white banner

CI Bloom 2026’da Dikkat Çeken Eserler ve Sanatçılar

15.04.2026
CI Bloom 2026’da Dikkat Çeken Eserler ve Sanatçılar

Yazı Boyutu:

CI Bloom 2026 kapsamında küratörler ve sanatçılar tarafından seçilen eserler, güncel sanatın farklı yönlerini bir araya getirerek izleyiciye güçlü bir perspektif sunuyor.

Contemporary Istanbul Bloom, 15-19 Nisan 2026 tarihleri arasında Lütfi Kırdar Rumeli Salonu’nda sanatseverleri ağırlıyor. CI Bloom 2026, güncel sanat sahnesinin öne çıkan isimlerini bir araya getirirken, küratörler ve sanatçıların kişisel seçimleri üzerinden farklı bakış açıları sunuyor. Seçilen eserler, sanatçıların üretim motivasyonlarını, kavramsal yaklaşımlarını ve güncel meselelerle kurdukları ilişkiyi ortaya koyuyor.

Geniş bir yelpaze ile farklı üretim biçimlerini yan yana getiren bu derleme ile CI Bloom 2026’da öne çıkan isimlerin seçimlerini ve bu seçimlerin arkasındaki düşünsel zemini daha yakından inceleyebilirsiniz.

Kapak Görseli: Yaz Günlükleri 3 – Antonio Cosentino, 2025, Collect Gallery

Seçimlerin farklı bir perspektiften nasıl şekillendiğini görmek için Dr. Feride Çelik’in CI Bloom seçimlerine göz atın.

CI BLOOM Ziyaretçi Bilgileri

  • Açık Olduğu Günler: CI BLOOM 2026, ziyaretçilere 15 Nisan’daki Ön İzleme günüyle kapılarını açtı ve 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında genel ziyaret için açık olacak.
  • Ziyaret Saatleri: Çarşamba–Cumartesi 11.00–20.00, Pazar 11.00–19.00.
  • Biletler

Begüm Güney’in CI Bloom 2026 Seçimleri

CI Bloom 2026’da Dikkat Çeken Eserler ve Sanatçılar
Begüm Güney
Küratör

Son dönemde ilgilendiğim işler, farklı disiplinlerin birbirine değdiği ve sınırların yumuşadığı alanlarda ortaya çıkıyor. Bir yandan sade ve minimal bir dilin yarattığı netlik, diğer yandan malzemenin kendi dokusundan gelen katmanlılık ve iz fikri arasında bir denge arıyorum.

Yüzeyle kurulan ilişki, teknik yaklaşımın özgünlüğü ve üretimin kendi içinde taşıdığı deneysel tavır benim için belirleyici oluyor. Bu seçimler de aslında tam olarak bu hissi veren, yaklaştıkça derinleşen işlerden oluşuyor.

Dörtlü bir panodan oluşan, karanlık lacivert zemin üzerinde altın rengi yoğun rölyef dokulu Serap Beyhan eseri, bataklık sazlıkları arasında geyik, tavşan gibi hayvan figürlerini ve insan kafataslarını detaylı bir şekilde tasvir ederek doğa ve yaşam döngüsüne gönderme yapıyor.

Kadim Yazgı, 2025

Sanatçı: Serap Beyhan
Galeri: KUN Art Space

Ephemeral Lovers

Sanatçı: Can Kabba
Galeri: Martch Art Project

Flu ve sanatsal bir bulanıklıkla çekilmiş yakın planda, hafif pembe yanaklı ve dolgun kırmızı dudaklı genç bir kadının yüz hatları, Can Kabba'nın mart ayı sanat projesinin özgün bir parçası olarak dikkat çekiyor.
Çağla Ulusoy'un 2025 tarihli Very Berry, Strawberry Vines adlı akrilik ve yağlı boya eseri, kafes desenli mavi bir zeminde kırmızı çilekler ve yeşil yaprak motiflerinin soyut birleşimiyle, bir büyüme ve filizlenme dönemini çağrıştıran renkli ve dinamik bir kompozisyon.

Very Berry, Strawberry Vines, 2025

Sanatçı: Çağla Ulusoy
Galeri: Dirimart

Yaz Günlükleri 3, 2025

Sanatçı: Antonio Cosentino
Galeri: Collect Gallery

Antonio Cosentino'nun Yaz Günlükleri 3, 2025 adlı yağlıboya eserinde, pastel ve canlı tonlardaki kalın fırça darbeleriyle yapılmış, mor bir tekne, mavi bir gaz tüpü, soyut insan figürleri ve ANGELO 14 yazılı bir yapı gibi yaz temalı, dağınık öğeler içeren karmaşık bir kompozisyon görülüyor.
Koyu kırmızı-kahverengi Rosso Levanto mermerinden yontulmuş, yüzeyinde belirgin beyaz damarların aktığı, girintili çıkıntılı dinamik formlara sahip Arik Levy'nin CraterFluid 88 isimli soyut heykeli, CI Bloom 2026 seçimleri için dikkat çekici bir sanat eseri olarak sergileniyor.

