white banner
Bor Sanat’ın MAYA Sergisi Üzerine

Yazı Boyutu:

Bor Sanat ve EXIT iş birliğiyle gerçekleşen Konuk Sanatçı Programı’nın üretimleri, “MAYA” sergisi ile 16 Ocak’a kadar Mardin’de izleyiciyle buluşuyor.

Ebru Nalan Sülün küratörlüğünde EXIT’te gerçekleşen “MAYA” sergisi; dört dönem boyunca katılımcı sanatçıların üretim süreçlerine, karşılıklı etkileşimlerine, kentle ve birbirleriyle kurdukları diyaloğa odaklanıyor. Sergi, ortak akıl ve düşünme süreçlerinde ortaya çıkan özün/cevherin dönüşümünü ve bu dönüşümün yarattığı etkileşimleri görünür kılmayı amaçlıyor.

“MAYA” sergisi ve Bor Sanat üzerine, Bor Sanat Genel Koordinatörü Missem Hancan ve Bor Sanat Sanat Danışmanı ve küratör, sanat tarihçi Ebru Nalan Sülün ile sohbet ettik.

Bor Sanat olarak genç sanatçıları desteklemeye çok önem veriyorsunuz. Konuk Sanatçı Programı da bu vizyonunuzun bir uzantısı olarak karşımıza çıkıyor. Program fikri nasıl ortaya çıktı ve şekillendi bahsedebilir misiniz?

Missem Hancan: Bor Sanat olarak kuruluşumuzdan bu yana, sanatın sürdürülebilirliği ve yenilikçi ifade biçimlerinin desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu vizyon doğrultusunda, genç sanatçılara alan açmak ve onlara üretim yapabilecekleri özgür bir ortam sunmak, önceliklerimiz arasında yer aldı.

Konuk sanatçı programı fikri hem yerel hem uluslararası düzeyde yaratıcı etkileşimleri teşvik etmek, hem de genç sanatçıların profesyonel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla ortaya çıktı. Programın temelleri, sanatçıların yalnızca üretimlerini sergileyebilecekleri değil, aynı zamanda araştırma yapabilecekleri, disiplinler arası diyaloglar kurabilecekleri bir platform ihtiyacını gözlemlememizle atıldı.

MAYA sergisi sanatçıları, küratörler ve Bor Sanat ekibi toplu fotoğraf

Şekillenme sürecinde farklı disiplinlerden sanatçılarla ve kültür profesyonelleriyle yaptığımız görüşmeler bize yön verdi. Programı oluştururken esnek, kapsayıcı ve yaratıcı süreçleri destekleyen bir yapı kurmaya özen gösterdik. Böylece genç sanatçıların özgün üretimlerini ortaya koyabilecekleri, fikir alışverişinde bulunabilecekleri ve sanat pratiğini derinleştirebilecekleri bir ortam yaratmayı hedefledik.

Sanatçı seçimi, mentör eşleştirmesi gibi süreçler nasıl gerçekleşti?

Eşleştirme sürecimiz hem genç sanatçıların gelişim ihtiyaçlarını hem de mentör sanatçıların deneyim alanlarını dikkate alarak titizlikle tasarlandı. Programın temel amacı, genç sanatçıların sanatsal pratiğini derinleştirebileceği, yaratıcı süreçlerinde destek alabileceği bir rehberlik modeli sunmaktı.

İlk aşamada, başvuru yapan genç sanatçıların portfolyoları, ilgi alanları, üretim biçimleri ve araştırma konuları detaylı şekilde incelendi. Paralel olarak, mentör sanatçıların uzmanlık alanları, geçmiş üretimleri ve mentorluk deneyimleri analiz edildi.

Her iki tarafın üretim pratiklerini ve iletişim dinamiklerini gözeterek, karşılıklı ilham ve etkileşim doğurabilecek eşleşmeler oluşturduk. Bu eşleştirmelerde, sadece benzer alanlarda çalışan sanatçılar değil, aynı zamanda farklı perspektiflerden beslenebilecek eşleşmelere de öncelik verildi. Bu ilişki sadece teknik bir aktarım değil, aynı zamanda yaratıcı bir diyalog zemini haline geldi.

