Sınır Tanımayan Dizi Squid Game Neden Bu Kadar Popüler Oldu?

Netflix’in Sınır Tanımayan Dizisi: Squid Game

Netflix’in bir aydan kısa bir süre önce yayına giren Güney Kore yapımı dizisi Squid Game, 111 milyonu aşkın izleyiciye ulaşarak kırılması güç bir rekora imza attı. Peki, dizinin bu kadar popüler olmasının arkasındaki psikolojik nedenler ne?

Paraya ihtiyacı olan yarışmacıların nakit ödüller kazanmak için ölümcül çocuk oyunları oynadığı distopik dizi, 17 Eylül'de Netflix'te yayınlandığından bu yana 111 milyon Netflix kullanıcısı tarafından izlendi. Dizi, dünyanın 94 ülkesinde Netflix'in “En İyi 10” listesinde ilk sırada yer alıyor. Squid Game aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nde 1 numaraya ulaşan ilk Güney Kore dizisi unvanını da elde etmiş durumda.  

 

Rotten Tomatoes'da %91 puan toplayarak harika eleştiriler alan Squid Game, Netflix’in popüler olan pek çok dizisi gibi bir “pop kültürü fenomeni” haline geldi. Sosyal medya dünyasını çılgına döndüren dizi, binlerce mem ve TikTok’taki yeni akımların öznesine dönüştü. “Squid Game” temalı satışa sunulan ürünlerden Cadılar Bayramı kostümü fikirlerilerine kadar oldukça geniş bir skalada dizinin yeni ticari kapılar açtığını söylemek yanlış olmayacaktır.  

Netflix’in dünya çapında 209 milyon abonesinin bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda Squid Game’in 111 milyonu aşkın kullanıcı tarafından izlenmesi, dizinin kırılması güç bir rekora imza attığını gözler önüne seriyor. Üstelik dizinin, dünya çapında tanınırlığa sahip isimler barındırmaması ve yapılan sınırlı reklam tanıtımına rağmen küresel ölçekte bu kadar popüler hale gelmesi, bizleri “Bu dizi neden bu kadar popüler hale geldi?” sorusunu sormaya yöneltiyor. Gelin bu soruya hep birlikte bir yanıt arayalım.  

“Squid Game” Nasıl Popüler Oldu?

Çok fazla spoiler vermeden, dizinin konusunu özetlemek ile başlayalım. Dizi, maddi açıdan çaresiz ve borçlarını ödeyemeyen 400’den fazla insanın dünya çapında bilinen çocuk oyunlarının ölümcül versiyonlarını oynamasını merkeze alan bir yapım. Büyük ödül için birbirleriyle yarışan insanlardan yalnızca bir tanesi büyük para ödülünün sahibi olurken ödülü kazanamayanlar ölüyorlar. Bu yönüyle Squid Game’in Açlık Oyunları’nı andırdığını söylemek de pekala mümkün.  

Geçmişte benzer içeriklere sahip başka yapımları da izlemişken Squid Game’i bu kadar özel kılan faktörlerin başında şüphesiz görsellik olarak son derece çarpıcı olmasından bahsedebiliriz. Tüm bölümler, son derece başarılı şekilde kurgulanmış çekişmelere sahne olurken insanı psikolojik olarak sarsan şekilde sona eriyor. Bu durum, dizinin gelecek bölümlerine dair, izleyicide güçlü bir merak unsurunun ortaya çıkmasını sağlıyor. Yine, dizi büyük bir popülariteye ulaşmadan önce dünya çapında tanınan herhangi bir yıldız oyuncuyu kadrosunda barındırmamasına rağmen dizide yer alan oyuncuların başarılı performansları, diziyi daha ilgi çekici hale getiriyor. Peki, bu faktörlerin hepsi Squid Game’in dünya çapında bir sansasyon yaratmasını açıklamak için yeterli mi? Elbette değil.

Squid Game’in Popüler Hale Gelmesinin Ardındaki Psikolojik Faktörler

Bu sebeple, dizinin bu denli popüler hale gelmesinin psikolojik bir açıklamasını yapmak için kollarımızı sıvayabiliriz. Basit bir ifadeyle, dizinin merkezinde rekabet takıntılı kapitalist toplumumuzun oldukça açık bir eleştirisinin yer aldığını söyleyebiliriz. Bu anlamda dizi, gerçek hayatın çarpıcı bir izdüşümünü ekrana aktararak izleyiciye sunma yoluna gitmektedir. Yoksul insanlar, kelimenin tam anlamıyla hayatta kalabilmek için bir ölüm kalım oyununun parçası olma durumundadırlar. Tüm bunların sebebi ise kan dondurucudur. Yoksul insanların hayatta kalma mücadelesi verirken sergiledikleri oyun, ekonomik piramidin en tepe noktasında yer alan süper zenginleri eğlendirmek içindir. Gerçek hayata baktığımızda ise, gün geçtikçe daha fazla insanın sosyo-ekonomik adaletsizlik konusunda artan bir endişe grafiğine sahip olduğunu ve kapitalizmin yarattığı performans odaklı toplumun bir parçası olmaktan kaçamadığını görüyoruz. Buradan hareketle modern insan, tıpkı Sisifos mitinde olduğu gibi ilerlediğini düşündüğü ama her seferinde başlangıç noktasına geri döndüğü bir döngü ile hayal kırıklığına uğramaya mahkumdur. Kaba bir tabirle, güçlünün güçsüzü ezdiği bir düzende merkezine “orman kapitalizmi”ni alan bir hikâyenin insanı sarsan bir kurgu ile ekrana aktarılması, izleyicinin gerçek hayat ve söz konusu hikâye arasında tanıdık bağlantılar bulmasına olanak tanımaktadır.  