CraterFluid 88 Marble, 2025

Sanatçı: Arik Levy
Galeri: DG Art gallery

Esra Hatun’un CI Bloom 2026 Seçimleri

Siyah beyaz çekilmiş bu fotoğrafta, deri beresi ve açık renk bluzuyla şık, yüksek sırtlı, kahverengi deri koltukta oturan Esra Hatun, zarif bir duruşla doğrudan kameraya bakarken dokulu bir duvar fonunda dikkat çekici bir portre oluşturuyor.
Esra Hatun
Çağdaş Sanatçı

Moda, 2024

Sanatçı: Erdal İnci
Galeri: Art On İstanbul

Bu işi seçmemin nedeni, şehri bir mekân olarak değil, bir organizma olarak ele alması. Erdal İnci burada İstanbul’u olduğu gibi göstermiyor; aksine, tekrar ve deformasyon üzerinden onu yeniden kuruyor.

Görüntüdeki akışkanlık, bana insan zihninin şehirle kurduğu ilişkiyi hatırlatıyor. Aynı sokaktan defalarca geçmek, aynı manzarayı farklı ruh hâlleriyle görmek… Bu işteki katmanlı yapı, aslında hafızanın katmanları gibi çalışıyor. Bu yüzden Moda, yalnızca bir şehir görüntüsü değil; zamanın, tekrarın ve algının üst üste binmiş hâli gibi hissettirdiği için seçtiğim bir iş oldu.

Artisanal Iteration Series: Istanbul

Tuğçe Diri'nin Artisanal Iteration adlı eserinde, gri tonlamalı altıgen bir zemin üzerinde, soyut bir şehir manzarasını veya karmaşık bir devre kartını andıran, mimari detaylar ve geometrik şekillerle dolu, zanaatkar bir yinelemenin ürünü olan girift ve yoğun bir yapı betimlenmiştir.

Sanatçı: Tuğçe Diri
Galeri: Anna Laudel

Bu işi seçmemin nedeni, İstanbul’u bir görüntü olarak değil, bir katman olarak ele alması. İlk bakışta tanıdık bir şehir dokusu var. Ama bu tanıdıklık tamamlanmış değil; eksik, bölünmüş ve yer yer silinmiş.

Görsel: Tuğçe Diri Artisanal Iteration

Tuğçe Diri’nin bu seride yaptığı şey, aslında bir şehri yeniden çizmek değil; onu hatırlamaya çalışmak. Zaten seri, yok olmuş, dönüştürülmüş ve yeniden inşa edilmiş mekânların izini sürüyor. Bu yüzden bu işte gördüğümüz şey bir mimari değil, bir hafıza kalıntısı.

Üst ve alt katman arasındaki boşluk bana çok şey söylüyor: Sanki şehir ikiye ayrılmış; biri geçmişte kalmış, diğeri bugüne tutunmaya çalışıyor. Benim için bu eser, bir şehri görmekle ilgili değil… bir şehri kaybetmemekle ilgili.

“The invisible enemy should not exist” Serisi

Michael Rakowitz'in Görünmez Düşman Olmamalı serisinden, çeşitli ambalaj ve basılı kağıt parçacıklarından oluşturulmuş bu kolaj eserinde, solunda büyük bir kanat, sağında yeşil bir çanta ile drapeli kırmızı, turkuaz ve kahverengi giysiler içinde duran bir figür, etrafında koyu ve açık renkli yüzlerce kağıt parçasının oluşturduğu dokulu bir arka plan önünde resmedilmiştir.

Sanatçı: Michael Rakowitz
Galeri: Pi Artworks

Bu işi seçmemin nedeni, görünmeyeni görünür kılma çabası. Michael Rakowitz bu seride, yok edilmiş ya da çalınmış eserleri yeniden üretmiyor; onları hatırlanabilir kılmaya çalışıyor.

Görsel: Michael Rakowitz, The invisible enemy should not exist (Section 1, Room C, Northwest Palace of Nimrud), Panel CB-1, 2021, gazete, gıda ambalajı ve karton kabartmalar, ahşap panel üzerine, 225 × 198 × 10 cm.
Kaynak: Pi Artworks.

2003 sonrası Irak’tan yağmalanan ve 2015’te yok edilen kültürel mirasın izini sürüyor. Ama bunu klasik bir “yeniden yapım” gibi değil — gazete, ambalaj ve gündelik malzemelerle gerçekleştiriyor.

