white banner

Türkiye’nin İlk Yüksek Prodüksiyonlu Dikey Dizisi “Yeni Nesil Aile” Ekibi ile Özel Röportaj

13.10.2025
Türkiye’nin İlk Yüksek Prodüksiyonlu Dikey Dizisi “Yeni Nesil Aile” Ekibi ile Özel Röportaj

Yazı Boyutu:

Yönetmenliğini Mustafa Kotan’ın, senaristliğini Ece Yosmaoğlu’nun üstlendiği ve başrollerinde Sumru Yavrucuk, Eda Ece ve İbrahim Selim’in yer aldığı “Yeni Nesil Aile” dizisi, Türkiye’de ilk kez yüksek prodüksiyonlu dikey dizi formatıyla dijital dünyada yarattığı yepyeni aile hikâyesini izleyicisiyle buluşturmaya hazır. Gala günü dizinin oyuncuları Eda Ece, İbrahim Selim, Yasemin Yazıcı ve yapımcı İlkin Kavukcu ile bir araya geldik.

İki Dakika Creative House kurucusu ve Yeni Nesil Aile dizisi yapımcısı İlkin Kavuncu

Dizinin adıyla aslında hem öykünün hem de karakterlerin özetlendiği bu komedi yapımı, bir ailenin tüm bireylerinin dijital dünyaya uyum sağlamaya çalışırken yaşadıkları çatışmaları ve duyguları konu alıyor. Montessori eğitimi, YouTube ebeveynliği, sağlıklı yaşam takıntıları gibi günümüz ebeveynlik pratikleri; geleneksel aile değerleriyle İstanbul’da bahçeli bir evin çatısı altında buluşuyor.

Dikey dizinin yapımını ise İki Dakika Creative House üstleniyor. Kendini “dijital çağın dikey dizi atölyesi” olarak tanımlayan şirket, mobil kullanıcıların hayatına uygun kısa, seri ve yüksek erişimli içerikler üretmeyi hedefliyor ve kahve siparişinizi beklerken bile bir bölüm bitirebileceğiniz işler ortaya koyuyor.

OGGUSTO olarak, “Yeni Nesil Aile”nin gala gününde dizinin yapımcısı İlkin Kavukcu, oyuncular Eda Ece, İbrahim Selim ve Yasemin Yazıcı ile Soho House’da bir araya geldik. Gecenin heyecanını paylaşmadan önce onlardan öğrenmek istediklerimiz vardı.

İlk olarak İki Dakika Creative House’un kurucusu İlkin Kavukcu’nun odasının kapısını çaldık. Şu anda “Yeni Nesil Aile” ve bir bölümü iki dakika süren diğer dikey dizisi “Semt Çocuğu” işleriyle seyirciyi pratik ve samimi hikâyelerle buluşturmaya hazırlanan Kavukcu, bu kadar kısa bir sürede tüm duyguların anlatılabileceği ve karşı tarafa geçebileceği düşüncesiyle çıktığı yolu bizim için anlattı.

  • Röportaj: Özge Dinç
  • Yazı: Öykü Gönül
  • Video: Elif Özkurt

Özge Dinç: Dikey dizi, Uzak Doğu’nun özellikle önde olduğu, büyük bir pazar yaratan bir format. Türkiye adına dikey dünyada hikâye anlatıcılığı yapma isteği sizin için nasıl oluştu, benzerlerinden farkı nedir?

İlkin Kavukcu: Her şeyi bu dikey dünyada yaşıyoruz. Hikâye anlatıcılığı da neden olmasın dedik. Uzak Doğu dikey dizilerinde; 15. saniyede, 30. saniyede izleyiciye bir sonraki bölüme geçirmek için tüm duyguları yaşatmak üzerine belli zirve noktaları oluyor. Bizim yaptığımız iki projenin şu anda Türkiye’de, dünyada büyük bir akım olan projelerden farkı ise, biz bu kısa hikâyeleri, dikey dramaları biraz daha insanları gülümseten, kendi dinamikleri içinde, bambaşka bir matematikle ele alıyoruz.

“Bizim her şeyden önce gülmeye ihtiyacımız var,” diyerek yola çıkmış yapımcı Kavukcu. Bu yüzden, hem “Semt Çocuğu”nu hem de “Yeni Nesil Aile”yi insanları gülümseten komediler olarak tanımlıyor. “Bizi diğerlerinden farklı kılan en temel özellik bu. Bence sektör açısından da gerçekten yepyeni bir dönemin kapısını açıyor.”

Ö.D: Oyuncuları dikey diziye ikna etmek zor oldu mu?

