Modanın Tarihsel Evrimi: Antik Dünyada Giyinmek

Modanın Tarihsel Evrimi: Antik Dünyada Giyinmek

Sürekli bir gelişme, değişme ve başa dönme döngüsünde olan modanın referans aldığı dönemlere yakından bakış. İlk durağımız, Antik Çağ.

Moda, halihazırda popüler giyim stillerini işaret eder. Her zaman gelişir ve değişir ve başa döner. Modadaki her stil ve trend mutlak bir zamandan veya dönemden geri çağırılır. O yüzdendir ki bu evrimin tarihi hakkında fikir sahibi olmak bir hayli önemli ve kıymetlidir.

Bir insan hakkında fikir edinirken onun stilini de öğrenirsiniz. İnsanlık tarihini okurken de modanın tarihine göz atmak kaçınılmazdır.

Bu yazı serisinde modanın referans olarak kullandığı dönemlere yakından bakacağız. Keyifli okumalar…

Antik toplulukların giyim kuşamlarının iç yüzünü anlamamıza, kumaş elyaflarının ve derilerin korunmuş olması olanak tanıyor. Antik dünyada kullanılan kumaşlar, dönem insanlarının uzmanlaştığı teknolojileri yansıtıyor. Birçok kültürde kıyafet, toplumun farklı kesimlerinden insanın sosyal statüsünü gösteriyor.

Kıyafetin ve ve modanın gelişimi, insan karakteristiğinin ve insan topluluklarının göze çarpan özelliklerinden biri. Hayvan derisi ve bitkilerden elde edilen kıyafetler, ilk insanın vücudunu dış etmenlerden koruma güdüsü ile ortaya çıkıyor. Çağlar geçtikçe ise kıyafetlerin ve kumaşların kullanımının medeniyetlerin ve teknolojilerin gelişimini yansıttığını görüyoruz. Arkeolojik kazılarda keşfedilen materyaller, kumaşların üretiminin ve kullanımının sanattaki yansıması, kullanılan veya takas edilen ürünlerin dokümantasyonu gibi kaynaklar bizim bu tarihi okumamıza olanak tanıyor.

Antik Mısırda Giyim Kuşam

Kullanılan malzemeler

Diğer malzemelerin farkında olsalar da, Antik Mısır’da yaşayanlar en çok bereketli kendir bitkisinden elde edilen keten kumaşı kullandılar. İnanışlarına göre hayvansal kumaşlar saf değildi, yün nadiren kullanılıyordu ve tapınak ve ibadethane gibi mekanlarda ise yasaktı. Pösteki gibi diğer hayvansal ürünlerse rahipler ve Mısır’ın üst sınıflarına mensup insanlar için ayrılıyordu. Keten, hafif, dayanıklı ve esnek bir yapıda olduğu ve hava aldırdığı için sıcak iklim şartlarına oldukça uyumluydu. Bu nedenler birçok Mısırlı birincil kumaş olarak keteni tercih ediyordu.

Sınıflar arasında değişkenlik gösteren şey, malzemenin kalitesiydi; üst sınıflar daha iyi işlenmiş ve renklendirilmiş ketene sahipti. Aynı zamanda daha kompleks dokumalara, tasarımlara ve boyanmış ipliklerden elden desenlere erişebiliyorlardı. Bu malzemeler pahalıydı ve giyen kişinin statüsünü ortaya koyuyordu. Diğer yandan daha ucuz ve ince ketenler alt sınıf tarafından kullanılıyordu.

Kıyafetler

Antik Mısır’da erkekler, hangi sınıfa mensup olurlarsa olsunlar, peştemal giyiyordu. Üst sınıftakilerin giydiklerinin boyu daha uzundu ve onları bir pelerin veya tunik ile birlikte kullanıyorlardı. Her sınıftan erkeğin ve kadının göğüs bölgesini açıkta bırakması kabul edilebilir bir seçimdi. Ancak yine de kıyafetten mahrum olmak gençlikle veya yoksullukla özdeşleştiriliyordu. Çocuklar için 6 yaşına kadar kıyafetsiz dolaşmak son derece olağan kabul ediliyordu ve köleler hayatlarının çoğunu kıyafetsiz geçiriyordu. Her iki cinsiyet için de olağan kıyafet tunik ve kuşaktı. MÖ 1425 ila 1405 arasında hafif tunikler veya kısa kollu gömlekler oldukça popülerdi.

Yetişkin kadınlar için giyim birkaç yüzyıl boyunca neredeyse hiç değişmedi. Kumaşların drape yöntemiyle kullanılması sayesinde birden fazla kıyafet giyilmiş izlenimi uyandırılıyordu. Alt sınıfa mensup kadınlar beyaz veya ağartılmamış kumaşlar kullanırken üst sınıfa mensup kadınlar göğüslerinden omuzlarına bağladıkları ve kollarının arasından geçirdikleri kumaşlarına ekledikleri renkli detaylarla kanatları andıran silüetler elde edebiliyordu.

