Sürdürülebilirlik alanında çözüm üreten girişimleri, iş dünyasını ve gençleri buluşturan ChangeNOW HUB Istanbul’u yakından tanıyoruz. Beyza Beyzade Berkol ve Belfu Berkol ile bu buluşmanın arkasındaki yaklaşımı, gençlere açtıkları alanı ve anne-kız birlikte üretmenin dinamiklerini konuşuyoruz.
Bir Bakışta ChangeNOW HUB Istanbul
- Ne zaman, nerede? 10 Eylül 2026’da, İstanbul Kadıköy’deki Paribu Art’ta.
- Gündeminde ne var? İklim krizi, yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir finans, girişimcilik ve sosyal etki.
- Kimleri buluşturuyor? Girişimcileri, yatırımcıları, kurumları, akademisyenleri, sivil toplum temsilcilerini ve gençleri.
- Nasıl katılabilirsiniz? Etkinliğin kayıt sayfasından başvuru yapabilirsiniz. Katılım, organizatör onayına bağlı.
Bir fikrin çözüm üretmesi için iyi olması tek başına yeterli değil; onu geliştirecek insanlarla, destekleyecek kurumlarla ve hayata geçirecek kaynaklarla buluşması da gerekiyor. ChangeNOW HUB Istanbul, Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında çalışan girişimlerle iş dünyasını, yatırımcıları ve gençleri bu amaçla bir araya getiriyor. 10 Eylül 2026 tarihli Paribu Art buluşmasının gündeminde ise yalnızca çevresel sorunlar değil; sanat, şehir yaşamı, kuşaklar arası diyalog ve birlikte üretmenin yolları da var.
Oluşumun Türkiye’deki çalışmalarında iki isim öne çıkıyor: Aplike Beyin Kurucusu ve ChangeNOW Türkiye Lideri Beyza Beyzade Berkol ile ChangeNOW HUB Istanbul Yeni Nesil Etki Lideri Belfu Berkol. Anne-kız olarak yürüttükleri çalışmalarda, farklı kuşakların deneyimlerini ve sorularını aynı masaya taşıyorlar. Beyza Beyzade Berkol ve daha önce OGGUSTO’nun Işıldayanlar platformunda yollarımızın kesiştiği Belfu Berkol ile ChangeNOW’un hedeflerinden Aplike Beyin’in çalışmalarına, gençlerin karar süreçlerine katılımından birbirlerinden öğrendiklerine uzanan bir sohbet gerçekleştirdik.
ChangeNOW HUB Istanbul: Fikirden Harekete
ChangeNOW’u daha önce hiç duymamış birine nasıl anlatırsınız? İstanbul’a taşımak istediğiniz şey bir etkinlikten öte ne?
Beyza Beyzade Berkol & Belfu Berkol: ChangeNOW, sürdürülebilirlik ve sosyal etki alanında çözüm üreten girişimleri, kurumları, yatırımcıları, kamuyu, akademiyi, sivil toplumu ve gençleri aynı zeminde buluşturan küresel bir etki platformu. Bizim İstanbul’a taşımak istediğimiz şey yalnızca güçlü konuşmaların yapıldığı bir etkinlik değil; birbirinden habersiz ilerleyen kişi ve kurumların birbirini bulduğu, iş birliklerinin kurulduğu ve fikirlerin somut adımlara dönüştüğü yaşayan bir ekosistem. 10 Eylül’deki buluşmayı bir sonuç değil, yıl boyunca devam edecek bir hareketin başlangıcı, ilk kıvılcımı olarak görüyoruz.

ChangeNOW’u Türkiye’ye getirme fikri nasıl doğdu? “Burada böyle bir buluşmaya ihtiyaç var” dediğiniz anı merak ediyoruz.
