preloader

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

09.09.2022
Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Yazı Boyutu:

aaa

Four Seasons Hotels Kıdemli Pazarlama Yöneticisi Levent Gürçay mükemmel doğasıyla cezbeden Mauritius’u ve mutlaka görülmesi gereken yerlerini anlattı.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Saat 00:30, gece yarısını biraz geçmiş, İstanbul Havaalanı’nda tüm işlemlerimi bitirmiş olarak TK Lounge’da keyif yapıyorum. Birazdan saat 01:50 gibi uçağımız kalkacak, bu sefer istikamet Mauritius. Hint Okyanusu’nun güney batısında, Madasgaskar’a komşu, Afrika kıtasına bağlı, cennet olarak tabir edilebilecek bir ada ülke.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Uçuşum 9-10 saat sürecek olmasına rağmen direkt gece uçuşu olması (Amerikalılar’ın Red Eye flight dediklerinden) ve zaman farkının sadece bir saat olmasından dolayı çok rahatım. Jet lag olmayacağımı bilmek ve öğlen oraya vardığımda göreceğim güzellikler beni kıpır kıpır heyecanlandırıyor.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Gençliğimizde İstanbul’dan Bodrum veya Ayvalık’a giderken yaşadığımız gece otobüs yolculukları aklıma geliyor. 8 -10 saat sürerdi ama ne kadar çok yorulurduk. Neticede bugün sadece 50 dakikada gidebildiğimiz yerlere varmış olurduk. Ama bu sefer, 9 saat sonra cennet Mauritius’ta uyanacağım, insan gerçekten kuş misali. 1896’da adayı ziyaret eden Mark Twain bir adalının ağzından şu sözü aktarmış: “Önce Mauritius yaratıldı, sonra cennet; ve cennet Mauritius’tan kopyalandı.”

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Tropik adalara yapılan seyahatleri seviyorum. Özellikle İstanbul soğuktan donarken sıcak adalara gidebilmek çok özel bir durum. Adaların sakin ve dingin yapısı, eşsiz bir doğanın içinde yaşama hissi, her türlü günlük koşuşturma ve büyük şehir rutininden uzaklaşmak bana çok iyi geliyor. Bir nevi inziva gibi, önce bedenim, sonra ruhum dinleniyor. Bu tarz tatillerde yavaşladıkça, hayatı daha iyi yakaladığımı düşünüyorum.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Tropik resortlarda, isterseniz hiç birşey yapmama lüksü ile başlayan ve tamamen sizin seçimlerinize göre şekillenen günlük bir program oluşturabiliyorsunuz. Tropik ada tatili için bence 5 ila 7 günlük bir süre ideal. Bulunduğunuz adaya göre, kimi zaman bolca aktiviteli bir program, kimi zaman da sabahtan akşama kadar kitap okumak, balıklarla yüzmek, güneşlenmek gibi temel aktiviteler tercihiniz olabiliyor.

Mauritius’ta Doğanın Binbir Rengi Bir Arada

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Son 15 yıl içinde üçüncü defa gittiğim Mauritius, Türkiye’de henüz çok tanınan bilinen popüler adalardan değil henüz. Aslında benzerleriyle karşılaştırıldığında çok fazla artıları olan bir yer. Öncelikle vize istememesi, tamamen güvenli bir ada olması ve makul fiyatları çok cazip. Hint Okyanusu’nun güneyinde yer alan Mauritius, 12 ay ziyaret edilebilecek bir iklime sahip. Güneş her zaman bol/cömert, hava ve deniz sıcaklığı genelde hep benzer, yıl boyu 25 derece civarında. Belirli aylarda yağmurlar artabiliyor, rüzgar kuvvetlenebiliyor ancak o zamanlarda bile adanın doğru bölgesini seçerek bundan nispeten korunabiliyorsunuz. Adanın volkanik alt yapısından dolayı heybetli dağlar, volkanik tepeler, dev kayalıklar bol. Bu bağlamda ilk bakışta Mauritius inanılmaz bir şekilde Bora Bora’yı çağrıştırıyor.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Tepelerin belirli bölümleri Avatar sahneleri gibi ormanlarla kaplı. Yoğun yeşil, nehirler, çağlayanlar Amazon havasını veriyor. Adalarda değil de daha çok ana karada rastlayabileceğimiz türden görüntülerle karşılaşıyorsunuz. Adanın neredeyse tüm boş arazilerinde, yemyeşil uzun yaprakları ve tepesinden fışkıran püskülleriyle şeker kamışı bitkisi karşınıza çıkıyor. Zaten bugün Avrupa’nın şeker ihtiyacının büyük bir kısmı buradan karşılanıyormuş. Adanın zenginliğinin en önemli sebeplerinden biri de bu.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Kıyılara yaklaştıkça yeşille mavinin mükemmel birlikteliğini görüyorsunuz. Her yer adaya özgü Hindistan cevizi ve palmiye ağaçları ile kaplı. Deniz ise, beyazdan yeşile, bejden turkuaza inanılmaz renkler alıyor. Neredeyse hiç kırılmamış bir mercan resifi ile korunan sahil şeridinde bembeyaz kumlarla kaplı muhteşem plajlar nefes kesiyor. Dünyanın pek çok tropik adasını görmüş bir gezgin olarak Mauritius’un doğa ve deniz renklerinin çok özel/karakteristik olduğunu, renk geçişlerinin yarattığı dramatik sahnelerin çok farklı olduğunu söyleyebilirim.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Mauritius için ada dediysem, Maldiv Atolleri veya bazı Tayland adaları gibi küçük bir ada anlaşılmasın lütfen. Mauritius 1.3 milyon nüfusa sahip, dağlık yapısı ve kısıtlı yollarından dolayı bir ucundan diğerine gitmek için 1-1 buçuk saat yolda ve trafikte zaman geçirmeniz gereken bir ülke/ada.

