white banner

Popüler Kültürün Kodları: Frieze London’da The Code Universe

•
17.10.2026
Popüler Kültürün Kodları: Frieze London’da The Code Universe

Yazı Boyutu:

Frieze London’ın bu yıl ilk kez yer verdiği küratöryel bölüm The Code Universe, gündelik nesnelerden medya imgelerine, popüler kültürün şifrelerini farklı kuşaklardan sekiz sanatçının gözünden çözüyor. Bölümün küratörü Carol Yinghua Lu, 2027’de 19. İstanbul Bienali’ni hazırlayacak ekipte de yer alıyor.

Frieze London 14 Ekim’de Regent’s Park’ta kapılarını açtığında, girişteki küratöryel bölümler arasında yeni bir isim vardı: The Code Universe. Bölüm, açılışın ertesi günü gelen bir haberle gündemin tam ortasına yerleşti: Endonezyalı sanatçı Oototol‘u sunan galeri kolektifi Valentine, 2026 Frieze Stand Ödülü‘nü kazandı.

Bölümün adı ilk bakışta teknolojiyi çağrıştırsa da buradaki “kod” çok daha geniş bir anlam taşıyor. Japonya’dan Ukrayna’ya, Bosna-Hersek’ten Endonezya’ya farklı coğrafyalardan gelen sekiz sanatçı, popüler kültürün nasıl üretildiğini, nasıl yayıldığını ve nasıl tüketildiğini sorguluyor. Seçkinin arkasındaki fikrin kökleri ise yarım asırdan daha eskiye uzanıyor.

Göstergebilimden Dijital Çağa

Frieze London'daki The Code Universe bölümünde sergilenen, Japon sanatçı Shinro Ohtake'ye ait, sarı bir koç başının ortasında yer aldığı, popüler kültürün kodlarını gündelik imgelerle deşifre eden, çeşitli metinler, basılı materyaller ve parlak renkli grafiklerden oluşan katmanlı ve yoğun bir kolaj çalışması.
Shinro Ohtake, Retina/Yellow RAM 2, 2025. Görsel: Take Ninagawa, Tokyo ve greengrassi, Londra

Pekin’deki Inside-Out Art Museum’un direktörü Carol Yinghua Lu, Frieze Week dergisinde Victor Wang’la yaptığı söyleşide bölümün köklerini 20. yüzyılda göstergebilimin (semiotics) sanata getirdiği kırılmada arıyor. Lu’ya göre sanat eserini bir göstergeler bütünü olarak okuyan bu yaklaşım, sanatı estetik ve teknik kaygıların dar çerçevesinden çıkardı. Çizgi, renk ve kompozisyon artık yalnızca biçim değil, toplumsal ve kültürel anlam yüklü birer koddu. Bu kırılmanın en görünür olduğu dönem ise pop art ile kavramsal sanatın yollarının kesiştiği 1950’lerin sonu ve 1960’lar.

The Code Universe, bu kesişmenin dünyanın farklı köşelerindeki yankılarının peşine düşüyor. Lu’nun anlattığına göre seçki, 1970’lerin Japonya’sından 1990’ların Endonezya’sına, oradan bugünün Ukrayna’sına, ABD’sine, İspanya’sına, Bosna’sına ve Çin’ine uzanıyor. Frieze’in bölüm tanıtımında da bahsedildiği gibi esas mesele, bu mirasın neoliberal çağda ve dijitalle büyüyen bir kuşakta nasıl yaşamaya devam ettiği.

Lu’nun sanata bakışı da bölümün tonunu belirliyor. Küratöre göre dünya artık keşfedilmeyi bekleyen bir hakikat değil, durmadan şifrelenen ve yeniden çözülen bir yüzeyler ağı. Sanat bir yandan bu dünyayı okunabilir bir görsel dile çeviriyor, bir yandan da algımızı yönlendiren şifreleri açığa çıkarıyor. Yine de Lu’nun asıl ilgisi insanlarda: “İnsanlar olmadan ne sistem ne de yapı vardır.”

