Çubuklu 29’dan Şampiyonluk Gecelerine: DJ Taner Öztürk’ün Kabininden 20 Yıl

11.09.2026
Çubuklu 29’dan Şampiyonluk Gecelerine: DJ Taner Öztürk’ün Kabininden 20 Yıl

Yazı Boyutu:

Çubuklu 29’da geçen 18 yıl, Galatasaray’ın şampiyonluk kutlaması, Prens William’ın katıldığı Aston Villa gecesi ve Roma’dan Barselona’ya uzanan davetler… DJ Taner Öztürk’ün yaklaşık 20 yıllık DJ kariyerinde hayli renkli duraklar var. Kalabalığı nasıl okuduğunu, düğün çiftlerinin artık ne istediğini ve TANER (TR) adıyla açtığı yeni sayfayı konuştuk.

Taner Öztürk’e göre iyi bir DJ’in işi, sevdiği şarkıları arka arkaya dizmekten çok daha fazlası. Kimin için çaldığını anlamak, gerektiğinde planı kenara bırakmak ve doğru parçayı doğru anda bulmak asıl mesele. İstanbul gecelerinin mekân sadakatinden sosyal medya trendlerine savrulduğu yıllara kabinden tanıklık eden Öztürk, şimdi biriktirdiği bu hafızayı kendi müziğine taşıma hazırlığında.

İstanbul Gecelerinde Mekân Sadakatinin Yerini Trendler Aldı

Kulüpteki kalabalığın önünde, sırtı dönük, kulaklık takmış DJ Taner Ozturk, laptopu ve DJ ekipmanlarıyla müziği mikslerken, çevresi loş ışıklarla aydınlatılmış bir atmosferde performans sergiliyor.

Çubuklu 29’daki ilk yıllarınızdan 2024’e kadar İstanbul’un gece hayatı büyük ölçüde değişti. Siz bu dönüşümü DJ kabininden nasıl gördünüz?

Benim ilk başladığım dönemlerde İstanbul’da insanların gerçekten sahiplendiği eğlence mekânları vardı. Bu mekânlar, insanların buluşma noktalarıydı. Güzel bir yemekle başlayan gece, doğal olarak eğlenceyle devam ederdi ve insanlar belli mekânlarla, hatta oradaki insanlarla bir bağ kurardı.

Bugün o kültürün oldukça değiştiğini düşünüyorum. O dönemin kitlesinin önemli bir bölümü artık gece dışarı çıkmak yerine iyi bir restoranda yemek yiyip evine dönüyor ya da eğlencesini kendi evinde, daha özel ortamlarda organize ediyor. Fakat onların bıraktığı yeri aynı alışkanlıklarla dolduran yeni bir kitle oluşmadı. Dolayısıyla o kültürü temsil eden birçok mekân da zaman içerisinde ortadan kayboldu.

Yeni nesilde ise mekân sadakatinden çok trendlerin belirleyici olduğunu görüyorum. Bir mekânı yıllarca sahiplenmekten ziyade, o dönem TikTok’ta ya da Instagram’da neresi konuşuluyorsa, neresi ‘hype’ olmuşsa oraya yöneliyorlar. Dolayısıyla gece hayatı bence mekân ve aidiyet odaklı bir yapıdan, çok daha hızlı tüketilen ve trend odaklı bir yapıya dönüştü. DJ kabininden baktığımda en büyük değişim bu.

Cazdan rock’a, elektronik müzikten akustik performanslara uzanan İstanbul’un en iyi canlı müzik mekânlarını bir arada keşfedin.

DJ’liğin En Önemli Tarafı Kalabalığı Okumak

DJ Taner Öztürk, şık siyah takım elbisesi, beyaz gömleği ve kravatıyla, cepleri ellerinde ve koyu renk güneş gözlükleriyle kameraya gülümseyerek, arkasında düzenli budanmış konik ağaçların sıralandığı yeşil bir bahçe yolunun uzandığı pitoresk bir ortamda poz veriyor.

Sete çıkmadan önce akışın ne kadarı kafanızda hazırdır? Kalabalığın tepkisi bu planı nasıl değiştirir?

