preloader

İlham Veren Sohbetler: Nisan Ak

04.02.2022
İlham Veren Sohbetler: Nisan Ak

Yazı Boyutu:

aaa

Klasik müzik dünyasını herkes için daha erişebilir kılmak isteyen orkestra şefi Nisan Ak ile müzik yolculuğunu konuştuk. Okul korosunda başlayan serüvenin orkestra şefliğine uzanması, bu yolda ona ilham verenler, karşısına çıkan zorluklar, bu zorlukları nasıl aştığı ve daha fazlası söyleşimizde…

Sizi tanıyabilir miyiz? Müzikle hayatınızın kesişmesi nasıl oldu? Klasik müzikle olan bağınız nasıl kuruldu?

Klasik müzikle hayatımın kesişmesi biraz tesadüf eseri oldu diyebilirim. Aslında bebeklikten beri müziğe hevesim olduğunu ailem keşfetmiş ama ders aldırmak istediklerinden kesinlikle yanaşmamışım… İlk okuldayken okul korosunda şarkı söylüyordum, hocam beni başkasıyla karıştırarak bana gitar solosu vermek istediğini söyledi. Ben de hocama yalan söyleyip anneme gitar dersi almak istediğimi söyledim. Böylece ilk enstrümanımı çalmaya başlamış oldum.

Müzik yolculuğunuzun Amerika’ya uzanan hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?

Gitar beni güzel sanatlar lisesine soktu, orada da piyano ve bestecilik çok ilgimi çekmeye başladı. İlk bestelerimden oluşan bir konseri bu okulda vermiştim. Sonra üniversitede kendi bestelerimizi yönettiğimiz bir konserde hocalar bu işe yetenekli olduğumu görüp beni yönlendirdiler, benim de zaten içimde varmış. Yüksek lisans için Amerika’da okullar kazandım. Tabi bu hikâyenin daha en başı… Şimdi doktoramı bitirdim, çeşitli orkestralarda çeşitli seviyelerde çalışıyorum. Kendi orkestramı da kurdum. Ayrıca öğretmenlik de yapıyorum. Hâlâ Amerika’da yaşıyorum.

Müzikle ilgili projeleriniz, hayalleriniz nelerdir? Youtube kanalınızdan bahseder misiniz?

Klasik müziğin üzerine yapışmış elitist bir etiket var. Oysaki eğlenceden kızgınlığa, üzüntüden şakacılığa kadar her türlü duyguyu yaşayabileceğimiz kocaman bir dünyası var klasik müziğin. Ben bu dünyayı herkes için daha erişilebilir kılmak istiyorum. Youtube kanalımdaki videoları da iki sene önce bu yüzden yaptım. Klasik müzik herkes tarafından anlaşılabilir, sadece ona bir şans vermemiz gerekiyor.

Orkestra şefi olma düşüncesi nasıl doğdu? Bu alandaki hayalleriniz neler?

İnsanlar genellikle yapmak istedikleri şeyleri başkalarından ilham alarak seçerler, özellikle çocukken ve gençken. Aslında belki de hocalarım ittirmese ben böyle bir alanda çalışma cesaretine sahip olamayacaktım. Çünkü ben bu işe heves etmeye başladığımda etrafımda benim cinsiyetimde orkestra şefi yoktu. O yüzden benim için genç kadınların bir şekilde heves etmesini sağlamak çok önemli. Olabildiğince bu konuda sesimi çıkarmaya, onlara ulaşmaya çalışıyorum.

Oldukça erkek egemen bir alanda çalışıyorsunuz. İşinizin zorluğu bir yana, bu durumun yarattığı kendine has zorluklar oldu mu? Olduysa bunlardan bahsedebilir misiniz?

Daha öğrencilik yıllarımdan tutun, profesyonelliğe ilk adım attığım zamanlara, büyük profesyonel orkestralarla olan deneyimlerime kadar birçok absürt deneyimler yaşadım. Bazen bu olan şeyler gerçek mi diye sorguladığım oldu. Artık bu ‘anı’ları olması gerekenden daha fazla hatırlayıp gün yüzünde tutmamaya çalışıyorum. Biz başımıza gelen misojinist hikâyelerden dolayı başarılı değiliz, çalışkanlığımızdan dolayı başarılıyız. Bunlara odaklanalım. Başarıya giden yolda engeller de başarısızlıklar da kaçınılmaz.

