İlk sahibi Steve McQueen olan 1967 Ferrari 275 GTB/4*S NART Spider, 20–21 Kasım’da Gooding Christie’s’in Rétromobile New York müzayedesinde ilk kez açık artırmaya çıkıyor.
Bir Bakışta Steve McQueen’in Ferrari’si
- Model: 1967 Ferrari 275 GTB/4*S NART Spider
- NART nedir: Ferrari’nin ABD ithalatçısı Luigi Chinetti’nin North American Racing Team’i. Üstü açık versiyonu Scaglietti’ye sipariş etti.
- Üretim: 25 adet planlandı, yalnızca 10 adet üretildi
- Şasi: 10453, bu 10 örneğin altıncısı
- Thomas Crown bağlantısı: McQueen modeli ilk kez The Thomas Crown Affair çekimlerinde gördü ve kendisi için sipariş etti
- İlk sahibi: Steve McQueen (teslim: Eylül 1967)
- Orijinal renk: Blu Sera (bu renkte yalnızca 2 adet üretildi). McQueen daha koyu bir metalik maviye boyattı.
- Müzayede: Gooding Christie’s, Rétromobile New York
- Tarih ve yer: 20–21 Kasım 2026, Javits Center, New York
- Tahmini satış: 15–20 milyon dolar
- Öne çıkan detay: İlk kez halka açık bir müzayedede satışa sunuluyor
Hollywood’un otomobillerle en güçlü bağ kuran isimlerinden Steve McQueen’in 1967 model Ferrari 275 GTB/4*S NART Spider’ı, New York’ta düzenlenecek Gooding Christie’s müzayedesinde satışa sunulacak. Yalnızca 10 adet üretilen modelin bu örneği, McQueen’in kişisel dokunuşlarını taşıması ve uzun yıllardır aynı koleksiyonda korunmasıyla öne çıkıyor. Otomobil için açıklanan tahmini satış aralığı ise 15-20 milyon dolar.
Sadece 10 Adet Üretildi

Ferrari 275 GTB/4*S NART Spider, İtalyan markanın 1960’lı yıllardaki en özel açık otomobillerinden biri olarak kabul ediliyor. Modelin hikâyesi Ferrari’nin ABD ithalatçısı Luigi Chinetti ile başlıyor. Chinetti’nin North American Racing Team’i (NART), 275 GTB/4’ün üstü açık bir versiyonunu Scaglietti’ye sipariş etti. Hedef 25 adetti, ancak üretim yalnızca 10 adette kaldı.
Müzayedeye çıkacak otomobil ise bu 10 örnekten altıncısı. Şasi numarası 10453 olan otomobil, fabrikadan Blu Sera adı verilen mavi renkte teslim edildi. Bu renkte üretilen yalnızca iki NART Spider bulunuyor. Ancak otomobilin asıl hikâyesi ünlü sahibi ile başlıyor.
Steve McQueen’in Kişisel Dokunuşları

McQueen, NART Spider’ı ilk kez 1967’de The Thomas Crown Affair’in çekimlerinde gördü ve kendisi için bir tane sipariş etti. Otomobili Eylül 1967’de teslim aldı ve kısa süre içinde kendi zevkine göre değiştirdi. Rengi daha koyu bir metalik maviye çevirtti, koltukları da yalnızca bu otomobile özgü bir dikiş deseniyle yeniden kaplattı.
Otomobil daha sonra Pasifik Sahil Yolu’nda bir kazaya karıştı ve dönemin tanınmış Ferrari uzmanlarından Junior Conway tarafından onarıldı. Onarım sürecini beklemek istemeyen McQueen bu arada bir 275 GTB/4 coupé satın aldı ve NART Spider’dan bir süre sonra ayrıldı.
Restorasyondan Çok Tarih

Klasik otomobillerde her zaman kusursuz restorasyon ön planda değil. Bazı otomobiller için asıl değer, üzerlerinde taşıdıkları tarih. Steve McQueen’in Ferrari’si de bu kategorinin dikkat çekici örneklerinden biri.
Otomobil orijinal motorunu, transaksını ve Scaglietti imzalı gövdesini hâlâ koruyor. Son on yıllarda kamuoyu önüne yalnızca iki kez çıktı: 1996’daki Louis Vuitton Classic’te ve 2003’te Chrysler Sanat Müzesi’ndeki bir sergide.
Bu durum, otomobilin müzayede hikâyesini daha da ilgi çekici hale getiriyor. Zira yeni sahibi yalnızca son derece nadir bir Ferrari satın almayacak; aynı zamanda Hollywood ve otomobil tarihinin kesiştiği bir dönemin fiziksel bir parçasına sahip olacak.
Steve McQueen’in Garajından Müzayede Salonuna

