white banner

Frambuaz Seansından Boğaz’da Bisiklet Turuna: Ünlü Babaların Vazgeçilmez Çocuk Ritüelleri

19.06.2026
Frambuaz Seansından Boğaz’da Bisiklet Turuna: Ünlü Babaların Vazgeçilmez Çocuk Ritüelleri

Yazı Boyutu:

Oyuncu, sporcu ve iş insanı kimlikleriyle tanıdığımız Cansel Elçin, Caner Erdeniz ve Can Hakko; babalığın hayatlarında değiştirdiği şeyleri, çocuklarıyla kurdukları bağı ve yıllar içinde dönüşen önceliklerini OGGUSTO’ya anlattı.

Babalık, her nesilde yeniden tanımlanan ama özünde aynı kalan bir deneyim. Sevgi, sorumluluk, sabır ve birlikte geçirilen zaman etrafında şekillenen bu yolculuk, her baba için farklı anlamlar taşıyor.

Babalar Günü vesilesiyle oyuncu Cansel Elçin, sporcu Caner Erdeniz ve iş insanı Can Hakko ile bir araya geldik. Çocuklarıyla kurdukları bağdan hayatlarında değişen önceliklere, geleceğe bırakmak istedikleri mesajlardan vazgeçemedikleri ritüellere uzanan samimi yanıtlarıyla, babalığın onlar için ne ifade ettiğini konuştuk.

Ortaya çıkan cevaplar birlikte büyümeye, öğrenmeye ve hayatı başka bir gözle yeniden keşfetmeye dair de içten bir portre sunuyor.


Cansel Elçin: Babalık Bana Sakinleşmeyi ve Yeniden Çocuk Olabilmeyi Öğretti


Oyuncu Cansel Elçin, Babalar Günü özel röportajı için palmiyelerle süslü, akşamüstü ışıkları altında tatil havası veren bir ortamda, neşeyle gülümseyerek kameraya bakarken oğlu Atlas'ı sevgiyle kucaklıyor, babalık bağını ve birlikte geçirilen zamanın değerini vurguluyor.
Oyuncu Cansel Elçin ve oğlu Atlas

Çocuğunuz yıllar sonra sizi hatırladığında, onun hafızasında nasıl bir baba olarak kalmak istersiniz?

Atlas beni, yanında kendini tamamen güvende hissettiği bir baba olarak hatırlasın isterim. Onu yargılayan değil dinleyen, yön veren ama baskı kurmayan, hayatı tutkuyla yaşayan biri olarak… Başarıdan çok sevgiyi, meraktan çok korkmamayı öğreten bir baba olmak benim için daha değerli. Birlikte geçirdiğimiz anların hissi kalsın istiyorum; tenis oynadığımız, top peşinde koştuğumuz, kırmızı arabasını sürerken birlikte güldüğümüz anlar… Çünkü çocukların hafızasında en çok hisler kalıyor.

Babalığın size verdiği en beklenmedik hediye ne oldu?

Geç yaşta baba olmak ilk başta beni korkuttu açıkçası. Ama sonra hayatın ritmi değişti. Günler daha anlamlı gelmeye başladı. Daha çok anda kalıyorum, daha çok gözlemliyorum, daha çok hissediyorum. Belki de bu yüzden Atlas’la birçok babanın yaşayamadığı kadar fazla vakit geçiriyorum. Bir bakışın, bir gülümsemenin bile insanın iç dünyasını değiştirebildiğini gördüm. Babalık bana hem sakinleşmeyi hem de yeniden çocuk olabilmeyi öğretti.

Editörün Notu: Babalar Günü hediyenizi henüz seçmediyseniz, parfümden kıyafete, elektronik cihazlardan çok daha fazlasına uzanan Babalar Günü Hediye Rehberi içeriğimize göz atın!

Çocuğunuzun doğduğu gün ile bugün arasında, sizi en çok değiştiren şey neydi?