İ.K: Bir kere herkese dikey dizinin ne olduğunu anlatmaya çalıştık. “Sizin bütün sevenleriniz, sizi bu dijital dünyadan takip ediyor. Uzak gibi gözükse de hiç uzak değilsiniz, hepimiz aslında bu dikey ekranlar sayesinde varız,” deriz. En önemli ikna noktası ise çok kısa sürede çekilecek olmasıydı. Bir taraftan da tabii ki en önemlisi, hikâyeye inanmaları oldu. İki proje toplam 6 günde çekildi.

Ö.D: Projeler nerede yayınlanacak?

İ.K: “Semt Çocuğu” ve “Yeni Nesil Aile”, Bmag platformunda yayınlanacak. Aynı zamanda biz bu iki projeyi de, herkesin izleyebilmesi için sosyal medya hesaplarımızdan; Instagram, YouTube, TikTok üzerinden insanlarla buluşturacağız. Bu da bence bir ilk olacak çünkü ilk kez insanlar, bir hikâyenin, uzun soluklu bir dizinin içine sosyal medya hesapları üzerinden girebilecekler.

“Yeni Nesil Aile”nin yeni nesil annesi Eda Ece’nin “Acaba dikey dizi ne?” düşüncesi, senaryoyu okuduğunda yerini, “Dikey, yatay, üçgen, beşgen fark etmez. Ben bunu oynamalıyım.” fikrine bırakmış.

Yeni Nesil Aile kadrosu, Eda Ece

Özge Dinç: Senaryo elinize geçtiğinde ne hissettiniz?

Eda Ece: Bir komedi senaryosu olmasından dolayı zaten çok mutluydum. Çünkü bana genelde daha drama ağırlıklı işler geliyordu. Okuyunca “Bu dizinin yazarı kim? Beni tanıştırın. Benim aradığım yazar buymuş!” dedim. Sevgili Ece Yosmaoğlu’nun kalemini ve komedi stilini çok beğendim. Dizinin aile atmosferini de çok sevdim. Tam kariyerimde yapmak istediğim bir işti. 11 sezon izlediğim ve çok keyif aldığım “Modern Family” dizisini hatırlattı bana. Darısı başımıza.

Ö.D: Dizideki karakterinizden bahseder misiniz, siz de yeni nesil bir anne misiniz sizce?

E.E: Karakterimin adı Nazlı. Yeni nesil bir anne. Ben de yeni anneyim, çocuğum şu an 18 aylık. Aslında Nazlı’yı oynarken çok şey öğrendim. Nazlı kadar kafayı yememişim onu fark ettim. Daha klasik bir Türk annesiyim, annemden gelen geleneklerle büyümüşüm. Annelik bambaşka bir dünya, yeni bir sektör gibi; her şeyi öğreniyorsunuz. Ece’nin de üç kızı olduğu için bana “Sen daha dur” diyerek geleceğe dair yol açtı. Nazlı’yı oynarken uçuk fikirler öğrendim ve çok keyif aldım.

“İlk kez çalıştığım bir yapımcı, ilk kez çalıştığım bir yönetmen ve ilk kez çalıştığım bir yazar… Bir araya geldiğimizde ise aynı şeylere güldüğümüz, aynı şeylerden keyif aldığımız ortaya çıktı. Çok güzel bir ekip gördüm karşımda. Üçü de ayrı ayrı çok sevdiğim insanlar oldu. Çalışması çok keyifliydi. İlk baştan bunun güzel geçeceğini hissettim ve hiç yanılmadım.”

Ö.D: “Yeni Nesil Aile” dizisinin set süreci ve çalışma ortamı nasıldı?

E.E: Set daha da güzel geçti. Her şey çok akıcı ilerledi. Dikey bir formatta olmasından da çok memnunum. Çünkü hayatımız telefon ekranını kaydırarak geçiyor ya… Ama bence bu işin yatayda, sinemada, yani hangi formata koyarsanız koyun, sevilecek bir tarzu var.

Çalışma ortamı da çok konforluydu. Yönetmenin karakteri, enerjisi ve işi ele alış şekli bütün setin enerjisini baştan yazıyor zaten. Aynı şey ikinci başroller ve yapımcı için de geçerli. Set ekibinin kendini iyi ve değerli hissetmesi çok önemli. Bu zincirleme bir huzur oluyor. “Yasak Elma” setinde 6 sezon boyunca böyle bir huzuru yaşamıştım. Burada da aynı şekilde güle oynaya çalıştık. Çok kısa sürede, 60 dikey format bölüm çektik. Aslında toplamda 120 dakikalık bir iş oldu. Çok hızlı aktı ve bu ekiple daha uzun süre çalışabileceğimi hissettim.

