2026 Brits Awards, müzik dünyasının en çok konuşulan anlarına sahne olurken kırmızı halının stil dili de en az performanslar kadar dikkat çekiciydi. Gecenin öne çıkan isimlerinden Harry Styles, Chanel Métiers d’art koleksiyonundan seçtiği görünümle Fransız modaevinin zanaatkârlığını Londra’ya taşıdı.
Yeni albümü “Kiss All The Time, Disco Occasionally”‘yi 6 Mart’ta yayımlanmaya hazırlanan Harry Styles, 2026 Brits Awards sahnesinde yeni single’ı “Apeture”u ilk kez canlı olarak seslendirdi. Sanatçı hem kırmızı halı görünümünde hem de sahne performansında Chanel’in Métiers d’art koleksiyonundan bir tasarımı tercih ederek yeni stiliyle dikkat çekti.
Uzun yıllar kadın giyimiyle özdeşleşen Chanel’in son dönemde erkek kırmızı halı stilinde daha görünür hale gelmesi, modaevinin yeni stratejik yönelimini de ortaya koyuyor; marka artık erkek oyuncu ve sanatçıların da sahne ile davet görünümlerinde daha sık karşımıza çıkıyor. Nitekim gecede İspanyol şarkıcı-söz yazarı Rosalía da kırmızı halı için Chanel tercih eden isimlerdendi. İlkbahar-Yaz 2026 koleksiyonundan devekuşu tüylerini andıran bir görünüm tercih eden Rosalía, sahne performansıyla da gecenin çok konuşulan isimleri arasındaydı.
[[liste-h2]]
Harry’nin, Chanel Métiers d’art Koleksiyonundan Tercihi

Kırmızı halıda Chanel 2026 Métiers d’art koleksiyonunun 39. görünümünü tercih eden Styles, ince çizgili siyah takımını siyah Chanel babetlerle tamamlıyor.
Sektöre dönüşünü geçtiğimiz ay düzenlenen Grammy Ödülleri’nde yapan sanatçı, o gecede ödül takdimi için sahneye Dior imzalı bir görünümle çıkmıştı.
Yeni albümüyle birlikte stilinde de yeni bir döneme giren Harry Styles, maskülen çizgileri feminen dokunuşlarla dengelemeyi sevdiğini bir kez daha gösteriyor.
Fotoğraf: Gareth Cattermole/Getty Images
Chanel 2026 Métiers d’art Koleksiyonu
‘Chanel Takes New York’
Chanel, New York’un çok katmanlı ruhunu couture zanaatiyle buluşturarak modern bir şehir masalı anlatıyor.
New York, her köşe başında başka bir hikâyenin başladığı eşsiz bir şehir… Chanel ise bu şehrin ritmine bu kez metro hattından karışıyor. Gelenek, zanaat ve metropol enerjisi; Mathieu Blazy’nin ilk Métiers d’art koleksiyonunda aynı peronda buluşuyor.

Mathieu Blazy, Aralık ayı başında kreatif direktörlük koltuğuna geçtiği Chanel için hazırladığı ikinci, fakat Métiers d’art kapsamında ilk koleksiyonunu dün akşam New York metrosunda izleyicilerine sundu.
Métiers d’art koleksiyonu, modaevinin her yıl Paris dışında seçtiği özel bir destinasyonda gerçekleştirdiği defilelerden oluşuyor. Chanel ile New York arasındaysa modern, kültürel ve tutkulu bir bağ saklı.


Bu bağ yıllar öncesine dayanıyor. Markanın efsanevi kreatif direktörü Karl Lagerfeld, Mayıs 2006’da Chanel’in ilk destinasyon defilesini Grand Central Terminal’in Büyük Holü’nün üzerindeki asma katta sergileyerek markanın neredeyse yirmi yıl sürecek geleneğinin temelini atmıştı. Lagerfeld’in Aralık 2018’de The Met’in Temple of Dendur’unda sunduğu son Métiers d’art koleksiyonu da bu geleneğin unutulmaz anlarından biriydi.

