Leonardo DiCaprio’nun En İyi 10 Filmi

Leonardo DiCaprio’nun En İyi 10 Filmi

O bir düzenbaz. O endüstrinin devi. O bir ayıyla mücadele edecek denli sınırlarda gezen biri. Ve o çok daha fazlası... Leonardo DiCaprio, en iyi filmleri ile mercek altında.

Otuz yılı aşkın kariyeri boyunca kendini işine adayarak harikulade bir filmografi inşa etti. Henüz gençken dahi ne kadar nadide bir oyuncu olacağı belliydi: 1993 gibi erken bir tarihte What’s Eating Gilberts Grape filminde canlandırdığı zihinsel engelli genç karakteri ile Oscar’a aday gösterildi. 90’larda peşi sıra gelen romantik rollerin ardından yıldızını parlatan ve Hollywood’un göklerinden indirmeyen filmlerde rol aldı; Steven Spielberg, Quentin Tarantino, Ridley Scott ve Martin Scorsese gibi usta yönetmenlerle çalıştı.

Kasım 1974’te Leonardo Wilhelm DiCaprio adıyla Los Angeles, Kaliforniya’da dünyaya gelen oyuncu, çocukluğunun bir bölümünü dedesi ve annesi ile Almanya’da geçirdi. Henüz 13 yaşındayken bir oyuncu temsilcisiyle anlaştı ve 1990 yılında rol aldığı Parenthood dizisi ile ekranlarla tanıştı. Son 20 yılın en iyi aktörleri arasında gösterilen DiCaprio’nun en iyi filmlerini bir araya getirdik. 

Inception, Başlangıç (IMDb: 8.8)

Christopher Nolan, Hollywood Yeni Akım efsanelerini çok iyi çalışarak yetişmiş ve bunu filmlerinde en rafine şekilde uyarlamış önemli bir yönetmen. Inception da onun cesur ve tamamen orijinal filmi. Hedefindeki kişinin bilinçaltına fikirler empoze eden bir hırsız hakkındaki bu bilim-kurgu filmi, tartışmasız Leonardo DiCaprio’nun en iyi performansına sahne oldu. Aksiyon dolu şimdiki zamanda geçmişinin baskısı altında kalan bir adamı canlandıran DiCaprio, Nolan’ın imzası niteliğindeki set tasarımı ve görsel efektler ile Hans Zimmer’in şairane besteleri arasında adeta ışıldıyor.

The Departed, Köstebek (IMDb: 8.5)

İkilinin elinden çıkan en Scorsese-vari film olan The Departed, En İyi Yönetmen ve En İyi Film ödülleri ile Oscar’dan ayrılırken geride sadece adaylıkla yetinen bir Leonardo DiCaprio bıraktı. İki köstebeğin sürükleyici hikayesinin anlatıldığı film, şairane kedi-fare kovalamacası ile de akıllara kazındı. Filmde DiCaprio’ya Matt Damon ve Jack Nicholson eşlik ediyor.

Shutter Island, Zindan Adası (IMDb: 8.2)

Leonardo DiCaprio’nun tehlikeli bir katilin ortadan kayboluşunu soruşturan bir polis şefini canlandırdığı Scorsese filmi olan Shutter Island, 40’ların kara filmlerine ve Alfred Hitchcock-vari korkuya selam duran bir film. Halüsinasyonlar ve cinayet sanrıları arasında gidip gelen farklı türde bir hisse sahip filmin harikulade müziklerinde Mahler, Penderecki, Ligeti, Cage gibi bestecilerin imzası var.

 

The Revenant, Diriliş (IMDb: 8.0)

Alejandro González Iñárritu’nun Western başyapıtı The Revenant, Leonardo DiCaprio ve Oscar arasındaki rötarlı kavuşmayı da sona erdiren film oldu. Michael Punke’nin aynı adı taşıyan 2002 tarihli kitabından uyarlanan film, Hugh Glass karakterinin hayatta kalış mücadelesini anlatıyor. Yarı-biyografik destanda canlandırdığı karakter ile DiCaprio, Oscar’ın yanı sıra En İyi Oyuncu dalında BAFTA, Altın Küre, Screen Actors Guild ve Critics’ Choice heykellerini de evine götürdü.

