Raffles İstanbul’un zarif atmosferinde konumlanan İsokyo, yalnızca bir Asya restoranı değil; her buluşmayı unutulmaz bir deneyime dönüştüren rafine bir yaşam alanı.
Mekânın imza ifadesi olan “Zensational”, Zen felsefesinin sadeliğini, dinginliğini ve huzurunu; büyüleyici ve heyecan verici anlamlar taşıyan “sensational” kavramıyla bir araya getirerek, gastronomi dünyasında nadir bulunan bir bütünlük sunuyor.
İsokyo’da her detay, misafirlerin sevdikleriyle paylaştığı anları anlamlı kılmak üzere tasarlanıyor. İster özel bir kutlama, ister keyifli bir akşam yemeği… Her tabak, her sunum ve her aroma; Zen’in dinginliğini taşıyan ama aynı zamanda duygulara dokunan bir coşkuyla servis ediliyor. Bu, yalnızca damağa değil; zihne ve ruha da hitap eden bir deneyim.
İsokyo’nun Asya mutfağına getirdiği bu zarif yorum, İstanbul’daki gastronomi sahnesinde gerçek anlamda ayrı bir yerde duruyor.
Neden İsokyo?
Gastronomiyi duyular arası bir keşfe dönüştürmek isteyenlere…
Soya, miso, yuzu, ponzu ve matcha gibi geleneksel Asya malzemeleri; yaratıcı tekniklerle yeniden yorumlanıyor. Her tabak, aromatik soslarla dengelenmiş, umami zenginliğiyle tasarlanmış sofistike bir lezzet kompozisyonu.
Asya’nın kadim mutfak kültürünü modern bir vizyonla deneyimlemek isteyenlere…
Japon, Tay, Çin ve Kore mutfaklarından ilham alan tarifler; çağdaş pişirme yöntemleri, rafine sunumlar ve İstanbul’a özgü bir zarafetle harmanlanıyor.
Anılarını sevdikleriyle paylaşmak için farklı, estetik bir ortam arayanlara…
“Zensational” felsefesiyle hazırlanan her detay; tabaklarda, sunumda ve atmosferde duygusal bir karşılık buluyor. Işıkla oynayan mimari, ritmini bulmuş bir akşam yemeği gibi.
Şehirde zamansız ve kozmopolit bir kaçış noktası arayanlara…
Raffles İstanbul’un rafine dokusuyla bütünleşen İsokyo, İstanbul’un karmaşasına karşı sakin ama heyecan verici bir durak. Şık, ölçülü ve iddialı.
Yemeği bir ritüele dönüştürenler için…
Her akşam menünün başrolü şefin yaratıcılığı. Omakase ruhunu taşıyan özel sunumlar, mevsimsel tatlar, aromatik kokteyller ve detaylara gösterilen özen; İsokyo’da her ziyareti bir seremoniye dönüştürüyor.
İsokyo’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler



- Kategori: Asya Mutfağı – yaratıcı, teknik ve duyusal derinliği olan bir mutfak anlayışı mevcut.
- Konum: Raffles İstanbul – Zorlu Center içinde, şehrin merkezinde özel bir konum.
- Mimari & Dekorasyon: Zen felsefesinden ilham alan yalın tasarım; loş ışık, doğal malzemeler ve dingin bir atmosfer hakim.
- Mutfak: Asya Mutfağı’nın geleneksel lezzetleri; modern tekniklerle yorumlanmış, paylaşım odaklı tabaklar.
- Etkinlikler: Özel tadım menüleri ve dönemsel gastronomi deneyimleri mevcut.
- Ne Giyilir? Şehir şıklığı – zarif, özenli ve modern dokunuşlar taşıyan kombinler tercih edilebilir.
- Instagram: Isokyo
- Rezervasyon: +90 212 924 02 44
OGGUSTO’nun İsokyo Deneyimi