McQueen’in otomobil dünyasındaki mirası yalnızca sahip olduğu otomobillerden oluşmuyor. 1968 yapımı “Bullitt” filminde kullandığı Ford Mustang GT, sinema tarihinin en tanınmış otomobillerinden biri haline gelirken, 1971 tarihli “Le Mans” filmi onun yarış dünyasına olan gerçek tutkusunu beyaz perdeye taşıdı.
McQueen’in otomobil merakı kamera karşısında başlayan bir imaj değildi. Aktör aynı zamanda gerçek yarışlara katılıyor, motosiklet kullanıyor ve döneminin performans otomobillerini yakından takip ediyordu. Bu nedenle onun adına bağlı bir Ferrari’nin yıllar sonra yeniden koleksiyon piyasasının merkezine çıkması, yalnızca bir klasik otomobil satışından daha fazlasını ifade ediyor.
20 Milyon Dolarlık Bir Otomobil mi?

Gooding Christie’s, Ferrari için 15-20 milyon dolar arasında bir satış tahmini açıkladı. Bu rakam, modelin geçmişte ulaştığı sonuçlarla birlikte değerlendirildiğinde ayrıca dikkat çekici. 2013 yılında başka bir 1967 Ferrari 275 GTB/4*S NART Spider, RM Auctions’ta 27,5 milyon dolara satılmış ve kazanç hayır kurumlarına bağışlanmıştı.
Dolayısıyla bu satışın sonucu, hem modelin günümüzdeki koleksiyon otomobili piyasasındaki konumunu hem de Steve McQueen ile olan geçmişin otomobilin değerine ne ölçüde yansıdığını görmek açısından önemli olacak.
Ferrari’nin yalnızca 10 adet ürettiği bir model, Steve McQueen’in kişisel geçmişi, 1986’dan bu yana aynı koleksiyonda bulunması ve ilk kez halka açık bir müzayedeye çıkacak olması, bu otomobili New York’taki satışın en dikkat çekici parçalarından biri haline getiriyor.
Uzman Görüşü: Arife Gök
Hem otomobil hem de taşıdığı miras merkezde

Klasik Otomobil Uzmanı & Danışmanı
Steve McQueen’in Ferrari 275 GTB/4 NART Spider’ı, klasik otomobil dünyasında değerin sadece otomobilin kendisinden oluşmadığını gösteren çok güzel bir örnek.
Zaten yalnızca 10 adet üretilmiş çok özel bir Ferrari’den bahsediyoruz. Ama burada nadirlik, matching numbers, orijinallik ve çok güçlü bir provenance aynı otomobilde buluşuyor. McQueen’in otomobili sıfır alması ve kendi zevkine göre bazı detaylarını değiştirmesi bile bugün hikâyenin bir parçası.
Daha önce Daniel Craig’in Land Rover Defender’ında bunun farklı bir örneğini görmüştük. Otomobil orijinalliğini büyük ölçüde kaybetmişti ama Daniel Craig bağlantısı başlı başına bir değer yaratıyordu. McQueen’in Ferrari’sinde ise isim otomobili değerli hale getirmiyor; zaten çok önemli olan bir otomobilin hikâyesine başka bir kültürel katman ekliyor. Bence aradaki fark çok önemli.
Bir de Rétromobile New York tarafı var. İlk New York etkinliğinde Steve McQueen’in NART Spider’ı gibi bir otomobili sahneye çıkarmak çok akıllıca. Sadece klasik otomobil koleksiyonerlerini değil; Ferrari, sinema ve popüler kültür dünyasını takip eden insanları da çekebilecek bir otomobil. Rétromobile için çok güçlü bir açılış ve merak unsuru.
Ben klasik otomobillerde hep aynı üç şeye bakıyorum: Otomobilin kendisi, orijinalliği ve hikâyesi. Bazen bu üçünden biri diğerinden daha ağır basabiliyor. Bu Ferrari’de ise üçünün de aynı anda bu kadar güçlü olması onu gerçekten özel kılıyor.


