Torba’nın berrak kıyılarında, kalabalığın uğramadığı zarif bir yaz sahnesi: Cotto Sul Mare. Casa dell’Arte Otel’in içinde yer alan bu özgün mekân, adını yalnızca menüsünde değil, deneyimin tümünde hissettiriyor.
Gerçekten de, denizin hemen üzerine kurulmuş hissi veren masa düzeni ve taş dokularla çevrili mimarisiyle Cotto Sul Mare, güneşin altın ışığıyla yıkanan bir Akdeniz kartpostalına dönüşüyor.
Burada her şey yalın ama özenli. Napoli usulü pizzalardan el yapımı makarnalara, burrata’dan semizotuna uzanan her tabak; İtalya’nın rafine zarafetiyle Ege’nin tazeliği arasında kurulan bir lezzet köprüsü sunuyor. Ve günün en keyifli anı—mevsim meyveleriyle hazırlanan ferah bir sangria eşliğinde, denize karşı yavaşlayan zaman…
Cotto Sul Mare’ye gitmek, yalnızca iyi yemek yemek değil; Akdeniz’in içtenliğini, estetiğini ve ritmini aynı anda duyumsamak. Yaz boyunca hafızada kalacak bu sahne, hem damağa hem ruha dokunuyor.
Neden Cotto Sul Mare?
Yemeği bir sahne, sofrayı bir yaz ritüeli olarak görenlere…
Denizin tam kıyısında, gün batımının altın tonlarına bürünen sofistike atmosfer; Cotto Sul Mare’de yemeği yalnızca bir ihtiyaç olmaktan çıkarıyor. Burada her tabak, yazın hafifliğiyle iç içe geçmiş bir Akdeniz hikâyesi anlatıyor.
İtalyan mutfağının zarafetini Ege’nin doğallığıyla buluşturmak isteyenlere…
Napoli usulü pizzalar, ev yapımı makarnalar, zeytinyağlı mezeler… Her tabakta, İtalya’nın rafine mutfak kültürü ile Torba kıyısının tazeliği arasında özenle kurulmuş bir denge hissediliyor.
Ruhu besleyen estetik bir ambiyans arayanlara…
Taş dokular, terracotta tonlar, sanatla harmanlanmış detaylar ve Akdeniz ezgileri… Cotto Sul Mare, sadece damaklara değil, göze ve ruha da hitap eden yalın ama etkileyici bir dekorasyona sahip.
Yemeği, duygularla eşleşen bir anıya dönüştürmek isteyenlere…
Sangria’sı, mevsim meyveleriyle ferahlatan imza bir lezzet. Bu kadehin eşliğinde yaşanan gün batımı, sofradaki sohbetlere renk, anılara sıcaklık katıyor.
Bodrum’da kalabalıktan uzak ama enerjisi yüksek bir sahil deneyimi arayanlara…
Torba’nın huzurlu ritminde, İtalyan sahil kasabalarının sıcaklığıyla şekillenen Cotto Sul Mare; her ziyareti içten, samimi ve zarif bir kaçışa dönüştürüyor.
Cotto Sul Mare’ye Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler



- Kategori: Akdeniz Mutfağı – İtalyan zarafetiyle Ege’nin tazeliğini birleştiren, sade ama teknik bir mutfak anlayışı.
- Konum: Casa dell’Arte Otel – Torba’nın huzurlu kıyısında, denizin hemen yanı başında.
- Mimari & Dekorasyon: Taş dokular, terracotta tonlar, sanatla bütünleşen zarif bir atmosfer. Minimal ve sahici bir Akdeniz yorumu.
- Mutfak: El yapımı makarnalar, taş fırında Napoli usulü pizzalar, burrata ve zeytinyağlılarla şekillenen mevsimlik bir menü.
- Etkinlikler: Her Perşembe “Dolce Vita” gecesi, farklı günlerde “The Jazzy Dinner by Eren Noyan” performansları.
- Ne Giyilir? Gündüz için şık plaj stilleri, akşam ise rahat ama zarif Akdeniz esintili kombinler tercih edilebilir.
- Instagram: Cotto Sul Mare
- Rezervasyon: +90 540 785 62 73
Cotto Sul Mare Menüsü
Cotto Sul Mare’nin mutfağı, İtalyan zarafetini Ege’nin doğallığıyla buluşturan sade ama teknik bir mutfak anlayışına sahip. Menü, klasik İtalyan lezzetlerini modern sunumlarla harmanlayarak, her öğünü bir yaz hatırasına dönüştürüyor.