İsokyo’da geçirdiğimiz akşam, İstanbul’un kalbinde Asya’nın zarafetle yorumlandığı büyüleyici bir gastronomi serüvenine dönüştü. Masaya ilk gelen tabak, çıtır dokusuyla şaşırtan Dinamit Karides oldu. Hafif acı, hafif tatlı sosuyla dengelenmiş bu ikonik başlangıç, hem sunum hem iştah uyandırıcılık açısından güçlü bir açılış sundu.
Ardından gelen Tiftiklenmiş Dana Kaburga, saatler süren pişirme sürecinin sabrını, tek lokmada hissedilen bir ustalığa dönüştürüyordu. İç dokusu pamuksu, dışı ise hafif kıtır olan et; tabağın görsel kompozisyonuyla da bütünleşerek unutulmaz bir ana imza attı. Finalde masaya ulaşan İstanbul to Tokyo tatlısı ise deneyimin en şiirsel anıydı. Doğu ile Batı arasında kurulan bu tatlı köprü, yuzu’nun ferahlığıyla İstanbul’un tanıdık aromalarını bir araya getirerek, gecenin ruhunu tatlı bir zarafetle noktaladı.
İsokyo Menüsü

İsokyo: İstanbul’un Kalbinde Dingin ve Duyusal Bir Lezzet Yolculuğu
İsokyo’nun mutfağı, Asya’nın kadim tatlarını modern tekniklerle harmanlayan rafine bir dengeye sahip. Menü, klasik kategoriler yerine paylaşıma uygun bir akışla kurgulanıyor; her tabak, duyulara hitap eden çok katmanlı bir anlatı sunuyor.
Atıştırmalıklarda öne çıkan dinamit karides, hafif baharatlı sosu ve çıtır dış yüzeyiyle iştah açıcı bir başlangıç sunarken, padrón biberleri doğal aromasıyla sadeliğin gücünü hissettiriyor. İsokyo’nun imza roll’larından Butterfly Roll, yumuşak dokusu ve narin sunumuyla mekânın yaratıcı ruhunu yansıtıyor.

Ana yemeklerde öne çıkan kıtır yabani levrek, dışı altın rengi çıtır bir yüzeyle kaplı, içi ise ipeksi bir yumuşaklığa sahip. Aynı şekilde tiftiklenmiş dana kaburga, saatler süren özenli bir pişirme süreci sonrası, zengin aroması ve dengeli baharat kullanımıyla tabağa karakter katıyor.

Tatlılarda ise İstanbul to Tokyo, yuzu, matcha ve klasik Türk tatlı geleneğini aynı tabakta buluşturarak menüye hem kültürel hem de duyusal bir final sunuyor. Hindistan cevizi rüyası ise tropikal notalarıyla ferah bir kapanış alternatifi sunuyor.
İsokyo’da her tabak, yalnızca damaklara değil; görsel detaylara, hissiyata ve sofradaki ritüele hitap eden çok katmanlı bir deneyime dönüşüyor.
OGGUSTO’nun Özel Notları: İsokyo, zarafeti sadelikle birleştiren “Zensational” atmosferiyle öne çıkıyor. Özellikle gün batımında başlayan akşam servisi, mekânın estetik dozunu en iyi yansıttığı zaman dilimi. Butterfly Roll gibi şefin imza lezzetleri sunumuyla da büyülüyor.

Atıştırmalık olarak seçilen padrón biberleri ve ördek lokmaları, paylaşım odaklı bir başlangıç için ideal. Raffles İstanbul’un sofistike ruhunu taşıyan İsokyo, Asya mutfağını şehirli bir zarafetle sunuyor.
İsokyo’nun Mimarisi & Dekorasyonu

İsokyo’nun mimarisi, Raffles İstanbul’un sofistike atmosferine uyumlu şekilde tasarlanmış; şehirli zarafet ile Asya’nın dingin estetiği arasında ince bir denge kuruyor. Mekânda koyu tonlar, yumuşak dokulu yüzeyler ve loş ışık kullanımıyla meditatif bir huzur hissi ön planda tutuluyor.
Tasarım anlayışı, Japon mimarisinin minimal prensiplerinden ilham alıyor: gereksiz hiçbir detay yok, her unsur işlevsel bir estetik taşıyor. Açıkta bırakılan doğal malzemeler, seramik objeler ve yer yer kullanılan bambu dokular, mekânın zamansız şıklığını tamamlıyor.


Aydınlatma sistemi, mekânda farklı bölgelere göre değişkenlik göstererek özel alanlar yaratıyor. Özellikle akşam saatlerinde ışığın düşüşüyle ortaya çıkan ambiyans, yemeği neredeyse bir ritüele dönüştürüyor.
Bar alanı, şık ama rahat bir geçiş noktası sunarken; oturma düzeni özel kutlamalardan samimi buluşmalara kadar her anın karakterine uyum sağlayacak şekilde tasarlanmış.


