white banner

Sanatın Ulaşılabilirliğine Güncel Bir Yaklaşım: HorozArt

22.10.2025
Sanatın Ulaşılabilirliğine Güncel Bir Yaklaşım: HorozArt

Yazı Boyutu:

Pakize Horozoğlu tarafından 2021 yılında kurulan ve disiplinlerarası sanat üretimlerine alan açan HorozArt, bu yıl 15-26 Ekim tarihleri arasında gerçekleşen Artweeks İstanbul’da yer alıyor. HorozArt’ın misyonunu ve Artweeks İstanbul seçkisini Pakize Horozoğlu’ndan dinledik.

Uluslararası sanat ortamı ve piyasası için disiplinlerarası pratiklerde üreten sanatçılar ile sanat ve kültür yöneticileri arasında işbirliği geliştiren bir sanat platformu olan HorozArt, günümüzün dijital yaşamı içinde sanatçıların eserlerini çevrimiçi bir platform üzerinden koleksiyonerlere sunuyor. Böylece sanatçının ulaşılabilirliğine katkı sunarken değerli koleksiyonlarda yer almaları konusunda da bir aracı görevi görüyor.

HorozArt’ın Artweeks Istanbul seçkisinde yer alan sanatçıların listesi ise şöyle: Bora Aşık, Damla Yalçın, Damla Yücebaş, Fırat Payan, Hidayet Üstün, İlsu Aslan, Merve Dündar, Nida Erdoğan, Orhan Cem Çetin, Özge Akdeniz, Tuba Geçgel, Ufuk Yılmaz, Zeynep Doğa Karabulut.

HorozArt, Artweeks İstanbul'daki yerleşkesi

HorozArt olarak bu yılki Artweeks İstanbul’a nasıl bir hazırlık süreciyle katıldınız? Seçkiyi oluştururken belirli tematik ya da estetik kriterleriniz oldu mu?

Artweeks İstanbul Türkiye’de önemli bir fuar alanı, bizim için de yalnızca bir sergileme alanı değil, üretim biçimlerini yeniden düşünebileceğimiz bir etkileşim ortamı. Hazırlık sürecine, klasik “eser seçimi” mantığından ziyade, “ortak bir düşünme alanı yaratma” fikriyle yaklaştık. Seçkide yer alan sanatçılar farklı kuşaklardan ve disiplinlerden geliyor.

Bu yılın seçkisinde tematik olarak doğa, kent ve yaşam kavramlarını önceledik. Her sanatçının pratiğinde görülen malzeme, biçim veya düşünce dönüşümü, aslında HorozArt’ın da kurumsal kimliğini yansıtan bir süreç. Eserlerin hayatın içindeki ana konularla olan güçlü hikâyesini önemsedik ve sergiliyoruz.

Fırat Payan'ın,
Fırat Payan, “Ağrı Dağı” 2022

Seçkide yer alan sanatçıların çoğu farklı disiplinlerde üretim yapan isimler. Bu çeşitliliğin sizin küratöryel bakışınızla ilişkisi nedir?

Disiplinlerarası yaklaşım, HorozArt’ın kuruluş felsefesinde var. Günümüz sanatında artık çizgiler, teknikler ya da malzeme ayrımları yerini melez anlatılara bırakıyor. Biz de bu melezliği sadece bir estetik zenginlik olarak değil, düşünsel bir zemin olarak ele alıyoruz.

Resimle heykelin, dijitalle gelenekselin, analitikle duygusalın aynı düzlemde buluşabildiği bir ekosistem yaratmaya çalıştık. Bu çeşitlilik, HorozArt’ın tek biçimlilik yerine çok seslilik anlayışının da bir yansıması. Çünkü sanatın gücü, farklı ifade biçimlerinin bir aradalığında ortaya çıkıyor.

Artweeks İstanbul’un çok katmanlı yapısı (farklı mekânlar, farklı izleyici profilleri) size ne tür bir sergileme stratejisi oluşturma imkânı tanıdı?

Nida Erdoğan'ın eseri,

Artweeks İstanbul’un dinamik yapısı, bizim için hem bir meydan okuma hem de bir fırsattı. Farklı mekânlarda, farklı izleyici profillerine ulaşmak, her defasında yeniden bir sergileme dili kurmayı gerektiriyor. Bu süreçte daha akışkan, mekâna duyarlı bir yaklaşım benimsedik.

