white banner
BMW’nin Ses Hafızası: Renzo Vitale İle Geleceğin Sürüşü

Yazı Boyutu:

BMW Group Ses Tasarım Kreatif Direktörü Renzo Vitale, Neue Klasse’nin ilk modeli Yeni BMW iX3 için geliştirilen HypersonX ses dünyasının arkasındaki insan odaklı yaklaşımı ve 9 milyondan fazla ses kombinasyonuyla şekillenen yeni sürüş deneyimini anlatıyor.

Otomotiv dünyası hızla elektrikli mobiliteye yönelirken, motor sesinin yerini nasıl bir duyusal evrenin alacağı merak konusu. BMW, 2025 itibarıyla tamamen elektrikli Neue Klasse modelleriyle yeni bir döneme girerken, yazılım tabanlı mimarisi ve BMW Operating System X ile sürüş deneyimini baştan tanımlıyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici unsurlarından biri ise BMW Group Sound Design Studio tarafından geliştirilen HypersonX adı verilen yeni ses dünyası.

BMW Group Ses Tasarım Kreatif Direktörü Renzo Vitale, İstanbul’daki buluşmamızda teknolojinin yalnızca performansla sınırlı kalmadığını, insan duygusunu merkeze alan yeni bir yaklaşımın geliştiğini vurguluyor. Müzisyen ve mühendis kimliğini bir arada taşıyan Vitale, Neue Klasse ile birlikte geliştirilen yeni ses dilini, markaların “ses genetiği” kavramını ve sürüşün geleceğinde sessizliğin önemini detaylarıyla paylaşıyor. Bu röportajda, bir otomobilin kapısını açtığınız anda duyduğunuz tondan hızlanma anındaki üç boyutlu ses mimarisine kadar pek çok unsurun arkasındaki yaratıcı süreci öğrenecek, elektrikli çağda sürüş keyfinin nasıl yeniden tanımlandığını keşfedeceksiniz.

“Her Şey Duygularla Başlıyor”

Renzo Vitale, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası müzisyenleriyle piyano eşliğinde performans sırasında.
Renzo Vitale & Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası

Özlem Güsar: Öncelikle İstanbul’a hoş geldiniz. İlk gelişiniz mi?

Renzo Vitale: Teşekkür ederim, evet ilk kez buradayım ancak tekrar geleceğim. Burada hissettiğim pek çok şey beni yeniden gelmeye teşvik ediyor. Şehri daha fazla keşfetmek için sabırsızlanıyorum.

Ö. G.: Aslında tipik bir otomotiv gazetecisi değilim. Bu yüzden sorularım daha çok projenin insani tarafıyla ilgili olacak: Bir mühendis olarak duygusal alanlar mı tasarlıyorsunuz?

R. V.: Bu soruyu sevdim. Yaptığımız her şey duygular tarafından yönlendiriliyor. Sizin söylediğiniz gibi, insan zaten duygusal bir varlık. Ben bir mühendisim ama aynı zamanda müzisyenim. Müzik sayesinde performans anında özüne ulaşmanın ne demek olduğunu deneyimledim. Müzik kültürler arası bir dil. Dün Borusan’da (Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası) müzisyenlerle birlikte çalma fırsatı buldum. Aynı dili konuşmuyoruz ama bağ kurabiliyoruz.

Yeni nesil sesleri tasarlarken temel sorumuz şuydu: Ses aracılığıyla farklı kültürlerden insanları nasıl bir araya getirebiliriz? Duygularını nasıl yükseltebiliriz? Bu yüzden geliştirdiğimiz ses felsefesini insan odaklı olarak tanımlıyoruz. Başlangıç noktası insan.

BMW iX3, Neue Klasse’nin Elektrikli Geleceğini Yollara Taşıyor

BMW’nin Meselesi: Joy

Ö. G.: Bunu somut olarak nasıl uyguladınız?

R. V.: Araca bindiğinizde, kapıyı açtığınız ve koltuğa oturduğunuz anda bir “welcome sound” duyarsınız. O anın sıcak hissettirmesini amaçladık. İnsanlar bir makineye değil, bir yere, bir eve adım attıklarını hissetsin istedik.

