Yaz mevsimini hissettiren en iyi 10 filmi keşfedin. Hafif, tatlı, sıcacık bu filmlerle ruhunuzu güneşe çıkarın!
Bazı filmler vardır, açtığınız anda pencereyi aralamış gibi olursunuz; güneş içeri süzülür, hafif bir rüzgâr perdeyi dalgalandırır. Aşağıdaki listede bulacağınız “yaz gibi” filmler tam da bu hissi veriyor. Deniz kenarında geçen bir aşk hikâyesi, taşra kasabasında büyüme sancıları, ya da bir yaz kampında yaşanan küçük dev anlar… Ortak noktaları şu: İzleyeni germeyen, fazla dramatik olmayan ama bir şekilde ruhunuza dokunan tatlılıkta filmler.
Bu listede, yaz mevsiminin sıcaklığını ve hafifliğini taşıyan 10 unutulmaz yapımı bir araya getirdik. Hepsi IMDb’de 7.0 ve üzeri puana sahip, hepsi ayrı ayrı kalbe dokunuyor. Ruhunu güneşe çıkarmak isteyenlere sinema rehberi: Buyurunuz, yaz başlıyor.
10- Tepelerde (In the Heights), IMDB: 7.2
- Yönetmen: Jon M. Chu
- Başroller: Anthony Ramos, Corey Hawkins, Leslie Grace, Melissa Barrera, Olga Merediz
- Yapım Yılı: 2021
- Tür: Müzikal, Dram, Romantik
New York’un sıcak yazında, Washington Heights semti adeta dans eder. Lin-Manuel Miranda’nın Broadway müzikalinden uyarlanan In the Heights, enerjisi, renkleri ve neşesiyle tam bir yaz filmi. Genç hayaller, mahalle dayanışması, aşk ve göçmenlik temaları film boyunca samba gibi akıyor. Deniz yok belki ama o asfalttan yükselen sıcak, terleyen bardaklar ve her köşe başındaki müzik, adeta Bronx’un sıcağında bir yaz akşamı gibi hissediliyor. Hem görsel bir şölen, hem moral yükselten bir enerji dalgası.
9- Aşkzede (Forgetting Sarah Marshall), IMDB: 7.4
- Yönetmen: Nicholas Stoller
- Başroller: Jason Segel, Kristen Bell, Mila Kunis, Russell Brand, Bill Hader
- Yapım Yılı: 2008
- Tür: Romantik, Komedi
Terk edilmenin bu kadar komik olabileceğini kim düşünürdü? Forgetting Sarah Marshall, Hawaii’nin palmiyeleri altında geçen bir “kalp kırıklığı tatili” filmi. Jason Segel’in yazıp başrolünde yer aldığı bu romantik komedi, eski sevgiliyi unutmaya çalışırken aslında kendini bulmanın tam anlamıyla yazlık versiyonu. Sörf dersleri, ada manzaraları, tesadüfi aşklar ve bol kahkaha…
Film, “acıdan mizah çıkarma” işini başarıyla yaparken su gibi akıyor. Üstüne bir de Mila Kunis ve Kristen Bell varsa, yaz ruhu eksik kalmaz. Tropik bir limonata gibi: Ekşi, tatlı, ferah.
8- Luca, IMDB: 7.4
- Yönetmen: Enrico Casarosa
- Başroller (Seslendirme): Jacob Tremblay, Jack Dylan Grazer, Emma Berman, Maya Rudolph, Jim Gaffigan
- Yapım Yılı: 2021
- Tür: Animasyon, Macera, Komedi, Aile, Fantastik
Deniz kokusu, limonata rengi gün batımları ve Vespa hayalleri… Luca, Akdeniz’in küçük bir kıyı kasabasında geçen sıcacık bir dostluk hikâyesi. Pixar’ın bu iç ısıtan animasyonu, çocukluk yazlarını hatırlatan bir özgürlük hissiyle dolu. Denizden karaya çıkan iki deniz canavarı çocuğun arkadaşlığı üzerinden; farklı olmanın, kendini kabul etmenin ve büyümenin öyküsü anlatılıyor.