Önceliklerimin tamamen değişmesi. Eskiden hayat daha çok benim etrafımda dönüyordu; şimdi attığım birçok adımda önce onun geleceğini düşünüyorum. İnsan bir anda daha cesur ama aynı zamanda daha kırılgan oluyor. Atlas bana, sevginin aynı anda hem güç hem de büyük bir sorumluluk olduğunu öğretti.

Hayatınızın en yoğun dönemlerinde bile çocuğunuzla kurduğunuz ve asla vazgeçmediğiniz bir ritüel var mı?

Her gün mutlaka onunla tamamen telefonsuz, dikkatim dağılmadan vakit geçirmeye çalışıyorum. Şimdiden birlikte mini futbol ve tenis anlarımız var. Bir de çok sevdiği kırmızı arabasını sürerken ona eşlik etmek… Beraber banyo yapmak da ikimizin çok sevdiği özel anlardan biri. Ama en sevdiğimiz ritüellerden biri uyku öncesi frambuaz yiyip, kitap okumak. O küçük anlar, günün en sakin ve en gerçek anları gibi geliyor bana. Uyku öncesi sarılmamız da vazgeçilmezimiz.

Yıllar sonra açılmak üzere çocuğunuza bir mektup bıraksanız ilk satırına ne yazardınız?

Hayatta başına ne gelirse gelsin, seni koşulsuz enduring bir sevgiyle seven bir baban olduğunu hiç unutma Atlas…

İlginizi Çekebilir: Atlas’ın annesi, oyuncu Zeynep Tuğçe Bayat ile yaptığımız röportajı okumak için Ünlü Kadınlardan İlham Veren Anneler Günü Notları derlememize göz atın.


Caner Erdeniz: Bazen Bir Yağmur Birikintisine Zıplamanın Geçerli Bir Plan Olduğunu Çocuklar Öğretiyor


Babalık konusundaki Babalar Günü yazısı bağlamında, sporcu Caner Erdeniz, kalabalık bir basketbol sahasında kendisi gibi gülümseyen uzun sarı saçlı kızı ve kucağındaki kırmızı bandana takmış minik bebeğiyle poz vererek, çocuklarıyla kurduğu derin ve neşeli bağı gözler önüne seriyor.
Sporcu Caner Erdeniz ve kızları Vina ile Rika

Çocuğunuz yıllar sonra sizi hatırladığında, onun hafızasında nasıl bir baba olarak kalmak istersiniz?

Çocuklarımın beni sadece onları çok seven bir baba olarak değil, ne olursa olsun yanlarında olduğunu hissettiği biri olarak hatırlamalarını isterim. Hata yaptıklarında da, kazandıklarında da, kaybettiklerinde da aynı sevgiyi gösteren bir baba olarak… Umarım yıllar sonra dönüp baktıklarında, “Babam bize güvenirdi” diyebilirler. Ve tabii ki biraz da “Babam bizimle çok eğlenirdi”…

Babalığın size verdiği en beklenmedik hediye ne oldu?

Sabırlı olduğumu düşünürdüm ama aslında değilmişim. Babalık bana sabrı öğretti. Bir de küçücük şeylerden mutlu olmayı, anda kalabilmeyi… Çocuk sahibi olmadan önce çok büyük hedeflerin peşinde koşuyorsunuz. Sonra bir gün çocuğunuzun size yaptığı yamuk bir kalp çizimi ya da en basit yerden atlayıp “Baba bak, başardım” diyerek mutluluğunu sizinle paylaşması, bütün başarılarınızdan daha değerli olabiliyor.

Çocuğunuzun doğduğu gün ile bugün arasında, sizi en çok değiştiren şey neydi?

Önceliklerim tamamen değişti. Eskiden kararlarımı kendim için verirdim, şimdi attığım her adımda onları düşünüyorum. Daha sorumlu, daha planlı biri oldum ama aynı zamanda hayatın tadını çıkarırken onları da hemen hemen hayatımızın her anına ortak edip onlarla büyüdüm, öğrendim. Çünkü bazen bir yağmur birikintisine zıplamanın da gayet geçerli bir plan olduğunu onlar öğretiyor.

Hayatınızın en yoğun dönemlerinde bile çocuğunuzla kurduğunuz ve asla vazgeçmediğiniz bir ritüel var mı?

