniz?
Çağıl Özdemir: Onuncu yıl deyince insanın aklına hemen “Bakın on yıldır buradayız” demek geliyor. Ama oturup düşününce, bunun bizim geçtiğimiz on yılda öğrendiğimiz şeyle pek örtüşmediğini fark ettik. Bozcaada Caz Festivali hiçbir sene aynı festival olmadı. Her yıl farklı insanlar geldi, farklı müzikler çalındı, hava bile hiç aynı olmadı. Aslında bir festivali festival yapan şey de bu: Sürekli kendini yeniden kuran, geçici bir buluşma alanı olması. Kalıcı olsaydı zaten adı da festival olmazdı.
Bir de burası Bozcaada. Adada rüzgâr sizin planlarınızla hiç ilgilenmiyor. Adayı bilen herkes bunu biraz şikâyetle, biraz da gururla anlatır. Rüzgâr burada bir aksilik değil, hayatın kendisi. Geçicilik de öyle bir şey bence; dışarıdan gelip çarpan bir felaket değil, içinde yaşadığımız koşulun kendisi.
Ve tabii cazın kendisi. Herakleitos aynı nehirde iki kez yıkanılamayacağını söylüyor ya; doğaçlama biraz bunun sese bürünmüş hali. Aynı parça sahnede kaç kez çalınırsa çalınsın hiçbir performans diğerinin aynısı olmuyor. Nota havada bir an asılı kalıyor, sonra gidiyor. O notayı kıymetli yapan şey de, bir daha asla aynı şekilde duyulmayacak olması. Biz aslında anın değerini kalıcılığa karşı öne çıkarmıyoruz. Kalıcı olmadığını bildiğimiz için değerli buluyoruz. Bu Eylül’de insanları adaya bir şeyi işaretlemek için değil, kalıcı olmayanın tadını çıkarmak için çağırıyoruz.
Dingin atmosferi, berrak suları ve enfes sofralarıyla mutlaka ziyaret edilmesi gereken destinasyonlardan biri olan Bozcaada’nın en iyi mekânlarını birlikte keşfedelim!
Kitleleri ve Temaları Birbirine Yaklaştırmak istiyoruz

Program bugün elektronikten doğaçlamaya, farklı disiplinlerden pek çok üretimi bir araya getiriyor. Buna rağmen festivalin adında hâlâ “caz” var. Bugün sizin için “caz”, bir müzik türünden çok neyi temsil ediyor?
Doğukan Çokşeker: Kurgumuzu yaparken caz ve doğaçlama müziklerini yaklaşımımızın merkezine alıyoruz. Festivalin ana iskeletini adına da yakışır şekilde bunun üzerine kuruyoruz. Buradan yola çıkarak, içerisinde özgürce duygusal ifade aktarımı olan, ilhamını doğallıktan ve içtenlikten alan tüm müzik dallarına yer vermeye çalışıyoruz. Bunu yapmaktaki amacımız, disiplinler arası bağlar oluşmasını sağlamak. Oluşan bu örgüleri katılımcılarımıza farklı kompozisyonlar ile aktararak, hafızalarda kalacak deneyimler yaşatmak istiyoruz. Bu şekilde birbirine dokunan, öğrenen, etkilenen ve bazen çok ilgi çekici hibrit anlar oluşuyor. Bizi de bu hibrit yaklaşımlar derinden etkiliyor. Kitleleri ve temaları birbirine yaklaştırmak istiyoruz.
Festival birkaç gün sürüyor, etkisi yıllarca devam ediyor.
Bozcaada Caz Festivali’ni bugün “kolektif bir hafıza alanı” olarak tanımlıyorsunuz. Sizce bir festival hangi noktada yalnızca düzenlenen bir etkinlik olmaktan çıkıp insanların ortak hafızasının parçasına dönüşüyor?
Murat Sezgi: Buna festivaller ve kültür alanına genel bir bakış şeklinde değil de kişisel deneyimimden, gözlemlerinden ve festival özelinde yaklaşmak istiyorum. On senelik serüvene geri dönüp baktığımda bazı ilginç anlar var: Festival esnasında tanışıp evlenen ve şimdi çocuk büyütenler, kuliste tanışıp birlikte müzikal projeler yaratanlar, Keşif etkinlikleri esnasında cinsiyet rolleri üzerine sohbet edip birlikte işler geliştirenler, festivalin networking anlarında kariyeri için önemli adımlar atanlar, bir sanatçıyı; örneğin İlhan Erşahin’i ilk defa duyup hala bugün en büyük takipçilerinden birisi olanlar…
Sonuç olarak, festival birkaç gün sürüyor, ardından geriye insanların aklında kalan müzikler, sohbetler, karşılaşmalar ve tesadüfler kalıyor. Bazen festivalden aylar sonra bile katılımcılardan mesajlar alıyoruz. Herkesin buradan farklı bir şeyle ayrılması ve festivalin herkeste başka bir iz bırakması, bence bu buluşmanın en ilginç taraflarından biri.