The Wolf of Wall Street, Para Avcısı (IMDb: 8.2)

DiCaprio’nun Jordan Belfort isimli milyonere dönüşen Wall Street simsarını canlandırdığı The Wolf of Wall Street, oyuncunun en iyi performansları arasında ikinci sırada gösteriliyor. Martin Scorsese imzası taşıyan film, gerçek olaylardan esinlenerek beyaz perdeye taşındı.

Blood Diamond, Kanlı Elmas (IMDb: 8.0)

DiCaprio, sıkı bir senaryoya sahip gerilim filmlerinde anti-kahramanı oynamada adeta ustalaştı. Blood Diamond da bu filmlerden biri. Afrika kıtasındaki süregelen savaşları ve elmas gibi doğal kaynakların Batı ülkelerine nasıl servis edildiğini ortaya koymak açısından oldukça güçlü ve trajik bir hikayeye sahip film, DiCaprio’nun da en iyi filmlerinden.

 

Titanic, Titanik (IMDb: 7.8)

Gösterime girdiği an Leonardo DiCaprio ismini popüler oyuncular listesine yazdıran, halen popüler kültürün gündeminde yer alan bir film Titanic. İsmini ve çatı fikrini aynı adı taşıyan seyahat gemisinin gerçek hikayesinden alan filmde fakir bir sanatçı ile aristokrat kızının aşk hikayesini izliyoruz. Zamanımızın en şairane aşk filmi de olan Titanic, DiCaprio ile Winslet’in yıldızlarının birlikte parladığı dikkate değer bir gişe rekortmeni.

Catch Me If You Can, Sıkıysa Yakala (IMDb: 8.1)

Steven Spielberg, 19 yaşına bastığı gibi büründüğü Pan American World Airlines pilotu, Georgialı bir doktor ve Louisiana savcısı kimlikleri ile milyonlarca dolarlık dolandırıcılığa imza atan Frank Abagnale’nin hayatını beyaz perdeye taşıdığı filmi Catch Me If You Can’de baş rolu Leonardo DiCaprio’ya layık gördü. DiCaprio’nun Romeo + Juliet’in de ardından sıkıştığı ‘romantik yakışıklı’ kalıbından çıkmasına ön ayak olan bu film, üzerinden seneler geçse de defalarca izlenebilecek heyecan dozu yüksek bir hikaye.

The Aviator, Göklerin Hakimi (IMDb: 7.5)

Martin Scorsese, Leonardo DiCaprio’nun içindeki yetenekleri tek tek gün yüzüne çıkarmayı başaran usta bir yönetmen. The Aviator da bunun en iyi örneklerinden. Potansiyeline rağmen hak ettiği değeri göremese de DiCaprio’nun havacılıkta çığır açan Howard Hughes’e kazandırdığı karakter paha biçilemez.

 

Once Upon A Time in… Hollywood, Bir Zamanlar Hollywood’da (IMDb: 7.6)

Quentin Tarantino’nun 1960’lar Los Angeles’ına bir aşk mektubu olan Once Upon A Time in… Hollywood, Cannes Film Festivali’ndeki ilk gösteriminin ardından aldığı 7 dakikalık alkış ile özel bir yere sahip. Olağanüstü derecede iyi çekilmiş sahnelere sahip film, 60’lar aurasını Rick Dalton (DiCaprio) ve dublörü Cliff Booth (Brad Pitt) aracılığı ile izleyicilerle buluşturdu. Filmde yer verilen Manson Cinayetleri ise, Tarantino’nun paralel galaksisinde Roman Polanski’nin çocuğuna hamile olan Sharon Tate’in intikamını aldığı oldukça duygusal bir alt hikaye.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.