Beyza Beyzade Berkol: Türkiye’de sürdürülebilirlik alanında çok güçlü işler yapan kurumlar, girişimler, sivil toplum kuruluşları ve gençler var; fakat çoğu zaman herkes kendi kulvarında ilerliyor. Belfu’nun Paris’te ChangeNOW ekosistemini deneyimlemesi, dağınık görünen bu çabaları aynı masada buluşturabilecek bir yapının Türkiye’de de mümkün olduğunu bize gösterdi. Asıl ihtiyaç fikir ya da yetenek eksikliği değildi; taraflar arasında güvene dayalı bağlantı kuracak ve konuşmayı eyleme çevirecek ortak bir zemindi. Aplike Beyin olarak ChangeNOW’un Türkiye lisansını üstlenme kararımız tam olarak bu ihtiyaçtan doğdu.
Sürdürülebilirlik üzerine çok konuşuyoruz ama bazen bu konuşmaların günlük hayatta neyi değiştirdiğini görmek zorlaşıyor. ChangeNOW HUB Istanbul’a katılan birinin buradan neyle ayrılmasını istiyorsunuz?
B.B.B. & B.B.: Katılımcıların yalnızca ilham alarak değil, kendi yaşamlarında ve kurumlarında atabilecekleri somut bir adımı netleştirerek ayrılmalarını istiyoruz. Bu bazen yeni bir iş birliği, bazen bir girişime destek, bazen kurum içinde değiştirilecek bir uygulama, bazen de kişinin kendi tüketim ve üretim alışkanlıklarını yeniden düşünmesi olabilir. Sürdürülebilirliği uzak ve soyut bir hedef olmaktan çıkarıp bugünün kararlarına bağlamak istiyoruz. İnsanların ‘Bir şey yapılmalı’ cümlesinden ‘Ben şu adımı atabilirim’ cümlesine geçmesi bizim için en değerli sonuçlardan biri olacak.
COP31’e giden süreçte İstanbul buluşmasının nasıl bir katkısı olmasını bekliyorsunuz? Bir yıl sonra geriye baktığınızda “İyi ki yapmışız” dedirtecek somut bir sonuç ne olur?
B.B.B.: COP31’i yalnızca bir iklim zirvesi değil, Türkiye için ekonomik ve toplumsal dönüşüm fırsatı olarak görüyoruz. İstanbul buluşmasının görevi, küresel hedeflerle yerel uygulayıcılar arasında köprü kurmak; Türkiye’de üretilen çözümleri görünür kılmak ve farklı paydaşların ortak bir ajanda etrafında hizalanmasını sağlamak. Bir yıl sonra burada tanışan tarafların birlikte proje geliştirdiğini, seçilen girişimlerin yatırım ve ölçeklenme fırsatlarına ulaştığını, gençlerin ürettiği çıktıların kurumların karar süreçlerine taşındığını gördüğümüzde ‘İyi ki yapmışız’ diyeceğiz. Asıl başarı, etkinlik günü oluşan enerjinin kalıcı ilişkilere ve ölçülebilir etkiye dönüşmesi olacak.
“Ortak Zemin” topluluğuyla gençleri yalnızca dinleyen değil, üreten tarafta konumlandırmak istiyorsunuz. Bir fikri olan ama nereden başlayacağını bilmeyen bir genç bu topluluğa katıldığında onu nasıl bir süreç bekleyecek?
B.B.: Ortak Zemin’de gençleri geleceğin pasif temsilcileri olarak değil, bugünün karar ortağı olarak görüyoruz. Topluluğa katılan bir genç önce kendi ilgi alanını ve çözmek istediği problemi tanımlayacak; ardından farklı disiplinlerden gençlerle, uzmanlarla ve kurumlarla birlikte çalışma fırsatı bulacak. Atölyeler ve çalışma gruplarında geliştirilen fikirlerin yalnızca sunum olarak kalmasını istemiyoruz. Bu çıktıları karar vericilere ve yatırımcılara taşıyarak gençlerin düşüncelerinin gerçek süreçlere etki etmesini hedefliyoruz. Buradaki temel mesajımız şu: Başlamak için her şeyi bilmek gerekmiyor; doğru insanlarla aynı masaya oturmak ve sorumluluk almaya açık olmak yeterli.
