Pamplona’yı San Fermín’in ötesinde keşfedin: Tarihî sokaklar, sur yürüyüşleri ve pintxos barlarıyla şehri tanıyın; Navarra çevresindeki doğa ve kültür duraklarını gezi notları eşliğinde rotanıza ekleyin.
Pamplona’yı ilk kez San Fermín görüntüleriyle tanımış olabilirsiniz. Beyaz kıyafetler, kırmızı fularlar, kalabalık sokaklar ve şehrin içinden geçen boğalar… Fakat Navarra’nın başkentine vardığınızda, bu görüntülerin Pamplona’nın hikâyesinin yalnızca bir parçası olduğunu fark ediyorsunuz.
Surlarla çevrili tarihi şehir merkezi, yüzyıllardır hacıların geçtiği Camino de Santiago, yeşil parkları ve akşam saatlerinde hareketlenen pintxos barlarıyla Pamplona, acele etmeden keşfedilmeyi seven şehirlerden. San Fermín’in yarattığı büyük kalabalığın aksine yılın geri kalanında çok daha sakin bir ritme sahip olan şehir, tarih, gastronomi ve günlük hayatın iç içe geçtiği bir rota sunuyor.
Ben de Pamplona’ya biraz San Fermín’in ötesini görmek için geldim. Dönerken aklımda ise yalnızca kırmızı fularlar değil; surların üzerinde yapılan sabah yürüyüşleri, Estafeta’da yenilen pintxoslar, yanınızdan geçen hacılar ve şehrin kendine has sakinliği kaldı.
- Bir Bakışta Pamplona Gezilecek Yerler
- Kısaca San Fermin
- Pamplona’ya Nasıl Gidilir?
- Pamplona’nın Tarihi Sokaklarında Yürüyüş
- Pamplona’nın Surları ve Paseo de Ronda
- Estafeta: Bir Sokağın İki Farklı Hayatı
- Pamplona’da Pintxos Kültürü
- Pamplona’da Nerede Pintxos Yenir?
- San Fermín’in Şehri
- Pamplona’dan Dışarı Çıkınca Başka Bir Navarra Başlıyor
- Pamplona’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
Bir Bakışta Pamplona Gezilecek Yerler
- Şehir: Pamplona, Navarra’nın başkenti ve İspanya’nın kuzeyinde yer alan tarihi bir şehir.
- Öne Çıkan Festival: Her yıl temmuz ayında düzenlenen San Fermín Festivali. Festivalin en bilinen etkinliği boğa koşuları.
- Tarih: Eski Şehir, tarihi surlar, Paseo de Ronda ve Santa María la Real Katedrali Pamplona’nın tarihî dokusunu yansıtıyor.
- Camino de Santiago: Santiago de Compostela’ya uzanan Fransız Yolu üzerinde yer alan Pamplona, yüzyıllardır hacıların önemli duraklarından biri.
- Gastronomi: Pintxos kültürü şehrin günlük hayatının önemli bir parçası. Özellikle Calle San Nicolás ve Calle Estafeta çevresinde farklı pintxos barları bulunuyor.
- Denenecek Lezzetler: Ajoarriero, pintxos, Navarra şarapları, Roncal peyniri, piquillo biberi, kuşkonmaz ve pocha fasulyesi öne çıkan yerel lezzetler arasında.
- Gezilecek Yerler: Eski Şehir, Calle Estafeta, şehir surları, Paseo de Ronda ve Santa María la Real Katedrali.
- Şehir Dışı Rotalar: Irati Ormanı, Bardenas Reales, Olite ve Navarra’nın şarap bağları Pamplona seyahatine eklenebilecek rotalar arasında.
- Ne Kadar Süre? Pamplona birkaç günlük bir seyahatle keşfedilebilir; Navarra çevresindeki rotalarla seyahat daha uzun tutulabilir.
- En Güzel Tarafı: San Fermín ile özdeşleşmiş olsa da Pamplona, festival dönemi dışında da tarih, gastronomi, doğa ve günlük şehir hayatını bir arada deneyimleyebileceğiniz sakin bir rota.
Kısaca San Fermin

