Geçtiğimiz hafta Paris, dünyanın dört bir yanından gelen sanatseverlerin enerjisiyle dolup taştı. Haftanın merkezinde kuşkusuz Art Basel Paris yer aldı ancak fuarı ziyaret için gelenler yalnızca çağdaş ve modern sanatla değil; Paris’in zarif havası, tasarım fuarlarının ihtişamı, kente yayılan kamusal program ve zengin galeri ve müze sergi seçkileri ile de yoğun bir hafta geçirdiler.
Uluslararası sanat çevrelerinde yükselen bir güç olarak Paris, bu yıl konumunu bir kez daha perçinledi. Frieze Londra’nın hemen ardından düzenlenmiş olması, fuara beklenen ilgi ve halihazırda düşüş trendindeki sanat pazarından dolayı belirsiz beklentiler içindeydi fakat sonuç aksini gösterdi. Kentin özenle hazırlanmış sergileri, kamusal sanat programlarının çeşitliliği ve fuarın tüm şehre yayılan dinamik enerjisi, Paris’in yeniden ne denli güçlü bir sahne olduğunu hepimize kanıtladı.

Galerilerden gelen satış rakamları da bu tabloyu tamamladı: Paris, artık yalnızca sanatın efsanevi geçmişiyle değil, günümüzün nabzını tutan enerjisiyle de tekrar konuşulduğunu, İngiltere, Amerika ve Çin merkezli devam eden sanat piyasasında ne kadar etkili bir şehir olduğunu da tekrar bize hatırlattı.
Solda: Mimi Parent eseri, Sans Titre Galerisi, 1962.
Art Basel Paris, dördüncü edisyonuyla bir fuardan fazlasını sundu; şehre, sanata ve izleyiciye aynı anda dokunan, Grand Palais’in zarif ve bir o kadar da güçlü çatısı altında Paris’in sanat dünyasındaki bu önemli yerini biraz daha sağlamlaştırdı.
Art Basel Paris’te Yeni Bir Dokunuş: “Avant Première”

Bu yıl fuar, kendi içinde dikkat çekici bir ilke de imza attı. “Avant Première” adı verilen bu özel gösterim günü, fuarın VIP izleyicilerine kapılarını açmasından bir gün önce yalnızca galerilerin davet ettiği seçkin koleksiyonerler için düzenlendi. Bu VIP konuklar, kalabalıklardan uzak bir atmosferde fuarı gezme ayrıcalığına sahip oldular. Haberlerde de yer alan ve fuarın satış nabzını değiştiriren büyük satışların büyük kısmı da bu yoğun günde tamamlandı. Bu sene haziran ayında Basel’daki Art Basel Fuarı’nı pas geçen Amerikalı koleksiyonerlerin Paris’i ziyareti, fuara olan ilgiyi perçinlerken satışları da önemli oranda artıran önemli bir faktör oldu.

Art Basel Paris’e katılan mega galeriler, bu yıl güçlü çağdaş eser seçkilerinin yanı sıra modern dönemin başyapıtlarını da aynı sahnede buluşturarak derinlikli ve zengin bir fuar deneyimi sundu. Fuarın Galleries bölümünün girişinde konumlanan Pace Galeri, 1918 tarihli bir Modigliani portresini “Avant Première” süresince yaklaşık 10 milyon dolar karşılığında Avrupa’daki özel bir koleksiyona sattığını teyit etti.
Solda: Kim Bohie, “Towards”, 2024
Bir Rubens İstisnası
Bu yıl fuarda dikkat çeken bir diğer değişiklik ise, Art Basel Paris’in 1900’lü yıllara kadar olan eserleri sergileme kuralına yapılan istisnaydı. Gagosian Galeri, özel bir izinle Peter Paul Rubens’in bir eserini sergileyerek fuar tarihine küçük ama anlamlı bir not düştü.
Bu ayrıcalığın, Rubens’in yapıtlarının modern ve çağdaş sanatçılarla açık bir diyalog içinde sunulması koşuluyla kabul edildiği belirtiliyor. Nitekim eser, Gagosian standında John Currin, Jadé Fadojutimi, Alberto Giacometti, Pablo Picasso ve Auguste Rodin’in işleriyle yan yana sergilendi.
Fuarda bu klasik ve modern eserlerin yanı sıra çok güçlü bir çağdaş seçki de yer aldı. Grand Palais’in ihtişamlı çatısının altında girer girmez sanatseverleri Sprüth Magers’in standının girişinde Barbara Krüger’in bizleri izleyen etkileyici gözü karşıladı.