ChangeNOW Nedir?
2017 yılında Paris’te kurulan ChangeNOW, çevresel ve toplumsal sorunlara yönelik çözümleri destekleyen küresel bir platform. Uluslararası zirvesi ve yıl boyunca sürdürdüğü programlarla girişimcileri, yatırımcıları, şirketleri ve karar vericileri buluşturuyor.
Bu yaklaşımı İstanbul’a taşıyan ChangeNOW HUB Istanbul ise Türkiye’de geliştirilen çözümlerin görünürlüğünü artırmayı ve uluslararası iş birliklerine ulaşmasını kolaylaştırmayı hedefliyor.
İstanbul Buluşmasında Neler Olacak?
ChangeNOW HUB Istanbul’un programında iklim krizi, döngüsel ekonomi, sürdürülebilir finans ve girişimcilik gibi başlıklar ele alınacak. Konuşma ve panellerin yanında, girişimlerin çalışmalarını tanıtabileceği bir çözüm vitrini, girişim sunumları ve kurumlar arası eşleşme alanları da yer alacak.
Buluşma, COP31’e giden süreçte Türkiye’nin sürdürülebilirlik gündemine farklı sektörlerden katkı sunmayı amaçlıyor. Aplike Beyin Kurucusu ve ChangeNOW Türkiye Lideri Beyza Beyzade Berkol, organizasyonun yaklaşımını şu sözlerle anlatıyor:
Amacımız yalnızca sorunları konuşmak değil; Türkiye’de geliştirilen çözümleri görünür kılmak, farklı paydaşlar arasında yeni iş birliklerini teşvik etmek ve dönüşümün farklı aktörleri arasında ortak bir hareket alanı yaratmak.
ChangeNOW HUB Istanbul Programında Neler Var?
10 Eylül’de 09.00–18.30 saatleri arasında gerçekleşecek ChangeNOW HUB Istanbul, sürdürülebilirliği iklim ve çevrenin yanı sıra sanat, şehir yaşamı, gençlik ve iş dünyası üzerinden ele alıyor. Devrim Büyükbayraktar’ın canlı performansıyla başlayacak programın açılışında, Belfu Berkol ve Rose-May Lucotte “Paris’ten İstanbul’a: Bir Hareket Kök Salıyor” başlığıyla bir araya gelecek.
Sanatın dönüşümdeki rolüne odaklanan “Sanatçılar Liderleri Değişime Öncülük Etmeleri İçin Güçlendirdiğinde” panelinde Oktay Duran, Agah Uğur, Yasin Oral ve Afra Sönmez yer alacak. Ceylan Garin ve Levent Kurnaz ise COP31’e uzanan süreçte ortak bir gelecek tasarlamayı konuşacak.
