Yunan sanatçı Antonis Remos, İstanbul konseri öncesi kariyerindeki dönüşümü, sahnede hissettiklerini ve doğru şarkıyı bulma arayışını OGGUSTO için anlatıyor.
Yunan sanatçı Antonis Remos, tüm dünyada önemli sahnelere çıkmış bir isim. Almanya’da doğup Selanik’te büyüyen sanatçı, müziğe genç yaşta adım atmış ve kısa sürede Yunanistan’ın önemli seslerinden biri haline gelmiş. 90’ların ortasında yakaladığı çıkıştan bu yana birçok ödüllü albüme, uluslararası konserlere ve büyük prodüksiyonlara imza atan Remos; Ti Imouna Gia Sena, Monos Mou, Lene ve daha birçok şarkısıyla milyonlarca dinlenme aldı.
2 Mayıs’taki İstanbul Volkswagen Arena konseri öncesinde konuştuğumuz sanatçı; kariyerini, sahne alışkanlıklarını ve yıllar içinde değişen müzik anlayışını samimi bir dille paylaşıyor.
Antonis Remos Kimdir?
- Tam Adı: Antonis Remos (Antonios Paschalidis)
- Doğum Tarihi: 19 Haziran 1970
- Doğum Yeri: Düsseldorf, Almanya
- Köken: Selanik, Yunanistan
- Meslek: Şarkıcı
- Aktif Yıllar: 1984–günümüz
- Tür: Laïko, pop
- Enstrüman: Vokal, gitar, davul
Toplam albüm sayısı, canlı performans albümleriyle birlikte 15’e ulaşan Antonis Remos, Selanik’te 17 yaşında sahneye çıktı; kariyeri boyunca birçok albümü platin statüsüne ulaştı ve Julio Iglesias ile Gloria Gaynor gibi isimlerle aynı sahneyi paylaştı.
Kariyer yolculuğumda hakikati aradım
Kariyerinize bugün baktığınızda sizi en çok dönüştüren kırılma noktası hangisiydi?
Sanat yolculuğumda her zaman tek bir pusulam oldu: Hakikat. Sahneye taşıdığım her duygunun gerçek olması ve her defasında kendimin bir adım ötesine geçebilmek… Asıl dönüşüm de bu arayışın içinde saklı.
Bugünkü Antonis Remos’u tek bir cümleyle nasıl tanımlarsınız?
Bugünkü Antonis, geçmişin izlerini taşıyan ama hâlâ öğrenmeye devam eden bir yolcu.
Sahne öncesi zaman sanki yavaşlıyor
Sahneye çıkmadan hemen önce zihninizde nasıl bir hazırlık süreci olur, sizi o ana ne taşır?
Sahneye çıkmadan önce zaman benim için yavaşlar. Günün yükünü kapının dışında bırakırım. İçimde sadece müzik ve insan kalır. O an, bir eşik gibidirve ben o eşiği geçerken kendimin en saf haline yaklaşırım.
Sizin için iyi bir konseri unutulmaz kılan şey nedir, sahnede dinleyiciyle nasıl bir bağ kurmayı hedeflersiniz?
Unutulmaz bir konser ancak ruhla gerçekleşebilir. Seyircinin enerjisini hissettiğim an, aramızda görünmeyen bir bağ oluşur. Ben o bağı dinlerim, o bağ beni yönlendirir.
İstanbul seyircisi sıcak, açık ve derin
Türkiye’deki dinleyicinizle kurduğunuz bağ yıllara dayanıyor. İstanbul seyircisini sizin için özel kılan ne?

İstanbul seyircisinde tarif etmesi zor bir ışık var. Sıcak, açık ve derin… Sanki her şarkıyı sadece dinlemiyorlar, birlikte yaşıyoruz. Bu yüzden her buluşmamız benim için ayrı bir hikâye.
Bugün üretim sürecinize baktığınızda sizi en çok besleyen şey ne?
Bugün hâlâ beni en çok heyecanlandıran şey, doğru şarkıyı bulmak ve ona hak ettiği hayatı verebilmek. Yıllar içinde müzikle ilişkim daha sade ama daha derin bir hâl aldı. Artık daha az şeyle daha çok şey anlatmanın peşindeyim.
Şarkılarım bir hikaye anlatmalı
Bir şarkıyı seçerken ya da yorumlarken sizi en çok yönlendiren kriter ne oluyor?
Bir şarkıyı seçerken önce kalbime sorarım. Müziği beni içine çekmeli, sözleri ise bir hikâye anlatmalı. Çünkü sahnede ben sadece şarkı söylemem, o hikâyeyi yaşarım.
Uzun kariyerinizde müzik dışında sizi en çok zorlayan karar neydi?
Hayattaki en zor kararlar, insanın aynaya bakışını değiştirir. O anlar kolay değildir ama geriye dönüp baktığımda, beni ben yapanın tam da o seçimler olduğunu görüyorum. Aynı yerde olsam, yine kalbimin sesini dinlerdim.


