white banner

Open House İstanbul’un Ardındaki Ekip Anlatıyor: Şehrin Kapılarını Açmak

04.05.2026
Open House İstanbul’un Ardındaki Ekip Anlatıyor: Şehrin Kapılarını Açmak

Yazı Boyutu:

Open House İstanbul organizasyonunun ardındaki ekip; Aleyna Alan, Begüm Bayraktar, Melda Osmanoğlu, Çiğdem Eren, Dila Kabakcı, Nişvan Kabakcı’dan oluşuyor. Ekipten Dr. Çiğdem Eren, her gün önünden geçilen ama içine girilmeyen yapıların şehirle kurulan bağı nasıl değiştirdiğini OGGUSTO’ya anlattı.

İstanbul çoğu zaman hızlıca içinden geçilen bir şehir gibi yaşanıyor. Aynı sokaklardan defalarca geçiliyor, aynı binaların önünden bakmadan yürünüyor. Oysa o kapıların ardında bambaşka hikâyeler, beklenmedik detaylar ve şehri farklı hissettiren anlar var. İşte Open House İstanbul‘un amacı da bu yapıları yakından tanıtmak. 7-10 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek Open House İstanbul etkinliğiyle kentin farklı köşelerinde, çoğu zaman kapalı kalan ya da dikkat çekmeyen yapılar kısa süreliğine açılıyor.

Bu röportajda Dr. Çiğdem Eren, Open House İstanbul’un yaklaşımını ve şehre bakışı nasıl değiştirdiğini anlatıyor.

Kapak Görseli: İTÜ Taşkışla

Röportaja geçmeden önce Open House İstanbul ile ilgili tüm detayları öğreneceğiniz OGGUSTO yazısına göz atmak isteyebilirsiniz.

İstanbul’un Farklı Dönemlerine Ait Yapılar Var

Open House İstanbul, şehre bakma biçimimizi nasıl değiştirmeyi hedefliyor? Bu etkinliğin İstanbul’daki karşılığı sizce tam olarak ne?

Mavi gökyüzü altında, çıplak ağaç dallarının çevrelediği, aşağıdan yukarıya doğru bakış açısıyla görüntülenen Arif Paşa Apartmanı, cephesindeki yer yer dökülmelerine rağmen köşeli mimarisi, demir balkonlu pencereleri ve yedi katlı heybetiyle dikkat çekiyor.

Open House İstanbul’un amacı, kenti yalnızca dışarıdan bakılan bir silüet olmaktan çıkarıp, içindeki yaşam ve hikayesiyle okunabilen bir alana dönüştürmek. İstanbul’un farklı dönemlerine ait öncü yapıları ziyaretçilerle buluşturmak istiyoruz. Bu noktada etkinliğin en değerli yanı, mimarlığı herkes için erişilebilir kılması.

Görsel: Arif Paşa Apartmanı
Fotoğraf: Melda Osmanoğlu

Genellikle sınırlı bir kesimin doğrudan deneyimleyebildiği bu mimari yapılar, festival aracılığıyla kentliye açılıyor ve tamamen ücretsiz olarak sunuluyor. İstanbul’daki karşılığı ise bir anlamda “şehrin kapılarını açan” bir kamusal keşif pratiği; kent hafızasını mekânlar üzerinden kolektif bir diyaloga dönüştüren özgün bir organizasyon.

“Burası Bana Ait Değil Hissi” Ortadan Kalkmalı

İstanbul’da çoğu insan yapıları dışarıdan tanıyor ama içine girmiyor. Sizce bu mesafe neden var ve Open House bunu nasıl kırıyor?

İstanbul gibi hızlı ve yoğun bir kentte, yapılarla aramızdaki mesafe hem fiziksel hem de psikolojik sınırlardan besleniyor. Kent hafızasında önemli bir yer tutan, özellikle 19. ve 20. yüzyıldan miras kalan yapıların birçoğu zamanla özel mülklere, ofislere veya dışarıya kapalı kurumlara dönüştü. İnsanlar her gün önünden geçtikleri bu binaları kent silüetinin bir parçası olarak kabullenirken, içeri adım atmak için özel bir izne veya yetkiye ihtiyaç duyduklarını hissediyorlar.

Görsel: Ekemen Han
Fotoğraf: Melda Osmanoğlu

Ekemen Han tabelasının altında şık bir giriş kapısı bulunan, sağ tarafı kahverengi tuğla ve cumba pencereli, sol tarafı ise cam cepheli modern bir binanın geniş açılı dış görünüşü, üstte ağaç yaprakları arasından güneş ışığı süzülüyor.