Fondation Louis Vuitton’da çok kapsamlı bir retrospektif sergisi olan Gerhard Richter’in eserlerini ise fuar boyunca birkaç galerinin standında görmemiz mümkün oldu. Gerhard Richter’in Hauser & Wirth’in standında yer alan ve 1987 yılına ait olan soyut eseri 23 milyon dolara alıcı buldu. Aynı anda Lévy Gorvy Dayan’ın standında yer alan Richter eseri ise 25,5 milyon dolara sergileniyordu.
Paris merkezli galeri olan Thaddaeus Ropac’ın standında yer alan Alberto Burri’nin “Sacco e oro” adlı ham çuval bezi üzerindeki parlak altın varaklı kumaş eseri fuarın açılış gününde 4,2 milyon euro’ya alıcı buldu. Standda ayrıca Robert Rauschenberg’den de güçlü bir seçki vardı. Sanatçının 100. yaşına denk gelen fuarı, galeri aynı zamanda Marais’deki mekânında sanatçının bir sergisi ile de taçlandırdı.
William Kentridge’in Goodman Galeri’nin standında yer alan 2025 tarihli “Fat Cat” isimli geometrik bronz heykeli de fuarın ilgi çekici eserlerinden biri oldu.

Eva Presenhuber Galeri ünlü heykeltraş Ugo Rondinone’nin eserleri ile fuara katıldı. Mountain serisinden 3 adet 3 metrelik heybetli heykel Grand Palais’in çatısı altında canlı renkleri ile âdeta fuarın merkezinde adeta bizleri neolitik zamanların çağdaş bir yorumlamasına gönderdi. Eşzamanlı olarak, sanatçının anıtsal taş heykeli “The Innocent” ise Art Basel Public Art kapsamında Pont des Arts’ın sol yakasındaki Parvis de l’Institut de France’ın ön avlusunda sergileniyor.
Solda: Ugo Rondinone’ın eseri, “The İnnocent”, 2024.
Bir Keşif Platformu Olarak Emergence
Fuarın hiyerarşik yapısında, Galleries bölümündeki mega galeriler ve tanınmış sanatçıların yanı sıra bu yıl dikkatler Emergence bölümüne de çevrildi. 16 galerinin yer aldığı bu seçki, günümüz çağdaş sanat dilini şekillendiren yeni bir kuşağı öne çıkararak fuara taze bir soluk getirdi.
Bu bölümde yer alan sanatçılar, yalnızca temsil ettikleri yenilikçi üretim biçimleriyle değil, fuarın mekânsal kurgusundaki yerleriyle de sembolik bir anlam taşıyordu. Balkonlardan, yani yukarıdan fuara bakan konumları, kelimenin tam anlamıyla “yükselişte olan sanatçılar” olarak görülmelerini sağladı.


Duyi Han’ın Hong Kong merkezli Bank Galeri’de yer alan eserleri Emergence bölümününe çıkar çıkmaz tüm sanatseverlerin dikkatlerini üzerine topladı. Sarı temalı kumaş mobilyalarının yer aldığı standda sanatçı “nöroestetik reçeteler” olarak adlandırdığı çalışmalarını sergilendi. Dopamin, serotonin ve oksitosin gibi kimyasal semboller, çağdaş mutluluk kavramları üzerine düşünmeye davet eden ifadeler ve kültürel ipuçlarıyla bezeli stand bir çekim noktası olarak görüldü.
Premise Bölümünde Bir Kadın Empresyonist: Marie Bracquemond