2026 Bozcaada etkinlikleri arasında festivallerden konserlere, gastronomi buluşmalarından kültür sanat organizasyonlarına kadar adanın öne çıkan programlarını keşfedin.

Türkiye’de son 10 yılda kültür-sanat üretimi, festivaller ve izleyici alışkanlıkları önemli ölçüde değişti. Bozcaada Caz Festivali’nin bu dönüşümün neresinde durduğunu düşünüyorsunuz?
Murat Sezgi: Bozcaada Caz Festivali gibi büyük şehirlerin dışında gerçekleşen bir destinasyon festivali için ekonomik koşullar ve bölgenin şehir dışından gelenlere yaklaşımı çok belirleyici. İnsanlar verdikleri bedelin ve eforun karşılığını alabildikleri, samimi ve iyi düşünülmüş buluşmalar arıyor. Ulaşım ve konaklama maliyetlerinden ülkenin genel ekonomik görünümüne kadar pek çok unsur da Bozcaada’ya gelirken beklentileri etkiliyor.
Bir yandan insanların giderek daha jenerik olmayan, sürekli satış modunda bulunmayan ve kendisini bilen yapılarla ilişki kurmak istediğini görüyoruz. Yalnızca “hype” olanı takip ettiğinizde siz de onunla birlikte bir gün sönüyorsunuz. Ekonomik koşullar nedeniyle beş yıl önce festivalde gördüğümüz bazı insanların bugün başka öncelikleri var. Buna karşılık fiziksel etkinliklerin yeniden çok sevildiği ve insanların birbirinden öğrenmeye açık olduğu bir dönemdeyiz.
Biz de bu dönüşüm içinde elimizden geldiğince kendimiz olmaya gayret ettik. Gelen yorumları ve yönlendirmeleri duyduk ancak tümünden etkilenmedik. Dünyadaki gelişmeleri takip eden ve Bozcaada’yı çok seven bir ekibiz. Bu sayede değişen koşullara adapte oluyor, işler istediğimiz gibi gitmediğinde de oradan bir şeyler öğrenerek yolumuza devam ediyoruz.

İlk on yılı geride bırakırken, Bozcaada Caz Festivali ile ilgili gelecek yıllarda değişmemesini en çok istediğiniz şey ne?
- Çağıl Özdemir: Adayla kurduğumuz ilişki değişmesin isterim. Sezon dışı buluşmalar oluyor, bu sene adalı kızlarla ilk caz kampımızı yaptık. Bu tarafın devam etmesini çok isterim. Bir de o ilk günkü heves. On yıl sonra hâlâ eylül yaklaşırken gitgide heyecanlanıyorsak, iyi gidiyoruz demektir. Gerisi değişsin, değişmeli de.
- Murat Sezgi: Merak eden, araştıran, yaptığı işi seven ve festivale, adaya ihtimamla yaklaşan bir ekip. Yeni ve kafa açan, ilham veren müzikler, temalar, konular.
- Doğukan Çokşeker: Festivalin gerçekleşmesini sağlayan, birlikte keyifle üretim yaptığımız sponsorlar.
- Yusuf Demirdağ: Keşif etkinliklerinin varlığı.


