Slow Public Kurucusu Ege Soley ile Sürdürülebilir Yaşam

Slow Public Kurucusu Ege Soley ile Sürdürülebilir Yaşam

‘Yavaş yaşam’ felsefesini destekleyen Ege Soley ile sürdürülebilir yaşam ve markası Slow Public üzerine sohbet ettik.

Sen yavaş ve sürdürülebilir yaşamı, henüz popüler olmadan keşfeden ve uygulayanlardansın! Biraz bahseder misin bu yolculuğundan, tüketim devrinin aksine bu yolu ilk ne zaman ve nasıl seçtin?

Açıkçası verilmiş bir karar üzerine bu yola çıktım veya bu şekilde yaşamaya başladım diyemem. Günlük hayatımda genel olarak hep hızlı düşünen, aynı anda bir sürü işe yetişebilen hatta uzaktan bakılınca hiç durmadan kendine yeni işler, projeler üreten biri gibi görünsem de aslında kendimi bildim bileli hep bir yandan zamanıma, kendi özel alanıma ve heveslerime fazlasıyla değer veren biriydim. Bazen böyle söyleyince kulağa garip geliyor ama ben ne kendimi unutacak kadar çok çalışmayı severim ne de sürekli bir şeyler almayı veya sık sık alışverişe çıkmayı. Bu biraz yetiştirilme, biraz daha hayattan ne beklediğinle ilgili sanırım. Hem birçok anlamda bilinçli ebeveynler tarafından yetiştirilmek hem de zamanla gerçekten neyin senin için daha önemli olduğunu bilmek bence insanı doğru yola mutlaka çıkarıyor. 

Sürdürülebilir yaşam sana göre nedir, nasıl tanımlıyor ve tecrübe ediyorsun?

Dediğin gibi büyük bir tüketim, atık ve israf döneminde yaşıyoruz, maalesef. Giydiklerimiz, yediklerimiz, sürekli tükettiklerimiz hatta her gün evlerimizden çıkan günlük atık ve çöpler; aslında ne kadar tatminsiz ve müsrif yaşadığımızı bize gösteriyor. Ben bireysel olarak olabildiğince her adımımda doğaya daha saygılı olmaya, yarınları daha çok düşünmeye, daha az su tüketen çözümler bulmaya, mümkün olduğunda organik ürünlere yönelmeye ve elimizdeki doğal kaynakların kıymetini anlamaya çalışıyorum. Henüz yolun çok başındayım açıkçası ama yola çıkmanın da bireysel anlamda çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Atık kelimesi sana ne ifade ediyor ve gündelik hayatında atık sorununa dair nasıl çözümlerin var?

Atık dediğimiz şeyin biraz detaylı düşündüğümüzde gün içinde çöpe attığımız ufak tefek şeylerden çok daha ötesinde olduğunu fark edebiliriz. Giydiğimiz her şeyin, yediğimiz bir et parçasının harcadığı korkunç su miktarını, arabamızdan çıkan egzozun, her şeyi paketleyip durduğumuz plastiklerin doğaya nasıl zarar verdiğini daha iyi anlasak, hatta çöpe giden en ufak bir çekirdeğin bile aslında nasıl ziyan edilmiş bir değer olduğunu bilebilsek, bence çok daha hızlı adımlar atabileceğiz. Ben de dediğim gibi tüm bu alanlarda elimden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Hayatımdan her anlamdan gereksiz tüketimi çıkardım, sadece toplu taşıma araçları kullanıyorum, olabildiğince kompostlar yapmaya, organik çöpleri dönüştürmeye gayret ediyorum. 

 

Günlük yaşam ve alışveriş rutinlerin nasıldır? Gardrop, mutfak gibi...

Özellikle gardrop, giysi konusunda fazlasıyla minimalim, yıllardır da böyle. İki ufak dolaplık giysim vardır, hem döne döne hem de bayıla bayıla giyerim hepsini. Özellikle sadece anlık tatminler için satın alınan sıradan kıyafetlere, üç gün sonra varlığını unutacağım şeylere para vermeyi çok uzun zaman önce bıraktım. Mutfak alışverişi konusunda da, açıkçası hala çok yolum olduğunu düşünüyorum. Sadece organik tarım yapan ve online olarak ürünlerini aldığım birkaç marka var ancak tüm alışverişimi hâlâ onlara yönlendirebilmiş değilim. Fakat depolama, saklama vs gibi konularda sadece cam veya tekrar tekrar kullanılabilecek malzemeler kullandığımı söyleyebilirim. Market alışverişlerinde ise uzun zamandır sadece bez torbacıyım!