Handan Börüteçene ve Rıdvan Aşar’ın “Tüy Gibi Hafifledim” mekâna özgü yerleştirmesi - Bor Sanat MAYA sergisi
Handan Börüteçene & Rıdvan Aşar, “Tüy Gibi Hafifledim”, mekâna özgü yerleştirme, 2025 – MAYA Sergisi

Bu sürecin sonunda ortaya çıkan eşleşmeler, Ahmet Öktem & Mehmet Akan, Fulya Çetin & Sidar Alışık, Serhat Kiraz & Ayşe Ceren Solmaz ve Handan Börüteçene & Rıdvan Aşar’ı bir araya getirerek sanatçıların hem bireysel hem de ortak üretim süreçlerini besleyen, sürdürülebilir bir öğrenme ilişkisini mümkün kıldı.

Sergide çıktılarını göreceğimiz süreç aslında uzun bir yıla dayanıyor. Bu süreçte neler deneyimlediniz, bu ortak düşünme ve üretimlere vesile olmak sizin için nasıl bir deneyimdi?

Bor Sanat olarak bu sürecin bir parçası olmak bizim için son derece besleyici ve ilham vericiydi. Genç sanatçılarla mentör sanatçılar arasında kurulan diyalog ortamı, sadece katılımcılar için değil, bizim için de yeni perspektifler ve öğrenme alanları yarattı.

Program boyunca tanıklık ettiğimiz yaratıcı süreçler, sanatın dönüştürücü gücünü bir kez daha hatırlattı bize. Farklı kuşaklardan sanatçıların aynı masa etrafında bir araya gelip birbirlerinin pratiğine temas ettiği, soru sorduğu ve birlikte düşündüğü bu alanı mümkün kılmak, kurum olarak taşıdığımız misyonun somut bir yansımasıydı.

Aynı zamanda bu deneyim, sürdürmüş olduğumuz iş birliğinin ne kadar kıymetli olduğunu da gösterdi. Bu sadece bir program değil, gelecekteki benzer projeler için de sağlam bir zemin ve ilham kaynağı oldu.

Konuk Sanatçı Programı bu yıl devam edecek mi, planlar neler?

Evet, Konuk Sanatçı Programı bu yıl da devam edecek, ancak içerik ve format açısından yeni bir yapıya bürünerek sürecek. Bor Sanat olarak üçüncü yılımıza girerken, üretim odaklı yaklaşımımızı derinleştirirken aynı zamanda bu yaklaşımı farklı coğrafyalara ve aktörlere yayma hedefimizi de güçlendiriyoruz.

Genç sanatçılarla ve bağımsız oluşumlarla kurduğumuz bağları sürdürülebilir kılmak, onlara uzun soluklu destek sağlamak önceliklerimiz arasında.

Bor Sanat’ın sanat üretiminin gelişimi ve sürdürülebilirliği adına gelecek projeleri neler?

Bor Sanat olarak önceliğimiz, sanatçılara üretim ve paylaşım alanları sunan sürdürülebilir bir sistem oluşturmak. Bu doğrultuda; konuk sanatçı programları, mentorluk süreçleri ve disiplinler arası iş birlikleriyle sanatçının üretim sürecini bütünsel olarak desteklemeyi hedefliyoruz.

Bu doğrultuda, Çanakkale’de faaliyet gösteren Mahal Studio’da gerçekleşen Konuk Sanatçı Programı’na da destek veriyoruz. Yerel ve bağımsız sanat alanlarının gelişimine katkı sunmayı önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemde Hatay’da depremzede çocuklarla sanat odaklı projeler yürüten Talebeyiz Biz Derneği’ne, holding şirketlerimizden Gülümseten Yarınlar ile birlikte destek olacağız.

Fulya Çetin ve Sidar Alışık’ın atölye sürecinden üretimleri - Bor Sanat MAYA sergisi
Fulya Çetin & Sidar Alışık, atölye çıktıları – MAYA Sergisi

Ayrıca genç sanatçılar için görünürlük alanları yaratmak, yeni ifade biçimlerine açık platformlar geliştirmek, etkileşimi artıracak projelere alan açmak da önümüzdeki dönemde önceliklerimiz arasında yer alıyor.