Sete çıkmadan önce aslında kafamda genel bir harita oluşturuyorum ama hiçbir zaman da tamamen sabit bir akış hazırlamıyorum. Organizasyon sahibiyle mutlaka konuşup katılımcıların yaş gruplarını, nerelerden geldiklerini, birbirlerini nereden tanıdıklarını öğrenmeye çalışıyorum. Çünkü bunların hepsi insanların müzikle kuracağı ilişki hakkında bana önemli ipuçları veriyor.

Set başladığı andan itibaren ise benim için asıl belirleyici olan kitle. Sürekli insanları ve verdikleri tepkileri takip ediyorum. Öncesinde konuştuğumuzdan farklı bir ambiyans oluşmuşsa veya insanların başka bir müzikal yöne daha güçlü tepki verdiğini görüyorsam planı değiştirmekten hiç çekinmiyorum. Buradaki amacım hazırladığım listeyi çalmak değil, insanların enerjisini mümkün olduğunca düşürmeden geceyi doğru şekilde yönlendirmek.

Tabii kalabalığın içinde farklı yaş veya arkadaş grupları da olabiliyor. Böyle durumlarda önceden edindiğim bilgileri tamamen bir kenara atmıyorum. Ana akışı bozmadan, gecenin farklı anlarında onların da kendilerini müziğin içinde bulabilecekleri küçük dokunuşlar yapıyorum. Bence DJ’liğin önemli taraflarından biri de kalabalığı okuyabilmek.

Düğünlerde Yeni Soru: Bizi Anlatan Müzik Nedir?

DJ Taner Öztürk, siyah güneş gözlükleriyle, açık zeytin yeşili kruvaze takım elbisesi ve kahverengi makosen ayakkabılarıyla şık bir davette, özenle dekore edilmiş masa düzeninin ve bol yeşilliğin ortasında, kemerli bir avlunun kaldırım taşlı zemininde duruyor.

2022’de OGGUSTO’ya düğün müzikleri için öneriler verirken mekân, konsept, mevsim, şarkı sözleri ve tempoyu öne çıkarmıştınız. Aradan geçen dört yılda çiftlerin beklentilerinde en belirgin değişim ne oldu?

Aradan geçen dört yılda aslında jenerasyon değişti ve doğal olarak müzik zevkleriyle birlikte düğünlere bakış da değişti. 2022’de mekân, konsept, mevsim gibi unsurlar müzik seçiminde daha belirleyiciydi. Bugün bunların hâlâ önemli olduğunu düşünüyorum ama çiftlerin kendi tarzlarını yansıtma isteği çok daha ön planda.

Elbette sosyal medyada yükselen şarkıları ve dönemsel trendleri takip eden çok büyük bir kitle var. Ama bunun yanında “Bu bizim düğünümüz ve bizi anlatmalı” diyebilecek kadar kendi zevkleri konusunda cesur davranan çiftlerin sayısının da ciddi şekilde arttığını görüyorum. Ben de bunu seviyorum.

Çiftler benim tecrübemden ve yönlendirmelerimden faydalanmak istiyorlar ama artık kendilerine ait bir müzikal kimliğin de gecenin içinde hissedilmesini önemsiyorlar. Dolayısıyla benim işim biraz daha onların ne dinlediğini öğrenmek, neyi sevdiklerini anlamak ve bunu davetlilerin de eğlenebileceği bir akışa dönüştürmek oldu. Son birkaç yıldaki en belirgin değişim bence “doğru düğün müziği nedir?” sorusundan çok, “bizi anlatan müzik nedir?” sorusunun sorulması.

Taner Öztürk, düğün şarkıları için OGGUSTO’ya özel listesini paylaştı.

Araştırma Geceye Hazırlar, Tecrübe Doğru Anı Bulur

Loş ışıklı bir eğlence mekanında, pembe tüylü gösterişli başlığı, çiçek detaylı uzun kostümü ve kalp şekilli gözlükleriyle dikkat çeken uzun boylu bir kişi, beyaz gömlekli DJ Taner Öztürk ile birlikte samimi bir gülümsemeyle poz verirken, arka planda kristal avizeler ve diğer misafirler görülüyor.