Navarra’nın başkenti olan Pamplona, dünyada büyük ölçüde San Fermín festivaliyle tanınıyor. Her yıl temmuz ayında şehir bambaşka bir kimliğe bürünüyor; sokaklar müzikle doluyor, beyaz ve kırmızı şehrin renklerine dönüşüyor ve 6 Temmuz öğle saatlerinde belediye binasının balkonundan fırlatılan Chupinazo ile günler sürecek kutlamalar başlıyor.
Fakat Pamplona’yı yalnızca San Fermín üzerinden anlatmak, bu şehre biraz haksızlık etmek olur. Çünkü festival kalabalığı çekildiğinde geriye, yürüyerek keşfetmesi son derece keyifli, tarihini hâlâ sokaklarında taşıyan ve şaşırtıcı derecede yeşil bir şehir kalıyor.
Pamplona’nın en güzel taraflarından biri de zaten kendisini acele etmeden keşfetmeye izin vermesi. Şehrin hikâyesi sokaklarda başlıyor, pintxsos (Pinços) barlarda devam ediyor.
Pamplona’ya Nasıl Gidilir?
Türkiye’den Pamplona’ya ulaşmak için Madrid üzerinden aktarmalı uçuş planlayabilirsiniz. Pamplona Havalimanı’na Türkiye’den doğrudan tarifeli uçuş bulunmuyor; Madrid–Pamplona hattında ise uçuşlar düzenleniyor. Noáin’de, şehirden yaklaşık altı kilometre uzaklıkta bulunan havalimanından merkeze taksiyle ulaşabilirsiniz.
İspanya seyahatinize Pamplona’yı eklemek isterseniz tren de bir seçenek. Madrid ve Barselona’dan Pamplona/Iruña istasyonuna tren bağlantıları bulunuyor. Seferleri ve yolculuk sürelerini seyahat tarihinize göre Renfe’nin resmî sitesinden kontrol edebilirsiniz. Uçaktan trene geçecekseniz havalimanıyla tren garı arasındaki ulaşım için de zaman ayırın.
Pamplona’nın tarihî merkezi büyük ölçüde yayalaştırılmış olduğundan şehir içindeki gezilerinizi yürüyerek planlayabilirsiniz. Irati Ormanı, Bardenas Reales ve Olite gibi çevre durakları da görmek istiyorsanız her biri için ulaşımı ayrıca değerlendirmek, araç kiralama veya rehberli tur seçeneklerini karşılaştırmak iyi olur.
Pamplona’nın Tarihi Sokaklarında Yürüyüş


Pamplona’nın Eski Şehri’ne girdiğinizde tarih için özellikle bir müzeye gitmeniz gerekmiyor. Taş sokaklar, meydanlar, kiliseler ve surlar şehrin geçmişini kendi başlarına anlatıyor. Fakat şimdi beni müze gezdirmeyen seyahat yazarı olarak da düşünmeyin.
Sadece Pamplona müze açısından çok zengin değil. Ancak burayı gezmeden önce güzel bir hazırlık yapabilirsiniz; Pamplona’yı dünyaya tanıtan Hemingway’i okuyabilirsiniz. Ben seyahat öncesinde Güneş De Doğar ve Tehlikeli Yaz kitaplarını okuyarak geldim.
Pamplona seyahatini İspanya rotasının bir parçası olarak planlıyorsanız, Madrid Seyahat Rehberi ile İspanya’nın başkentinin gezilecek yerlerini, mahallelerini ve yeme-içme duraklarını keşfedebilirsiniz.
Her An Hacılarla Karşılaşabileceğiniz Bir Şehir…

Bu geçmişin en önemli parçalarından biri Camino de Santiago, yani Santiago Yolu. Navarra, UNESCO Dünya Mirası kapsamındaki Fransız Yolu’nun İspanya’ya giriş yaptığı bölge ve Pamplona da yüzyıllardır Santiago de Compostela’ya yürüyen hacıların geçtiği önemli duraklardan biri. Bu yol, bugün de Orta Çağ Pamplona’sını keşfetmenin adeta omurgasını oluşturuyor.
Dolayısıyla Eski Şehir’de dolaşırken sırt çantalı, bastonlu hacılarla karşılaşmanız şaşırtıcı değil. Onların izlediği güzergâh aslında yüzlerce yıldır kullanılan bir yolun devamı.