Vina ile onun iki yaşından beri devam eden bir ritüelimiz var. Haftada en az iki üç gün Boğaz’da bisiklet turuna çıkar, ardından da bir baba-kız dondurma molası veririz. Son dönemde bu ritüele Rika da katılmaya başladı. Sanırım yıllar sonra en çok özleyeceğim anılar da bunlar olacak. Ebeveynliğin benim için en heyecan verici tarafı, sizin bu yaşınıza kadar sayısız kez yaşadığınız şeyleri onların ilk kez deneyimleyişine tanıklık etmek. İlk bisiklet sürüşü, ilk deniz, ilk basket, ilk takla, ilk konser, ilk okul günü… Onların o heyecanını gözlerinde görmek benim için baba olmanın en keyif aldığım tarafı. Çocuklar bize sadece bir şey öğretmiyor; bildiğimizi sandığımız birçok şeyi yeniden hissettiriyor.

Yıllar sonra açılmak üzere çocuğunuza bir mektup bıraksanız ilk satırına ne yazardınız?

Bu soru biraz duygulandırdı beni açıkçası. Onların büyüyor olduğu fikrine hâlâ alışabilmiş değilim. “Bu mektubu okuduğunda kaç yaşında olursan ol, bilmeni istediğim ilk şey şu; seni ilk gördüğüm gün hissettiğim sevgi hiç değişmedi.” Sonraki satıra da muhtemelen, “Umarım hâlâ babanın mesajlarına cevap veriyorsundur” diye eklerdim.


Can Hakko: Bazı Şeylerin Sesini Kısmayı Öğrendim


Can Hakko ormanda oğlu Leo'yu kucağında taşırken kameraya gülümserken, çocuk ise ciddi bir ifadeyle ileriye bakıyor; Babalar Günü temasıyla babalığın öncelikleri değiştirmesini ve baba-oğul arasındaki eşsiz bağı vurguluyor.
İş insanı Can Hakko ve oğlu Leo

Çocuğunuz yıllar sonra sizi hatırladığında, onun hafızasında nasıl bir baba olarak kalmak istersiniz?

Umarım çok güldüğümüzü hatırlar. Onun dünyasına girmeyi seven, merakını paylaşan ve yanında olmayı gerçekten isteyen bir baba olarak kalmak isterim.

Babalığın size verdiği en beklenmedik hediye ne oldu?

Kendi takımımızın olması. Birbirimizi desteklediğimiz ve hepimizin birbiri için en iyisini istediği bir aile olmak, düşündüğümden çok daha güzelmiş.

Çocuğunuzun doğduğu gün ile bugün arasında, sizi en çok değiştiren şey neydi?

Bazı şeylerin sesini kısmayı öğrendim. Artık zamanımı ve enerjimi kime, neye ayırdığıma daha çok dikkat ediyorum. Çünkü oğlumla geçirdiğim her an, geri kalan her şeyden daha değerli geliyor.

Hayatınızın en yoğun dönemlerinde bile çocuğunuzla kurduğunuz ve asla vazgeçmediğiniz bir ritüel var mı?

Yatmadan önceki kitap saatimiz. Her akşam Leo’yla birkaç kitap seçip birlikte okuyoruz. Günün koşuşturması ne kadar yoğun olursa olsun, o birkaç dakikayı onunla paylaşmak benim için çok kıymetli. Elimden geldiğince o ana yetişmeye özen gösteriyorum.

Yıllar sonra açılmak üzere çocuğunuza bir mektup bıraksanız ilk satırına ne yazardınız?

Umarım bu mektubu açtığında, kendi çizdiğin yolda iki ayağının üzerinde duran, mutlu ve seni sen yapan o güzel tarafları koruyabilmiş biri olmuşsundur.

Öneri: Babanıza klişelerden uzak bir hediye vermek istiyorsanız, Babalar Günü Aktiviteleri rehberimizde derlediğimiz keyifli etkinliklere göz atabilirsiniz.

Pınar Tahirler
Pınar Tahirler Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için