preloader

Sanatçı Sohbetleri: Doğa Çal

21.05.2024
Sanatçı Sohbetleri: Doğa Çal

Yazı Boyutu:

Sanatçı Doğa Çal ile sanat hayatı ve “Parça Parça” adlı sergide yer alan çalışmaları hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Neriman Polat küratörlüğünde Defne Parman, Doğa Çal ve Hilal Balcı’nın çalışmalarını bir araya getiren “Parça Parça” adlı sergi, 7 Mayıs Salı günü Merdiven Art Space’te ziyarete açıldı. Polat’ın bir araya getirdiği üç kadın sanatçı, feminist pratik ile aralarında gerçekleştirdikleri iletişim üzerinden sergideki seçkiyi oluşturuyorlar.

Doğa Çal, “Kafam Başka Yerde” başlıklı video serisinde, evin farklı odalarında parçalanmış ama her parçanın hareket ettiği ve yaşadığı kadın bedenini, trajediden uzak, absürt bir mizah duygusu ile gösteriyor. “Annem, Ben, Ananem” videosu; üç jenerasyon üzerinden abartılı bir biçimde, kadınlar arasındaki ilişki ve dayanışmayı vurguluyor.

Kendinizden ve işlerinizden bahsedebilir misiniz?

Ben Doğa. Merdiven Art Space’teki “Parça Parça” sergisindeki üç sanatçıdan biriyim. 2023 Aralık’ında Helsinki’de yüksek lisansımı tamamladım. ODTÜ felsefe mezunuyum ve uzun zamandır çeşitli sivil toplum kuruluşlarında çeşitli roller üstleniyorum. Çocuklar ve yetişkinlerle sanat ve felsefe atölyeleri yapıyorum. Yazıyorum. Birçok medyum ile çalışıyorum. Son zamanlarda daha çok birlikte yapmanın estetiği üzerine düşünüyorum.

Sanatla uğraşmaya nasıl başladınız?

2022 yılında hocalarımdan birine 2006’da yaptığım bir resmi de portfolyomun parçası olarak gösterince, bunu da portfolyona katman ne enteresan, demişti. O zamanlar 11 yaşımdayım. Sanat uğraşım anlamında 2016 bir eşik, Nesin Sanat Köyü’nün Sanat Yaz Okulları ile içimde yeniden uyanan bir şeyler oldu. Sonra 2020-2021, sanat uğraşım için başka bir eşik, Neriman Polat ile çalıştım ve 2022 yine başka bir eşik çünkü Helsinki Sanatlar Üniversitesi’nde Zaman ve Mekân çalışmaları bölümünde yüksek lisansa başladım. Birden fazla başlangıç var bence.

Sanatçı Sohbetleri: Doğa Çal
Doğa Çal, “Annem, Ben, Ananem” Video Performansı; 2022

Çalışmalarınızda hangi bakış açılarını ön plana çıkarıyorsunuz?

Çalışırken, ihtiyaçları görmeye çalışıyorum, mekânlara ve durumlara göre başlangıç noktaları arıyorum. Beraber yapmayı önemsiyorum.

Çalışmalarınızı hazırlarken ilham aldığınız noktalar nelerdir?

Acılar, kederler, sevgiler, neşeler, başka sanat işleri, filozoflar, gündelik hayat, şiirler, romanlar, insanlar…

Yaptığınız bütün işler arasında en heyecan verici ve özel işiniz hangisi?

“Ev rolünde / in the role of home” (2021) isimli bir video işim var. Sadece sıvasına kadar bitmiş bir evin içinde halı üstünde evcilik oynamaya çalışıyorum. Çok fırtına var. Rüzgâr her şeyi uçuruyor. Halıyı, giysileri, çantaları, kağıtları… Onun sürecinin yaşattığı heyecanı unutamıyorum.

Şu anda üzerinde çalıştığınız veya çalışmayı planladığınız işlerden bahsedebilir misiniz?

Şu aralar 2025 Nisan’daki bir sergi için çalışmaya ha başladım ha başlayacağım. Tartu Çocuk Sanat Okulu’nda, kâğıt hamurundan yapılmış devasa şiş ve tığlarla örgü örmeye çalışacağız. Yün yumaklar yerine içi gazete kâğıdı dolu silindirik uzun kumaşlar olacak. Hışır hışır. Kimsenin tek başına kucaklayıp kullanamayacağı dev şişleri bakalım kaç kişi nasıl idame ettirebileceğiz. Şişler 2023’ün sonunda, Tampere’de bir katılımcı performansla seyirciyle buluştu. Şişler hazır ama işin tamamlayıcıları olacak kitapçıklar üzerine çalışmaya başlamak üzereyim.

Sanatçı Sohbetleri: Doğa Çal
Doğa Çal, “Kafam Başka Yerde” Video Performansı; 2021 – 2023

Neriman Polat küratörlüğünde gerçekleşen Parça Parça” adlı sergide hangi çalışmalarınızla yer alıyorsunuz, bu seçkideki üretimleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?

“Kafam Başka Yerde” (2021-2023, video serisi), “Annem, Ben Ananem” (2022, video yerleştirme) ve “Duvarı Örmek” (2022, fotoğraf). Hepsinin arkasında performatif süreçler var. “Kafam Başka Yerde”, evle bedenim arasındaki ilişki ve bedenime yapışmış kimliklerle oynadığım reflektif bir süreçti. “Annem, ben, ananem” nesiller arası bir ilişkinin psikodinamikleriyle oynadığım bir süreçti. Fotoğrafını gördüğümüz “Duvarı Örmek” ise bir yaz vakti günde 8 saat çalışarak 4 gün boyunca baretle yıkılmak üzere bir evin altında, etrafında, içinde çalıştığım başlangıç noktası o spesifik yapı olan, yine performatif bir süreç.

Seçkideki üç sanatçı birbiriyle nasıl bir diyalog kuruyor?

İşlerin diyalogu ve bizim diyalogumuz olarak iki çeşit diyalog kuruyor. Bundan iki yıl önce Neriman Polat bizi tanıştırdı. Biz de bir bunca zamandır çevrimiçi olarak buluşup konuşuyoruz. İşler hakkında, kendimiz hakkında, hayat hakkında… Dinlemenin ve konuşmanın aktif, yoğun ve içten yaşandığı bir diyalog.

İşlerin kurduğu diyaloğu ise ilk önce bizi uzundur tanıyan Neriman Hoca fark ediyor, bizi birbirimizle bu yüzden tanıştırıyor. Bu diyaloğun nasıl olduğunu görmek için sizi sergiye davet ediyorum. 8 Haziran’a kadar açık.

Fotoğrafçı: Elif Eren

{256576}

Burcu Dimili
Burcu Dimili Tüm Yazıları