Günün öne çıkan oturumlarından bazıları şöyle:
| Saat Aralığı | Oturum Başlığı | Konuşmacılar |
| 09.30 – 10.00 | Paris’ten İstanbul’a: Bir Hareket Kök Salıyor | Belfu Berkol, Rose-May Lucotte |
| 10.15 – 10.50 | Sanatçılar Liderleri Değişime Öncülük Etmeleri İçin Güçlendirdiğinde | Oktay Duran, Agah Uğur, Yasin Oral, Afra Sönmez |
| 11.00 – 11.20 | Tarım ve Toprağın Geleceği: Çiftçiler Toprağı Neden Tek Başına İyileştiremez? | Beyza Beyzade Berkol, Ekmel Baydur, Bahtiyar Büyükduman, Gürsel Appa |
| 11.35 – 12.05 | COP31 Yolunda Ortak Gelecek Tasarımı | Prof. Dr. Levent Kurnaz, Ceylan Garin |
| 12.50 – 13.10 | Yeni Nesil: Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali | Belfu Berkol, Bora Caldu |
| 13.10 – 13.30 | Döngüselliği Ölçeklendirmek: Sistemsel Değişimin Önünü Açmak | Prof. Dr. Elif Damla Arısan, Deniz Gabay, Vedat Kılıç, Av. Dr. Bora Gemicioğlu |
| 13.50 – 14.05 | Kayıt Dışı: İki Kuşak, Ortak Gelecek | Emine Erdem, Belfu Berkol |
| 14.05 – 14.25 | 15 Dakikalık Şehirler: İstanbul’u Yeniden Düşünmek | Özgül Öztürk, Seren Anaçoğlu, Dr. Mimar Ali Derya Dostoğlu, Mois Gabay |
| 16.15 – 16.35 | Sporun Toplumsal Etkisi ve Dayanıklı Toplumlar | Şafak Müderrisgil, Zeliha Ünaldı, Doç. Dr. Gülberk Gültekin Salman |
“Ortak Zemin” ile Gençlere Alan Açılıyor
ChangeNOW HUB Istanbul’un hedefleri yalnızca etkinlik günüyle sınırlı değil. Oluşum kapsamında hayata geçirilen “Ortak Zemin” adlı gençlik topluluğu, lise ve üniversite öğrencilerini yıl boyunca birlikte üretmeye davet ediyor.
Farklı disiplinlerden gençlerin iklim, teknoloji, girişimcilik ve sosyal etki alanlarında fikir geliştirmesini amaçlayan topluluk, gençleri yalnızca konuşmaları dinleyen katılımcılar olarak değil, çözüm üretme sürecinin bir parçası olarak konumlandırıyor.
ChangeNOW HUB Istanbul’a Nasıl Katılabilirsiniz?
10 Eylül 2026’da Paribu Art’ta düzenlenecek buluşmaya katılmak için ChangeNOW HUB Istanbul kayıt sayfasından başvurabilirsiniz. Kayıtlar organizatör onayına tabi olduğu için katılım öncesinde onay durumunuzu kontrol etmeniz gerekiyor.
- Tarih: 10 Eylül 2026
- Saat: 09.00 – 18.30
- Mekan: Paribu Art
- Açık Adres: Hasanpaşa Mahallesi, Kurbağalıdere Caddesi No: 2/26, GH Blok No: 13, Kadıköy / İstanbul
Aplike Beyin: İki Kuşağın Bakışıyla Değişimi Başlatmak
Aplike Beyin’i eğitim, danışmanlık ve dönüşüm gibi tanımların dışına çıkararak anlatmanızı istesek: Bir kurum size hangi ihtiyacıyla geliyor, birlikte ne yapıyorsunuz? Bir örnek üzerinden dinleyebilir miyiz?
B.B.B.: Aplike Beyin’e kurumlar çoğu zaman sorunun adını tam koyamadıkları bir noktada geliyor. Bazen ekipler arasında ortak dil kurulamıyor, bazen güçlü bir sürdürülebilirlik hedefi sahaya inemiyor, bazen de yöneticiler değişimi nereden başlatacaklarını bilemiyor. Biz önce gerçek ihtiyacı anlamaya çalışıyor, ardından kuruma özel bir yol haritası tasarlıyor ve bunu eğitim, strateji ya da uygulama adımlarıyla sahaya taşıyoruz. Örneğin bir kurum sürdürülebilirlik iletişimi talebiyle gelebilir; ancak birlikte çalıştığımızda ihtiyacın yalnızca iletişim değil, çalışanların sürece katılması ve karar mekanizmalarının yeniden tasarlanması olduğunu görebiliriz. Bizim için başarı iyi bir sunum yapmak değil, kurumun ertesi gün neyi farklı yapmaya başladığını görebilmektir.
Aplike Beyin’de iş bölümünüz nasıl? Birlikte çalışırken hangi konuda birbirinize ihtiyaç duyuyorsunuz?
