Diorissima Koleksiyonu, bizleri farklı evrenlerden ilham alan eşsiz mücevher tasarımlarıyla buluşturuyor.
1999 yılından bu yana Dior Joaillerie’nin Sanat Direktörlüğünü üstlenen Victoire de Castellane, markanın eşsiz yaratıcı mirasının şiirsel boyutunu keşfederek onu ustalıklı bir cesaretle yeniden yorumluyor. Tasarımcının Mayıs 2026’da Venedik’te tanıttığı yeni Diorissima Yüksek Mücevher Koleksiyonu; doğa, renk ve işçiliğin eğlenceli ama bir o kadar da sofistike bir senfonisini sunuyor. Hem Dior’un köklü mirasına hem de “La Serenissima” diye çağırılan Venedik’in zamansız ruhuna bir saygı duruşu olan bu koleksiyondaki her bir parça, Castellane’ın o masalsı ve büyüleyici hayal dünyasına açılan birer davet niteliğinde.
⚡ Tek Bakışta: Diorissima Yüksek Mücevher Koleksiyonu
- Tasarımcı & Yıl: Victoire de Castellane, Mayıs 2026 (Dior Joaillerie).
- Mekan & Atmosfer: Venedik’teki tarihi Palazzo del Casinò’da, Jonathan Anderson imzalı ilk Dior haute couture elbiseleri eşliğinde sunuldu.
- Koleksiyonun İlhamı: Venedik’in (“La Serenissima”) zamansız ruhu ile doğanın bereketi, su altının gizemi ve gökyüzünün kozmik takımyıldızları gibi masalsı mikro evrenler.
- Zanaat & Teknik: Taşların üst üste katmanlandığı “doublet” tekniği ve akıcı renk geçişleri sağlayan hassas lake işçiliğiyle işlenen 141 yüksek mücevher tasarımı.
Mücevherlerle Anlatılan Üç Masalsı Dünya
Üç farklı evrene açılan bir yolculuk olarak tasarlanan Diorissima, yemyeşil doğayı, su altı manzaralarını ve gökyüzündeki gizemli takımyıldızları arasında masalsı bir anlatı kuruyor. Bu düşsel üçlemeyle Victoire de Castellane’ın imzası niteliğindeki görsel dilini yansıtan katmanlar, güçlü kontrastlar ve canlı renkler bir araya getiriliyor.
Su Altının Büyüsü



Mavi tonlarının ışıltısıyla bezeli mücevherler, yosunlar ve baloncuklar arasında yüzen balıklar ve mercanlarla derinliklerin gizemini fısıldıyor.
Doğanın Bereketi



Yoğun bitki örtüsüyle çevrili yemyeşil bir manzara; yoncalar, mor salkımlar ve meyve kümeleriyle hayat buluyor.
Göklerin Çağrısı



Parlayan güneşler, büyüleyici tutulmalar ve “mutlu” bulutlar, beklenmedik değerli taş birliktelikleri aracılığıyla kozmik bir büyü yaratıyor.
Bu koleksiyonu hayata bir övgü, yaşam sevincinin bir ifadesi olarak tasarladım. Christian Dior modaevini kurduğunda, muhtemelen bir gün yeniden yaşamın neşesini kutlayabileceğimizi hayal ediyordu. Benim için bu mücevherlerin her biri, ideal bir dünyada, neşeyle dolu bir bahçede yaşayan küçük canlılar gibi; hayata adanmış küçük övgüler niteliğinde.
-Victoire de Castellane






Diorissima, İlk bölümü kapsamında 112 büyüleyici tasarımı sunulan ve toplamda 141 parçadan oluşan Diorissima Yüksek MücevherKoleksiyonu; kolye, yüzük, küpe, bilezik, earcuff ve broşlarla adeta ihtişamın manifestosunu yazıyor. Nadide taşların yan yana gelişiyle hayat bulan canlı kompozisyonlar, renk tonlarının derinliğini ve ışığın en saf halini tenle buluşturuyor.
Jonathan Anderson’dan Diorissima İçin İlk Couture Dokunuşu

Mayıs 2026’da Venedik’te gerçekleşen Diorissima lansmanı, sadece mücevher dünyası için değil, moda tarihi için de unutulmaz bir sinerjiye sahne oldu. Lido’nun simgesel sarayı Palazzo del Casinò’nun kalbinde gerçekleşen büyüleyici gösteride, Victoire de Castellane’ın mücevherli kompozisyonları, çok sürpriz bir kreatif dehanın dokunuşuyla daha da güçlendi.

Kreatif Direktör Jonathan Anderson, kariyerinde ilk kez haute couture modeller tasarlayarak Diorissima koleksiyonu için podyumun tekstil dokusunu ördü. Anderson’ın Dior için hazırladığı bu ilk couture seçkisi; hatları vurgulayan büstiyer elbiseler, heykelimsi drapeli parçalar, zahmetsiz bir zarafet sunan akıcı takımlar ve rüzgarla hareket eden mikro pileli şifonlardan oluşuyordu.
Görsel: Dior–Diorissima Koleksiyonu
Kadife, organza ve incilerin asil birlikteliğiyle şekillenen bu özel gardırop, Diorissima’nın nadide taşlarını gölgelemek yerine onları ten üzerinde adeta parıldayan birer başrole dönüştürdü. Palazzo del Casinò’nun tarihi atmosferinde, Anderson’ın modern couture vizyonu ve Castellane’ın masalsı mücevherleri, izleyenleri büyüleyen zamansız bir görsel şölene imza attı.




Diorissima’nın Yüksek Zanaatkarlık Mirası
Dior’un zanaatkârlık mirasını ve mükemmeliyet arayışını yansıtan Diorissima Yüksek Mücevher Koleksiyonu, ymücevherat dünyasının en köklü ve hassas zanaat dokunuşlarıyla hayat buluyor. Atölyedeki uzman zanaatkârların olağanüstü bir hassasiyetle gerçekleştirdiği bu dokunuşlar, Victoire de Castellane’nin düşsel vizyonunu somut birer şahsi yapıta dönüştürüyor.

Koleksiyonda öne çıkan “doublet” tekniği, değerli taşın başka bir taşın üzerine kusursuzca katmanlanmasını içeriyor; tıpkı ışıltılı bir opalin, krizopraz üzerine titizlikle yerleştirilmesi gibi… Bu katmanlı işçilik, mücevherlerde adeta kendi kendine akıyormuş hissi veren son derece zarif renk geçişleri yaratıyor.
Görsel: Diorissima Mücevher Koleksiyonu
Lake işçiliği ise parçalara derin bir renk yoğunluğu kazandırıyor. Opaklık ve transparanlık arasındaki o incecik, hassas dengeden beslenen bu teknik sayesinde ışığı yakalayan mücevherler, arka planda sürekli titreşen ve form değiştiren büyüleyici renk varyasyonlarıyla adeta canlı birer organizmaya bürünüyor.
Görsel: Diorissima Mücevher Koleksiyonu

Kapak Görseli: Dior