Kraliyet ailesine mensup kadınlar ise, asaletlerinin sembolü olarak, başlarına tüyden saç aksesuarları veya kumaşlar takıyordu.

Ayakkabı her iki cinsiyet için aynıydı; deriden örülmüş sandaletler kullanılıyordu.

 

Parfüm ve kozmetik

Mumyalama, kozmetik ürünlerinin ve parfümerinin gelişimini mümkün kıldı. Parfüm olarak kullanılan doğal yağlar çok pahalı olmasına rağmen kullanımı çok yaydındı. Ve döneminin en çok makyaj yapan topluluğu yine Mısırlılardı. Eyeliner olarak rastık kullanılıyordu. Zira göz boyalarının gözleri güneş ışınlarından ve enfeksiyondan koruduğuna inanılıyordu. Gölge vermek için bakırtaşı ve dudak boyası olarak okra kullanılıyordu. Güzellik ürünleri, daha kolay taşınması ve saklanması için hayvansal yağlarla karıştırılıyordu. Tırnaklar ve eller kına ile boyanıyordu. Sadece alt sınıfa mensup insanların dövmeleri vardı. Sınıflar arasında kozmetik stilleri arasında bir fark olmasa da soylu kadınların ten renklerini açmak için kremler ve pudralar kullandıkları biliniyordu. Zira daha az güneşe maruz kalmış açık ten üst sınıfa, tarlalarda çalışmaktan güneşten koyulaşmış ten rengi alt sınıfa referans veriyordu.

Peruklar ve saç aksesuarları

Kazınmış saçlar hem asilliğin hem de sıcağın bir göstergesiydi; saç stillerindeki moda peruklardan takip ediliyordu. Peruklar her sınıf ve her cinsiyet için kullanılabilirdi; belirleyici olan kaliteydi. İyi kalite peruklar insan saçından yapılıyordu ve kıymetli taşlarla ve altınla örülüyordu. Ucuz perukların ise yün, at kılı ve palmiye liflerinden yapıldığına dair kanıtlar bulundu. Sert ketenden yapılan ve omuzların üzerine örtülen saç aksesuarı nemes, elit sınıfın güneşten korunmak için kullandığı aksesuarlardandı.

Mücevherler

Antik Mısır’da, kendilerini tanrılara daha çekici göstermek için, mücevherle kaplanmak olağandı. Üst sınıf Mısırlıların en çok kullandığı mücevher, altındı. Altının güneşin rengi olduğuna ve zamanla kararmadığı veya oksitlenmediği için güneşin kalıcılığını ve ölümsüzlüğünü sembolize ettiğine inanılırdı. Aksesuarlar çoğu zaman, zümrüt, inci, lapis gibi, kıymetli ve yarı-kıymetli taşlarla süslenirdi. En sık başvurulan motifler beyaz lotus, palmiye yaprağı ve hatta tanrıları sembolize eden hayvanlardı. Alt sınıftan Mısırlılar ise camdan aksesuarlar takıyordu.

Antik Giritte Giyim Kuşam

Birçok yerde olduğu gibi, Girit’in antik dönem giyim alışkanlıklarını analiz etmek için bakılan yer, rahibe ve rahiplerin yansıtıldığı sanat eserleri. Kumaşlar çoğunlukla yün ve kendirden. Eğirme ve dokuma, zamanda Mısır’da kullanılan benzer teknikle, ev içi aktivitelerden ve boyama otantikliği gösteren yegane yöntem. Kumaşlar işlemeli. Kırmızı, dört farklı tonu ile, en çok kullanılan renk.

Kültürün ilk zamanlarında peştemal her iki cinsiyet için de yaygındı. Kadınları erkeklerden farklılaştıran, kıyafetlerinin boyunu uzatmak için, altlarına giydikleri daha fazla kumaştı.

Giritli kadınların kıyafetleri, tarihin bilinen ilk dikişli kıyafetleri. Elbiseler uzun ve düşük yakalı; öyle ki göğüs kafesi neredeyse göbek deliğine kadar açık bırakılıyor. Elbiselere çoğunlukla, beli daraltmak için kullanılan korse eşlik ediyor. Bunun nedeni ince belin Girit’te ödüllendirilmesi. Görünüm, bir şapka ile zenginleştiriliyor. Akdeniz havzasında yaygın olan broşlar, dönem boyunca kullanılıyor.

Pratikte tüm erkekler peştemal giyiyor. Mısırlıların aksine, çoğunlukla kısa bir etek veya önlük hizasında sarılıyor ve arkadan uzatılan kuyruk yeniden öne geçirilerek, tercihen metal, bir kemerle sıkıca tutturuluyor. Bu yöntemi, atletik aktivitelerde bulunan kadınlarda da görmek mümkün.

Girit stilini belirleyen bir diğer giyim, pantolon. Atletik nüfusun fazla olmasından dolayı tercih edilen bu bağlama yönteminde göğüs tamamen açıkta bırakılıyor. Uzun kıyafetlerse havanın kötü olduğu koşullarda tercih ediliyor.