Buradan hareketle, yine akıllara Güney Kore yapımı olan Oscar ödüllü “Parazit” filmi gelebilir. Dünya çapında ses getiren ve kısa süre içerisinde büyük bir popülariteye ulaşan Parazit de tıpkı Squid Game gibi merkezinde açık ve çarpıcı bir toplumsal eleştiriyi barındırıyordu. Dolayısıyla, insanların hayatın gerçekleri ile, bir dizi ya da film aracılığıyla yakın bir temas kurmasının sağlanması, yapımı popüler kılan unsurların başında yer alıyor.  

Squid Game Benzer Yapımlardan Nasıl Ayrılıyor?

Squid Game'i diğer benzer yapımlardan ayıran şey ise, toplumsal eleştiriyi tüm izleyiciler için daha sindirilebilir kılan iki psikolojik bükülmeye sebebiyet vermesidir.  

Öncelikle, izleyici olarak oyun içerisinde yer alan rakiplerle özdeşleşip kendimizi onların yerine koyarken yaptığımız şey aslında bunun daha da ötesinde. Dizi ilerledikçe söz konusu oyunların, tıpkı bahis oyunlarında olduğu gibi rakiplere para yatıran VIP'ler tarafından izlendiği ortaya çıkıyor. Bir anlamda, bu dizideki oyunları izlerken kimin öldüğüne ve kimin hayatta kaldığına tanıklık etmekten röntgenci bir zevk alan VIP'ler ile çok benzer bir konumda bulabiliyoruz kendimizi. Dolayısıyla dizi, kibritin yanan ve hiç yanmayan uçlarını bir arada tecrübe etmeye olanak tanırken; izleyiciler için de oldukça çarpıcı bir vicdani ikilik yaratıyor. Bu ikilik, bir anlamda dizinin en önemli ve yenilikçi hamlesi olarak yorumlanabilir. Verilmek istenen toplumsal mesajın izleyici tarafından parçaların bir araya getirilerek birleştirilmesini, izleyicinin mesajı benimsenmesini ve aynı zamanda da anlatılan hikâyeye sıkı sıkıya sarılmasını sağlayan bir hamledir. 

Squid Game Popülaritesinde K-Pop Etkisi

İkinci olarak ise dizinin dilinin Korece olmasından bahsedebiliriz. Dizi, hepimizin bildiği üzere Kore'de geçiyor ve karakterler Korece konuşuyorlar. Dolayısıyla dizinin başarısı, k-pop'un dünya çapında kazandığı nefes kesici ve sürekli artan popülaritesinin yol açtığı küresel bir Kore çılgınlığından ayrı düşünülmemelidir. Dünya geneline yayılmış olan Güney Kore sempatisi, dizinin popüler hale gelmesindeki etkili faktörlerden bir tanesi olarak değerlendirilebilir. Öte yandan, dizinin son iki yıldır pandemi nedeniyle başka ülkelere seyahat etmeleri engellenen insanlar için başka bir coğrafyanın egzotizmi ile tanışmalarını sağlayarak bir merak unsuru oluşturduğu söylenebilir.  

Diğer yandan ana karakterin Korece konuşması global izleyici kitlesi ve karakter arasına bir mesafe girmesine sebep olmaktadır. Bu durum, dünyanın farklı coğrafyalarındaki izleyiciler için psikolojik olarak dizinin bağlamına karşı bir çeşit uzaklaşma ve yabancılaşma etkisi yaratmaktadır. Bu durum, bir bakıma izleyicinin yalnızca bir “izleyici” olduğunun hatırlatıcısı olarak yorumlanabilir. Bu yönüyle Squid Games, çoğu izleyicinin dışarıdan, uzak bir gözle izlediği bir hikâyedir. Hikâyenin cazibesinin de bu olduğu düşünülebilir. Dolayısıyla, eğer izleyiciyi kurgudan uzaklaştıran belli unsurlar olmasaydı, izleyicinin kaçış cazibesi bütünüyle ortadan kaldırılmış olurdu. Buradan hareketle, hikâyenin Korece olmasının global izleyici kitlesi ve kurgu arasında olumlu anlamda bir mesafe yarattığını söylemek yanlış olmayacaktır.  

Squid Game’in rekor üzerine rekor kırarak dünya gündemine oturmasının ardından, bu başarının aslında tesadüfi olmadığına yönelik, Netflix'in Asya-Pasifik içerikten sorumlu başkan yardımcısı Minyoung Kim’in sözlerini aktarmakta fayda var; "2015 yılında Kore dizilerine ve filmlerine yatırım yapmaya başladığımızda, Asya ve dünyadaki Kore içeriklerinin hayranları için birinci sınıf hikâyeler yapmak istediğimizi biliyorduk. Bugün, Squid Game en çılgın hayallerimizin ötesine geçti." 

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.