Bu işlevsel erişilmezlik, gündelik koşuşturmaca içinde ‘burası bana ait değil’ hissini doğurarak psikolojik bir yabancılaşmaya dönüşüyor. Mekânlar insan odaklı olmaktan çıkıp yalnızca dışarıdan izlenen anıtsal objeler hâline geldikçe, kentlinin yaşadığı çevreyle ve şehrin hafızasıyla kurduğu duygusal bağ da giderek zayıflıyor. Open House İstanbul ise bu algıyı tersine çevirerek yapıları yaşayan, anlaşılabilir ve paylaşılabilir hale getiriyor.

Bir yapıyı “ziyarete açmaya değer” kılan şey ne? Mimari değer mi, hikâye mi, dönüşüm süreci mi?

Open House yaklaşımında bu unsurların hepsi bir arada. Mimari nitelik önemli tabii ki ancak yapının taşıdığı hikâye, tanıklık ettiği dönemler ve geçirdiği dönüşümler de göz önünde bulundurulmalı. Open House İstanbul salt turistik simgelerin ötesinde, kent hafızasında önemli bir yer edinen ancak normalde kamu erişimine kapalı olan sivil ve yarı kamusal mimari örnekleri odağına alıyor.

Markiz Pastanesi'nin klasik mimariye sahip mermer cephesi, altın renkli Markiz ve Pastanesi yazısı ile taç logosuyla dikkat çekerken, vitrin penceresinde sergilenen ürünler ve içerideki sıcak ışıkların yansımaları zarif ve nostaljik bir atmosfer yaratıyor.

Art Nouveau üslubundaki Markiz Pastanesi’nden Erken Cumhuriyet dönemi mirası Çam Palas’a ve çağdaş mimarinin güncel örneklerinden Ada Residence’a uzanan geniş bir yelpaze söz konusu. Normalde erişilemeyen yapıların ücretsiz olarak halka açılması, etkinliği kamusal bir değere kavuşturuyor. Bu yönüyle Open House İstanbul, mimarlığın demokratikleşmesine katkı sağlıyor diyebiliriz.

İstanbul’un Zıt Yaşam Tarzları Bir Arada

Programdaki çeşitlilik nasıl bir İstanbul hikâyesi anlatıyor?

Bu yıl festivalin odağı özellikle İTÜ Taşkışla Kampüsü, Beyoğlu ve Büyükada üzerine yoğunlaştı. Ortaya çıkan anlatı, Taşkışla’nın anıtsal ve akademik yapısıyla, Beyoğlu’nun çok kültürlü ve dinamik kent dokusunu, Büyükada’nın ise doğayla bütünleşen sivil mimarisini bir araya getiriyor. İstanbul’un birbirine zıt ama bir o kadar da iç içe geçmiş farklı yaşam tarzları ve zengin mimari tipolojileri bir arada.

Görsel: Ekselsiyor Apartmanı
Fotoğraf: Begüm Bayraktar

Ekselsiyor Apartmanı'nın alt kısmından yukarıya doğru çekilmiş bu detaylı fotoğrafta, açık gri renkli cephesi, her katında sıralanmış çeşitli pencereleri, siyah ferforje balkonları ve girişteki EKSELSİYOR AP. yazısı net bir şekilde görülmektedir.

Açık yapı ziyaretlerinin yanı sıra, festivalde kentle ilişki kuran atölyeler, mimari anlatımlar ve Taşkışla Seminerleri de kaçırılmamalı. Yapı ziyaretlerinin tamamlayıcısı niteliğinde olan seminerler İstanbul’un sokak hayvanlarından apartman tabelalarına, sanat ve mimarlığın kurduğu ilişkiden Casa Botter gibi yapıların dönüşüm hikâyelerine kadar kente dair çok çeşitli konuları ele alıyor.

Bu yapılara “başka bir gözle bakmaya başladığınız” bir an oldu mu?

Alacakaranlıkta parlayan ışıklarıyla Ada Residence'ın modern mimarisini sergileyen bu görselde, çok katlı binanın geniş pencereleri, balkonları ve özel yüzme havuzu, Karaören Mimarlık imzası taşıyan estetik ve fonksiyonel tasarımı vurguluyor.

Bu tür bir kırılma anı genellikle mekânın içine girildiğinde gerçekleşir. Dışarıdan aşina olunan bir yapının, içeride bambaşka bir hikâye ve mimari detaylar barındırdığını fark etmek çarpıcı bir dönüşüm yaratır. Kentin tam merkezinde yer almasına rağmen gündelik yaşamda erişimi sınırlı olan Taşkışla gibi yapılar, kapılarını açtığında sunduğu mekânsal deneyimle kent ve kentli arasında yepyeni bağlar kuruyor.