Dünyada birçok concept store görmüş biri olarak gururla söyleyebilirim ki, Slow Public alanında gerçek bir örnek… Kadın ve el emeğine artisan değerlere yönelik bir dayanışma göstermesi, Türkiye’de bir ilk sanıyorum? 

Ne güzel bunu duymak. Evet, gerçekten öyle oldu. Aslında bundan 5 sene önce Slow Public’i kurduğumuzda henüz ilk concept store’lardan biriydik zaten, ama sadece Türkiyeli kadın tasarımcı ve üreticilerin ürünlerini satan sanırım hâlâ bir tek biz varız. Bundan da büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. 

Pandemi sonrasında tüketicilerin farkındalığı çok yükseldi. Slow Public’e bir ilgi artışı oldu mu?

Açıkçası bunu önümüzdeki aylarda daha iyi anlayabileceğimizi düşünüyorum, ancak pandeminin hepimizin hayatına ve tüketici alışkanlıklarına bir şekilde sirayet edeceği kesin. Slow Public’te sadece yerli üretici, yerli ve organik, doğal malzemeli ürünler kullandığımız için, önümüzdeki zamanlarda bunun daha da yükselen bir trend olacağını düşünüyorum.

Gelelim kitaplarına… Seni daha yeni tanıdığımda “Ege bir kitap yazsan da okusak” diyen biri olarak herhalde en hevesle bekleyenlerden olabilirim. Yavaşlamaya dair ciddi bir akım başlattın diye düşünüyorum…

Bunu duymak ne güzel! Bir akım başlattım mı bilmiyorum ama gelen okuyucu yorumları ile çok insanın hayatında farklı bir yere dokunabildiğimi fark ettim ve bu gerçekten çok mutluluk verici bir durum. Yavaşlamak, anı fark etmek, biraz kendine ve içine dönmek, gerçekten ne istediğini düşünmek, dışarıdaki gürültüyü dışarıda bırakıp kendi sesini dinleyebilmek ne mutlu bana ki okuyucularım için de üzerine düşünülecek değerler oldu.

 

Pandemi insanlığa bilinçsiz tüketim kavramını sorgulattı ve doğayla ilişkimizi güçlendirdi… Sen nasıl değişimler gözlemledin?

Ben hep şunu söylüyorum; Covid-19 yüzünden evde geçirdiğimiz dönem bize gerçekten neye ihtiyacımız olduğunu hatırlattı. Özlediğimiz insanlar, yerler, buluşmalar bize kendini hatırlatırken aslında zoraki olarak yaptığımız onlarca şeyi de belki düşünmek bile istemedik. Bu mecburi dönem bence bize bu açılardan da net bir ayna tuttu.

Satın Al

Tüketim alışkanlıklarına dair senin hayatında neler değişti?

Benim alışkanlıklarımda çok büyük bir değişiklik olmadı açıkçası. Ben zaten evde vakit geçiren, yalnızlıktan sıkılmayan bir insanımdır, bu dönemde de zorlandığımı söyleyemem. Sadece belki biraz daha sağlıklı beslenmeye çalıştığımı söyleyebilirim.

Ege Soley Kimdir?

Ege Soley 1983 yılında İstanbul’da doğdu. İtalyan Lisesi’nin ardından İngiltere / Canterbury’deki University of Kent’ten Avrupa Politikası, İtalyanca ve İspanyolca bölümlerinden mezun oldu. Üniversite eğitiminin ardından Paris’e gitti ve dört sene boyunca eşzamanlı olarak Pascal Mutel’in çiçek butiğinde çalışıp bir yandan da École des fleuristes de Paris’te çiçekçilik ve botanik eğitimi aldı. 2011’de İstanbul’a dönüp kendi adını taşıyan çiçek dükkanını açan Ege, 2015’te sadece Türkiyeli kadınların ürettiği tasarım ürünlerinin satıldığı Slow Public’i kurdu. 2019’da çıkan ilk kitabı Sakin bir yıl boyunca çok satanlarda yer aldı, devam kitabı Yakın ise 2020 yazında raflarada yerini aldı. Ege şimdililerde serinin son kitabı üzerine çalışıyor. 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.