white banner
Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş

Yazı Boyutu:

Damla Yücebaş’ın “Yürüyüşler” adlı sergisi, 30 Eylül-2 Kasım 2025 tarihleri arasında Decollage Art Space’te izleyiciyle buluşuyor.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş
Damla Yücebaş

Damla Yücebaş’ın “Yürüyüşler” adlı sergisi, sanatçının lif sanatı ve tekstil yüzeyler üzerine uyguladığı görsel illüzyona dayalı ipek baskı çalışmalarında, malzemeyle doğrudan kurduğu diyalogları yansıtıyor. Geçiş anları, kıvrılan, kaybolan, yeniden biçimlenen, bilinmezliğin getirdiği eşikleri odağına alıyor. “Bilmeme” (not knowing) yaklaşımıyla şekillenen sanat pratiği, “faydalı boşluk”, “temelsiz düşünme” ve “kendiliğinden oluş” gibi Doğu felsefelerinden beslenen kavramlarla bağ kuruyor.

Kendinizden ve işlerinizden bahsedebilir misiniz?

1987 yılında İstanbul’da doğdum. Bugün de burada yaşamaya ve üretmeye devam ediyorum. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Tekstil ve Moda Tasarımı bölümünde doktor öğretim üyesi olarak görev yapıyorum. Akademik çalışmalarım ve sanat üretimlerim baskı deseni, özgün tekstil baskı ve lif sanatı odaklı ilerliyor.

Tekstil temelli pek çok malzeme ve teknikle çalışmakla birlikte üretimlerimde ağırlıklı olarak ipek baskı tekniğini kullanıyorum. Ayrıca geliştirdiğim özgün baskı tekniğiyle, tekstil yüzeylerde hareket ve derinlik yanılsaması içeren çalışmalar üretiyorum.

Geçtiğimiz yıl tamamladığım “Yaratıcı Süreçte Bilmeme Pratiği” başlıklı sanatta yeterlik eser metni çalışmamda ele aldığım “bilmeme” (not knowing) yaklaşımı, zamanla içselleştirdiğim bir bakış biçimine dönüştü. Bugün de hem akademik hem de sanat çalışmalarımın temel yönelimi olarak yolumu şekillendirmeye devam ediyor.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş
Düğümler, Knots

Sanatla uğraşmaya nasıl başladınız?

Çocukluğumdan beri resim yapmayı, tasarlamayı ve üretmeyi hep severdim. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda Tasarımı bölümüne başlamamla birlikte bu ilgim kalıcı bir yön buldu. Ardından Viyana Güzel Sanatlar Akademisi Heykel bölümünde aldığım bir buçuk yıllık eğitim disiplinlerarası bir bakış açısı geliştirmeme katkı sağladı.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş
Dolanık serisinden

MSGSÜ Tekstil ve Moda Tasarımı bölümünden mezun olduktan sonra aynı bölümde araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladım. Tekstil baskı atölyesinde ipek baskı tekniğinde derinleşirken yüksek lisans ve doktora eğitimlerim boyunca farklı tekstil malzemeleri ve yöntemlerini de deneysel bir bakış açısıyla pratiğime dahil ettim. Zamanla tasarım ve sanat ekseninde yaptığım çalışmalar, birbirini besleyip tamamlayan bir üretim pratiğine dönüştü.

Çalışmalarınızda hangi bakış açılarını ön plana çıkarıyorsunuz?

Çalışmalarımda sabitlik ve kesinliklerden çok, belirsiz olanla birlikte hareket etmeye odaklanıyorum. Zihinsel modeller ve sınıflandırmalar, bizi güvenli ve tanıdık bir alanda tutarken aynı zamanda yeni olasılıkların önünü kapatabiliyor. Bu nedenle bilme ve öngörmeye dayalı zihinsel kontrolü askıya alan ‘bilmeme’ yaklaşımıyla, tesadüflerin, aksaklıkların ve hataların açtığı yaratıcı imkânlara yöneliyorum.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş

Bilmeme, bir yöntem değil, bir hal. Çünkü yöntemleştiği an özüyle çelişiyor ve artık bilmeme olmaktan çıkıyor. Bu nedenle aktif bir yapma halinden çok, yapmamaya dayalı bir pratik. Bu anlamda “pratiği askıya alan bir pratik” olarak da tanımlanabilir. Herhangi bir yöntemden, plandan ya da öngörüden beslenmeyen, deneyimin akışına güvenmeyi, malzemeyle diyaloğu açık tutarak onun hareketine katılmayı ve süreç içinde beliren olasılıkları takip etmeyi merkeze alan bu yaklaşımı üretimlerimde benimsiyorum.