Zengin Mauritius Kültürü

1500’lerde Hollandalılar tarafından keşfedilip, 1715’te Fransız sömürgesi olan ada, 1810’da İngiliz kontrolüne geçtikten sonra 1968 yılında bağımsızlığını ilan ediyor. Bugün Hindular, Araplar, Çinliler huzurlu bir uyum içinde, kendi geleneklerini koruyarak, Fransızlar tarafından şekillendirilen Afrika kreol kültürü etrafında mutlu bir yaşam sürüyor. Bu çok kültürlü yapı sayesinde ada turunuz sırasında kendinizi Afrika’dan ziyade bazen Hindistan’da bazen Çin’de sanabilirsiniz. Havaalanına giderken bindiğimiz taksinin Hindu şoförü Saylesh, adanın kültür ataşesi bir beyefendi gibi bizimle sohbet edip bize harika bilgiler verdi.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Eğitim sistemleri çok iyi olmalı çünkü Mauritius’ta beş dil konuşuluyor. Yerel dil Fransızcadan etkilenen özel bir diyalekt olan Creole. Neredeyse herkes oldukça iyi derece İngilizce konuşuyor. Ayrıca Hindular, Araplar ve Çinliler kendi dillerini özgürce kullanıyor. Tüm bu karışım, adanın yemek ve mutfak kültürünü de çok zenginleştirmiş ve adaya farklı boyutlar katmış. Bir gün Hint mutfağının körilerinin tadına varırken, diğer günlerde envaı çeşit deniz mahsulünün, Çin lezzetlerinin veya Fransız mutfağının tadını çıkarabiliyorsunuz. Adanın belirli bölgelerinde kendinizi Hindistan’da zannederken, merkezde geniş bir Çin Mahallesi’nde vakit geçirip, başka bir köşede şahane Fransız pastaneleri ile karşılaşabiliyorsunuz.

Mauritius’ta Katılabileceğiniz Aktiviteler

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Mauritius’taki doğal ve kültürel çeşitlilikten dolayı meraklılarına inanılmaz aktivite seçenekleri var. Klasik deniz aktiviteleri ile adada bolca görülen beyaz mercanları ve rengarenk tropik balıkları keşfedebilir, açık denizde serbest bir şekilde yunus sürüleriyle beraber dans eder gibi yüzebilirsiniz. Mercan resiflerini, etraftaki minik adaları, çağlayanları ziyaret edebileceğiniz günübirlik katamaran ve tekne turları çok popüler. Dev bir safari parkı gibi düşünebileceğiniz Casela Nature Park’ta aslanlarla yan yana yürüyebilir, aranızda kafesler olmadan onlarla el ele poz verebilirsiniz. Şehir havasını özleyenler, başkent Port Louis’de dolaşıp, değişik kafelerin ve egzotik alışverişin zevkini çıkarabilir.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Merkezdeki el emeği eşyaların satıldığı craft market oldukça zengin ve adanın meşhur hasır çantalarını, Hint aksesuarlarını almak için ideal adres. Geçmişi 1735 yılına kadar giden, dünyanın en eski botanik bahçelerinden biri olan Pamplemousses Botanik Bahçeleri, dev nilüferleri ve yaklaşık 500 adet endemik bitki çeşidini görebileceğiniz, çok etkileyici bir yer. Tamarin Şelaleleri, Saint Denis nehrinden geniş bir kratere dökülen Chamarel Şelalesi ve düzensiz soğuyan lavdan kaynaklandığı düşünülen, etrafında bir yürüyüş parkurundan gezebileceğiniz “7 Renkli Toprak” oluşumu adanın ruhunu anlatan yerler.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Ayrıca bir zamanlar kölelerin saklandığı, zengin bitki ve kuş çeşitliliği ile dikkat çeken içinde motor safari de yapabileceğiniz yemyeşil yağmur ormanlarından oluşan Black River Gorges Milli Parkı; Hindu nüfus için ruhani bir öneme sebep olan 32 metrelik dev Shiva heykelinin bulunduğu, eski bir volkanik krater olan -Türkçede büyük küvet anlamına gelen- Grand Bassin çok çarpıcı olan yerlerden. Eski bir şeker fabrikasında yer alan “L’aventure du Sucre” isimli şeker müzesi de kesinlikle bir ziyareti hak ediyor.

