white banner

Akdeniz’den Anadolu’ya: Ulaş Durmaz’la Scalla’nın Yeni Mutfağı

•
16.10.2026
Akdeniz’den Anadolu’ya: Ulaş Durmaz’la Scalla’nın Yeni Mutfağı

Yazı Boyutu:

MICHELIN Genç Şef Ödülü sahibi Ulaş Durmaz’la, mutfağını devraldığı Scalla İstanbul’da buluşuyoruz. Beykoz’daki restoranda Akdeniz yemeklerini Türk mutfağından dokunuşlarla yorumladığı yeni menüsünü konuşurken sohbet, iyi bir yemeğin nasıl hazırlandığından mutfakta birlikte çalışmanın inceliklerine uzanıyor.

Bir Bakışta Ulaş Durmaz & Scalla

İtalyan restoranı Scalla’nın mutfağını Ağustos 2026’dan beri Executive Chef Ulaş Durmaz yönetiyor.

  • Executive Chef: Ulaş Durmaz (2024 MICHELIN Genç Şef Ödülü)
  • Konum: Beykoz, İstanbul
  • Tasarım: URBANJOBS imzalı, dalga ve rüzgârdan ilham alan mimari; 120 kişilik kapasite
  • Mutfak anlayışı: Akdeniz yemekleri, Türk mutfağından tatlar ve farklı mutfaklardan ilham alan bir menü
  • Ürün yaklaşımı: Mevsimsellik, yerel üretim ve iyi malzeme
  • Menüde öne çıkanlar: Bonfile Serme, dana yanağı ve peynirli polenta, sütlaç

Ulaş Durmaz, Scalla’nın yeni menüsünü “Akdeniz’den Anadolu’ya” sözleriyle anlatıyor. İtalyan mutfağıyla yola çıkan restorana, Türk mutfağından tatlar ve kendi mutfak geçmişinden izler getiriyor. Carpaccio’yu Bonfile Serme adıyla yeniden yorumluyor, peynirli polentayı muhlamaya yaklaştırıyor. Uzun zamandır hazırladığı, kendisiyle özdeşleşen sütlaç da menüde yerini alıyor.

Ulaş Durmaz Kimdir? Ayvalık’ta Başlayan Mutfak Hikâyesi

Kıvırcık saçlı genç şef Ulaş Durmaz, Scalla restoranının sıcak ışıklı ortamında, arkası dönük oturduğu sandalyenin üzerine kollarını koymuş, kameraya doğru neşeyle gülümsüyor, Akdeniz’den Anadolu’ya uzanan yeni mutfağını anlatacağı röportaj için poz veriyor.

Ulaş Durmaz’ın çocukluğu Ayvalık’ta geçiyor. Dedesi aşçı, babası Vedat Durmaz ise Ayvalık’taki Muhtelif’in şefi. Yemek yapmaya merakı da o yıllarda başlıyor. Çizgi filmlerden çok yemek videoları izlemeyi seviyor, oyunlarında tencerelere gazete doğrayıp aşçılık yapıyor. Mesleğin uzun saatlerini ve yoruculuğunu ailesinden biliyor ama mutfağa ilgisi değişmiyor.

Profesyonel mutfağa ilk adımını ailesinin yanında değil, bir otelde bulaşıkçılık yaparak atıyor. Merakını fark eden şeflerin yönlendirmesiyle aşçılığa geçiyor, Ayvalık Meslek Lisesi’nde eğitim alıyor.

Genç ve ödüllü şef Ulaş Durmaz, Scalla'nın mutfağında hazırladığı yeni menüsüyle Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan lezzetleri sunarken, işine olan tutkusunu yansıtan samimi bir gülümsemeyle anlık bir mutluluğu yakalamış.

Üniversitedeki aşçılık eğitimini tamamladıktan sonra Ayvalık’ta Şemsa Denizsel’le yolları kesişiyor. Yaklaşık iki buçuk yıl birlikte çalışıyorlar. Ulaş Durmaz, bu dönemi meslek hayatının dönüm noktalarından biri olarak anlatıyor. Denizsel’den hem bildiği yemekleri daha cesurca yorumlamayı hem de soğan kavurmak gibi mutfağın temel işlerini öğreniyor.