Film boyunca fonda İtalyanca şarkılar, pastel tonlar ve hiç bitmesini istemeyeceğiniz bir yaz tatili hissi var. Sadece çocuklar için değil, içindeki çocuğu hâlâ sevenler için de birebir. Tatil gibi film!
7-Geri Dönüş Yolu (The Way Way Back), IMDB: 7.4
- Yönetmen: Nat Faxon, Jim Rash
- Başroller: Liam James, Steve Carell, Toni Collette, Allison Janney, Sam Rockwell, AnnaSophia Robb
- Yapım Yılı: 2013
- Tür: Komedi, Dram
İçine kapanık bir gencin annesi ve onun yeni sevgilisiyle birlikte gittiği yazlık kasabada yaşadığı dönüşümü anlatan bir film.. Güneşli sahiller, yazlık evler, su parkları ve yaz akşamlarının dinginliğiyle örülü. Steve Carell alışılmadık bir şekilde itici bir baba figürü olarak karşımıza çıkarken, Sam Rockwell su parkında tam bir “yaz kahramanı” oluyor. Yaz tatilinin fon olduğu, kalbe dokunan bir ergenlik hikâyesi.
6- Yarın Yokmuş Gibi (Palm Springs), IMDb: 7.4
- Yönetmen: Max Barbakow
- Başroller: Andy Samberg, Cristin Milioti, J.K. Simmons, Peter Gallagher, Meredith Hagner
- Yapım Yılı: 2020
- Tür: Komedi, Romantik, Bilim Kurgu
Bir düğün, çöl güneşi, flamingo havuzlar ve sonsuz bir döngü. Palm Springs, klasik “Groundhog Day” formülünü alıyor ve ona havalı, ironik, bol kahkahalı bir yaz tatili dokunuşu katıyor. Andy Samberg ve Cristin Milioti’nin muzip enerjisiyle yükselen film, evlenmek üzere olan bir çiftin düğününe katılan iki yabancının zamanın içinde sıkışarak birbirlerine yaklaşmasını anlatıyor.
Hem aşk hikâyesi, hem varoluş komedisi, hem de yaz sıcağında ne yapılırsa yapılsın can sıkıntısının kaçınılmaz olduğunu hatırlatan bir eğlencelik. Renkli, yaratıcı bir yaz filmi. Tatil sırasında izlenip “iyi ki denk geldim” denilecek türden.
5- Anora, IMDb: 7.5
- Yönetmen: Sean Baker
- Başroller: Mikey Madison, Mark Eydelshteyn, Yura Borisov, Karren Karagulian
- Yapım Yılı: 2024
- Tür: Romantik, Komedi, Dram
Las Vegas’ın neonları, yaz sıcağının baş döndürücü havası ve içine düşülen kocaman bir ilişki kaosu… Anora, görünüşte alaycı ama derininde fazlasıyla duygusal bir yaz hikâyesi anlatıyor. Cannes 2024’te Altın Palmiye’ye uzanarak büyük sükse yapan film, Brooklynli bir seks işçisi ile Rus oligarkın oğlunun spontane başlayan ve giderek absürtleşen ilişkisini konu alıyor.
Sean Baker’ın imzasını taşıyan film, hem doğal hem stilize; hem komik hem de iç acıtan türden. Deniz kenarı yok ama yazın o “her şey mümkün” hissi iliklere kadar işliyor. Tatilin plansızlığını, hayatın kontrolsüzlüğünü ve aşka dair o yakıcı belirsizliği çok iyi yansıtıyor. Bu film, sıcağın altında serap gibi. Gerçek mi hayal mi, izledikçe karar veriyorsunuz.
4- Güneş Sonrası (Aftersun), IMDb: 7.6
- Yönetmen: Charlotte Wells
- Başroller: Paul Mescal, Frankie Corio, Celia Rowlson‑Hall
- Yapım Yılı: 2022
- Tür: Dram, Gençlik
Bazı yaz tatilleri yıllar geçse de zihinden silinmez. Aftersun, küçük bir kız çocuğunun babasıyla çıktığı bir yaz tatilini yıllar sonra hatırlayışını konu alıyor. Charlotte Wells’in ilk uzun metraj filmi olan bu yapım, Antalya’da geçen, tuzlu su, havuz başı, turistik otel gibi sıradan yaz detaylarıyla dokunmuş olağanüstü bir anı dokusu sunuyor.