Bilge–Cengiz Ünder’in Roma’daki düğünü, Fransa’daki Château du Rocher-Portail daveti ve Barselona’daki One of a Kind gecesi sizi üç farklı kitleyle buluşturdu. Buradan yola çıkarak, bir yurt dışı daveti öncesinde konuk profilini ve yerel müzik alışkanlıklarını nasıl araştırıyorsunuz?

Yurt dışında çalarken bulunduğum yerin müziğini mutlaka o gecenin bir parçası haline getirmeyi seviyorum. Bunun illa eğlencenin ortasında olması gerekmiyor. Uygun değilse yemekte, orada da değilse kokteylde mutlaka o ülkeye veya şehre ait müziklere yer vermeye çalışıyorum. Bence bulunduğunuz coğrafyayı müzikal olarak geceye dahil etmek, o daveti daha özel hale getiren detaylardan biri. Bu nedenle her yurt dışı organizasyonundan önce mutlaka araştırma yapıyorum ve bulduğum parçaları kullanım alanlarına göre dosyalıyorum.

Örneğin Bilge ve Cengiz Ünder’in Roma’daki düğününden önce İtalyan müziğini ayrı ayrı kokteyl, yemek ve eğlence bölümlerinde nasıl kullanabileceğimi araştırdım ve buna göre klasörler hazırladım. Gece boyunca da doğru anlarda bunlardan faydalandım.

Barcelona’daki davet ise çok farklıydı. Bir şirketin gala gecesiydi ve dünyanın birçok farklı noktasından yöneticiler katılıyordu. Şirket Güney Afrika merkezli olduğu için hazırlığımı yaparken öncelikle Güney Afrikalı misafirlere yönelik müzikal dokunuşlar hazırladım. Sonrasında gecenin akışında kitleyi okuyarak İspanyolca parçalar da dahil olmak üzere farklı coğrafyalardan müzikleri setin içine dahil ettim.

Fransa’daki Château du Rocher-Portail davetinde yalnızca Fransızca konuşan bir kitle de vardı. Böyle durumlarda araştırmanın yanında müzik bilgisi ve tecrübe çok daha fazla devreye giriyor. Çünkü internetten araştırarak bir ülkenin popüler şarkılarını bulabilirsiniz ama o şarkılardan hangisinin hangi yaş grubunda nasıl bir karşılığı olduğunu veya gecenin hangi anında işe yarayacağını her zaman araştırarak öğrenemezsiniz.

Dünyanın farklı yerlerinde, farklı yaş ve kültürlerden insanlara çaldıkça bu hafıza sürekli büyüyor. Araştırma sizi geceye hazırlar; ama yıllar içinde biriken müzik bilgisi, o hazırlığı doğru anda kullanmanızı ve geceyi başka bir seviyeye taşımanızı sağlar.

İstanbul’un en güzel düğün mekânlarını ve hayalinizdeki kutlama için seçim yaparken dikkat etmeniz gerekenleri keşfedin.

28 Futbolcu İçin Ayrı Ayrı Canlı Müzik Geçişi Yaptım

DJ Taner Öztürk, yüzünde neşeli bir ifadeyle kalabalık bir stadyumda DJ ekipmanının başında dururken, bir elinde kulaklık tutuyor ve diğer eliyle onay işareti yapıyor; arkasında ışıklı tribünler ve maç skoru gösteren bir ekran seçiliyor.

Galatasaray’ın 25. şampiyonluk kutlamasında yüz binlerce taraftara, Aston Villa’nın UEFA Avrupa Ligi zafer gecesinde ise futbolcuların, kulüp yöneticilerinin ve Prens William’ın da bulunduğu davetlilere çaldınız. Bu kadar farklı iki kalabalık için müzik seçerken neleri merkeze aldınız?

