Türk Seramik Sanatçıları: Kiana

Türk Seramik Sanatçıları: Kiana

“Antika objeler kullanmayı seven biri olarak, seramikte de bu objelerden yola çıkmak benim için doğal bir akış oldu. 1920’lerin Art Deco çizgilerini çok seviyorum. Ürünlerimle bu ruhu ve detaylarda gizli zarafeti yaşatmayı umuyorum.” diyen Sezen Enderoğlu ile markası Kiana ve seramik sanatı üzerine konuştuk.

Sezen Enderoğlu

Seramik sanatı hayatınıza nasıl girdi?

Uzunca bir süredir kendimi fazla stresli, fazla meşgul hissederken ve bana iyi gelen şeylere vakit ayıramayıp, yapmak zorunda olduklarımda anlam bulamazken; 2016 yılında kurumsal kariyerimi sonlandırıp, biraz da olsa yavaşlayabileceğim ve daha üretken hissedeceğim bir iş hayatı kurmak istedim. Profesyonel ürün ve yemek fotoğrafçılığı yapmaya başladığım bu dönemde, kendime çekimlerimde kullanabileceğim güzel tabaklar yaparım hem de rahatlayabileceğim bir alan olur düşüncesiyle bir seramik kursuna başladım. Önceleri iple çektiğim bir cuma günü iken, sonra tüm günlerime yayılan bir sevdaya dönüştü. Enteresandır ki, çalışma hayatımdaki ilk iş de seramik sektöründeydi, “seramikle başladım, seramikle bitireceğim galiba” diyorum şimdi. Ama kesinlikle planlı bir yol değildi.

Seramiği diğer güzel sanat dallarından ayıran, bu sanatı sizin için özel kılan şeyler neler?

Ellerimle bir şeyler üretmeyi hep çok sevdim ama seramiği özel kılan, bunu üç boyutlu biçimlere taşıyabilmek oldu. Aynı zamanda bir hayat okulu gibi seramik; sabretmeyi, neye emek harcayacağını seçmeyi ve mutluluğa zar atmayı öğretiyor size.

“Çamur, hafızası olan bir malzeme. Tüm dokunuşlarınızı biliyor ve sonuçta gösteriyor. Özellikle elde üretimde iyi ve temiz işçilik, detaylara özen göstermek fark yaratıyor.”

Biraz bu sanatın inceliklerinden de bahsedebilir misiniz? Belli teknikleri ve özellikleri neler?

Yapmak istediğiniz ürüne uygun çamur seçiminden şekillendirme tekniklerine, sırlama ve dekorlama tekniklerinden pişirme tekniklerine kadar sürecin her aşamasında farklı alt teknikler bulabilirsiniz. Ancak genel manada üretim tekniği olarak; torna, elle şekillendirme, döküm, ekstrüzyon gibi teknikler mevcut diyebiliriz. Herkesin sevdiği ya da ölçeğine uyan teknik farklı olabilir.

Kesinlikle incelikli bir iş. Çamur, hafızası olan bir malzeme. Tüm dokunuşlarınızı biliyor ve sonuçta gösteriyor. Özellikle elde üretimde iyi ve temiz işçilik, detaylara özen göstermek fark yaratıyor. Çalıştığınız atölyenin sıcaklığı, nem oranı, fırınınızın yaşı ve kondisyonu bile çıkan üründe etkili. Çok parametreli bir denklem özetle, çok sürprizli ve büyülü geliyor bana. Her fırın açılışı ayrı bir heyecan. Deneyecek, öğrenecek hep çok şey var.

Kısaca seramik yapımının aşamalarından bahseder misiniz?

Ben ürünlerimde döküm tekniğini kullanıyorum. Alçı kalıplar içerisine dökülen sıvı formdaki çamurun fazlası, istediğiniz ürün kalınlığına geldikten sonra boşaltılıyor ve kalıp içerisinde kurumaya bırakılıyor. Gerekli rötuşlardan sonra ilk pişirime giriyor ve bisküvi dediğimiz safhaya geliyor. Bundan sonrası renklendirme ve dekorlama. Ben sofra ürünleri ürettiğim için gıda ile temasa uygun sırlar kullanıyorum. Sır dediğimiz boyalar aslında sıvılaştırılmış cam ve ikinci pişirim sonrası ürün üzerinde vitrifiye olarak, gıda ile temasa uygun, sağlam bir kaplama oluşturmuş oluyorlar. Ürüne altın dekorlama ya da farklı bir etiket uygulaması yapacaksanız bunun için üçüncü bir pişirim daha gerekiyor. Bu teknikle üretilen el yapımı seramik bir ürünün çamurdan bitmiş ürüne yolculuğu yaklaşık 1 hafta sürüyor diyebiliriz. Son fırından istediğiniz gibi çıkmadıysa sil baştan.