Solda; Knot baskı

Çalışmalarınızı hazırlarken ilham aldığınız noktalar nelerdir?

Doğu felsefeleri, özellikle Taoist düşüncenin etkisiyle üretim süreçlerime taşıdığım “faydalı boşluk”, “temelsiz düşünme” ve “kendiliğinden oluş” gibi kavramlar, kontrol ve kesinlik anlayışına karşılık, belirsizlikle ve rastlantıyla iş birliği içinde düşünmeme ve hareket etmeme ilham oluyor. Gündelik hayatta karşılaştığım rastlantısal durumlar, okuduklarım, gördüklerim, doğada geçirdiğim zamanlar, kutsal ve mistik mekânlar benim için önemli ilham kaynakları. Bu ilhamların çoğu, aradan zaman geçtikten sonra görünür hale geliyor. Deneyimler birikerek farklı bağlamlarla ilişkilendikçe anlam kazanıyorlar.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş
Kıvrım

Yaptığınız bütün işler arasında en heyecan verici ve özel işiniz hangisi?

Yaptığım işler arasında en heyecan verici olanlar tekstil yüzeylere uyguladığım görsel illüzyona dayalı baskı çalışmalarım. İpek baskı sırasında tesadüfen fark ettiğim bir durumu, yıllar içinde geliştirerek kişisel bir tekniğe dönüştürdüm. Bu süreç, rastlantılara ve kişisel deneyimlere güvenmenin önemini de anlamamı sağladı. Çünkü rastlantılar yalnızca bize özgü olmaları nedeniyle benzersiz deneyimler. Üzerine gidildiğinde bambaşka olasılıkların kapısını açabiliyorlar.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş

Decollage Art Space’de açılan “Yürüyüşler” serginiz hakkında bilgi verebilir misiniz?

Serginin ismi, bilmeme halini bir yürüyüşe benzetmemden doğdu. Bu yürüyüşün hem fiziksel hem de düşünsel boyutta karşılığı var. Kum, su ve taşlar arasında yapılan gerçek yürüyüşlerin yanı sıra, materyal ve mekanla kurduğum ilişki üzerinden gelişen, yönsüz ve yöntemsiz düşünsel yürüyüşleri içeriyor. Bu nedenle yürümek mekânsal bir hareketten çok yaratıcı bir eylem olarak düşünülebilir.

Solda; Düğümlenmiş İp Gibi

Önceden belirlenmiş bir rotayı izlemek yerine, adım adım; her bir adımın bir sonrakini mümkün kıldığı, kırılmalarla açılan bir yürüyüş. Geçmişin alışkanlıklarına ya da geleceğin öngörülerine dayanmayan; aslında var olmayan bir şimdi’ye, boşluğa, akışa yerleşmeyi araştıran varoluş hali.

Sergide yer alan özgün tekstil baskı ve lif sanatı (fiber art) temelli işler, kumun akışı, suyun yürüyüşü, taşların duruşu ve dalgaların düğümlenip çözülüşü gibi yürüyüşün içerdiği çeşitli geçiş anlarına odaklanıyor. Çoğunluğu kumaş üzerine ipek baskı tekniğiyle üretilmiş bu işlerin yanında, tekstil malzemeleri, ip ve süngerlerle gerçekleştirilmiş üç boyutlu çalışmalar ve videolar da yer alıyor.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş
Standing Dragon
Sanatçı Sohbetleri: Damla Yücebaş
Parça

POP QUIZ

Sanatınızı üç kelimeyle tanımlayabilir misiniz?

Bilmeme, tekstil, malzemeyle diyalog.

İmkânınız olsa tanışmak istediğiniz sanatçı kim olurdu?
Do Ho Suh

Evinizde hangi sanat eserinin olmasını isterdiniz?
Gustav Klimt – “Attersee”

Hangi şehir size ilham veriyor?
Kyoto ve Wudang Dağları

En son ziyaret ettiğiniz üç sergi hangileriydi?
İstanbul Modern’deki “Ömer Uluç: Ufuk Çizgisinden Öteye”, Arter’deki “Franz Erhard Walther: Heykel Olma Teşebbüsü”, Art On İstanbul’da benim de yer aldığım karma sergi “Crossroads 8”.

Sanatçı olmasaydınız hangi mesleği tercih ederdiniz?
Tai chi yapardım.

Burcu Dimili
Burcu Dimili Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için