Bir gün tasarım ekibine e-posta attım. Renk, trim, ışık, koku tasarımı yapan ekipleri bir araya çağırdım. Yaklaşık iki yüz kişi toplandı. Onları bir koro gibi yerleştirdim. Amacım seslerini kaydetmekti ama şarkı söyleyip söyleyemeyeceklerini bilmiyordum. Birkaç nota çaldım, iyi gitmedi.

Sonra kendime şu soruyu sordum: BMW neyle ilgili? BMW “joy” ile ilgili. Herkes “joy”u hissedebilir. Onlardan hayatlarında en yoğun “joy” hissettikleri anı düşünmelerini istedim. O ana dönmelerini ve kendi dillerinde anlatmalarını söyledim. Ben de konuşmalarının dinamiğini yönettim. Kimi fısıldadı, kimi bağırdı. Hepsini kaydettim.

O kayıtların bir kısmı bugün yeni aracın karşılama sesinde yer alıyor. Araca girdiğinizde duyduğunuz o fısıltılar, aracı tasarlayan insanların mutluluk hikâyeleri.

Ö. G.: Onu kullanmayı çok isterim.

R. V.: : Umarım yakında fırsatınız olur.

Elektrikli Otomobiller Hakkında Bilmeniz Gerekenler

“Bu Bir Son Değil, Dönüşüm”

Ö. G.: Motor sesi bir tür aşk hikâyesi gibi, özellikle erkekler için, bizim için değil. Bu yüzden belki de sürüş keyfinin sonu gibi geliyor bana.

BMW Group Ses Tasarım Kreatif Direktörü Renzo Vitale, röportaj sırasında konuşurken.

R. V.: Bunun bir son olduğunu düşünmüyorum, bir dönüşüm. Elektrikli araçlar yeni bir alan açıyor. Daha önce keşfetmediğimiz bir bölge. Ayrıca neden her zaman erkek perspektifiyle düşünelim? Kadınların duyarlılığını da kapsayacak bir yaklaşım geliştirebiliriz.

Elektrikli araçlarda yasal olarak bir sürüş sesi gerekiyor. Biz bunu bir zorunluluk olarak değil, bir deneyim fırsatı olarak gördük. Araca bindiğinizde üç farklı sürüş sesi arasından seçim yapabiliyorsunuz. Neue Klasse için tasarladığımız ses daha yumuşak ve daha ifade gücü yüksek. Farklı bir yerden kalbe dokunuyor.

Ben araçların şehirde birer misafir olduğunu düşünüyorum. Şehir bir topluluk. Gürültülü olmak tek yol değil. Elektrikli araçla birlikte duyulmanın ve var olmanın başka bir yolu da var.

Ö. G.: Biraz şöyle görüyorum: Süper teknolojiyi bir opera sanatçısının duyarlılığıyla kullanmak gibi.

R. V.: Teknoloji var ve iyi ki var. Çünkü daha önce mümkün olmayan şeyleri yapmamıza imkân tanıyor. Biz buna “tech magic” diyoruz. Teknoloji ön planda değil; arka planda çalışıyor ve doğru anda kendini gösteriyor. Bir anlamda “shy tech”. Yüzünüze çarpmaz, ama etkisini hissettirir.

Şehir İçi Kullanım İçin En İyi Elektrikli Otomobiller

“Müzik ve Mühendislik Hiç Ayrı Değildi”

Neue Klasse tasarım diline sahip yeni BMW iX3 elektrikli SUV

Ö. G.: Hem müzisyensiniz hem mühendissiniz. Neue Klasse’te hızlanma anındaki üç boyutlu ses deneyimini tasarlarken teknolojiyi ve duyguyu nasıl bir araya getirdiniz? Biri saf teknoloji, biri saf duygu gibi.