Bu yılki gösteri ise New York metrosunun kullanılmayan Bowery istasyonunda hayat buldu. Mekân; tren sesleri çalan hoparlörler, nostaljik jetonlu telefonlar ve rayların üzerine yerleştirilmiş üç sıra özel bank ile konukları adeta istasyonun eski günlerine götürüyordu.
New York’un Arketipleri Podyumda

80 görünümden oluşan koleksiyonda Blazy, New York metrosunda yolları kesişen özgün karakterleri hayata getiriyor. Her model tipik bir New Yorklu’yu temsil ederken; kot pantolonlu bir “öğrenci” perondan hızla geçiyor, başka bir yönden gösterişli siyah opera peleriniyle “sosyetenin önde gelen hanımefendisi” beliriyordu. ’70’ler gazetecisi, dünyayı fethetmeye hazırlanan ’80’ler iş kadını, 20’li yıllara göz kırpan püsküllü flapper elbisesiyle modern bir Coco ve taksi sarısı hayvan desenli takım, şehrin ‘tatlı kaosunu’ podyuma taşıyordu.
Calvin Klein döneminde uzun yıllar New York’ta yaşayan Blazy, metroyla kurduğu bağı şöyle anlatıyor:
“New York metrosu, toplumun tüm katmanlarının gerçekten kullandığı tek yer. Hiyerarşinin olmadığı bir alan.”





1931 tarihli ve Coco Chanel’in kostümlerini hazırladığı Tonight or Never filmine yapılan ince göndermeler, koleksiyondaki tüvit dokulara ustalıkla işlenmişti. Bu Chanel koleksiyonu, metropol yaşamının çeşitliliğini mümkün olan en güçlü şekilde yansıtıyordu.
19M Zanaatının İmzası

Chanel’in haute couture nakışlarını üstlenen dünyaca ünlü atölye Lesage’ın ustalıkla işlediği boncuk nakışları ve couture dünyasının en rafine tüy ve çiçek işçiliğini gerçekleştiren prestijli atölye Lemarié’nin el yapımı tüy detayları koleksiyona çok katmanlı bir zenginlik katıyordu.
19M ise Chanel’in tüm bu zanaatkâr atölyelerini — Lesage, Lemarié, Massaro, Goossens ve diğerlerini — aynı çatı altında buluşturan, Paris’teki zanaat üssü olarak konumlanıyor.
Blazy, klasik Chanel kodlarını yeni bir tazelikle yorumlayarak daha bireysel, daha özgür bir estetik yaratmayı başarıyor: Tanıdık ama çok daha güncel bir Chanel.

A$AP Rocky’nin Dokunuşu

Bu enerjinin güçlü destekçilerinden biri de şüphesiz Chanel’in yeni elçisi A$AP Rocky oldu. Chanel, kısa süre önce Rocky’nin markanın yeni ambassador’ü olduğunu duyurmuş; bu iş birliği couture zanaat ile modern kültür arasındaki köprüyü daha görünür hâle getirmişti.
Blazy’nin “yaratıcılığına ve sınır tanımayan vizyonuna” vurgu yaptığı Rocky, koleksiyon için çekilen kısa filmde de başrolde yer alıyor. Inez & Vinoodh’un yönettiği film, New York metrosunun kozmopolit temposunu Chanel’in zarafetiyle birleştirerek defilenin ruhuna görsel bir önsöz niteliği taşıyordu.
Rocky’nin enerjisi, New York’un sokak kültürüyle couture zanaatını aynı düzlemde buluşturarak Blazy’nin “Chanel for the people” yaklaşımına yeni bir katman ekliyor.
Bir Defileden Fazlası



Chanel’in New York’a dönüşü; yalnızca bir defile değil, zanaatin, kültürün ve şehrin ruhunun kusursuz bir kesişimiydi. Modaevinin mirası ile New York’un bitmeyen dinamizmi bu koleksiyonda aynı hikâyenin iki sayfası hâline geldi.
Tüm Görseller: Chanel
Kapak Görseli: Gareth Cattermole/Getty Images


