Bozcaada’nın ilham verici doğasında, Pınar Tınç “Regeneration: Ruh, Zihin, Beden” sergisiyle insanın varoluş döngüsünü, mistik ve felsefi bir dille yeniden yorumluyor.
Pınar Tınç ruhsal ve felsefi bir ressam. Son sergisi “Regeneration: Ruh, Zihin, Beden”de “yok oluş”, “var oluş” ve “rejenerasyon” temaları üzerinden insan olmayı anlatıyor. Figüratif ve soyut temaları birleştiren bir ressam olarak dikkat çeken Tınç, eserlerinde genellikle canlı renkler ve dinamik kompozisyonlar kullanarak duygusal ve düşünsel bir derinlik yaratıyor. İnsan figürleri ve doğa unsurları eserlerinde sıkça karşımıza çıkıyor. Bize figür ve üslupla insanın “her halini” anlatıyor.

Bağbozumu şenlikleri, hasat etkinlikleri ve caz festivali ile güne bakan; camgözü deniziyle, turkuaz tonlarıyla ve eşsiz ruhuyla Bozcaada, ilham verici ressam Pınar Tınç’a ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü üstlendiğim “Regeneration: Ruh Zihin Beden” sergisi, doğanın içindeki Itırlı Bahçe’yi Tınç resimlerinin çiçek bahçeleriyle birleştiriyor.
Çünkü benlik uçsuz bucaksız bir ummandır. Sakın ‘Hakikati buldum’ demeyin, ‘Bir hakikat buldum’ deyin. Sakın ‘Ruhun yolunu buldum’ demeyin, ‘Benim yolumda yürürken bir ruhla karşılaştım’ deyin. Çünkü ruh bütün yolda yürür. Ruh ne bir hat üzerinde yürür, ne de bir saz misali büyür. Açılır da açılır, sayısız yaprağı olan bir nilüfermişçesine.
Halil Cibran, Ermiş
Senin Ruhun Tüm Dünyadır!


Pınar Tınç, resim yapma sürecini ruhsal bir deneyim olarak tanımlıyor; eserlerinde zaman, evren ve ruhsal özgürlük temaları öne çıkıyor. Avangart üslubunda modernitenin araçlarını kullanarak geleneksel sembolleri çağdaş bir biçimde yorumluyor.
Son sergisinin repertuvarı da dahil olmak üzere Tınç’ın eserlerinde varoluşçu temalarla birlikte derin bir mistisizm de görüyoruz. Mavi, kırmızı, turuncu fon üzerine büyük boyutlu resimlerinde ilkel kabile objeleri, yüzler, topraklar, girdaplar gibi öğeler, tek renk skalası içerisinde mavi, okside yeşil, yaldız ya da mor gibi renkler betimleniyor. Zaman zaman ayrıntıların detaylandırılarak dramatik bir ışık yansıması ile mistik bir hava verilen resimlerinde eski çağların büyüsünün yeniden yaratıldığını hissedersiniz. O “ruhu, zihni ve bedeni” aynı “bilinçlilikte” ve “bilinçsizlikte” resmedebilen bir ressamdır; bu da özeldir.

Yaşlanmamaya, mutlu kalmaya, tok durmaya ve ölmemeye çalışmak, hayvani bedenin sürekli dayatmaları arasında en baş sıraları alsa da hayatı çekilmez kılan en önemli arızalarımızdır. Zıtlıklar olmadan hiçbir şeyi bilemeyiz. Yaşlılık gençliğe, hastalık sağlığa kıymet verir. Ölümü anlamadan hayatı anlamamız olası değildir. Ölüm, hayatı etkisizleştiren değil, tam tersine anlamlı ve yaşamaya değer kılan en önemli bilgidir. Ölümün de yaşamın da sırrı ruh, zihin ve beden üçlemesinde yer alır.
Zihin her şeydir. Ne düşünürseniz o olursunuz. Bizim olan her şey düşüncelerimizin sonucudur. Düşüncelerimizde kurulur, düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler. Evet, şimdilik ruha dair bilimsel kanıtımız yok. Bilinç. Bilinç dışı, zaman, mekân, kararlarımız, hür irade gibi konular ciddi bir biçimde beynimiz incelenerek araştırılıyor. Bu kadar konu daha aydınlığa kavuşmadan ruh hakkında tanımlama yapmak zor. Ancak etten ve kemikten daha fazlası isek o zaman birimizin tüm dünya olması olası…
İnsanın “Toplam Bilgisine” “Sanatla” Bakmak


Antropomorfolojik olarak bakıldığında türümüzün toplam bilgisinde katlanarak artan bir geometrik eğri görürsünüz. Bu bilginin “toplanmasında” sanatın büyük rolü var. Evrensel bilgiye ancak sanatla ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Öylesine bir “evrensellik” değil bu! Evrensel olmanın yollarından nüvesi gelenekselden ve “sana ait olandan”yola çıkmak. Sonra evrensele ulaşmak. Zaten yol bu.

Bozcaada’daki “Regeneration: Ruh, Zihin, Beden” sergisinde Pınar Tınç bunu “garip ve ilham verici” bir yoldan başarıyor. “Adaları”şemsiye bir kavram gibi ele alıyor. Bozcaada’dan başlayıp, Hint Okyanusu’na kadar uzanmış. Kendisine bu anlamda “küreyerel” bir sanatçı diyebiliriz -hem yerel değerleri içeriyor hem de küresele ulaşıyor. Önce şunu söylemek gerekir: Gelenekle sıcak bir temasa geçebilmek için hayli kişisel bir duyuşun, yüksek kişisel gücün, son derece kişisel bir yeteneğin olması gerek. Pınar Tınç bu özelliğin canlanmasına zengin bir ortam sağlayan ressamlardandır.
Pınar Tınç’ın “Regeneration: Ruh Zihin Beden” Sergisinde Ne Bulacaksınız?

Eserleri, Louvre Müzesi dahil birçok uluslararası platformda sergilenen Pınar Tınç, sanatında evrensel bir dil yakalamayı başardı. Tınç’ın resimleri, mistik ve egzotik bir anlatım diliyle, çini mürekkebi tekniği kullanılarak oluşturulmuş özgün eserlerdir. Türkiye’nin ilk ve tek çini mürekkebi ressamı olarak tanınan sanatçının çalışmaları hem teknik hem de tematik açıdan dikkat çekicidir.
Çini mürekkebiyle kâğıt ve tuval üzerine uyguladığı teknik, ince detaylar ve güçlü kontrastlar yaratır. Yüzeyleri kendine özeldir, büyük boyutlu eserleriyle dikkat çeker. Renk kullanımına baktığımızda tropikal ve canlı renk paleti, gökkuşağı tonları, doğa renkleri ve mistik sembollerle zenginleştirilmiş bir dokuyla karşılaşırsınız. Tınç’ın tematik repertuvarında ise deniz, ada, kuşlar, bitki örtüsü gibi doğal unsurları bulur; Afrika, Hindistan ve Okyanusya kültürlerinden mitolojik semboller ve hikâyeleri izlersiniz.
Sergi Künyesi

Sergi Adı: Regeneration: Ruh, Zihin, Beden
Ressam: Pınıar Tınç
Küratör: Uğur Batı
Resim Sayısı: 25
Yer: Bozcaaada Itırlı Bahçe
Zaman: 01 Eylül-15 Eylül