Yakın zamanda başlayacak bir diğer projemiz ise bu çerçevede şekillenen bir iş birliği olacak. İzmir’deki Hayy Open Space ile birlikte yürütülecek bu iş birliği genç sanatçılara alan açmayı ve onları daha geniş bir izleyici kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor.

Sanatın sadece sergilenen değil, düşünülen, tartışılan ve dönüşen bir alan olduğuna inanıyor; bu anlayışla üretimi desteklemeye devam ediyoruz. Kolektif üretimi teşvik eden, yerel bağlamı ön planda tutan ve sürekliliğe odaklanan tüm bu projeler; Bor Sanat’ın bağımsız sanat alanlarıyla kurduğu güçlü diyaloğun ve gelişen vizyonunun bir yansıması.

Bunlara ek olarak ise eğitim ve konuşma serileri gibi programlarımızı farklı disiplinlerle zenginleştirerek, sanatın çok yönlü bir öğrenme ve etkileşim alanı olmasını da sürdüreceğiz.

Serhat Kiraz ve A. Ceren Solmaz’ın “Bu Bir Su Öyküsüdür” isimli mekâna özgü yerleştirmesi - Bor Sanat
Serhat Kiraz & A. Ceren Solmaz, “Bu Bir Su Öyküsüdür”, dijital baskı, led neon, ses ve projeksiyon, mekâna özgü yerleştirme – MAYA Sergisi

“MAYA” sergisi Konuk Sanatçı Programı’nın bir çıktısı olarak karşımıza çıkıyor. Serginin kavramsal çerçevesinden bahsederek başlayalım mı?

Ebru Nalan Sülün: “MAYA”, aslında bir sürecin görünür hâli. Konuk Sanatçı Programı süresince sanatçılar arasında kurulan diyalogların, ortak üretim deneyimlerinin ve paylaşımların bir izdüşümü. Kavramsal olarak sergi, birlikte düşünme ve üretme hâllerinden doğan dönüşüm süreçlerine odaklanıyor.

Bu dönüşüm, kimi zaman üretim pratiğinde, kimi zaman bir fikrin şekillenme biçiminde, kimi zaman da iki sanatçının birbirine temas ettiği o görünmez alanda gerçekleşiyor. Dolayısıyla sergi, sadece ortaya çıkan eserleri değil, bu eserlerin arkasındaki düşünme, paylaşma ve mayalanma sürecini de görünür kılıyor.

“MAYA” sergisi adını nereden alıyor?

“Maya” kelimesi, bu bütün süreci özetleyen bir metafor olarak ortaya çıktı. Bir şeyin dönüşmesi, kabarması, kendini başka bir hâle evirmesi… Tıpkı iki sanatçının bir araya geldiğinde yarattığı etkileşim gibi. Bu etkileşim hem bireysel hem de kolektif bir değişimi işaret ediyor.

Program sürecinde ortaya çıkan fikirler, duygular, üretimler bir anlamda birbirini mayaladı; her temas yeni bir formun oluşmasına neden oldu. Sergi ismi, bu dönüşümün hem ruhunu hem de sürekliliğini temsil ediyor.

Birlikte üretme, usta-çırak ilişkisine tarihsel bir perspektiften bakıyorsunuz. Bu sanat tarihsel yön temayı nasıl etkiledi?

Sanat tarihine baktığımızda lonca sistemlerinden atölye kültürlerine kadar uzanan köklü bir dayanışma geleneği var. Sanatçıların birlikte üretme biçimleri, bilgi aktarımı, deneyimin paylaşılması sanat tarihinin önemli bir parçasıydı. Ancak modern dönemde bu yapı yerini bireyselliğe bıraktı.

“MAYA”yı kurgularken, o kolektif üretim hafızasını hatırlatmak ve bugünün koşullarında yeniden düşünmek istedim. Bu tarihsel referans, serginin kavramsal omurgasını oluşturdu. Usta-çırak ilişkisini yeniden tanımlayan, hiyerarşiden çok karşılıklı öğrenmeye dayalı bir model üzerine kurulu bir üretim süreci kurguladık. Burada bilgi tek taraflı aktarılmadı; her iki taraf da dönüşüm yaşadı.