R.V.: Benim için bu iki alan hiçbir zaman ayrı olmadı. Sağ beyin ve sol beyin tek bir kafanın içinde. Her şey piyanoda bir tuşa basmakla başladı. Bir tuşa bastığınızda yalnızca müzik üretmezsiniz, fizik de üretirsiniz. Çekiç tele vurur, tel titreşir, hava basıncı oluşur ve akustik bir alan yaratılır. Bunun arkasında denklemler var. Fizik, matematik ve müzik aynı anda gerçekleşir.

Ses havada ilerler, kulağın iç kısmına ulaşır ve beyne gider. Bunlar ayrı süreçler değil. Mühendislik bana bunun bilimsel ve matematiksel arka planını anlamayı sağladı. Bu yüzden elektronik mühendisliği okudum, ardından psikoakustik ve mimari akustik alanında doktora yaptım. Sesin mekânla, geometrilerle ve insanla nasıl etkileştiğini anlamak istedim. Yine insana dönüyoruz. Ne hissediyoruz ve bunu nasıl hissediyoruz?

Sürüşü bir müzik kompozisyonu gibi düşünün. Bir sonatın farklı tempoları vardır: Orta tempo, yavaş tempo, hızlı tempo. Sürüş de böyle ilerler. Şehir içi, sabit hız, ani hızlanma. Bu anların her biri için bir ses kurgusu tasarlıyoruz. Amaç hem bilgi vermek hem de duygusal bir bağ kurmak.

Ö. G.: Sadece merakımdan soruyorum. Ailenizde çok müzisyen var mı? Nasıl bir çocuktunuz?

R.V.: Hayır, ailem müzisyen değil. Babam marangozdu. Çocukken atölyesinde çalışırdım. Ailem aslında ormancılıkla uğraşan bir geçmişten geliyor. Annem çocuklara ders verirdi. Müzisyen bir aileden gelmiyorum ama annem üç kardeşin bir enstrüman çalmasını istedi. Bu yüzden müzik derslerine başladım. Zamanla hoşuma gitti ve içine girdim.

Otuzlu yaşlarımda müziğin benim için ne anlam ifade ettiğini fark ettim. Kendimi anlamanın bir yolu oldu. “Neden böyle hissediyorum?”, “Üzüntüyle, mutlulukla nasıl başa çıkıyorum?” gibi soruların cevabıydı. Bir enstrüman çalmak ruhu sakinleştirmenin ve duyguları keşfetmenin yolu haline geldi.

Ö. G.: Bir kişisel soru daha soracağım, sonra iş tarafına döneceğim. En mutlu anınızın müziği nedir?

R.V.: Zor bir soru. Mutluluğu tanımlamak zor. Eğlenceyle gelen mutluluk var, minnettarlıkla gelen mutluluk var. Ben minnettarlık tarafını seçerim. Yaşamanın bir armağan olduğunu hissettiğiniz anlar. Beni bütünüyle harekete geçiren müzikler var.

Rachmaninoff’un bazı eserleri beni çözer. Bach’ın bazı parçaları da aynı etkiyi yaratır. Tür ya da dönemle sınırlı değil, yüzyıllar arasında dolaşan bir etki. Farklı dönemlerdeki besteciler aynı noktaya dokunabiliyor.

Ses Genetiği: Markanın Duyulan Kimliği

Yeni BMW iX3’ün arka bölümünde BMW logosu ve ince tasarımlı LED stop lambaları detayı.

Ö. G.: İş tarafına dönelim: MINI, Rolls-Royce ve BMW için de ses tasarlıyorsunuz. Hepsi birbirinden tamamen farklı mı?

R.V.: Evet, tamamen farklılar. Farklı tarihlerden geliyorlar, estetikleri farklı, karakterleri farklı. MINI’nin sesi başka, Rolls-Royce’un sesi başka, BMW’nin sesi başka. Burada önemli olan markanın ses genlerini tanımlamak. Ben buna “ses genetiği” diyorum. İnsanlar neden benzersizdir? Genleri, aileleri, geçmişleri nedeniyle. Araç için de aynı yaklaşım geçerli olmalı.

Elektrikli araçlarda 10 yıl önce referans yoktu. Elektrik motorunun ham sesi açıkçası çok hoş değil. Yüksek frekanslı, rahatsız edici tonlar içeriyor. Soru şuydu: Bunu nasıl BMW gibi duyururuz? BMW nasıl duyulmalı?