Benim en çok yapmak isteyip, fırsat bulamadığım aktivite ise adanın güney batısında Le Morne’da sadece helikopterden görebileceğiniz bir sualtı şelalesi turu oldu. Underwater waterfall olarak bilinen sualtı şelalesi optik bir illüzyon sayesinde sığ mercan resiflerinden kopan dalgalarla okyanusun dibine akarak bir yeraltı şelalesi algısı yaratıyor. Ortaya inanılması güç, rengarenk, inanılmaz bir görüntü çıkıyor. Mauritius’ta aktivitelerinizi planlarken dikkat etmeniz gereken en önemli konu, büyük bir ada olmasından dolayı mesafelerin uzaklığı ve yollarda geçireceğiniz zaman olmalı. Aktiviteleri önceliklendirmek ve seçici olmak durumunda kalıyorsunuz. Zira, günlük programınız ne olursa olsun bir an önce şahane deniz ve kumsallara geri dönmek istiyorsunuz.

Mauritius’ta Kalınacak Yerler

Turizmin uzun yıllardan beri adanın en önemli gelir kaynaklarından biri olmasından dolayı Mauritius’ta 40 seneden beri var olan köklü oteller ve yepyeni her türlü bütçeye hitap eden harika resort’ler var. Benim kaldığım Four Seasons Resort Mauritius at Anahita, yaklaşık 14 yıldan beri hizmet veriyor.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Oteli diğer seçeneklerden ayıran en önemli özelliği, bireysel villalardan oluşması. Her villanın geniş özel bir bahçesi, plunge pool’u (havuzu), ferah iç mekanları, açık banyo ve açık hava duşları var. Böyle bir villa dizaynı, doğa ile tamamen birleşmenize imkan verip, “cennetteyim” hissini perçinliyor.

Hint Okyanusu’nda Yeşille Mavinin Dans Ettiği Ada Mauritius

Çok geniş bir alana yayılan resort, ayrıca 5 adet restoran seçeneği ile her akşam başka bir dünya mutfağını deneyimlemenize imkan veriyor. Four Seasons’ların medarı iftiharı olan SPA, ada kültürünü Hint, Çin, Afrika ve Uzak Doğu esintileri ile harmanlamış. SPA menüsü çok geniş, her gün yeni bir bakım deneyimlemek istiyorsunuz. Kişiselleştirilmiş Four Seasons servisi ve detaylardaki özen ise, tatilinizi unutulmaz kılıyor. Four Seasons Mauritius, Anahita adında başka bir otel / villa projesi ile komşu.

Anahita sakinleri ile ortak kullanılan, sınırsız şekilde ücretsiz golf oynayabileceğiniz Ernie El’s designed golf sahası da golf tutkunları için cazip bir seçenek. Otelin dev arazisinde, golf sahalarının arasında, birbirinden ilginç tropik bitkileri inceleyerek minimum bir saat yaptığım sabah yürüyüşleri benim için eşsiz deneyimlerdi. Ayrıca otelin iki plajına ek olarak 2018 yılında otelin çok yakınında 15 dakikada özel bir tekne ile gidebileceğiniz “Ile aux Cerf” adasında özel bir plaj yaratılmış.

Deniz, su, kum kalitesinin mükemmel olduğu bu plajda, sadece Four Seasons misafirlerine hizmet veren 10 masalık bir sahil restoranı da var. Orada yediğim deniz mahsullerinin lezzetini ve içinde bulunduğum doğal ortamın bana hissettirdiklerini hayat boyu unutamayacağım. Plaja özel tekne ile gidip gelirken bile, kendinizi tropik cennette bir yolculuğa çıkmış gibi hissediyorsunuz. Bence sadece burayı deneyimlemek için bile Four Seasons Mauritius’a gitmeye değer.

Dünyadan en yeni haberleri ilk bilen olmak için OGGUSTO’nun haftalık e-bültenine kaydolun.