Bu rota üzerinde şehrin en önemli tarihî yapılarından Santa María la Real Katedrali de karşınıza çıkıyor. Ancak Pamplona’nın tarihini anlamanın belki de en güzel yolu, kapalı mekânlardan çok şehrin çevresindeki eski savunma sistemini takip etmek.
Pamplona’nın Surları ve Paseo de Ronda

Pamplona geçmişte stratejik konumu nedeniyle güçlü biçimde tahkim edilmiş bir şehirdi. Bugün bu askerî geçmiş, şehrin en keyifli yürüyüş rotalarından birine dönüşmüş durumda.
Pamplona’nın Rönesans döneminden kalan surları, Avrupa’daki erken dönem burçlu savunma sistemlerinden biri ve günümüze en iyi ulaşan örneklerden biri. Bir zamanlar yabancı saldırılara karşı şehri koruyan duvarların üzerinde bugün yürüyüş yapılıyor. Ben her sabah buradan geçerken sabah koşusunda olanları gördüm.
Özellikle Paseo de Ronda boyunca ilerlemek, hem eski şehre hem de Pamplona’nın çevresine farklı bir açıdan bakma fırsatı veriyor. Pamplona’nın bence en ilginç tezatlarından biri de burada ortaya çıkıyor: Şehrin en sert geçmişini temsil eden surlar, bugün onun en sakin yürüyüş alanlarından biri. Bir tarafta kalın taş duvarlar ve askerî mimari, diğer tarafta parklar ve yeşillikler… Labirenti de andırıyor. Şehirde geniş yeşil alanlara, meydanlara ve yürüyüş yollarına hemen her köşede rastlamak mümkün.
Barselona’ya uzanmak isteyenler için ise Barselona Seyahat Rehberi şehirde gezilecek yerlerden mahallelere ve seyahat önerilerine kadar kapsamlı bir rota sunuyor. Barselona seyahatinin gastronomi tarafını planlamak için de Barselona’da Nerede Yenir? rehberine göz atabilirsiniz.
Estafeta: Bir Sokağın İki Farklı Hayatı

Sonra karşınıza Calle Estafeta çıkıyor. San Fermín görüntülerini daha önce izlediyseniz bu sokağı farkında olmadan görmüş olmanız oldukça muhtemel. Festival sırasında gerçekleştirilen meşhur boğa koşularının geçtiği dar sokaklardan biri burası.
Fakat festival dışında Estafeta’nın ritmi tamamen değişiyor. İnsanlar boğalardan kaçmak yerine barların önünde duruyor; ellerde kırmızı fularlardan çok şarap kadehleri ve küçük tabaklar var. Ve burada Pamplona’da öğrenmeniz gereken önemli kelimelerden biri devreye giriyor: pintxos.
Pamplona’da Pintxos Kültürü

Pintxo’yu yalnızca “küçük bir atıştırmalık” olarak düşünmek eksik kalıyor. Navarra’da yemek, sosyal hayatın da önemli bir parçası. Bir bara girip birkaç pintxo seçmek, yanında bir kadeh Navarra şarabı içmek ve ardından başka bir bara geçmek, şehri tanımanın en keyifli yollarından biri.
Navarra mutfağının arkasında ise oldukça güçlü bir yerel ürün kültürü var. Özellikle enginar, piquillo biberi, kuşkonmaz, cardoon ve pocha fasulyesi gibi bölgenin sebzeleri öne çıkıyor. Et yemeklerinin yanında Roncal peyniri, cuajada ve Navarra’nın kırmızı, roze ve beyaz şarapları da bölgenin gastronomik kimliğinin parçaları arasında. Ben Hemingway’in tavsiye ettiği Ajoarriero’yu iki kez yedim. Morina balığı ve sebzelerden oluşuyor. Hatta bir barda yemeği üzerinde yumurtayla servis etmişlerdi.