Hurdadan, Kolajdan, Algoritmadan

Bosnalı sanatçı Selma Selman'ın geri dönüştürülmüş metal parçaları üzerine, koyu ve paslı tonlarda yaptığı soyut bir resim; dokulu fırça darbeleri, The Code Universe bağlamında popüler kültürün ve nesnelerin toplumsal kodlanmış değerini sorguluyor.
Selma Selman, Untitled, 2023. Görsel: Sanatçı ve acb Gallery

Söyleşiyi yapan Victor Wang’ın da dikkat çektiği gibi, Lu’nun seçtiği sanatçılar imgelere şüpheyle yaklaşıyor. Yeni imgeler üretmektense, imgelerin nasıl dolaşıma girdiğini ve değerin nasıl biçildiğini soruyorlar. Bu ortak tavır sekiz standın hepsinde hissediliyor.

Bosnalı sanatçı Selma Selman‘ın acb Gallery’deki sunumu bunun en somut örneklerinden. Selman, geri dönüştürülmüş malzemeler ve atılmış metal parçaları üzerine resim yaparak, toplumun nesnelere ve emeğe biçtiği değeri sorguluyor. Hurdanın bir tuvale dönüşmesi, “değersiz” olanın kime göre değersiz olduğu sorusunu doğrudan izleyicinin önüne koyuyor.

Japon sanatçı Shinro Ohtake ise aynı soruya biriktirerek yaklaşıyor. greengrassi ve Take Ninagawa’nın ortak standında büyük ölçekli kolajların ve karışık teknik işlerin yanında, sanatçının yıllardır sürdürdüğü Scrapbook serisinden bir kitap da yer alıyor. Ohtake bu kitaplarda topladığı basılı malzemeleri ve gündelik kâğıt parçalarını kat kat yapıştırarak neredeyse heykele dönüşen yoğun kolajlar üretiyor. 1970’lerden bu yana üreten sanatçı, seçkinin zaman çizgisini başlatan isim.

Frieze London'daki The Code Universe bölümünde sergilenen Japon sanatçı Shinro Ohtake'nin, birikim prensibiyle oluşturduğu, katmanlı gazete kupürleri, metin parçaları ve imgelerle dolu yoğun, büyük ölçekli ve neredeyse heykelsi karışık teknik kolaj çalışması, popüler kültürün kodlarını sorguluyor.
greengrassi & Take Ninagawa, Frieze London 2026. Görsel: Linda Nylind, Courtesy of Frieze

Çinli sanatçı Payne Zhu‘nun Spurs Gallery’deki standında ise kod, kelimenin en güncel anlamıyla karşımıza çıkıyor. Sanatçının çok kanallı video yerleştirmesi Anal Intelligence, insan algısı ile makine bilişi arasındaki değişen ilişkiyi araştırıyor. Fuar için güncellenen versiyonda İngiliz edebiyatı eserleri için hazırlanmış illüstrasyonlar ile Birleşik Krallık ve Avrupa odaklı sosyal medya içerikleri algoritmanın malzemesine dönüşüyor.

Bölümdeki diğer sunumlar popüler kültürü bedenle, savaşla ve bakımla ilişkilendiriyor. New York’ta yaşayan Carolyn Lazard (Trautwein Herleth), engelli bireyleri dışarıda bırakan “herkes üretken olmalı” beklentisini sorgulayarak toplumun bakıma ve birbirine muhtaç olmaya nasıl baktığını tartışmaya açıyor. Ukraynalı Nikita Kadan (Voloshyn Gallery), savaş dönemindeki rave partilerinden Rusya’nın yağmaladığı eserlere uzanan kömür çizimleri ve heykelleriyle bugünün Ukrayna kültürünün izini sürüyor. İspanyol-Faslı Karim Boumjimar (TINA) queer akrabalık ilişkilerinden ve dinî ikonografiden beslenen seramikleriyle, Bali’de yaşayan Nyoman Darmawan (Nonfrasa) ise gündelik hayattan gözlemlerini aktardığı resim ve ahşap heykelleriyle seçkiyi tamamlıyor.