Eser; Nida Erdoğan, “Eşitke II

Eserlerin mekânla kurduğu ilişkiyi, klasik “beyaz küp” mantığının ötesinde düşündük. İzleyicinin eseri izlerken kişisel deneyim inşa edebileceği bir kurgusal alan yaratmak istedik. Böylece sergileme, eserler arasında kavramsal bir akışın olduğu, yalnızca görsel değil; zihinsel, bedensel ve duygusal bir deneyim biçimine dönüştü.

HorozArt, dijital platformlar üzerinden sanatçıları koleksiyonerlere ulaştırma konusunda da aktif. Artweeks gibi fiziksel bir etkinlikte yer almak bu dijital kimliğinizle nasıl örtüşüyor?

Biz dijitali hiçbir zaman fizikselin alternatifi olarak görmedik. Tam tersine, bu iki alan birbirini tamamlıyor. HorozArt’ın dijital kimliği, sanatçıların görünürlüğünü artırırken fiziksel etkinlikler, o görünürlüğün dokunulabilir bir hale gelmesini sağlıyor.

Artweeks İstanbul, dijitalde kurulan bağların somutlaştığı bir buluşma alanıydı bizim için. Koleksiyonerler, çevrimiçi olarak tanıdıkları sanatçılarla yüz yüze gelme fırsatı buldu. Bizim için bu geçiş hali (ekrandan mekâna, temastan sohbete) sanatın çağdaş anlatısına çok uygun bir metafor. Çünkü artık dijital ve fiziksel deneyim, birbirini dönüştüren iki ayrı yüz haline geldi.

Orhan Cem Çetin'in , Memoria Piscium serisinden bir eser, 2019
Orhan Cem Çetin, Memoria Piscium serisi, 2019

Bu seçkide izleyicilere sadece görsel bir deneyim değil, düşünsel bir öneri de sunduğunuzu söyleyebilir miyiz? Sergiye gelen bir izleyici neyle karşılaşacak, neyle ayrılacak?

Evet, bu seçki salt görsel bir deneyim değil; izleyiciyi düşünmeye davet eden bir öneri niteliğinde. İzleyici, sergide yalnızca biçimlerle değil, kavramlarla, süreçlerle ve sanatçının üretim ve araştırma hikâyeleriyle de karşılaşıyor.

Özge Akdeniz'in,
Özge Akdeniz, “Günler Ekleyelim mi?”

Her iş, kendi içinde bir sorgulama alanı açıyor: kimlik, zaman, doğa, toplumsal hafıza ya da malzeme üzerinden. İzleyicinin bu alanlarda dolaşırken kendi deneyimlerini, kendi duygu haritasını da keşfetmesini önemsiyoruz, eserlerle kurulan bağı değerli buluyoruz.

Katıldığınız bu tür büyük ölçekli etkinlikler, HorozArt’ın gelecekteki projeleri açısından nasıl bir yol haritası çiziyor?

Ufuk Yılmaz'ın,

Bu tür etkinlikler, bizim için yalnızca bir vitrin değil, bir laboratuvar niteliğinde. Burada aldığımız geri bildirimler, kurduğumuz ilişkiler ve gözlemlediğimiz eğilimler, gelecekteki projelerimizin yönünü belirliyor.

Önümüzdeki dönemde HorozArt olarak dijital mecrada daha fazla uluslararası işbirliği kurmayı ve fiziksel sergilemelerimizle alternatif projeler gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte, eğitim ve atölye programlarımızı genişleterek sanatı sadece izlenen değil, paylaşılan ve birlikte üretilen bir deneyim haline getirmeyi sürdüreceğiz.

Eser; Ufuk Yılmaz, “Katmanlar 24

HorozArt olarak biz, çağdaş sanatın merkezine insani bağları, diyalogları ve öğrenme süreçlerini yerleştiriyoruz. Çünkü sanat, bizce hâlâ hem dünyayla hem de kendimizle kurduğumuz en güçlü iletişim biçimi.

Burcu Dimili
Burcu Dimili Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için