Seyahatle ilgli notlarımın yer aldığı bir kısım da VLOG olan bu videomda yediklerimden birer parça görebilirsiniz Bu nedenle Pamplona’da yapılabilecek en güzel şeylerden biri aslında çok basit: Akşamüstü Eski Şehir’e çıkmak, birkaç farklı bara uğramak ve her birinde farklı bir pintxo denemek.
Tapas ile Pintxos Arasındaki Fark Nedir?


Tapas, İspanya’nın özellikle güneyinde ortaya çıkan ve içkinin yanında sunulan küçük atıştırmalıklardır. Pintxos ise Bask Bölgesi’ne özgü ayrı bir gastronomi geleneğidir. Adını, malzemeleri ekmek üzerinde tutmak için kullanılan kürdandan alır. Modern pintxo kültürü 1930’larda San Sebastián’da gelişmiş, 1980’lerden itibaren Bask mutfağının etkisiyle daha yaratıcı ve özenli küçük tabaklara dönüşmüştür. Zamanla Navarra ve çevresine yayılan bu kültür, Pamplona’da mantar, piquillo biberi, morina ve av etleri gibi yerel ürünlerle kendine özgü, daha mevsimsel bir karakter kazanmıştır.
Bazen bir şehri anlamak için müzelerden çok bar tezgâhları işe yarıyor.
İspanya seyahatini biraz daha güneye ve Akdeniz’e taşımak isteyenler için İbiza Seyahat Rehberi; güneş, plajlar ve ada hayatı için kapsamlı bir başlangıç noktası olabilir. İbiza’daki gastronomi duraklarını keşfetmek isteyenler ise İbiza’nın En İyi Restoranları içeriğine göz atabilir.
Pamplona’da Nerede Pintxos Yenir?



Burada olay tek bir mekânda oturup uzun uzun yemek yerine, bir bardan diğerine geçerek her yerde 1-2 pintxo denemek. Buna “txikiteo” deniyor. Özellikle Calle San Nicolás ve Calle Estafeta çevresinde birçok iyi bar birbirine yakın olduğu için yürüyerek güzel bir rota yapılabiliyor.
- Vermutería Río: İlk olarak Vermutería Río’ya gitmek istiyorum. Buranın özellikle frito de huevo denilen kızarmış yumurtalı pintxosu meşhur. Kızarmış biber ve Idiazabal peynirli kroketleri de tavsiye ediliyor.
- Bodegón Sarría: Bir diğer durak Bodegón Sarría. Burası biraz daha geleneksel ve eski usul bir yer. Özellikle yıllardır yaptıkları “Escombro” isimli, ekmek üzerinde jamón ve chorizo parçalarıyla hazırlanan pintxoyu denemek lazım.
- Bar Gaucho: Bar Gaucho da kesinlikle uğranacak yerlerden biri. En çok foie pintxosu öneriliyor. Bunun dışında morina yanakları (kokotxas de bacalao), alabalık yumurtalı poşe yumurta ve deniz kestanesi gibi daha farklı seçenekleri de var.
- Baserriberri: Baserriberri ise en bilinen ve bizim grubun da en sevdiği yerdi. Daha modern ve yaratıcı pintxolar yapıyor. Pintxo yarışmalarında birkaç kez ödül kazanmış. Özellikle ördek ve Meksika mole sosuyla hazırlanan Eguzkimole Lu’um isimli pintxosu öne çıkıyor.
- Iruñazarra: Iruñazarra’da da “Irati” isimli pintxoyu deneyecektim ama vaktim olmadı. Txantxigorri üzerine marine geyik etiyle hazırlanan daha yaratıcı bir seçenek ve 2022’de Semana del Pincho yarışmasında ikincilik kazanmış.
- El Merca’o: El Merca’o ise diğerlerinden biraz farklı. Sadece bardan bara pintxo yapmak yerine daha kapsamlı bir yemek yemek isterseniz burayı değerlendirebilirsiniz.
San Fermín’in Şehri
Yine de Pamplona’da dolaşırken San Fermín’den tamamen uzaklaşmak mümkün değil. Festival, şehrin kimliğine fazlasıyla işlemiş durumda. Her yıl 6 Temmuz’da Chupinazo’nun atılmasıyla başlayan kutlamalarda yerel halk ve ziyaretçiler beyaz kıyafetlerini giyip boyunlarına kırmızı fularlarını bağlıyor. Boğa koşuları festivalin dünyada en çok tanınan tarafı olsa da dev figürlerin dansları, müzik ve peña adı verilen sosyal kulüplerin yarattığı atmosfer de kutlamaların önemli parçaları.
Pamplona’dan Dışarı Çıkınca Başka Bir Navarra Başlıyor