B.B.B. & B.B.: Farklı kuşakların dünyaya bakışını aynı çalışma masasına taşıyoruz. Beyza’nın uzun yıllara dayanan girişimcilik, kurum yönetimi, sivil toplum ve ilişki geliştirme deneyimi; Belfu’nun bilim, teknoloji, gençlik ve yeni nesil etki yaklaşımıyla birleşiyor. Beyza daha çok ekosistemin kurulması, stratejik ortaklıklar ve kurumlarla ilişkiler tarafında güç katarken, Belfu içerik geliştirme, gençlik perspektifi ve uluslararası yeni nesil ağlarla bağlantı konusunda belirleyici rol üstleniyor. En çok da birbirimizin kör noktalarını görünür kılmak için birbirimize ihtiyaç duyuyoruz; deneyim hızı dengeliyor, genç bakış ise yerleşik kabulleri sorgulatıyor.
Belfu Berkol: Kendi Fikrini Geliştirmekten Başka Gençlere Alan Açmaya

Yolunuz daha önce OGGUSTO ve Işıldayanlar’la kesişmiş, çalışmalarınızı ve hayallerinizi dinleme fırsatı bulmuştuk. O günkü Belfu ile bugünkü Belfu arasında en çok ne değişti?
B.B.: O günkü Belfu daha çok bilimsel merakını somut bir çözüme dönüştürmeye odaklanıyordu. Bugün ise başka gençlerin fikirlerini nasıl görünür kılabileceğimizi ve onların karar süreçlerine nasıl dahil olabileceğini daha çok düşünüyorum. Merakım ve heyecanım değişmedi; fakat sorumluluk alanımiz büyüdü. Artık etkiyi yalnızca bir ürün ya da proje üzerinden değil, insanları ve farklı kuşakları aynı amaç etrafında buluşturan bir ekosistem üzerinden değerlendiriyorum.
Henüz yolun başındayken Işıldayanlar gibi platformlarda hikâyenizi anlatmak size nasıl hissettirmişti? Bu buluşmalardan aklınızda kalan bir konuşma, tanışıklık ya da sonradan açılan bir kapı oldu mu?
B.B.: Genç yaşta ürettiğim bir fikrin ciddiye alındığını görmek benim için çok güçlendiriciydi. Bu platformlar yalnızca görünürlük sağlamadı; hikâyemi anlatırken kendi motivasyonumu, neyi neden yaptığımı daha iyi anlamama da yardımcı oldu. Tek bir konuşmadan çok, farklı alanlardan insanların merakla soru sorması ve destek sunması aklımda kaldı. Şimdi Ortak Zemin’de başka gençlere aynı alanı açmak istememin nedenlerinden biri de bu deneyim.
Çalışmalarınız bugün hangi noktada? Şu sıralar üzerinde çalışırken sizi en çok heyecanlandıran şeyi, bu alana hiç aşina olmayan birine nasıl anlatırsınız?
B.B.: Bilimsel üretimle başlayan yolculuğum bugün teknoloji, sürdürülebilirlik, döngüsel ekonomi ve gençlik katılımının kesiştiği daha geniş bir alana ulaştı. Balkabağı kabukları gibi atık görülen bir malzemeyi biyoplastiğe dönüştürme fikri bana şunu öğretti: Çözüm çoğu zaman herkesin baktığı ama farklı bir gözle görmediği yerde duruyor. Şu anda beni en çok heyecanlandıran şey, bu bakış açısını projelerden çıkarıp daha fazla gencin ve kurumun çalışma biçimine taşımak. Bir başka deyişle, yalnızca yeni bir malzeme ya da ürün geliştirmek değil; insanların probleme bakışını değiştirecek sistemler kurmak istiyorum.
Genç yaşta başarılarınızla görünür olmak cesaret verici olduğu kadar beklenti de yaratıyor olabilir. “Başarılı genç” olarak tanınmanın size iyi gelen ve zorlayan tarafları neler?