Türkiye’nin İlk Yüksek Prodüksiyonlu Dikey Dizisi “Yeni Nesil Aile” Ekibi ile Özel Röportaj

“Bir hafta içinde diziye başladık, bir hafta sonra da dizi bitmişti zaten,” diyerek bu kısa formatı, kısaca özetliyor başrollerden İbrahim Selim.

Özge Dinç: Dikey bir format, direkt yüzler görünüyor ekranda… Oyunculuk anlamında geleneksel TV dizileriyle arasında bir fark hissettiniz mi?

İbrahim Selim: Pek hissetmedim çünkü bizimki, yakın planlar üzerine kurulu diğer dikey diziler gibi değildi. Bizim işte daha kalabalık göründüğümüz bel planlar, Amerikan planlar da vardı. Dolayısıyla dikey dizilerin handikapı olan “basıklık” hissi pek yoktu. O yüzden oyunculuk açısından büyük bir fark yaşamadık diyebilirim. Bir de şöyle bir durum vardı, biz aynı anda yatay da çektik. İki kamera vardı, biri dikey biri yatay çekti. O yüzden bu açıdan da bir sorun yaşamadık.

Ö.D: Dizide yeni nesil ebeveynlik anlatılıyor ama bir yandan da yeni nesil bir insan tipinden bahsediliyor. Siz bu tipe yakın mısınız? Nasıl görüyorsunuz bu insan tipini?

İ.S: Aslında artık bundan uzak kalmamız mümkün değil. Beş sene önce bir “tip” olarak bahsedebilirdik bundan. Ancak şu an çevresinde bu özellikleri taşımayan çok az insan kaldı. Nasıl oldu bilmiyorum. Mesela günümüzde laktozsuz beslenmeyene neredeyse “insan” gözüyle bakmıyorlar artık. Ben bile “Glutensiz yiyince şişmiyorum abi,” falan demeye başladım. Beş sene önce dalga geçtiğim bu insana dönüşmeye başladığımızı görüyorum hep beraber.

Yasemin Yazıcı, Yeni Nesil Aile kadrosu

TikTok’u oldukça aktif kullanan Yasemin Yazıcı, dikey dizilere daha önce denk gelmiş bir isim. Bu dizilerin genellikle kimsenin inanmayacağı derecede absürt hikâyelerden oluştuğunu söyleyen oyuncu, bu sebeple senaryoyu okumadan önce biraz tüylerinin ürperdiğini itiraf ediyor: “Okuyunca bu işin bir komedi olduğunu öğrendim ve bu, uzun zamandır yapmak istediğim bir şeydi.”

Özge Dinç: Kadroyu duyduğunuzda ne düşündünüz?

Yasemin Yazıcı: Teklif geldiğinde bana kadroyu açıkladılar. Dedim ki: “Burası şampiyonlar ligi, benim burada olmam lazım.” Öncelikle Sumru Abla, çocukluğumdan beri komedi denince akla gelen isimlerden. Yeni jenerasyonda da Eda öyle, inanılmaz bir karakter çıkardı. İbrahim’le atışmalarımız çok komikti, abi-kardeşi oynamak çok keyifliydi. Selçuk Abi inanılmaz tatlıydı, o kadar güzel paslar verdi ki anlatamam. Senarist Ece’nin bir senaryosunu daha önce okumuştum. Erkek arkadaşım (Onur Tuna-oyuncu, ed.) onunla çalışmıştı, ne kadar vizyoner olduğunu biliyordum. Mustafa Kotan hocam zaten daha önceden tanıdığım, arkadaşlığım olan biri. Onun enerjisini de çok severim.

Ö.D: Karakterle ilişkiniz nasıldı?

Y.Y: Ben kendim yeni nesil bir anne değilim, genel olarak bir anne değilim. O yüzden karakterin yaptığı herhangi bir şey bana çok etkileyici ve değişik geldi. Çok doğal tavırlar oldu benim için de. Mesela yazılan çatışma sahneleri… Bazıları zaten hayatta karşılaştığımız şeyler. Yeni nesil bir tipe aslında hakim olduğumu fark ettim. Çocuğun meditasyon, yoga, farkındalık kısmı anne tarafı dışında bende de varmış. O yüzden şimdiden etrafımdan özür diliyorum. Eğer kök söktüren bir tipsem lütfen bana söyleyin. Çünkü ileride Nazlı olabileceksem bu biraz korkutucu. Her ne kadar sempatik olsa da zor bir karakter.

*Bu içerik İki Dakika Creative House iş birliğinde hazırlanmıştır.

Öykü Gönül
Öykü Gönül Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için