Pamplona’ya gelmenin güzel taraflarından biri de seyahati yalnızca şehirle sınırlamak zorunda olmamak. Navarra’nın ölçeği çok büyük değil ama manzaraları şaşırtıcı biçimde değişken. Kuzeydeki Irati Ormanı ve Pirene vadilerinden, güneyde neredeyse başka bir gezegene benzeyen, Türkiye’den ise Kapadokya’ya benzetilen Bardenas Reales’e kadar uzanan bu farklılığı “zıtlıklar ülkesi” olarak biliniyor. Arada ise tepeler, verimli ovalar, küçük yerleşimler ve bağlar bulunuyor.



- Navarra’da Bisiklet Rotaları: Bu coğrafya özellikle bisikletle seyahat edenler için de dikkat çekici. Navarra’da EuroVelo rotaları, Camino de Santiago, yeşil yollar ve MTB alanları dahil olmak üzere geniş bir bisiklet ağı bulunuyor; yaklaşık 150 kilometrelik bir mesafede Pirene ormanlarından “Ay yüzeyini” andıran çöl manzaralarına geçilebiliyor.
- Navarra’da Şarap ve Bağ Rotaları: Şarapla ilgilenenler içinse Pamplona çevresindeki bağlar seyahatin bambaşka bir uzantısı olabilir. Örneğin Otazu’da şarap ile çağdaş sanatın aynı mekânda buluştuğu; tarihi 12. yüzyıla uzanan bir mülkün, 1840 tarihli eski şaraphanenin ve 150’den fazla çağdaş sanat eserinin birlikte görülebildiği anlatılıyor.
- Olite: Biz bir de yakınlarda bir kasaba olan Olite’ye de gittik. Bir dönem Navarra krallarının yaşadığı saraya da ev sahipliği yapan kasabada Orta Çağ havası çok güzel hissediliyor. Bir de Olite’de Reyna de Copas markası bölge şaraplarını içerken güzel bir yürüyüş turu imkânı da sunuyor. Sanat tarihi ve gastronomi konusunda deneyimli rehberleri var.
Pamplona’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Pamplona’ya San Fermín için gelebilirsiniz; ama şehri sevmek için San Fermín’e ihtiyacınız yok.
- Pamplona’ya gitmeden önce şehri San Fermín üzerinden tanıyabilirsiniz. Ama dönerken aklınızda kalanların yalnızca boğa koşuları olması pek olası değil.
- Belki surların üzerinden gördüğünüz manzara kalacak.
- Belki Camino de Santiago’yu takip eden bir hacının yanınızdan geçişi.
- Belki Estafeta’da yediğiniz küçücük ama şaşırtıcı derecede iyi bir pintxo.
- Ya da akşam saatlerinde Eski Şehir’in sokaklarında amaçsızca dolaşmanın verdiği o güzel his.
- Pamplona’nın çekiciliği biraz da burada yatıyor.
- Dünyanın en hareketli festivallerinden birine ev sahipliği yapan şehir, yılın geri kalanında yürümeyi, uzun uzun yemek yemeyi ve sokaklarında kaybolmayı teşvik eden çok daha sakin bir karaktere bürünüyor.
- Navarra’nın tarih, doğa ve gastronomi arasında kurduğu bağın belki de en iyi başlangıç noktası burası.