Gizemli Bir Sanatçıya Stand Ödülü

Oototol'un 1990-2000 yıllarına ait, siyah mürekkep ve hafif sepya tonlarıyla bezeli, askerî üniformalı ve androjin görünümlü figürlerin fantastik bir geçit töreni havasında bir araya geldiği bu eser, The Code Universe küratöryel bölümünde popüler kültürün şifrelerini çözerek üstü kapalı toplumsal yorumlar sunuyor.
Oototol, Untitled, yaklaşık 1990–2008. Görsel: ROH

Bölümün en çok dikkat çeken sunumu ise fuarın ikinci gününde ödülle taçlandı. Jakarta’dan ROH, Tokyo’dan Misako & Rosen ve Tiflis’ten LC Queisser’in ortak girişimi Valentine, kendi kendini yetiştirmiş, hayatı hakkında çok az şey bilinen Endonezyalı sanatçı Oototol sunumuyla 2026 Frieze Stand Ödülü’nü kazandı.

Oototol’un çoğunlukla tuval üzerine Çin mürekkebiyle yaptığı işlerde, askerî üniformalı androjen figürler gündelik, şenlikli ya da fantastik sahnelerde tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Frieze’in açıklamasına göre bu figürler ilk bakışta çocuksu bir yalınlık taşısa da alışılmış kalıpları sarsan, karmaşık bir cinsel dünyayı barındırıyor. Eserlerin neredeyse hiçbirinin adı ya da çerçevesi olmaması da gizemi derinleştiriyor.

Frieze London'daki The Code Universe bölümünde, göstergebilimden ilham alan popüler kültür kodlarını ve insan algısını sorgulayan bir çalışma kapsamında, başını ve üst bedenini saran, doğal liflerden örülmüş gibi duran heykelsi bir kostüm giyen kişi görünüyor.
Tina, Frieze London 2026. Görsel: Linda Nylind, Courtesy of Frieze

Jüride Abu Dabi Kamusal Sanat Bienali’nin küratörü Elvira Dyangani Ose, Museum Brandhorst’un baş küratörü Monika Bayer-Wermuth ve New York’taki SculptureCenter’ın direktörü Sohrab Mohebbi yer aldı. Jüri kararında iki şeyin altını çizdi: Valentine’ın Oototol’un kendine özgü dünyasını yeniden gün yüzüne çıkarması ve bunu üç galerinin ortaklığıyla başarması. Jüriye göre sanatçının üstü kapalı toplumsal yorumları “bugün her zamankinden daha güncel.”

Frieze’den İstanbul’a

Frieze London'daki The Code Universe bölümünde sergilenen, Endonezyalı sanatçı Oototol'un tuval üzerine Çin mürekkebiyle yaptığı, askerî üniformalı androjen figürlerin yer aldığı eserlerinin beyaz duvarlarda sergilendiği ve 2026 Frieze Stand Ödülü'nü kazanan Valentine galerisinin ışıklı standı, kalabalık bir fuar ortamında izleyicileri ağırlıyor.
Valentine, Frieze London 2026. Görsel: Linda Nylind, Courtesy of Frieze

The Code Universe, Türkiye’deki sanatseverler için bir ön izleme niteliği de taşıyor. Lu, 18 Eylül-14 Kasım 2027 tarihleri arasında gerçekleşecek 19. İstanbul Bienali‘nin eş küratörlerinden biri. Frieze Week söyleşisinde bienale dair ilk ipuçlarını da veren Lu, bienali katmanlı bir roman gibi kurgulamayı düşündüklerini anlatıyor: Farklı zamanlara ve coğrafyalara yayılan, aynı anda ilerleyen çok sayıda küçük hikâye. Lu bunu, sık bir ormana sayısız örümcek ağı kurmaya benzetiyor.