Fuarın 1900’ler öncesi döneme ayrılmış Premise bölümünde, Parisli galerici Pauline Pavec, Empresyonizmin “dört büyük kadın sanatçısı”ndan biri kabul edilen Marie Bracquemond’un eserlerini sergiledi. Avant Première’in ilk saatlerinde sanatçının eserlerinden biri bir müze koleksiyonuna dahil olurken Bracquemond’un bu şekilde yeniden görünmesi, çağdaş sanat tarihinine yön veren kadın sanatçılara yeniden bir görünürlük kazandırılması anlamında da büyük bir önem teşkil ediyor.
Art Basel Paris’te Değişim Rüzgârı
Grand Palais’te pazar günü sona eren fuar, hafta sonunu heyecan verici bir haberle kapattı: Art Basel Paris’in iletişim direktörü Karim Crippa, fuarın yeni direktörü olarak atandı. Crippa, Lafayette Anticipations’ın başına geçen Clément Delépine’in yerini alıyor. Böylece 1991 doğumlu Crippa, genç yaşına rağmen büyük bir sorumluluğun altına girmiş oldu. Bu atamanın, fuarın enerjik ruhunu ve çağdaş çekiciliğini koruma isteğinin bir yansıması olduğu düşünülüyor.
Buna ek olarak sanat dünyasında coğrafi rotaların değiştiğini de göz ardı edemeyiz. Tüm önemli müzeler ve büyük sanat kurumları gibi Art Basel de artık gözünü Körfez bölgesine çevirmiş durumda; şubat ayında ilk edisyonu yapılacak olan “Art Basel Katar”ile Art Basel markası küresel genişlemesinde yeni bir sayfa açıyor.
Son dönem sanat piyasındaki çalkantılı haberler, kapanan galeriler, yeniden yapılandırılan inisiyatifler sanat dünyasında değişenin yalnızca coğrafi rotalar değil, hikâyenin kendisi olduğunu da bizlere söylüyor. Uzunca bir süredir sanatın daha çok finansal bir yatırım alanı olarak görüldüğü dönem yerini, onun finansal getirisinin ötesinde, bir aidiyet alanı olarak konumlandığı yeni bir bakışa bırakıyor.
Sanat dolu, yağmurlu ve serin bir Paris haftasını geride bırakırken tüm bu gelişmelerin ışığında kendimizi ister istemez şu soruyu sorarken buluyoruz: Bu hızla değişen sanat dünyasında kimler değişime ayak uydurarak kalıcı olacak ve kimler zamanın karmaşıklığında kaybolacak?
Art Basel Paris Koleksiyonu Samsung Art Store ile evlere taşınıyor
Samsung Electronics, Art Basel Paris 2025 iş birliğiyle, sanat fuarının yaratıcı ruhunu dünyanın dört bir yanındaki evlere taşıyan 22 eserlik yeni bir koleksiyon duyurdu. Samsung Art Store aracılığıyla Samsung Art TV’lerde sunulan koleksiyon, yaşam alanlarını canlı sanat galerilerine dönüştürüyor.

Yeni koleksiyon, çağdaş sanatın yaşadığımız dünyayı nasıl yansıttığını yeniden tanımlayan sanatçıları öne çıkarıyor. Global kültürün şimdiki ânını yansıtan koleksiyon; Afrika, Asya, Avrupa ve Latin Amerika’dan sanatçıları bir araya getirerek 2025 yılında sanatı şekillendiren diyalogların bir özetini sunuyor.
Pascale Marthine Tayou’nun “Dreams in Giza” adlı eseri, göç, melezlik ve kültürel değişim konularına sanatçının kendine özgü bakış açısını sunarak global hikayeleri kişisel hikayelerle birleştiriyor. Ludovic Nkoth’un The Wait ve A Day’s Weight adlı eserleri ise aidiyet ve diaspora kavramlarının karmaşıklığını çarpıcı bir duygusal yoğunlukla ele alıyor. Bu eserler, günümüzün kültürel diyaloğundaki aciliyeti yansıtıyor. Koleksiyonda eserleri yer alan Tanja Nis-Hansen, Miao Ying, Robert Brambora, Jessy Razafimandimby ve diğer sanatçılar, global diyaloğu zenginleştiren ve çağdaş sanatı şekillendiren bakış açılarının çeşitliliğini vurgulayan çalışmalarıyla tanınıyor.