B.B.: Görünür olmak, başka gençlere cesaret verebildiğimi görmek açısından çok kıymetli. Bir fikrin yaştan bağımsız olarak ciddiye alınabileceğini göstermek bana güç veriyor. Zorlayıcı tarafı ise her yeni adımın bir öncekinden daha büyük olması gerektiği hissi. Oysa gelişim her zaman düz bir çizgide ilerlemiyor; denemek, yanılmak, bazen durmak ve yeniden yön değiştirmek de sürecin parçası. Yalnızca aldığım sonuçlarla değil, öğrenme isteğim ve ürettiğim değerle tanımlamayı seviyorum.
Beyza Beyzade Berkol: Kusursuz Zamanı Beklemeden İlk Adımı Atmak
Bugün yaptığınız işlere baktığınızda girişimcilik, eğitim ve sürdürülebilirlik bir araya geliyor. Sizi bu noktaya taşıyan yolculukta en belirleyici dönüm noktası neydi?
B.B.B.: Benim için en belirleyici dönüşüm, girişimciliği yalnızca bir iş kurma biçimi değil, toplumsal bir problemi çözme ve insanları harekete geçirme aracı olarak görmeye başlamamdı. Kurumsal hayat, girişimcilik ve sivil toplum deneyimlerim boyunca iyi fikirlerin tek başına yeterli olmadığını; doğru ağlar, doğru yöntem ve kararlılık olmadığında hayata geçemediğini gördüm. Aplike Beyin bu birikimi aksiyona dönüştürme ihtiyacından doğdu. ChangeNOW ise bu yaklaşımı Türkiye’nin sürdürülebilirlik ekosistemi ölçeğine taşıdığımız en güçlü adımlardan biri oldu.
Başkalarını harekete geçmeye teşvik eden bir iş yapıyorsunuz. Peki sizin uzun süre ertelediğiniz, cesaretinizi toplamakta zorlandığınız bir adım oldu mu? Sonunda ne değişti?
B.B.B.: Kendi deneyimimi ve inandığım çalışma biçimini bağımsız bir yapıya dönüştürmek, üzerinde uzun süre düşündüğüm bir adımdı. Çünkü bir fikri savunmakla onun bütün sorumluluğunu üstlenmek arasında büyük fark var. Bir noktada kusursuz zamanı beklemenin de bir erteleme biçimi olduğunu fark ettim. Değişen şey, bütün cevaplara sahip olmayı beklemek yerine doğru insanlarla yola çıkmaya karar vermemdi. Bugün başkalarına da söylediğim gibi, cesaret çoğu zaman korkunun geçmesini beklemek değil, korkuya rağmen ilk somut adımı atmak.
KAGİDER’de farklı aşamalardaki kadın girişimcilerle bir araya geliyorsunuz. Onların hikâyelerinde kendi başlangıcınıza dair en çok neyi görüyorsunuz? Bugün yeniden yola çıksanız neyi farklı yapardınız?
B.B.B.: Kadın girişimcilerin hikâyelerinde en çok, iyi bir fikre sahip oldukları halde kendilerine yeterince alan açmakta gecikmelerini görüyorum; bu duygu bana kendi başlangıcımı da hatırlatıyor. Pek çok kadın önce eksiklerini tamamlamaya, her şeyi kusursuzlaştırmaya çalışıyor. Bugün yeniden başlasaydım daha erken destek ister, daha erken iş birliği kurar ve fikrimi paylaşmak için mükemmel hale gelmesini beklemezdim. Girişimcilikte dayanıklılığın yalnız başına her şeyi yapmak değil, doğru topluluğu kurabilmek olduğunu artık çok daha iyi biliyorum.
Kızınızın kendi yolunu açmasını izlerken, kendi hayallerinize bakışınız da değişti mi? Belfu’nun “Ben bunu yapabilirim” demesi, size de yeni bir şey denemek için cesaret verdi mi?