Başlangıçlarda öne çıkan semizotu salatası, ferahlatıcı sosuyla hafif ama karakterli bir açılış sunarken; burrata, tazeliği ve kremamsı yapısıyla sofraya dengeli bir zenginlik katıyor. Trüflü patates gibi tabaklar ise detaylara gösterilen özenin küçük ama etkileyici örneklerinden. Ana yemeklerde menünün yıldızı Napoli usulü etli pizza; taş fırından çıkan çıtır kenarları, dengeli dolgusu ve yoğun aromasıyla dikkat çekiyor. Kinoalı etli bowl ise modern ve sağlıklı bir alternatif olarak öne çıkıyor.
Glutensiz makarna gibi özel tercihlere menüde yer verilmesi ise mutfağın kapsayıcı yaklaşımını vurguluyor. Tatlılar bölümünde ise hafif dokular ve doğal aromalarla şekillenen, yazın ruhuna uygun seçenekler yer alıyor. Tüm menü, gösterişten uzak ama tekniği güçlü bir mutfak anlayışıyla hazırlanmış; her tabakta Akdeniz’in sıcaklığını ve sezonsal doğallığını hissetmek mümkün.

OGGUSTO’nun Cotto Sul Mare Deneyimi: Cotto Sul Mare’de geçirdiğimiz gün, yalnızca bir öğün değil; atmosferi, servisi ve mutfağıyla baştan sona tasarlanmış bir Akdeniz anısına dönüştü. Sahil alanına adım attığımız anda bizi karşılayan turuncu ve bej tonlarındaki şemsiyeler, kumluk zeminle birleşince mekâna içten bir sıcaklık kattı. Terracotta tonlarının hâkim olduğu bu estetik dünya, bir anda bizi Amalfi sahillerine ışınladı.

Masamıza gelen her tabak, hem özenli bir mutfak anlayışını hem de damak zevkine saygılı bir çeşitliliği yansıtıyordu. Napoli usulü etli pizzanın dışı çıtır, içi dengeli ve lezzetliydi. Ferahlatıcı sosuyla sunulan semizotu salatası yaz için ideal bir başlangıç olurken, kinoalı etli bowl dengeli bir doygunluk sundu. Trüflü patates ve burrata ise hem sunum hem tat açısından oldukça etkileyiciydi. Glutensiz makarna seçeneği ise, mutfağın her damak zevkine hitap etme iddiasını kanıtlar nitelikteydi.
Cotto Sul Mare, yalnızca şık bir sahil restoranı değil; her detayın iyi hissettirmek için tasarlandığı, Akdeniz’i hem damakta hem kalpte yaşatan bir deneyim noktası.

OGGUSTO’nun Özel Notları: Cotto Sul Mare, yalnızca bir sahil restoranı değil; gün batımında altın ışıklarla yıkanan bir Akdeniz düşü. Menüdeki her detay, deniz kıyısında geçirilen yaz akşamlarının hafızada kalacak birer parçası gibi tasarlanmış. Özellikle Napoli usulü pizzası ve taptaze burrata’sı, mutfağın yalın ama rafine çizgisini net biçimde yansıtıyor. Kum zemin, turuncu-bej şemsiyeler ve terracotta detaylar ise mekâna Amalfi sahillerini anımsatan bir estetik katıyor. Günün en doğru anıysa, bir kadeh Sangria eşliğinde yakalanıyor.
Cotto Sul Mare’nin Mimarisi & Dekorasyonu
Cotto Sul Mare’nin mimarisi, Casa dell’Arte’nin zarif estetiğiyle uyum içinde şekillenmiş; Akdeniz’in doğallığıyla lüks arasında yalın ama etkileyici bir denge kuruyor. Mekân, nötr tonların ferahlığı ve dokulu yüzeylerin sıcaklığıyla sade ama sofistike bir atmosfer sunuyor.

Tasarım anlayışı, her şeyin fazlasının gereksiz olduğunu hatırlatan bir sadelikle şekillenmiş. Taş kaplamalar, linen kumaşlar, doğal ahşap detaylar ve sanatı iç mekâna taşıyan zarif objelerle Cotto Sul Mare, denizin kıyısında ama kalabalığın uzağında bir kaçış noktası hissi veriyor.
Aydınlatma sistemi, gün ışığına göre değişen bir atmosfer yaratıyor; özellikle gün batımında, altın tonlarıyla yıkanan masalar ve terracotta görünümlü şemsiyeler, sahneyi neredeyse bir İtalyan filmine dönüştürüyor.
Bar alanı, günün farklı saatlerine uyum sağlayacak şekilde kurgulanmış; sabah hafif bir esintiyle başlayan bu alan, akşamları loş ışık ve Akdeniz ezgileriyle dingin ama etkileyici bir geçiş noktası sunuyor. Oturma düzeni ise samimi sohbetlerden özel kutlamalara kadar her buluşmayı rahatlıkla taşıyabilecek esneklikte planlanmış.