Teknolojinin gelişimine bağlı olarak alışkanlıkların değişmesi seramik sanatını nasıl evrimleştirdi?

Akıllı telefonların ve beraberinde sosyal medyanın yaygınlaşması ile beraber genel estetik algısının çok geliştiğini düşünüyorum. Her anımızın görünür olmasıyla beraber, çeyizlerimize en iyi porselen takımını seçtiğimiz bir durumdan, her sabah kahvemize farklı fincan seçtiğimiz, fotoğraflarımızdaki objelerle ayrışmak istediğimiz bir döneme evrildik. Günlük kullanıma uygun, ilgi çekecek tasarımlara olan talep arttı.

Teknolojinin buna katkı sağlayan, üretici kanadındaki etkisi de, ev tipi seramik fırınlarının ortaya çıkışı ve seramik üretiminin daha küçük ölçekte mümkün olması oldu. Seramik daha yaygın şekilde denenen bir sanat haline geldi.

Seramik sanatı; Sanatsal Seramik, Endüstriyel Seramik, Geleneksel Seramikler olarak üç gruba ayrılıyor diye biliyoruz... Siz bu alanlardan hangisi ile ilgileniyorsunuz?

Sanatsal Seramik.

Genel olarak atölyenizde ne gibi ürünler yapıyorsunuz?

Ağırlıklı olarak tabak, kase, ayaklı servisler gibi sofra ürünleri üretiyorum.

“Seramik, Anadolu topraklarında binlerce yıldır icra edilen bir sanat ancak çok az sanatçımızın ismini biliyor, çok az seramik sergisine denk geliyoruz. Tüm sanat dalları gibi, daha çok desteklenmesini umut ediyorum.”

Ürünlerinizi yaparken nelerden ilham alıyorsunuz?

Fotoğraf kompozisyonlarımda da antika objeler kullanmayı seven biri olarak, seramikte de bu objelerden yola çıkmak benim için doğal bir akış oldu. 1920’lerin Art Deco çizgilerini çok seviyorum. Ürünlerimle bu ruhu ve detaylarda ise gizli zarafeti yaşatmayı umuyorum.

Dünya ile kıyaslandığında ülkemizde seramik sanatının yeri neresi?

Seramik, Anadolu topraklarında binlerce yıldır icra edilen bir sanat ancak çok az sanatçımızın ismini biliyor, çok az seramik sergisine denk geliyoruz. Tüm sanat dalları gibi, daha çok desteklenmesini umut ediyorum.

Bu alanda faaliyet göstermek isteyenlere nasıl bir yol izlemelerini tavsiye edersiniz?

Öncelikle seramikten bağımsız olarak şunu söylemek isterim. Bir sohbette kendinde herhangi bir yetenek olmadığını savunan ya da “bunu yapan zaten çok var” deyip heyecanını savuşturan birileri olduğunda çok üzülüyorum. Genelde de kendilerini keşfetmek için hiç zaman harcamamış, hiç denememiş oluyorlar. O yüzden lütfen önce açık bir kalp, açık bir zihinle deneyin. Ya olursa? Çok güzel olmaz mı?

Seramikte acaba hangi teknik bana uygun diye düşünüyorsanız, bu teknikleri uygulayanlardan deneme dersi isteyin, deneyimleyerek karar verin. Tarzını ve enerjisini sevdiğiniz biriyle devam edin. Orada öğrendiklerinizle kalmayın, merak edin, araştırın, kendiniz deneyin. İlk etapta evinizin bir odasında başlayıp, dışarıya fırınlarını kiralayan atölyelerde ürünlerinizi pişirebilirsiniz. Sonrasında zaten yol sizi götürecektir.

Sezen Enderoğlu Kimdir?

Sezen Enderoğlu 1980’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümünden derece ile mezun olduktan sonra, 15 yıl çok uluslu firmalarda pazarlama yöneticiliği yaptı.2016 yılından bu yana ise profesyonel ürün ve yemek fotoğrafçılığı yapmakta ve 2017 başında kurduğu Kiana İstanbul markası ile el yapımı seramik ürünler üretmektedir.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.