Bir markanın karakterini, tarihini ve kimliğini sesle tanımlamak da benim işim.

Hypersonic Wheel: Kendi “Joy” Noktanı Bulmak

Yeni BMW iX3 iç mekânı, panoramik ekranlı dijital kokpit ve BMW Panoramic iDrive sistemi.

Ö. G.: Bence BMW Neue Klasse için “joy of driving” ya da en mutlu anlarınız temalı bir Spotify listesi oluşturmak harika bir fikir olabilir; sizden, başka müzisyenlerden, balerinlerden, dansçılardan…

R.V.: İlginç bir fikir. Aslında benzer bir şey yaptık. “Joy” kavramı etrafında bazı müzikler topladık. Fakat daha da ileri bir şey denedik. Neue Klasse’i duyuran konsept araçta “Hypersonic Wheel” adını verdiğimiz bir özellik vardı. Araca girdiğinizde ekranda dairesel bir alan görüyordunuz. Ortasında bir nokta vardı. Sürüş sesi çalarken bu daire üzerinde hareket edebiliyordunuz ve ses gerçek zamanlı olarak değişiyordu. Yani sürüş sırasında sesi anında dönüştürebiliyordunuz.

Yaklaşık dokuz milyon farklı kombinasyon mümkündü. Amaç, insanlara markanın kimliğiyle bağlantılı bir ses evreni içinde kendi “joy” anlarını bulabilecekleri bir alan sunmaktı.

Ö. G.: Bir nevi çarkıfelek gibi.

R.V.: Evet, bir anlamda sesin çarkı gibi. İnsanlar kendi duygu noktalarını keşfedebiliyorlardı.

“2030 İçin Şimdiden Beste Yapıyoruz”

Yeni BMW iX3, kayalık zemin üzerinde yan profil görünümüyle.

Ö. G.: Gelecekte insanların daha az araç kullanacağına şüphe yok. Daha az seyahat değil ama daha az sürüş. Peki bir sürücü olarak yolculuğun geleceği nasıl olacak?

R.V.: İnsanların daha az araç kullanması muhtemel. Bu, araçları kendi kendilerini sürmesi anlamına da gelebilir. Yani insanlar aktif sürücü olmaktan çıkıp araçta yolcu konumuna geçebilir. Fakat sürüş eylemiyle kendini canlı hisseden büyük bir kitle var. Biz o yolculuğu üretmeye devam ediyoruz.

Şu anda 2030 sonrası için yeni jenerasyon üzerinde çalışıyoruz. Yeni sesler bestelemeye başladım. Araçta bulunan ama aktif sürücü olmayan insanlar için deneyimler araştırıyoruz. Şu an paylaşamayacağım şeyler var.

Beş yıl sonra tekrar buluştuğumuzda, ön koltukta ya da arka koltukta olmanız fark etmeyecek. Sizi şaşırtacak bir deneyim olacak. Daha doğrusu, önce duygusal olarak etkileyecek. Aracı ikinci ya da üçüncü bir yaşam alanı olarak düşünmeye başlıyoruz. İnsanların araçta daha önce fark etmedikleri alanlarla karşılaşacağı senaryolar üzerinde çalışıyoruz.

Ö. G.: O halde beş yıl sonra burada tekrar buluşmak için sözleşelim mi?

R.V.: Elbette, söz.

Hans Zimmer ile Çalışmak

Ö. G.: Oscar ödüllü Zimmer ile çalışıyorsunuz. Bu iş birliği sürecinde neler öğrendiniz?

Oscar ödüllü besteci Hans Zimmer, portre çekiminde.

R.V.: Kâğıt üzerinde heyecan verici ve biraz göz korkutucu görünebilir. Fakat Hans harika bir insan. Bu da birlikte çalışmayı kolaylaştırıyor.