Koleksiyonun sanatın şu anki durumunu yansıttığını belirten Samsung Art Store İçerik ve Küratörlük Direktörü Daria Greene, “Samsung Art Store, sadece eser sayısını artırmakla kalmıyor bakış açısını da genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda Art Basel, günümüz sanatçılarının canlılığını ve Paris’ten milyonlarca insana ulaşan çağrıların aciliyetini vurguluyor” dedi.
Art Basel Paris 2025 kapsamında tanıtılan koleksiyon, fuarın çağdaş kültürde en çok önem taşıyan konuların sahnesi olma rolünü yansıtıyor.

Günümüzün kültürel enerjisini yakalayan Art Basel Paris’in yarattığı etki geçici olabilir. Samsung, bu koleksiyona Samsung Art Store’da erişim sunarak, eserlerin fuar bittikten sonra da uzun süre yankı bulmasını sağlıyor ve geçici bir serginin etkisini evlerde kalıcı bir deneyime dönüştürüyor.
Art Basel Paris Direktörü Clément Delépine, “Art Basel Paris’te deneyim, sergilenen eserlerin ötesine geçerek, onların ilham verdiği sohbetlere kadar uzanıyor. Samsung iş birliğiyle ikonik Grand Palais’de düzenlediğimiz ikinci edisyonumuz, yeni ve anlamlı yollarla bu sohbetlerin dünya çapındaki izleyicilere ulaşmasını sağlıyor” dedi.

Art Basel Paris fuarının ziyaretçileri, Samsung standında sunulacak olan koleksiyonu yerinde deneyimledi. Art Basel Paris 2025 koleksiyonunun yanında Samsung, sergide Seundja Rhee’yi de öne çıkan sanatçı olarak tanıttı. Kariyerine Paris’te devam eden Koreli sanatçı Seundja Rhee, lirik soyutlamalarının yanında renk ve form üzerine derinlemesine araştırmalarıyla tanınıyor.
Art Basel Paris 2025 koleksiyonu, Samsung Art TV’lerde 4K ultra yüksek çözünürlükte dünya çapında sunuldu. Her sanat eseri, Samsung’un gelişmiş ekran teknolojileri sayesinde, renk, doku ve detay zenginliğini koruyarak kullanıcıların evinde galeri kalitesinde bir izleme keyfi yaşatıyor.
Özel sanat eserleri Samsung TV’lerde

Samsung Art Store, 2025 Samsung TV serisinde de yer alıyor. Samsung’un ödüllü Art TV’leri The Frame ve The Frame Pro ile birlikte bu TV’ler, dünyanın önde gelen sanatçılarının, müzelerin ve galerilerin sanat eserlerini her zamankinden daha erişilebilir hale getiriyor.
Daha parlak renkler, daha keskin kontrastlar ve daha derin siyahlar sunması için geliştirilen Neo QLED ekrana sahip The Frame Pro, Samsung’un şimdiye kadarki en gelişmiş Art TV’si olarak öne çıkıyor. Wireless One Connect Box1, kabloların 10 metre uzaklığa kadar gözden saklanmasını sağlayarak TV kurulumu kusursuz hale getiriyor. Böylece kullanıcılar, galerilerdeki tablolara benzeyen TV görünümünün tadını gerçek anlamda çıkarabiliyor. Sanat eserlerini gerçeğe daha yakın gösteren Anti-Reflection Matte Display (Yansıma Yapmayan Mat Ekran) ile tasarlanan TV, boyutuna kadar tamamen özelleştirilebilir çerçevelerle2her türlü dekora mükemmel şekilde uyum sağlıyor.

Bu yıl Samsung, daha fazla kullanıcının ev konforunda sanattan keyif alması için, Art Store’u yapay zekâ destekli Neo QLED ve QLED serilerine de genişletti.
Daha fazla bilgi için: https://www.samsung.com/tr/lifestyle-tvs/the-frame/art-mode/
Kapak ve tüm görseller: Art Basel
*Bu içerik Samsung iş birliğinde hazırlanmıştır.