Görsel: Ada Residence
Fotoğraf: Karaören Mimarlık

Daha önce Roma, New York, Prag ve Londra gibi şehirlerdeki Open House festivallerini ziyaret eden kurucu ekip olarak, bir şehri normalde görünmeyen yüzüyle keşfetmenin ne kadar etkileyici bir deneyim olduğunu bizzat tecrübe ettik ve bu fikrin İstanbul’daki karşılığının nasıl olacağı merakıyla bu yola çıktık.

Seçkimizde yer alan yapıların kapılarını çalıp iç mekânları keşfettikçe, sahiplerinden o yapıların hikâyelerini dinledikçe ve projemize dair güzel geri dönüşler aldıkça, bu deneyimi İstanbullularla paylaşma heyecanımız katlanarak arttı.


İlk kez katılacak biri için ideal bir Open House günü nasıl ilerlemeli?

Open House İstanbul 4 gün boyunca 40’tan fazla yapıyı ziyarete açarak ve çeşitli etkinlikler, söyleşiler kurgulayarak tam bir festival havası yaratacak. Burada nicelikten ziyade nitelik ön planda olmalı. Az sayıda yapıyı daha dikkatli ve bilinçli deneyimlemek, süreçlerin içine girmek etkinliğin ruhunu daha iyi yansıtır.

İTÜ Taşkışla Özel Bir Yere Sahip

Open House’u herkesin önünden geçtiği ama içini bilmediği bir yapı üzerinden anlatmanız gerekse?

Open House İstanbul, görünmez detayları açığa çıkarma vizyonuna sahip. Bunun en güzel örneklerinden biri İTÜ Taşkışla Kampüsü. Başlangıçta tıp okulu olarak tasarlanan, geçmişte hastane ve kışla olarak hizmet veren, 1944’ten bu yana ise üniversite olarak yaşayan Taşkışla; kentin geçirdiği dönüşümlere adapte olmuş ve İstanbul’un hafızasında çok özel bir yer edinmiştir.

Görsel: İTÜ Taşkışla
Fotoğraf: Aras Cebeci

ITU Taşkışla binasının geniş bir kütüphane salonunda, kemerli pencerelerden giren ışığın aydınlattığı, çok katlı ahşap rafları dolduran binlerce ciltlik eski ve yeni eserlerin bulunduğu, akademik birikimi yansıtan etkileyici bir görüntü.

Gündelik yaşamda içinde eğitim gören öğrencilere benzersiz bir okul ortamı sunan bu anıtsal yapı, festival kapsamında gönüllü öğrencilerin rehberliğinde kapılarını kente açtı.


Bu etkinliği deneyimleyen biri, İstanbul’la ilişkisini nasıl yeniden tanımlar?

Open-House-Istanbul ekibinden altı kadın üye, bir panel veya etkinlik sırasında ahşap bir kürsünün arkasında duruyor; ortadaki üye mikrofonla konuşurken diğerleri gülümsüyor ve dinliyor, arkada Atatürk portresi ve Türk bayrağı görünüyor.
Open House İstanbul Ekibi
Soldan Sağa: Aleyna Alan, Begüm Bayraktar, Melda Osmanoğlu, Çiğdem Eren, Dila Kabakcı, Nişvan Kabakcı

Open House İstanbul, katılımcının kentle kurduğu ilişkiyi daha bilinçli, meraklı ve katılımcı bir düzleme taşır. Görünen olanla görünmeyen arasındaki sınırları kaldırır. Kent artık yalnızca cepheleriyle var olan bir arka plan değil; keşfedilen, anlamlandırılan ve sahiplenilen bir deneyim alanına dönüşür. Bu süreç, bireysel hafıza ile kentsel hafıza arasında daha güçlü bir bağ kurulmasını sağlarken, kentle kurulan ilişkiyi daha derin ve sürdürülebilir hale getirir.

Sıkça sorulan sorular
Open House İstanbul nedir?

Open House İstanbul, normalde kapalı ya da sınırlı erişime sahip yapıların kısa süreliğine ziyarete açıldığı, şehri farklı bir bakışla keşfetmeye davet eden bir etkinliktir.

Open House İstanbul ücretli mi?

Etkinlik kapsamındaki ziyaretler ücretsizdir. Ancak bazı yapılar için önceden rezervasyon yapılması gerekebilir.

Open House İstanbul 2026 ne zaman?

Open House İstanbul, 7–10 Mayıs tarihleri arasında düzenlenir ve dört gün boyunca farklı yapılarda ziyaret imkânı sunar.

Open House İstanbul’a kimler katılabilir?

Etkinlik, mimarlık bilgisi gerektirmeden herkese açıktır. Şehri merak eden, farklı mekânları görmek isteyen herkes programa rezervasyonla veya direkt katılabilir.

Turcel Orman
Turcel Orman Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için