Bana sürekli şunu hatırlattı: Müzik oyun ruhunu taşımalı. İngilizcede “play music” denir. Almancada da “spielen” kullanılır. Yani “müzik çalmak” aynı zamanda “oynamak”tır. İtalyancada böyle bir ifade yok. Bu yüzden müzik üretirken içimizdeki çocuğu, merakı ve oyun hissini korumamız gerektiğini sık sık vurguladı.

İkinci olarak, erken aşamada ortaya çıkan bir fikirle yetinmemeyi öğretti. Bir şey iyi görünmeye başladığında durmamak. Son ana kadar geliştirmeye devam etmek. Hiçbir şey erken bitmiş sayılmamalı.

Fotoğraf: Hans Zimmer – ColliderVideo / Wikimedia Commons (CC BY 3.0)

“Sessizlik Bir Armağan”

Yeni BMW iX3’ün arka görünümü, LED stop lambaları ve X3 modeli logosu ile.

Ö. G.: Son olarak, Türk usulü bir soru: Neue Klasse bir enstrüman olsaydı ne olurdu?

R.V.: Henüz icat edilmemiş bir enstrüman olurdu. Orkestrada eksik olan enstrüman gibi. Bu yüzden onu yarattık. Diğer enstrümanların yapamadığı şeyleri yapabiliyor. Başka bir açıdan bakarsam, “teknolojinin sesi” diyebilirim. İnsanın ses telleri titreşerek ses üretir. Neue Klasse de otomobillerin sesi gibi; teknolojinin insana en yakın hâli.

Ö. G.: Eklemek istediğiniz bir şey var mı?

R.V.: Ses hakkında çok konuştuk ama sessizlik de önemli. Elektrikli araçlar ve elektrikli mobilite sessizlik fikrini de beraberinde getiriyor.

Ö. G.: Bunun sağlığımız için de iyi olduğunu düşünüyorum. Özellikle tansiyon ve stres açısından.

R.V.: Evet, iyi hissetmek için önemli. Bizim yaklaşımımız her yerde ve her an ses olması gerektiği yönünde değil. Ses gerektiği yerde ve istendiği anda olmalı.

Araca girdiğinizde sürüş sesini tamamen kapatabilirsiniz. Saf bir sessizlik içinde ilerleyebilirsiniz. Sesi açtığınızda ise davranışınıza saygı duyar. Sabit hızda ilerlerken ses geri çekilir. Hızlandığınızda devreye girer ve size aracın ne yaptığını bildirir. Yani ses hem bilgi verir hem de duygusal bir etki yaratır.

Sessizlik güzel bir şey. Sahip olduğumuz en değerli armağanlardan biri. Biz de bunun bilincindeyiz.

Sıkça sorulan sorular
Neue Klasse nedir?

Neue Klasse, BMW’nin tamamen elektrikli ve yazılım tabanlı yeni nesil otomobil mimarisini temsil eden dönüşüm hamlesidir. Elektrikli mobilite, dijitalleşme ve kullanıcı deneyimini bütüncül bir yapıda bir araya getirir.

BMW HypersonX nedir?

HypersonX, Neue Klasse modelleri için geliştirilen yeni ses dünyasıdır. Sürüş durumuna göre uyarlanan özel sesler sayesinde sürücü ile otomobil arasında duygusal bir bağ kurmayı amaçlar.

Renzo Vitale kimdir?

Renzo Vitale, BMW Group Ses Tasarım Kreatif Direktörüdür. Müzisyen ve mühendis kimliğini bir araya getirerek markanın ses tasarım stratejisini yönetir.

Elektrikli araçlarda sürüş sesi neden var?

Elektrikli araçlarda yasal gereklilikler nedeniyle belirli bir hızın altında sürüş sesi bulunur. BMW bu zorunluluğu bir tasarım alanı olarak ele alır ve sürüş dinamiklerine uyumlu bir ses mimarisi geliştirir.

Yeni BMW iX3’te ses deneyimi nasıl çalışır?

Yeni BMW iX3’te sürüş sesi hızlanma ve sürüş moduna göre değişir. Sabit hızda geri çekilir, hızlanma sırasında devreye girer ve sürücüye hem bilgi hem duygusal geri bildirim sunar.

Özlem Güsar
Özlem Güsar Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için