Betül Sertkaya’nın ilk kişisel sergisi “The Habits”, keder, absürtlük ve gündelik rutinler arasındaki görünmez gerilimleri sanatseverlerle buluşturuyor.
Decollage Art Space’in sanat dünyasına adım atmak isteyen genç yetenekler için önemli bir fırsat sunan SOLO Project adlı açık çağrısı sonuçlandı. Jüri üyelerinin titiz değerlendirmesi sonucu belirlenen sanatçı Betül Sertkaya oldu. Betül Sertkaya’nın “The Habits” (Alışkanlıklar) adlı sergisi, 9 Haziran-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında Decollage Art Space’de izleyiciyle buluşuyor. “The Habits” (Alışkanlıklar), dünyanın halının altına süpürülmüş o ağır kederini ve absürtlüğünü ironik bir dille yüzeye çıkarmak istiyor.
Betül Sertkaya: The Habits Sergisi Hakkında
- Yer: Decollage Art Space, Karaköy
- Tarih: 9 Haziran – 30 Ağustos 2026
- Ziyaret Saatleri: Her gün 10.00-18.00
Decollage Art Space’in genç sanatçılara yönelik açık çağrı programı SOLO Project’in bu yılki seçkisi, Betül Sertkaya’nın The Habits (Alışkanlıklar) başlıklı ilk kişisel sergisi oldu. Resim ve video çalışmalarını bir araya getiren sergi, gündelik yaşamın tekrar eden rutinleri içinde görünmez hâle gelen duyguları, bastırılmış gerilimleri ve absürt karşılaşmaları ironik bir dille ele alıyor. Çocukluk anıları, rüyalar ve kişisel deneyimlerden beslenen sanatçı, izleyiciyi alışkanlıkların şekillendirdiği iç dünyaya yakından bakmaya davet ediyor.
Her ay İstanbul’daki güncel sergileri keşfetmek için OGGUSTO’nun İstanbul Sergi Rehberi’ni takip etmeyi unutmayın.
Kendinizden ve işlerinizden bahsedebilir misiniz?

Film izlemeyi, müzik dinlemeyi ve doğayı seviyorum. Ama spiritüel dövmeler yaptırmayacak kadar. Bir gün hocamdan bir cümle duydum, demişti ki: “Yerel duvarları olmayan evrenseldir.” Sanırım işlerimde bu evrenselliği yakalamaya çalışıyorum.
Sanatla uğraşmaya nasıl başladınız?
Her çocuk gibi oyun, resim ve müzik hayatımın bir parçasıydı. Sadece büyüyünce de buna devam ettim.
Çalışmalarınızda hangi bakış açılarını ön plana çıkarıyorsunuz?
Çoğunlukla değişiyor. Durmadan bir devinim içerisinde akan yaşamda gördüğüm, hissettiğim her şey beni etkileyebiliyor. En çok etkilendiklerimi de resme, videoya ya da sese dönüştürüyorum.
Çalışmalarınızı hazırlarken ilham aldığınız noktalar nelerdir?

Rüyalarım, gündelik yaşam, anılar. Bazen de beni heyecanlandıran yapıtlardan etkileniyorum; bir film, bir resim, bazen bir müzik. Deneyimlediğim eserle bağ kurabiliyorsam ve o bağ bana bir şeyler üretme isteği veriyorsa çok motive oluyorum ve üretme isteği duyuyorum. Bazen de yaşadığım duygular bir gerilim yaratmaya başladığında sistemimden atmak için üretiyorum.
Hangi sanat akımı sizi daha iyi tanımlar?
Bunun cevabını spesifik olarak verebilir miyim emin değilim. Lakin Jan Švankmajer filmleri ile kendimce kurduğum bir bağ var. Onun sinemasının işlerimde etkileri olabilir. Dolayısıyla sürrealist bir yere yakın gibi fakat tam da değil.
Yaptığınız bütün işler arasında en heyecan verici ve özel işiniz hangisi?
Defterlerim. Her zaman bir defterde başlayan minik notlar, çizimler ve fikirler bir noktada bir araya gelerek bir esere dönüşüyor. Dolayısıyla en ham haliyle defterler benim için özel.
Şu anda üzerinde çalıştığınız veya çalışmayı planladığınız işlerden bahsedebilir misiniz?

Birkaç tane var. Bütün hepsini eş zamanlı olarak planlıyorum. Arka planda büyük bir resim yapmayı istiyorum. Bu resim devam ederken de bir yandan da senaryosunu üç sene önce yazıp bir türlü tamamlayamadığım kısa filmimi gerçekleştirmeyi istiyorum. Öte yandan da The Commons adlı duo müzik projemle ilgileneceğim. Bir albüm üzerine çalışıyoruz. Hem video işlerimi besleyecek hem de resmimi besleyecek bir proje olarak görüyorum müziği. Aklımın bir köşesinde dolanıp duran TouchDesigner kullanarak yapmak istediğim bir iş de var. Son olarak sanatta yeterlik tezime başlayacağım.
Decollage Art Space’de açılan “The Habits” serginiz hakkında bilgi verebilir misiniz?
İlk solo sergim olması dolayısıyla benim için oldukça kıymetli; öte yandan bu solo sergiyi açarken bir jüri tarafından seçilmiş olmak da bu sergiyi benim için daha da önemli bir noktaya taşıyor. Zamanlama ise harika denk geldi. Çünkü tam olarak solo sergi açmam gerektiğini düşünürken karşıma Decollage Art Space’in açık çağrısı çıktı. İlk solo sergimin bu şekilde gerçekleşmesi ne güzel olur diye düşünürken gerçekleşmiş oldu.

“The Habits” fikri biraz rastlantısal, biraz da kendi üretim alışkanlıklarımdan ortaya çıktı. İlkler her zaman heyecanlı, biraz da zordur kanımca; bu sebeple kendi dünyamı olabilecek en geniş hali ile paylaşmak istedim. “Yaşamak en köklü alışkanlığımızdır.” cümlesiyle başlayan bu süreç sergiye evrildi. Resim ve video işlerimi görebileceğiniz, biraz da etkileşim içeren, aynı zamanda kendi pratiklerimi bir araya getiren bir laboratuvar gibi düşündüğüm bir proje oldu The Habits.
Betül Sertkaya ile Pop Quiz
Sanatınızı üç kelimeyle tanımlayabilir misiniz?
Karanlık, mekanik, ironik
İmkânınız olsa tanışmak istediğiniz sanatçı kim olurdu?
John Lurie.
Tüm zamanların en önemli sanat eseri hangisidir?
Maldoror’un Şarkıları.
Türkiye ve dünyadaki galeri ve müzelerden en sevdikleriniz hangileri?
Masumiyet Müzesi.

Evinizde hangi sanat eserinin olmasını isterdiniz?
Daniel Johnston’ın herhangi bir resmi.
Hangi şehir size ilham veriyor?
Ankara (Çok sıkıcı bir yer olduğu için)
En son ziyaret ettiğiniz sergiler hangileriydi?
Maus Artspace: Bir Zamanlar, Eski Zamanlarda Belki Hâlâ Hiçbir Şey Bitmedi
Unite Ortak Mekan: Maden
Sanatçı olmasaydınız hangi mesleği tercih ederdiniz?
Dedektiflik (Gülüyor)


