Röportaj: Öykü Gönül
Video: Berat Çapin
Yönetmenliğini Melih Kun’un, senaristliğini ve başrolünü Serkan Dağlı’nın üstlendiği “Semt Çocuğu”, ekranın yeni dili olan dikey dizi formatında yayınlanmaya başladı! Dizi, hem mahalle kültürünün içtenliğini hem de futbolun rekabet dolu dünyasını mizahi bir dille aktarıyor. Dizinin oyuncularından Anıl Çelik’in sözleriyle bu hikâye, “futbolun sadece stadyumlarda değil, apartman aralarında da yaşandığını hatırlatıyor.”
Anıl Çelik, Melisa Doğu, Begüm Akkaya, Esra Kılıç, Ali Rıza Tanyeli, Özgür Meriç ve kendi hikâyesini ekrana taşıyan altyapı futbolcusu Fikret Saral’ın rol aldığı “Semt Çocuğu”, şu anda dizinin Instagram, YouTube ve TikTok hesaplarında izlenebiliyor. Dizinin yaptığı bir sürpriz ise, efsane futbolcular Pascal Nouma, Ümit Karan, Yasin Sülün ve spor muhabiri Seyhan Şaşko’yu izleyeceğimiz sahnelerin bulunması.
Dikey dizinin yapımcılığını İki Dakika Creative House üstleniyor. Kendini “dijital çağın dikey dizi atölyesi” olarak tanımlayan şirket, mobil kullanıcıların hayatına uygun kısa, seri ve yüksek erişimli içerikler üretmeyi hedefliyor ve kahve siparişinizi beklerken bile bir bölüm bitirebileceğiniz işler ortaya koyuyor.
OGGUSTO olarak, dizinin Swissôtel The Bosphorus Chalet Garden’da bir mahalle atmosferiyle gerçekleşen lansmanında oyuncular Serkan Dağlı, Anıl Çelik, Melisa Doğu ve Pascal Nouma ile bir araya geldik ve eğlenceli anlarına sohbetimizle ortak olduk.

İlk olarak dizinin senaristi ve başrolü Serkan Dağlı ile hikâyede beraber bir hayalin peşinden koştukları Anıl Çelik ile birlikteyiz. Serkan tam da bir “semt çocuğu” gibi, sahalardan gelmiş ve çocukluğu futbol ile geçmiş. Bu projede de, hem kendinden hem de futbolcu olmak isteyen ama olamayan arkadaşlarından parçalar bulunduğunu dile getiriyor.
Öykü Gönül: “Semt Çocuğu”nun nasıl bir hikâyesi var?
Serkan Dağlı: Sadece futbol hikâyesi değil bu. Yani biz 90’lar kuşağı insanları olduğumuz için biraz o 90’lar ruhunu taşımaya çalıştık. Aslında oradaki esnaflar, oradaki ablalar da bazen dizide konuk olarak oynadı. Onun dışında, futbol dışında da iki tane hayatta kalmaya çalışan, geçmişinde başarısız olup bir tane genç bir futbolcuyu bulup onun üzerinden başarıyı yakalamaya çalışıp futbol sektörüne girmeye çalıştıkları bir proje diyebilirim.
Öykü Gönül: Dizi, Türkiye’deki ilk dikey dizi projelerinden biri. Ekranların bu yeni formatı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Anıl Çelik: Ben bu konseptin düşünüldüğünden daha hızlı yayılacağını ve insanlar tarafından sevileceğini düşünüyorum. Telefon sürekli elimizde olan bir şey, bu sebeple dijital platformlardan bile daha hızlı bir yayılma gösterebilir.
Serkan Dağlı: Bizim için çok farklı bir tecrübe oldu. Yurtdışında yaygın olan bir format ancak biz ilk kez deneyimledik. Daha minimal oynadık çünkü telefon kadrajına sığdırmak gerekiyor. Anıl birkaç yerde sinirli hareketler yaptığında eli kolu dışarıda kaldı. (gülüyor)
Dizide bir futbol kulübünün başkanı “Nurdan Başkan”ı oynayan Melisa Doğu’nun yanındayız şimdi de.

Öykü Gönül: Projede yer almak istemenizin en büyük sebebi neydi?
Melisa Doğu: Açıkçası, Serkan’ın senaryosu bence müthiş. İki Dakika’dan çok sevdiğim arkadaşlarım İlkin Kavukçu ve Ceren Özmen getirmişti bana senaryoyu. Okuduğum anda, “İşte bu karakteri oynamanı istiyoruz Melisa,” dediklerinde, rol çok hoşuma gitti. Bir oyuncu olarak da dijitalde böyle bir iş yapabilmek beni heyecanlandırdı.
Öykü Gönül: Günümüz çocukları bu 90’lar komedisi ile bağ kurabilecek mi?
Melisa Doğu: Şu anki çocukların çok daha farklı algıları var. Ama Türkiye’de özellikle, tüm dünyada olduğu gibi futbol çok büyük bir kültür. Eskiden olduğu gibi sokak arasında futbol oynamıyorlar artık belki ama okulda da bunu yaşıyorlar. Hepsi bir takımın hastası, fanatik bir şekilde o takımı tutuyorlar… O yüzden futboldan çok uzak değiller. Mahalle kültürüyle futbol kültürünü o noktada ayırabilirim. Bizim zamanında oynadığımız çocukluk oyunlarımızı belki oynamıyorlar ama hikâyenin bir kitleye uzak olduğunu düşünmüyorum. Kendi annelerinin, kendi babalarının nasıl bir zamandan geldiğini görebilecekleri; biraz nostalji kokan, dili de çok güzel olan sağlam bir iş izleyecekler diye düşünüyorum.

Son olarak, dizide yer alan efsane futbolcu Pascal Nouma’nın yanındayız. Profesyonel futboldan sonra bu sefer de profesyonel oyunculuğu öğrenmeye çalıştığını dile getiriyor.
Öykü Gönül: “Semt Çocuğu”ndaki rolünüzden biraz bahseder misiniz?
Pascal Nouma: Rolüm çok basitti. Daha çok “freelance” bir roldü. Yani geldim, göründüm ve yok oldum! Dolayısıyla çok kısaydı. İlk kez bir “sauna”da çekim yaptım. HAMAMDA, pardon! Kolay değildi… Ama güzeldi, çok güzel geçti.
Öykü Gönül: Konusu futbol olan bir dizide oynamak nasıl bir histi?
Pascal Nouma: Sanıyorum ki bu ilk değil çünkü daha önce bir filmde oynadım, adı “Takım”. Birkaç sene önceydi. Konusu futboldu, o filmde futbol oynuyordum. Bu, yer aldığım ikinci yapım. Daha doğrusu, yer aldığım iki yapımda bir rolüm vardı. Geri kalanların hepsinde “Pascal Nouma” olarak kendimi oynadım.