2021’de İstanbul’a geliyor. MICHELIN Rehberi’nin 2024 seçkisinde, henüz 24 yaşındayken, The Red Balloon’un mutfağını yönettiği dönemde Genç Şef Ödülü’nü alıyor.

Scalla’yla Yolları Nasıl Kesişti?

Scalla restoranının geniş pencerelerinden görünen yeşil doğayla iç içe, dalga ve rüzgar esintisi taşıyan kavisli tavan tasarımıyla Akdeniz temasını yansıtan, zarif masa düzenlemeleriyle sıcak ve davetkar bir yemek ortamı.
Ulaş Durmaz’ın Akdeniz’den Anadolu’ya uzanan yeni mutfağını sunan Scalla restoranının, dalga ve rüzgardan ilham alan mimarisiyle dikkat çeken, geniş tavan açıklıklarından doğal ışık alan ferah iç mekanında, yeşil bitkilerle çevrili, beyaz örtülü masalar ve zarif bej sandalyeler konukları ağırlıyor.

Önceki restoranından ayrıldıktan sonra Ulaş Durmaz bir süre kendi projelerine yöneliyor. Yurt içinde ve yurt dışında pop-up etkinlikleri düzenliyor. Zamanla restoran mutfağının yoğunluğunu ve temposunu özlediğini fark ediyor. “Ben zaten artık restorancılığa geri dönmek istiyordum” diyor. Ortak bir arkadaşları aracılığıyla Scalla’nın yatırımcılarıyla tanışıyor. Onlar da servis, müzik ve atmosferin yanına yemekleri daha ileriye taşıyacak bir şef arıyor.

İlk görüşmede Scalla’nın mimarisinden çok etkileniyor. Dalga ve rüzgârdan ilham alan tasarımda ayrıntılara gösterilen özeni özellikle vurguluyor. Bu özeni tabağa da taşımak istiyor. Ona göre her yemek, Scalla’nın mimarisiyle ve ruhuyla bütünleşmeli, akşamın akılda kalan bir parçası olmalı.

Beyaz şef ceketi ve önlüğüyle, Scalla'nın Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan yeni mutfağını oluşturan genç şef Ulaş Durmaz, hazırladığı bir yemeğe metal penslerle son derece özenli ve titiz dokunuşlar yaparak servis için estetik bir görünüm kazandırıyor.

Ulaş Durmaz, Scalla’da kendini tek bir mutfakla sınırlamak istemiyor. İyi malzemeden yola çıkıyor ve farklı mutfaklardan öğrendiklerini yemeklerine katıyor. Akdeniz yemeklerinin öne çıktığı menüde Türk mutfağından tatlar da var. Menü de yeni tabaklarla gelişmeye devam ediyor.

Bu yaklaşımın örneklerinden biri kuzunun yanında servis edilen pilav. Patlıcanlı, çam fıstıklı ve kuş üzümlü bir iç pilavın yanında patlıcan kabuğundan hazırladığı bir krema yer alıyor, tabak pekmezle tamamlanıyor. Klasik bir tadı tek tabakta modern dokunuşlarla buluşturmayı seviyor.

Ulaş Durmaz’ın Mutfakta Ekip Anlayışı

Akdeniz’den Anadolu’ya temasıyla yenilenen Scalla İstanbul'un, açık renkli masa örtüleri ve şık kadehlerle donatılmış masaların, dalga ve rüzgar esintili kıvrımlı duvar panelleri ve zarif çerçeveli resimlerle süslü sıcak ışıklandırmalı iç mekanından huzurlu bir görünüm.

Mutfakta nasıl biri olduğunu sorduğumuzda, çok titiz ve mükemmeliyetçi olduğunu söylüyor. Servisin yoğun saatlerinde herkesin rolü belli. Şaka ve sohbet duruyor, bütün ekip işe odaklanıyor.