Regent’s Park’taki sekiz stand, bu yaklaşımın küçük bir provası gibi okunabilir: farklı kuşaklardan, farklı coğrafyalardan sanatçılar, aynı soruya kendi kodlarıyla cevap veriyor.

Kapak: greengrassi & Take Ninagawa, Frieze London 2026. Görsel: Linda Nylind, Courtesy of Frieze

Sıkça sorulan sorular
The Code Universe nedir?

The Code Universe, Frieze London 2026’da ilk kez yer alan küratöryel bir bölüm. Farklı kuşaklardan sekiz sanatçıyı buluşturan seçki, popüler kültürün nasıl üretildiğini, yayıldığını ve tüketildiğini araştırıyor.

The Code Universe’ün küratörü kim?

Bölümün küratörlüğünü, Pekin’deki Inside-Out Art Museum’un direktörü Carol Yinghua Lu üstleniyor. Lu, seçkide pop art ve kavramsal sanatın farklı coğrafyalardaki etkilerine odaklanıyor.

The Code Universe hangi fuarda ve ne zaman sergileniyor?

The Code Universe, Londra’daki Regent’s Park’ta 14–18 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen Frieze London’ın programında yer alıyor.

The Code Universe’de hangi sanatçılar yer alıyor?

Bölümde Selma Selman, Shinro Ohtake, Payne Zhu, Carolyn Lazard, Nikita Kadan, Karim Boumjimar, Nyoman Darmawan ve Oototol’un çalışmaları sergileniyor.

The Code Universe adı ne anlama geliyor?

Bölümün adındaki “kod”, yalnızca bilgisayar kodlarını ifade etmiyor. İmgelerin, nesnelerin ve görsel biçimlerin taşıdığı toplumsal ve kültürel anlamları da kapsıyor. Seçki, sanatçıların bu anlamları nasıl sorguladığına bakıyor.

The Code Universe’de hangi tür eserler görülebilir?

Seçkide hurda metal üzerine resimlerden yoğun kolajlara, seramiklerden ahşap heykellere ve çok kanallı video yerleştirmelerine uzanan çalışmalar bulunuyor. Kullanılan malzemeler, gündelik hayatla sanat arasındaki ilişkiyi görünür kılıyor.

Oototol kimdir?

Oototol, yaşamı hakkında sınırlı bilgi bulunan, kendi kendini yetiştirmiş Endonezyalı bir sanatçı. Çoğunlukla tuval üzerine Çin mürekkebiyle yaptığı eserlerinde, askerî üniformalı androjen figürleri gündelik ve fantastik sahneler içinde betimliyor.

Frieze London 2026 Stand Ödülü’nü kim kazandı?

Ödülü, The Code Universe bölümündeki Oototol sunumuyla Valentine kazandı. Valentine, Jakarta’dan ROH, Tokyo’dan Misako & Rosen ve Tiflis’ten LC Queisser galerilerinin ortak girişimi.

Payne Zhu’nun Anal Intelligence adlı çalışması neyi araştırıyor?

Anal Intelligence, insan algısı ile makine bilişi arasındaki ilişkiyi araştıran çok kanallı bir video yerleştirmesi. Frieze London için hazırlanan versiyonunda, İngiliz edebiyatıyla ilişkili görseller ve sosyal medya içerikleri de algoritmik üretimin malzemeleri arasında yer alıyor.

The Code Universe’ün İstanbul Bienali ile bağlantısı nedir?

Bölümün küratörü Carol Yinghua Lu, Liu Ding ile birlikte 18 Eylül–14 Kasım 2027’de düzenlenecek 19. İstanbul Bienali’nin küratörlüğünü üstleniyor. The Code Universe, bienalin bir ön gösterimi olmasa da Lu’nun sanat ve sergileme yaklaşımını tanımak için bir fırsat sunuyor.

Melisa Şahinkaya
Melisa Şahinkaya Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için