Küratöryel anlamda alışılmışın dışında bir deneyim gibi görünüyor, süreç sizin için nasıldı?

Kesinlikle öyleydi. Küratör olarak bu kez bir sergi düzenlemekten çok, bir sürecin tanığı ve hikâye anlatıcısı oldum. Üretimlerin nasıl evrildiğini, sanatçılar arasındaki diyalogların nelere dönüştüğünü izlemek; bazen bir fikir kıvılcımının nasıl bir yapıt hâline geldiğini görmek çok öğreticiydi.

Bu sergi benim için statik bir küratöryel yaklaşım değil, yaşayan bir organizma gibiydi. Her dönem, her sanatçı çifti kendi dinamiğini getirdi. Benim görevim, bu çok katmanlı öyküleri bir araya getiren ortak dili kurmak ve bir nevi “hikâye anlatıcılığı” görevini üstlenmek idi.

Ahmet Öktem ve Mehmet Akan’ın “Erdemli Bilgiler” adlı karışık teknik eserinin detay görüntüsü; Bor Sanat
Ahmet Öktem & Mehmet Akan, “Erdemli Bilgiler”, karışık teknik, 2024 – MAYA Sergisi



Birlikte üretmenin özellikle genç sanatçılar üzerinde nasıl etkileri olduğunu gözlemlediniz?

Genç sanatçılar için bu süreç bir tür laboratuvar oldu diyebilirim. Deneyimli sanatçılarla birebir üretim hâlinde olmak, onların düşünme biçimlerini, malzemeye yaklaşımlarını, sabır ve sezgilerini gözlemlemek büyük bir öğrenme alanı yarattı.

Ama bu öğrenme, tek yönlü bir aktarım değildi. Genç sanatçılar da kendi enerjilerini, hızlarını, güncel bakışlarını bu sürece taşıdılar. Böylece her iki taraf da kendini yeniden tanımladı. Özellikle genç sanatçılarda özgüvenin arttığını, üretimlerinde daha fazla cesaret, dönüşüm ve derinlik gözlemledim. Bu programın en kıymetli çıktısı belki de bu karşılıklı dönüşüm oldu.

Eklemek istedikleriniz olursa ilave edebiliriz.

“MAYA”, sadece bir sergi değil, bir düşünme biçimi önerisi aslında. Sanat üretiminde birlikte var olabilmenin, yan yana çalışmanın, paylaşmanın hâlâ mümkün olduğunu hatırlatmak istiyor.

Bu proje belki küçük bir adım ama umuyorum ki devamında benzer üretim modelleri çoğalır. Her şeyin hızla tükendiği bir dönemde, sabırla, özenle, birbirinden öğrenerek üretmenin değeri yeniden hatırlanmalı. Belki de asıl “maya” tam olarak burada tutacak.

Güncel sergi haberleri, röportajlar ve sanat dünyasından öne çıkan içerikler için daha fazlasına göz atın.

Sıkça sorulan sorular
“MAYA” sergisi nedir?

“MAYA”, Bor Sanat ve EXIT iş birliğiyle gerçekleştirilen Konuk Sanatçı Programı’nın dört dönemlik üretimlerini bir araya getiren bir sergi. Sergi, genç sanatçılar ile mentör sanatçılar arasındaki yaratıcı diyaloğu ve dönüşüm süreçlerini görünür kılmayı hedefliyor.

“MAYA” sergisi nerede ve ne zamana kadar ziyaret edilebilir?

Sergi, Mardin’de EXIT’te 16 Ocak 2025’e kadar ziyarete açık. Program boyunca üretilen çalışmalar bu sergide ilk kez izleyiciyle buluşuyor.

Sergi adındaki “MAYA” neyi ifade ediyor?

“Maya”, dönüşüm, kabarma ve başka bir forma evrilme metaforunu temsil ediyor.

Burcu Dimili
Burcu Dimili Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için