Paul Mescal, bu filmle Oscar’a aday olurken; oyunculuğu kadar filmin kurgusu da büyük övgü topladı. Deniz kenarında geçiyor ama gürültü yok. Aksine sessizlik, anıların arasından fısıltı gibi geliyor. Melankoliyle yaz sıcağı hiç bu kadar şiirsel buluşmamıştı. Aftersun, izledikten sonra uzun süre içinizde kalacak. Tıpkı bazı yazlar gibi…
3- Aşkın (500) Günü ((500) Days of Summer), IMDb: 7.6
- Yönetmen: Marc Webb
- Başroller: Joseph Gordon-Levitt, Zooey Deschanel
- Yapım Yılı: 2009
- Tür: Komedi, Dram, Romantik
Bu bir aşk hikâyesi değil… Ama aynı zamanda, hepimizin aşk hikâyesi! 500 Days of Summer, yazın hafifliğini ve anlık mutluluklarını, kalp kırıklıklarıyla harmanlayan özgün bir anlatı.
Joseph Gordon-Levitt ve Zooey Deschanel’in uyumu, bu filmi sıradan romantik komedilerin çok ötesine taşıyor. Los Angeles’ın sıcak kaldırımlarında, IKEA mağazasında, parklarda ve ofis molalarında geçen bir ilişkinin mevsimlerle paralel ilerleyen ruh hâlini izliyoruz.
Yaz, burada umutların, başlangıçların ve sonra da kaçınılmaz sonların metaforu. İzleyeni yormayan ama düşündüren, kalbin tam ortasına yaz gibi dokunan bir film. Hafif ama etkisi kalıcı…
2- Beni Adınla Çağır (Call Me By Your Name), IMDb: 7.8
- Yönetmen: Luca Guadagnino
- Başroller: Timothée Chalamet, Armie Hammer, Michael Stuhlbarg, Amira Casar
- Yapım Yılı: 2017
- Tür: Dram, Romantik
Kuzey İtalya’da geçen bir yaz… Müzik, şeftaliler, eski kitaplar, taş evler ve göz alıcı bir ilk aşk. Call Me by Your Name, bir yaz tatilinin insanın hafızasına nasıl sonsuz kazındığını anlatan, derinlikli ve yumuşak dokulu bir film.
Elio ve Oliver arasında doğan ilişki, hem arzu dolu hem de çocuksu bir saflık taşıyor. Film boyunca Akdeniz’in ışığı her kareye sinerken, Timothée Chalamet’nin performansı ve finaldeki o uzun plan, izleyenin içine işliyor.
Luca Guadagnino’nun yönetmenliğinde film adeta bir yaz günlüğüne dönüşüyor. Ciltli, sararmış sayfalı, ağırbaşlı bir günlük bu. Tatil biter ama o yaz hep kalır ya, Call Me by Your Name de öyle bir film işte. Sessizce büyüleyici.
1- Moonrise Kingdom, IMDb: 7.8
- Yönetmen: Wes Anderson
- Başroller: Jared Gilman, Kara Hayward, Bruce Willis, Edward Norton, Bill Murray
- Yapım Yılı: 2012
- Tür: Macera, Komedi, Dram, Gençlik
Bir ada, bir fener, bir çocukluk kaçamağı ve sonsuz yaz… Moonrise Kingdom, Wes Anderson’ın simetrik çerçeveleri ve pastel tonlarıyla yarattığı bambaşka bir evrende, iki çocuğun aşk ve özgürlük arayışını anlatıyor.
Film, 1960’ların yazında New England kıyılarında geçiyor ama zaman ve mekân adeta gerçeküstü. Deniz kenarında kamp yapan izciler, taş plaklar, vintage bavullar ve rüzgârda uçuşan haritalarla bu film resmen yazı yaşatıyor. Sam ve Suzy’nin birlikte kaçışı,ciddiye alınası bir aşk masalı gibi ilerliyor. Sıcacık, naif ve stilize: Moonrise Kingdom, yazı bir mevsim değil de ruh hâli olarak anlatan en zarif filmlerden. Baştan sona görsel terapi.