Şampiyonlara çalmak her zaman gurur verici, önce onu söylemem gerekir. Galatasaray’ın şampiyonluk kutlaması ise benim için ayrıca özeldi; çünkü tuttuğum takımın şampiyonluğunu, stadyumda DJ kabininden kutluyordum. Dolayısıyla heyecanın yanında ciddi bir sorumluluk da vardı.

Stadyumda 28 futbolcunun yanı sıra yönetim ve teknik ekibin sahaya çıkışlarında, her biri için ayrı ayrı canlı müzik geçişleri yaptım. Bu kadar büyük bir organizasyonda bütün bu akışı aksaklık olmadan tamamlamak işin teknik tarafındaki en önemli noktalardan biriydi. Eğlence başladığında ise artık karşınızda bütün bir stadyum var. Böyle bir yerde belirli bir müzik tarzına bağlı kalmaktan çok, kendinizi o koltukta şampiyonluğu kutlayan bir taraftarın yerine koymanız gerektiğini düşünüyorum. “Şu an ben tribünde olsaydım ne duymak isterdim?” diye baktığınızda, on binlerce insanın bir ağızdan söyleyebileceği ve birlikte eğlenebileceği şarkıları seçmek çok daha kolay hale geliyor.

DJ Taner Öztürk, Galatasaray renklerindeki formasıyla kırmızı halıda poz verirken, arkasında dairesel ışıklandırmalı büyük bir ekranda Turkish Airlines logosu ve sağında turuncu bir aslan heykeli görünüyor, dinamik bir etkinlik atmosferi yansıtılıyor.

Aston Villa’nın UEFA kupası şampiyonluk gecesi ise bambaşka bir atmosferdi. Prens William gecenin ilk katılan isimlerinden biriydi ama benim açımdan bu, kafamdaki planı değiştiren bir durum olmadı. Asıl hazırlığım davet kesinleştiği anda başlamıştı. Aston Villa tribünlerinin videolarını izledim; stadyumda hangi şarkıların çalındığını, marşlarını, taraftarların hep birlikte söylediği parçaları tek tek araştırıp dinledim. Sonra bunları gece içerisinde nerede ve nasıl kullanabileceğime göre gruplandırdım.

Mesela “Hi Ho Silver Lining”in taraftar için ne kadar güçlü bir karşılığı olduğunu gördüğümde onu özellikle ayırdım. Gece boyunca doğru anlarda parçayı açıp, hep birlikte söyledikleri bölümlerde müziği onlara bırakarak partinin enerjisini tekrar tekrar yükselttim. Bunun yanında futbolcuların ve yöneticilerin isteklerini de akışı bozmadan sete dahil etmeye çalıştım. Sonuçta parti sabah 07.30’a kadar devam etti.

Aslında iki gecede de yaptığım şey aynı prensibe dayanıyor: Kimin için çaldığınızı anlamak. Galatasaray’da zaten parçası olduğum bir taraftar kültürünü içeriden okuyordum; Aston Villa’da ise o kültürü önceden çalışıp öğrenmem gerekiyordu. DJ olarak benim için doğru müziği seçmenin yolu, önce karşınızdaki insanların o müzikle kurduğu bağı anlamaktan geçiyor.

Artık Kendi Şarkılarımı Üretmeye Odaklanacağım

DJ Taner Öztürk, terracotta rengi görkemli bir yapının kemerli girişinin önünde, kahverengi kruvaze takım elbisesiyle zarif bir şekilde ayakta duruyor; açık hava daveti için hazırlanmış, şık beyaz sandalyelerin eşlik ettiği uzun bir yemek masası sol tarafta uzanıyor ve ortamın zarafetini tamamlıyor.

Kenan Doğulu ile hazırladığınız “Ben Senin Her Şeyinim – Afro Remix”in ardından Dance Code serisini büyütüyorsunuz. TANER (TR) adıyla dinleyicinin sizi nasıl tanımasını istiyorsunuz?

Bugüne kadar yaptığım prodüksiyonlarda daha çok çalmayı sevdiğim ya da müzikal olarak beğendiğim şarkıların remixlerini üretmeyi tercih ettim. Bu benim için hem sevdiğim müziklere kendi yorumumu katmanın hem de DJ olarak sahnede kullanabileceğim farklı versiyonlar yaratmanın bir yoluydu.