Yoğunluk geçtiğinde birlikte kahve içebiliyor, konuşabiliyorlar. Şefin personel alanına girmediği, ekiple arasındaki mesafenin molalarda da sürdüğü bir çalışma biçimini benimsemiyor. Kendi tezgâhını topluyor, gerektiğinde başka işlere giriyor, aşçılarıyla aynı saatlerde çalışıyor.

Mutfağın içinde olduğumda ekipten biriyim Ekibinin de bunu gördükçe işe daha fazla sahip çıkıyor. İlk başşeflik deneyiminden bugüne bu yaklaşımım değişmedi.

Ulaş Durmaz

Disiplin kadar, şefin ekibinin hâlinden anlamasını ve küçük aksaklıkları gerektiğinde tolere edebilmesini de önemsiyor. Kendi geçtiği yolları unutmuyor; aşçılarına, yaşadıkları zorlukları bildiğini hissettirmek istiyor.

Scalla’da Akşam: Yemek, Müzik ve DJ Performansları

Scalla restoranının dalga ve rüzgardan ilham alan mimarisini yansıtan loş ışıklı iç mekanında, beyaz masa örtülü zarif masalar, arka planda ise ışıltılı şarap mahzeni ve dekoratif objelerle dolu vitrinler Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan yeni mutfağın davetkar atmosferini oluşturuyor.

Ulaş Durmaz’a göre misafirlerin iyi restorandan beklentileri değişiyor. Daha rahat yemeklere yöneldiklerini, fazla süslenmiş ve gösterişli tabaklara ilgilerinin azaldığını düşünüyor. Bu değişimi büyük ölçüde ekonomik koşullara bağlıyor. Fine dining’in zor bir dönemden geçtiğini, restoranların değişen beklentileri dikkate alması gerektiğini düşünüyor.

Ulaş Durmaz zaten daha rahat yemekler hazırlamayı seviyor. Misafirlerin beklentilerini anlatırken İstanbul’un trafiğinden de söz ediyor. İnsanların yemek için bir yere, eğlenmek için başka bir yere geçmek istemediğini söylüyor.

Scalla’da hedef, güzel bir yemek yiyip müzik dinlenebilecek, geceye aynı yerde devam edilebilecek bir akşam. Görüşmemiz sırasında haftada iki DJ performansı düzenlediklerini anlatıyor. Müziğin restoranla uyumunu önemsiyor ve gecenin ilerleyen saatlerinde yemek ortamının bütünüyle değişmesini istemiyor.

Ulaş Durmaz’a Göre İyi Yemeğin Sırrı

Scalla restoranının geniş pencerelerinden süzülen güneş ışıklarıyla aydınlanan, kahverengi rahat banketler ve modern sandalyelerle düzenlenmiş, yeşil bitkilerle çevrili şık yemek alanında, Akdeniz esintileri taşıyan yeni mutfağın davetkar atmosferi hissediliyor.

Mutfağa 14 yaşında giren Ulaş Durmaz, bugün 27 yaşında. Aradan geçen yıllarda hem sahada hem ekip yönetiminde çok şey öğrendiğini söylüyor. Genç aşçıların kendisinden ne öğrenmesini istediğini anlatırken sabırdan söz ediyor. Kendi heyecanı hâlâ sürüyor, ancak artık bir fikir gelir gelmez harekete geçmek yerine düşünmek için zaman bırakmayı öğreniyor. İdealist olduğunu söylüyor ama ideallerini hangi koşullarda sürdürebileceğini de hesaba katıyor.