B.B.B.: Kesinlikle. Belfu’nun bir problemi gördüğünde yaşını, imkânlarını ya da mevcut kalıpları sınır olarak kabul etmeden çözüm araması bana da kendi sınırlarımı yeniden düşündürdü. Çocuklarımıza cesaret vermeye çalışırken bazen cesaretin onlardan bize geçtiğini, onların gözlerindeki ışıkta fark ediyoruz. Onun ‘Ben bunu yapabilirim’ yaklaşımı, benim de yılların deneyimini daha cesur ve daha bağımsız bir yapıya dönüştürmemde etkili oldu. Birbirimizi yalnızca anne kız olarak desteklemiyoruz; birbirimizin düşünme biçimini de sürekli yeniliyoruz.
Anne-Kız Olmanın Ötesinde: Birbirinden Öğrenmek, Birlikte Üretmek
Belfu’nun merakının geçici bir ilgiden daha fazlası olduğunu ne zaman fark ettiniz? Onu desteklerken yol göstermekle kendi yolunu bulmasına alan açmak arasındaki dengeyi nasıl kurdunuz?
B.B.B.: Belfu’nun yalnızca soru sormadığını, aldığı yanıtın peşinden yeni sorular ürettiğini gördüğümde bunun geçici bir merak olmadığını anladım. Balkabağı kabuklarını nasıl değerlendirebileceğini yıllarca düşünmesi ve fikrini bilimsel bir çalışmaya dönüştürmek için ısrarla ilerlemesi çok belirleyiciydi. Benim rolüm onun yerine yol seçmek değil; ihtiyaç duyduğu bilgiye, insana ve imkâna ulaşabileceği kapıları göstermekti. Elbette bir anne olarak koruma içgüdüsü var, fakat çocuğunuzun kendi kararlarının sorumluluğunu almasına izin vermeden gerçek özgüven gelişmiyor. Bu nedenle yön vermekten çok soru sormaya ve yanında olduğumu hissettirmeye çalıştım.
Anne-kız olmakla birlikte çalışmak birbirinden farklı ilişkiler. Bir iş konusunda anlaşamadığınızda bunu nasıl çözüyorsunuz? Birbirinizi şaşırttığınız bir örnek paylaşır mısınız?
B.B.B. & B.B.: Anne kız ilişkisindeki duygusal dili çalışma alanına taşımıyoruz. Anlaşamadığımızda önce hangi amaçta ortak olduğumuzu hatırlıyor, sonra iki yaklaşımın güçlü ve zayıf yanlarını açıkça konuşuyoruz. Beyza bazen deneyimin getirdiği temkinle süreci daha kontrollü ilerletmek isterken, Belfu daha hızlı denemeyi ve yolda geliştirmeyi savunuyor. Bizi şaşırtan da çoğu zaman bu rollerin yer değiştirmesi oluyor: Bazen en cesur öneri Beyza’dan, en ölçülü itiraz Belfu’dan geliyor. Bu durum kuşaklara yüklediğimiz kalıpların birlikte çalıştıkça ne kadar kolay kırılabildiğini gösteriyor.
Birbiriniz sayesinde değiştirdiğiniz bir fikriniz ya da alışkanlığınız var mı? Bugün diğerinizden öğrendiğiniz ve kendi hayatınızda uyguladığınız şey ne?
B.B.B. & B.B.: Beyza, Belfu’dan bir fikri yalnızca geçmiş deneyimlerle değerlendirmemeyi, yeni kuşağın hızına ve farklı çözüm yollarına daha fazla alan açmayı öğrendi. Belfu ise Beyza’dan iyi bir fikrin kalıcı etkiye dönüşmesi için sabır, ilişki yönetimi ve sürdürülebilir bir yapı kurmanın önemini öğrendi. Birbirimiz sayesinde hem daha çok soru soruyor hem de kararlarımızı farklı bir kuşağın gözünden sınamaya çalışıyoruz. En değerli ortak alışkanlığımız, aynı fikirde olmadığımız anları bir çatışma değil, düşünceyi geliştirme fırsatı olarak görebilmek oldu.
- Kapak görseli yapay zekâ ile üretilmiştir.