Şimdi ise prodüksiyon tarafında yeni bir döneme geçmek istiyorum. Müzikal olarak kendime daha yakın hissettiğim sound’u daha fazla ön plana çıkarıp, remixlerden ziyade kendi orijinal şarkılarımı üretmeye odaklanacağım. Dance Code serisini de aslında bu yüzden oluşturdum. Bu seri, çalmak ve üretmek istediğim müzikal dünyanın daha net duyulabileceği bir alan. Burada oluşturduğum sound’un, ilerleyen dönemde yayınlayacağım orijinal prodüksiyonların da öncüsü olmasını istiyorum.

TANER (TR) ismi de bu yeni dönemin bir parçası. Global müzik platformlarında ve uluslararası alanda isim konusunda yaşayabileceğim karışıklıkları ortadan kaldırmak için Taner Öztürk yerine TANER (TR) ismiyle devam etme kararı aldım. Uzun yıllardır devam eden DJ kariyerimi değiştirmekten çok, onun üzerine daha güçlü bir prodüktör kimliği inşa etmek istiyorum. Bundan sonraki hedefim, insanların yalnızca çaldığım müziklerle değil, ürettiğim müziklerle de beni tanıması.

TANER (TR) ile Global Kulüp ve Festivallere Açılmak İstiyorum

Siyah beyaz karede, DJ Taner Öztürk, şık takım elbisesi, kravatı ve güneş gözlükleriyle ahşap bir köprünün üzerinde dururken, elleri ceplerinde hafifçe yana bakarak gülümsüyor; arka planda ise sıralı konik çitler ve yemyeşil ağaçlar uzanıyor.

Yaklaşık 20 yıllık kariyerinizin bu aşamasında ulaşmak istediğiniz en büyük hedef ne?

20 yıllık kariyerim boyunca çok farklı mekânlarda, çok farklı kitlelere müzik çaldım. Türkiye’nin en büyük ve en özel mekânlarında sahne aldım. Şimdi en büyük hedefim, bugüne kadar edindiğim bu tecrübeyi global ölçekte daha büyük sahnelere taşımak. TANER (TR) olarak oluşturduğum yeni müzikal kimliği; dünyanın önemli kulüplerinde, büyük organizasyonlarında ve festivallerinde temsil etmek istiyorum. Bunun için de yalnızca DJ performanslarımla değil, kendi prodüksiyonlarımla var olmak benim için çok önemli.

20 yılın sonunda bunu bir varış noktası gibi değil, yeni bir dönemin başlangıcı olarak görüyorum. Bugüne kadar farklı insanların gecelerine müziğimle eşlik ettim; bundan sonraki hedefim kendi müziğimi dünyanın farklı şehirlerinde, çok daha büyük kitlelerle buluşturmak.

Doğum gününden evlilik teklifine, İstanbul’da özel anları unutulmaz kılacak en iyi kutlama mekânlarını bir arada keşfedin.

Sıkça sorulan sorular
DJ Taner Öztürk kimdir?

Taner Öztürk, yaklaşık 20 yıllık kariyere sahip İstanbul merkezli DJ ve müzik prodüktörüdür. Kulüplerden destinasyon düğünlerine, özel davetlerden Galatasaray ve Aston Villa’nın şampiyonluk kutlamalarına kadar farklı etkinliklerde sahne aldı.

Taner Öztürk hangi müzik türlerini çalıyor?

Setlerinde House, Tech House, Afro House, Melodic House ve Indie Dance türlerine yer veriyor. Müzik seçimini mekâna, etkinliğin akışına ve kalabalığın teelerine göre şekillendiriyor.

TANER (TR) ne anlama geliyor?

TANER (TR), sanatçının global müzik platformlarında isim karışıklığını önlemek için kullanmaya başladığı sahne adı. Bu yeni dönem, Taner Öztürk’ün özgün prodüksiyonlara ve uluslararası sahnelere yönelmesini de temsil ediyor.

Turcel Orman
Turcel Orman Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için