Koyu bir arka plan önünde, tabanında berrak üzüm dilimleri olan, üzerinde kalın beyaz krema, parlak kırmızı meyve sosu, frenk üzümleri, yeşil yaprak ve bordo çiçekli bitkiyle süslenmiş, Scalla'nın Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan yeni mutfağını temsil eden katmanlı ve modern bir tatlı tabağı.
Beyaz, dalgalı kenarlı bir tabakta, kremalı sos ve zeytinyağı havuzu üzerinde demet halinde dizilmiş yeşil kuşkonmazlar, bezelye taneleri, turuncu sebze şeritleri, taze otlar ve badem dilimleri ile Scalla'nın şefi Ulaş Durmaz'ın Akdeniz'den ilham alan yeni mutfağının özenli sunumunu gözler önüne seriyor.
Beyaz tabakta, kremsi sos üzerinde servis edilen, üzeri kurutulmuş kırmızı meyveler, nar taneleri ve taze dereotu ile süslenmiş dört adet küçük kalamar, koyu renkli, parlak sos çizgileri ve sarı taneciklerle Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan Scalla'nın yeni menüsünü yansıtıyor.

Aşçılar yemeklerini restoranlarda gösterebildiği için, çalıştıkları işletmenin ihtiyaçlarını anlamalarını gerekli buluyor. Misafiri dinlemek de bunun içinde. Kendi yapmak istediği yemekte ısrar etmek yerine, bazen uyum sağlamak ve başka bir yol denemek gerekiyor.

Korunması gerekenleri ise “Özüne sadık kalarak bir şeyleri değiştirmek” diye anlatıyor. İyi malzemeden vazgeçmemek bunun başında geliyor. Yeni menüyle ilgili açıklamasında mevsimselliği ve yerel üretimi vurguluyor. İyi bir yemeği teknik kadar doğru malzemeyle ve üreticiye duyulan saygıyla ilişkilendiriyor. Trendler konusunda seçici. Bir yemeğin çok konuşulması, onu hemen menüye almak için yeterli bir neden değil.

Scalla’nın İmza Tabakları

Ulaş Durmaz’dan Scalla’nın yeni dönemini üç tabakla anlatmasını istediğimizde, bir soğuk başlangıç, bir ana yemek ve bir tatlı seçiyor.

Bonfile Serme

Ulaş Durmaz'ın Akdeniz'den Anadolu'ya uzanan yeni mutfak anlayışını yansıtan Scalla'daki Bonfile Serme tabağı, incecik dilimlenmiş bonfile etlerinin üzerine krema, taze yeşillikler, çıtır karabuğday taneleri ve küp şeklinde balkabağı turşusu ile modern ve iştah açıcı bir sunumla mermer bir yüzeyde sergileniyor.
  • Ne yiyeceksiniz? İnce dilimlenmiş bonfileye soka, balkabağı turşusu, patlatılmış karabuğday taneleri, limon kabuğu ve frenk soğanı eşlik ediyor.
  • Arkasındaki hikâye ne? Ulaş Durmaz, carpaccio’yu bir Türk lokantasında nasıl hazırlayacağı düşüncesinden yola çıkıyor. Malzemeleriyle birlikte adını da değiştiriyor: Bonfile Serme.

Dana Yanağı ve Peynirli Polenta

  • Ne yiyeceksiniz? Uzun süre pişirilen dana yanağı, kendi kolajeniyle sıkılaştırıldıktan sonra dilimlenip sade yağda tavada kızartılıyor. Böylece etin içindeki yumuşaklık korunurken dışı hafifçe çıtırlaşıyor. Altında peynirli polenta yer alıyor.
  • Arkasındaki hikâye ne? Durmaz, peynirli polentayı muhlama ile polenta arasında bir yemek olarak anlatıyor.

Ulaş Durmaz’ın Sütlacı

  • Ne yiyeceksiniz? Durmaz’ın kendi yorumuyla sunduğu sütlaç.
  • Arkasındaki hikâye ne? Sütlaç, şefin uzun zamandır yaptığı ve onunla özdeşleşen tatlılardan biri. Scalla’nın menüsüne de bu tatlıyı getiriyor.

Durmaz’ın tarifinde Akdeniz yemekleri ve Türk dokunuşları var. Buna farklı mutfaklardan öğrendiklerini, yıllardır yaptığı yemekleri ve geceyi aynı yerde tamamlama fikrini de eklemek gerek. Scalla’da güzel bir yemekle başlayan akşam, müzikle devam ediyor…

İpek Auf
İpek Auf Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için