Bu malzeme seçimi tesadüf değil. Çünkü bu eserlerde yalnızca geçmiş değil, bugünün tüketimi ve unutma biçimi de var. Ben bu işte bir heykel ya da yüzey görmüyorum. Bir eksiklik görüyorum. Eksik olan şey sadece bir eser değil; bir kültür, bir hafıza, bir aidiyet.

Ve belki de en çarpıcı olan şu: Bu işler aslında “geri getirmek” için yapılmıyor. Çünkü bazı şeyler geri gelmez. Sadece şunu hatırlatır: Yok olan şeyler, gerçekten yok olmaz. Onlar, hatırlanmadıkça kaybolur.

L’Avenir

Sanatçı: Ruth Biller
Galeri: Anna Laudel

Bu işi seçmemin nedeni, geleceği bir umut olarak değil, bir belirsizlik alanı olarak ele alması. İlk bakışta sade bir manzara gibi görünüyor. Ama o yol… o yürüyen figür… ve geride kalan beden, aslında tek bir zamana ait değil.

Bana göre bu işte “gelecek” ileriye doğru akan bir şey değil; aksine, insanın kendi içinden geçmek zorunda olduğu bir alan. Ruth Biller’ın figürleri çoğu zaman dönüşüm hâlinde, sabit değil, tamamlanmış değil.

Burada da figürler net değil, kimlikleri kesin değil. Bu belirsizlik, bana çok tanıdık geliyor. Çünkü bazen insan, nereye gittiğini değil de kim olduğunu anlamaya çalışırken yürür. Bu yüzden bu eser benim için bir manzara değil, bir iç yolculuğun sessiz kaydı gibi.

Neubau

Sanatçı: Otto Pankok
Galeri: Anna Laudel

Bu işi seçmemin nedeni, “inşa etmek” fikrini bir ilerleme değil, bir bedel olarak göstermesi.

1919… Savaşın hemen sonrası. Bir şeyler yeniden kuruluyor ama aslında hiçbir şey tam anlamıyla “yeni” değil. Otto Pankok’un işleri çoğunlukla toplumun kenarında kalan insanlara odaklanır.

Bu eserde de gördüğümüz şey bir yapı değil, o yapının içinde ezilen, taşıyan, yüklenen insan. Kompozisyon yukarı doğru çıkıyor ama bu bir yükseliş hissi vermiyor. Aksine, bir sıkışma, bir ağırlık hissi yaratıyor.

Benim için bu eser, mimarlık ya da şehir değil; insanın kurduğu şeylerin altında kalma hâli. Ve belki de en çarpıcı olan şu: Yukarıda bir yapı var, aşağıda bir figür… Ama aralarındaki ilişki güç değil, yorgunluk. Bu yüzden bu iş, bir “başlangıç” değil, bir şeylerin yeniden başlamak zorunda kalmasının resmi gibi.

Melike Bayık’ın CI Bloom 2026 Sanatçı Seçimleri

CI Bloom 2026’da Dikkat Çeken Eserler ve Sanatçılar
Melike Bayık
Küratör ve Sanat Danışmanı

Cansu Yıldıran

Cansu Yıldıran, sosyo-kültürel ve toplumsal meselelere odaklanan fotoğraflarıyla gündemin görünmeyen yüzlerini güçlü bir biçimde görünür kılan, dikkatle izlenmesi gereken bir sanatçı olarak öne çıkıyor.

Kemal Özen

Kemal Özen, gündelik yaşamın içinden konuları ele alarak toplumsal gerçekliğin farklı katmanlarını irdeleyen üretimleriyle güçlü bir anlatı kuruyor.

Elçin Acun

Elçin Acun, kimlik ve beden politikaları ile queer meseleler odağında disiplinlerarası bir üretim pratiği geliştiriyor; bu yönüyle çalışmalarını yakından takip etmek önem taşıyor.

Pelda Aytaş

Pelda Aytaş ise beden ve kimlik meselelerini feminist bir perspektifle ele alırken, mahremiyet ile özgürlük arasındaki ince çizgiyi tartışmaya açan üretimleriyle dikkat çekiyor.

Mathilde Melek An

Mathilde Melen An, araştırmacı yaklaşımı, katmanlı anlatıları ve disiplinlerarası üretim biçimleriyle öne çıkan, pratiği dikkatle izlenmesi gereken bir sanatçı.

Sıkça sorulan sorular
CI Bloom 2026 ne zaman?

CI Bloom 2026, 15 Nisan’da ön izleme ile başladı ve 16–19 Nisan 2026 tarihleri arasında genel ziyarete açık.

CI Bloom 2026 nerede?

Fuar, İstanbul’da Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı Rumeli Salonu’nda gerçekleşiyor.

CI Bloom 2026’da ne öne çıkıyor?

Türkiye’nin farklı şehirlerinden galeriler ve bağımsız sanat inisiyatifleri, genç ve güncel üretimlerle fuarda bir araya geliyor; yeni isimler ve dikkat çeken işler keşfediliyor.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için