Erkeklerin saçları uzun, omuzlarına dökülüyor. Ayakkabılar deriden ve sadece evden çıkılırken giyiliyor; kutsal mekanlarda ve saraylarda yalık ayak dolaşılıyor. 

Antik Yunanda Giyim Kuşam

Antik Yunan’da kıyafetler temel olarak evde üretiliyordu ve yatak örtüsü gibi farklı amaçlarda da kullanılıyordu. Popüler inanıştaki tamamen beyaz giyinme algısına rağmen bu topraklarda tasarım ve canlı renkler yüceltilmişti.

Antik Yunan kıyafetlerinin en belirgin özelliği, çoğunlukla dikdörtgen kesilmiş farklı uzunluktaki yünlü veya keten kumaşı bir arada kullanmaktı. Kumaşları bir arada tutan işlemeli klipsler veya iğnelerdi.

İçe giyilen tuniğe peplos veya kiton deniliyordu. Peplos kadınlar tarafından giyilen, çoğunlukla ağır yünlü kıyafetti. Üst kısmı bele doğru katlanarak bir kıvrım oluşturuluyordu. Kiton ise hafif ketenden, her yaştan her cinsiyetin kullandığı basit bir tunikti. Erkeklerinde dize uzanırken kadınlarınki ayak bileklerinde bitiyordu.

Kadınların gövdelerinin ortasından dolayıp bir şal gibi tuniklerinin üzerine attıkları giyim parçası veya erkelerin bir pelerin yerine kullandıkları dikişsiz dikdörtgen yünlü -battaniye gibi- parçalar ile kış aylarında giyilen tek omuzlu şal, ilerleyen dönemlerde moda tarihinde kendini gösterecekti.

Antik Roma ve İtalyada Giyim Kuşam

Antik İtalya’da kıyafet, tıpkı Antik Yunan’daki gibi, sanat, edebiyat ve arkeoloji sayesinde bilinirlik kazandı. Her ne kadar Roma giyiminin izlerinin Batı hayal gücünde büyük bir etkisi olsa da Etrüsk medeniyeti İtalya’yı Romalılardan önce etkisi altına aldı. MÖ 1200 ile MÖ 390’lar arasında farklı coğrafyalarda farklı etkileşimler yaşandı.

Antik Roma’da onaltı yaşına gelen erkek çocukları, yetişkin olmanın ifadesi olarak, kıyafetlerini yakardı. Romalı kızlar ise evlenene kadar, saflıklarını sergilemek adına, beyaz giyerdi.

Antik Roma gardırobunun belki de en belirleyici parçası, omuzlardan vücuda dökülen tek parça yünlü kıyafet olan toga’dır. Farklı şekillerde sarılabilen toga, asırlar geçtikçe daha büyük ve hacimli şekillerde yeniden yorumlandı. Öyle ki bazı inovasyonları oldukça stil sahibi idi. Takılıp düşmeden veya çözülmeden giymesi kolay olmadığı için, bazı dolama teknikleri tamamen pratik olacak şekilde geliştirildi. Bazı stillerde ise törenler esnasında baş dahi kapatılabiliyordu.

Tarihçiler toga’nın Roma monarşisi ve Roma İmparatorluğu boyunca giyildiğine inanıyor. Ve toga’nın sadece sivil halk tarafından giyildiği biliniyor; çünkü köleler ve çocuklar tunik kullanıyor. 

Antik Romalılar, kıyafetlerinin diğer insanlardan farklı olduğunun bilincindelerdi. Özellikle Germen ve Gotikler gibi kuzeyden gelen barbarların pantolon giydiği notları arasında yer alıyordu. Kendi savaşçıları zırhlarla resmederken barbarları gömlek ve pantolonla tanımlıyorlardı.

Sembolizm ve etkiler

Roman giyim tarzı, daha sonraki jenerasyonlar için sembolik anlamlar barındırıyor. Romalı zırhı, özellikle kaslı dövülenler, olağanüstü bir gücü sembolize ediyor. Rönesans dönemi Avrupasında ressamlar ve heykeltraşlar bu militer görünümlere başvuruyorlar.

Daha sonra, Fransız Devrimi sırasında, yetkili kişilerin üniformalarını Romalı toga’sından ilhamla tasarlama çabası vardı.

Modern Batılı gelinlerde de, duvak ve yüzük gibi, antik Roma düğün giyim kuşamlarının miras alındığı görülüyor.

Antik Dönemin Günümüz Modasındaki Yansımaları

Dolce&Gabbana Alta Moda 2019

Chanel Metiers d’Art 2018

Elie Saab 2017 İlkbahar/Yaz

Isabel Marant 2015 İlkbahar/Yaz

Temperley London 2015 Sonbahar/Kış

Versace 2015 İlkbahar/Yaz

Rosie Huntinghton-Whiteley, MET Gala 2014

Taylor Swift, MET Gala 2016

Kate Moss

OGGUSTO Konular Editörü Zeynep Özar Berksü’nün diğer yazılarını okumak için tıklayın.

Dünyadan en yeni haberleri ilk bilen olmak için OGGUSTO’nun haftalık e-bültenine kaydolun.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.