white banner

Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

13.02.2026
Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

Yazı Boyutu:

Sevgililer Günü’nde klasik romantizm anlatısının ötesine geçmeyi hedefleyen DeFacto, “Benim Aşkım Çok Tarz” projesiyle aşkı tek bir tanım yerine farklı ilişki ritimleri üzerinden ele alıyor. Stil, koku ve duyusal deneyimi bir araya getiren bu yaklaşımı; DeFacto Global Pazarlama İletişimi Direktörü Gülin Görünmez ve DeFacto Kozmetik Direktörü Hale Yılmaz ile konuştuk.

Gülin Görünmez — DeFacto Global Pazarlama İletişimi Direktörü

DeFacto olarak bu projede aşkı tek bir tanım üzerinden değil, farklı tarzlar üzerinden ele alıyorsunuz. Peki, aşkı tek bir hikâye yerine farklı tarzlarla anlatmak neden bugün daha anlamlı?

Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

Sevgililer Günü uzun yıllardır tek bir aşk hikâyesini anlatıyor. Mum ışığında akşam yemekleri, kusursuz sürprizler, idealize edilmiş bir romantizm… Herkese benzeyen, tek bir formda yaşanması beklenen bir aşk. Oysa bugün aşk tek tip değil. Bugünün ilişkileri farklı ritimlerde atıyor. Bazı çiftler sabahın sessizliğinde yan yana uyanmayı seviyor. Bazıları kahkahalarla dolu, plansız akşamlarda buluyor kendini. Kimi aşkını konforlu bir ev halinin içinde büyütüyor, kimi birlikte hareket etmenin, keşfetmenin enerjisinde. Aynı kelimeyle tarif edilseler de, hissettirdikleri bambaşka.

Çiftler birbirine benzemiyor, sevme biçimleri farklı, ilişkiyi yaşama biçimleri farklı ve hepsi kendince çok stil sahibi. Biz de bu yıl aşkı tanımlayan marka olmak yerine, aşkını yaşayan insanlara sözü verdik. ‘Benim Aşkım Çok Tarz’ projesi tam olarak buradan doğdu. “Benim Aşkım Çok Tarz” derken, sözü markadan alıp ilişkilere bırakıyor; aşkı anlatan değil, aşkı yaşayan insanların sesine alan açıyoruz. Tarz; birine nasıl baktığında, birlikteyken nasıl hissettiğinde, sessizlikte mi yoksa kahkahada mı iyi olduğunda saklı. Tarz, sabah kahvesinin kokusunda, omuz omuza yürürken tutulan elde, eve dönünce üzerini değiştirirken duyulan rahatlıkta gizli.

Bugün ilişkiler çok farklı ritimlerde yaşanıyor. Bu proje, DeFacto’nun bugünün ilişkilerine bakışını nerede yakalıyor?

DeFacto için aşk; gösterilmesi gereken bir performans değil, hissedilmesi gereken bir deneyim. Bu yüzden Sevgililer Günü’nü “nasıl olması gerektiğiyle” değil, “nasıl yaşandığıyla” anlatıyoruz. Her ilişkiye kendi ritmini, kendi kokusunu, kendi duygusunu taşıma alanı açıyor. Herkes, kendi aşkını en iyi kendi tarzıyla anlatabiliyor.

Buradan yola çıkarak ilişki tarzlarını personalar üzerinden tanımladık. Romantik, eğlenceli, rahat ya da sportif… Kimi aşkı sessizlikte zarafette buluyor, kimi kahkahada, kimi hareketin içinde. DeFacto’da stil, sadece trendleri takip etmek değil; insanlara kendilerini iyi hissettikleri alanı açmak.

Romantik persona; büyük sürprizlerden çok, küçük anların değer kazandığı ilişkileri temsil ediyor. Bakışlar, dokunuşlar, sessiz paylaşımlar… Yumuşak dokular, zarif detaylar ve sakin bir estetik bu stilin temelini oluşturuyor. Biz DeFacto olarak bu tarzı anlatırken, romantizmi idealize edilmiş sahneler üzerinden değil; insanların gerçekten yaşadığı, dokunduğu ve hatırladığı anlar üzerinden ele alıyoruz. Romantik persona, markanın aşkı ‘göstermekten’ çok ‘hissettirmeyi’ seçtiği bu yaklaşımın en yalın karşılıklarından biri.

Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

Eğlenceli persona; spontane planlar, birlikte gülmek ve anı yakalamak üzerine kurulu ilişkileri temsil ediyor. Enerjik kombinler, rahat formlar ve hareketli bir stil dili bu persona’nın karakterini yansıtıyor.

Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

Sportif persona; birlikte hareket eden, keşfeden ve aktif yaşamı paylaşan çiftleri temsil ediyor. Dinamik kesimler, konforlu parçalar ve fonksiyonel stil anlayışı bu persona’nın temelini oluşturuyor.

Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

Rahatına düşkün persona; evde geçirilen sakin anları, yan yana sessizliği ve konforu merkeze alan ilişkileri temsil ediyor. Oversize formlar, yumuşak trikolar ve sade tasarımlar bu stilin temelini oluşturuyor.

Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

Biz bu kampanyada giyim stilinden yola çıktık ama orada durmadık. ‘Bu stil, hayatın diğer alanlarında nasıl hissedilir?’ diye sorduk. Ve bu soru bizi kokuya götürdü. Çünkü koku da üzerinizdeki bir parça gibi sizi temsil eder, hatırlanır. Koku ve tat, hafızada en kalıcı izleri bırakan duyular. İnsanlar bir duyguyu yıllar sonra bile, bir koku ya da bir tat aracılığıyla yeniden hatırlayabiliyor. Biz bu projede Sevgililer Günü’nü sadece anlatılan bir hikâye olmaktan çıkarıp, yaşanan ve hatırlanan bir deneyime dönüştürmek istedik. DeFacto için duyusal pazarlama; markanın insanlarla kurduğu bağı daha derin, daha kişisel ve daha gerçek kılmanın bir yolu. Koku ve gastronomiyi bir araya getirerek, aşkı yalnızca görsel bir estetik değil; paylaşılabilen, çoğaltılabilen ve anıya dönüşebilen bir his olarak ele alıyoruz. Vermek istediğimiz mesaj çok net: Aşk gösterilmez, hissedilir.

Sevgililer Günü’ne özel hazırlanan hediye kutularında; her ilişki tarzına göre tasarlanmış parfümlerimizi çikolata mixleriyle bir araya getirdik. Bu birliktelik, yalnızca iki ürünün yan yana gelmesinden ibaret değil; aşkın hatırlanan, hissedilen ve paylaşılan bir deneyime dönüşmesini amaçlayan bilinçli bir marka yaklaşımını da yansıtıyor.

Hale Yılmaz — DeFacto Kozmetik Direktörü

Bu projede dört farklı ilişki tarzı var ama hepsinde ortak bir çikolata notası kullanıyorsunuz. Aynı çikolata notası, bu dört persona içinde nasıl başka karakterlere bürünüyor?

Parfüm dünyasında koku sadece güzel kokmakla ilgili değil, hafızayla çok güçlü bir ilişkisi var. Özellikle çikolata gibi gourmand notalar; çocukluk, güven, paylaşım, mutluluk gibi duygularla çok hızlı bağ kuruyor. Bu yüzden çikolata, duygusal hafızası en güçlü kokulardan biri.

Aşkın Tek Bir Tarifi Yok: DeFacto’dan “Benim Aşkım Çok Tarz” Yaklaşımı

Öte yandan global parfüm dünyasında da son birkaç yıldır gourmand kokular çok ciddi bir yükselişte. İnsanlar artık daha konforlu, daha sarıp sarmalayan, kendini iyi hissettiren kokulara yöneliyor. Bu trendi biz de yakından takip ediyoruz. Ama biz bu yükselişi tek bir formüle sıkıştırmak istemedik. Tıpkı stil gibi, koku da kişisel. Aynı gourmand nota, farklı karakterlerde bambaşka duygular yaratabiliyor.

Bu yüzden çikolatayı ana nota olarak aldık ama her persona için yeniden yorumladık. Romantik çiftlerde daha yumuşak ve sıcak, eğlenceli çiftlerde daha enerjik ve canlı, rahat çiftlerde daha sarmalayan ve konforlu, sportif çiftlerde ise daha dinamik ve ferah bir çikolata karakteri çalıştık. Yani aynı çikolata… ama herkesin aşkına göre başka bir hikâye anlatıyor.

Aynı tema altında dört farklı persona mevcut. Kokuyu her birinin dünyasına nasıl uyarladınız?

Çikolata; mutluluk, paylaşım ve bağ hissiyle evrensel bir dil konuşuyor. Farklı personalara göre kurguladığımız parfümlerde değişen notalar olsa da çikolata, tüm aşk biçimlerini ortak bir duyguda buluşturan ana nota olarak konumlandı. Bu da her ilişki tarzı için tanıdık ama kişisel bir duyusal deneyim yaratmamıza olanak tanıdı. Romantik aşkın kokusu, geçmişle bugünü birbirine bağlar. Yumuşak, sıcak ve duygusal notalar çikolatanın tanıdık ve güven veren kokusuyla birleştiğinde; yakınlık, aidiyet ve duygusal bağ hissi güçlenir. Bu parfüm, aşkın en sakin ama en kalıcı hâlini temsil ediyor.

Eğlenceli bir ilişkinin kokusu daha canlı, daha sürprizli olmalı. Çikolata notası burada oyunun ortak dili gibi çalışıyor. Mutluluk hissi veren, enerjik ve bağımlılık yaratan bir temel oluşturarak ilişkinin neşeli ritmini destekliyor.

Sportif ilişkilerde koku; taze, enerjik ve hafif olmalı. Burada ferahlık ve denge ön plana çıkıyor. Çikolata burada ağırlaşmadan, daha dengeli ve yumuşak bir sıcaklık katmanı ekleyerek ilişkiye doğal bir bağ hissi kazandırıyor.

Rahatına düşkün personası için koku; sakinleştiren, sarmalayan ve tanıdık bir his yaratmalı. Çikolata notası burada huzur, güven ve ev hissini güçlendiren temel unsur olarak öne çıkıyor.

*Bu içerik DeFacto iş birliğinde hazırlanmıştır.


Buse Kocabaş
Buse Kocabaş Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için