Bindo
Maserati kardeşlerden biri olan otomotiv mühendisi ve iş adamı Bindo Maserati, Alfieri’nin ölümüyle birlikte Maserati’nin yöneticisi konumuna geldi. Diğer kardeşler kadar yarışlarda yer almayan Bindo Maserati, 1927 yılındaki Mille Miglia’ya Isotta Fraschini 8A SS ile katılmıştı.
Birdcage 75 Concept
Maserati ile İtalyan tasarım evi Pininfarina arasındaki birlikteliği vurgulamak adına üretilen Birdcage Concept pek çok kutlamayı barındıran, tam fonksiyonlu bir kavram otomobiliydi. Pininfarina’nın 75’inci yaşının kutlaması olarak 2005 Genevre Otomobil Fuarı’nda ilk olarak sergilenen Maserati Birdcage 75, ayrıca Maserati’nin “Kuş Kafesi” olarak tanımlanan Tipo 60/61 modellerinin tasarımından esintiler taşıyordu. Maserati’nin pistlerde de yarışan MC12’nin karbon-fiber şasisi üzerinden sadece 2 aylık zamanda tasarımı tamamlanan Birdcage 75, 700 HP’lik muhteşem bir V12 motor ile hareket ediyordu. Kavram aracının en dikkat çekici tasarım detayı, kokpiti tamamen tek parça halinde kaplayan cam yüzeyin, öne doğru tek parça halinde açılmasıydı. Maserati Birdcage 75, sadece o yılın Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıtılan “En İyi Concept” ödülünü kazanmadı, ayrıca L’automobile’in “Dünyanın En Güzeli 2005” ve 2006 ‘Louis Vuitton Klasik Konsept Ödülü’nü de başarıları arasına ekledi.
Biturbo
1970’lerin ortasında Maserati’nin De Tomaso yönetimine geçmesiyle beraber şirketin yeniden kârlılığını artırmak adına, satış adetleri düşüş eğilimindeki ortadan motorlu otomobiller yerine, önden motorlu, nispeten ana akıma yakın tasarımlı ancak radikal donanımlı bir otomobil tasarlanmasına karar verildi. Biturbo adındaki bu seri, uzun ve kısa şasili olarak 1980’lerden 1990’ların yarısına kadar farklı karoser ve isimlerle üretilerek Maserati’nin bugünlere ulaşmasını ve satış adetlerini, dönemi için artırmasını sağladı. Seri üretim bir otomobilde ilk defa bir V6 motorda çift turbo beslemesi sunularak bir ilk gerçekleştirilmişti. Bu sebeple bu Maserati modellerine “Bi” yani Latince’de “İki” anlamına gelen ön isim koyuldu. Biturbo uzantılı Maserati modellerinden 224, 424, Shamal, Ghibli ve Karif gibi modeller 1990’larda Türkiye yollarında da önemli satış adetlerine imza attılar.
Boomerang
Maserati’nin otomotiv dünyasındaki tasarım akımlarına yön verdiği kavram otomobillerinden Boomerang, 1971’de Torino Otomobil Fuarı’nda tanıtılmasının ardından 1972’de tüm fonksiyonları çalışan bir örneğiyle 1972 Cenevre Otomobil Fuarı’nda arz-ı endam etti. Italdesign tarafından üretilen ve yaşayan en büyük otomobil tasarımcısı olarak bilinen Giorgetto Giugiaro’nun kaleminden çıkan Maserati Boomerang, efsane tasarımcının elinden çıkan onlarca köşeli, kama formundaki ve daha sonrasında Volkswagen Golf, Lancia Delta ve Lotus Esprit gibi satış rekorları kıracak seri üretimlerin de ilk örneği olması açısından, otomotiv tarihindeki en saygın çalışmalardan biri konumunda.
Bora
Adını bir rüzgardan alan Bora, Maserati’nin ilk seri üretim ortadan motorlu otomobiliydi. 1971’de yollara çıkan Maserati Bora, dört tekerleğinde bağımsız süspansiyon kullanılan ilk Maserati modeli de olarak, döneminin diğer spor otomobillerinin önünde yer aldı. Teknolojik olarak gelişkin mühendislik özellikleri sayesinde döneminin en başarılı performans otomobillerinden biri oldu.