Böyle anlarda kendinizi nasıl motive ediyorsunuz? Nasıl tekrar tekrar ayağa kalkıyorsunuz?

Hem ağla hem de yola devam et! Genellikle başarılı hikâyelerden bahsedilirken insanların hatalardan ders çıkardıklarını, hiç üzülmediklerini, robot gibi hayatlarına devam ettiklerini okuyoruz. Okey, hatalarımızdan ders çıkaralım ama bunları duygularımız pahasına yapmamız gerekmiyor. Hatta duygularımızı zamanında yasamamız daha sonra anlaşılmaz problemlere yol açmalarını da engelliyor. Ayrıca genel olarak ben duygularımı seviyorum. O yüzden, üzüldük mü? Ağlayalım, içimizi akıtalım, duygu yoğunluğumuz geçsin. Sonra da işimize bakalım.

She’s Mercedes platformunda yer alan tüm kadınlar cesaretleri, azimleri ve güçlü duruşları ile kitlelere ilham vermelerinin yanı sıra belki de en çok birbirlerine ilham ve güç veriyorlar. Daha iyi bir toplum için tüm kadınlara yayılması gereken mesaj da bu esasında. Bu konuda sizin düşünceleriniz neler?

She’s Mercedes gerçekten de çok özel bir platform. Yalnızca marka elçileri değiliz biz bu kadınlar olarak. Aynı zamanda da birbirleriyle iletişimde olan bir kulübüz. Birbirimizden haberdarız, dinliyoruz, paylaşıyoruz. Gerçekten böyle bir sosyal ağda olduğum için kendimi çok özel hissediyorum. Bence aynı bu şekilde kadınlar kendilerine mikro-gruplar yaratmaya başlayabilirler. Ben etrafımdaki, erişebildiğim, konuşabildiğim insanların güzel haberlerini duydukça ilham alıyorum, güçleniyorum, hevesleniyorum. Kendi gerçekliğimizi kendimiz yaratıyoruz, o zaman bize iyi gelen insanlarla dolduralım.

Siz de yaptığınız işteki başarınız ve hayata karşı duruşunuzla ilham veren bu kadınlardan birisiniz. Peki, hayatınız boyunca size ilham veren kadınlar kimler oldu? Onlardan ne öğrendiniz?

En çok en yakınımızdakiler ilham verir bize. Çünkü onların davranışlarını, sözlerini yakından analiz edebiliriz. Benim de bu aralar en çok ilham aldığım iki kişi de patronlarım/ iş arkadaşlarım. Biri okulumun dekanı, diğeri de orkestramın executive direktörü. İkisi de benden bir önceki jenerasyon. Şimdikinden daha da cinsiyetçi bir dünyada sadece var olmayı başarmamışlar, aynı zamanda da lider olmuşlar. Şimdi de bana toksik maskulenite olmadan nasıl lider olunabileceğini gösteriyorlar. Aldıkları kararları, konuşmalarını, otoriteyi uygulayışlarını bir bir izliyorum, öğreniyorum.

Sizden ilhamalan kadınlara siz ne söylemek istersiniz? Özellikle kendi yollarını çizerken sizden ilham alan kişilere verebileceğiniz tavsiyeler var mı? Keşke ben o yaşta bilseydim dediğiniz şeyler?

Ben kendime olan güvenimi çok geç yaşta kazandım. Hep birilerine tutunmaya çalıştım ve hatalar yaptım. Oysa ki kendime ve çalışkanlığıma güvenseydim çok daha çabuk ivme kazanabilirdim. Mükemmeliyetçi olmaya gerek yok. Bir şeyler yaparak başlamak yeter. Çalışkan ve disiplinliysek zaten bizi kimse durduramaz. Kısacası üretin, beklemeyin ve güvenin.